HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım İçişleri Bakanı Sebahattin Öztürk tarafından Anayasa’nın 98. Maddesi ve Meclis İçtüzüğünün 96 ve 99. Maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını için "2002 yılından bu yana inanç kimliğinden kaynaklı Alevi yurttaşlarımıza yönelik kaç saldırı ve tehdit olayı yaşanmıştır?
Bunlar nelerdir?
Aynı hafta içerisinde iki defa Alevi Kurum yöneticilerini hedef alan silahlı saldırıların gerçekleştiği hesaba katıldığında, yaşanan olaylar için istihbarat zafiyeti olduğunu düşünüyor musunuz? Yukarıda ismi geçen Alevi kurum temsilcilerine yönelik silahlı saldırı sonrasında yapılan soruşturma hangi aşamadadır? Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Baki Düzgün, Yeni Akit gazetesi tarafından hedef gösterildikten sonra ölüm tehditleri almaya başladığını söylemiştir. Neden uzaktan koruma sağlanmamıştır? Tehdit edenler açığa çıkarılmış mıdır? Farklı şehirlerdeki Alevi yurttaşların evlerinin kapılarına bırakılan işaretler konusunda herhangi bir soruşturma yapılmıştır? Bu soruşturmalar sonucunda yargılanan var mıdır? Var ise hangi kapsamda yargılanmışlardır? Yargılaması bitip hüküm giyen var mıdır? Gazi Cemevi’ne yönelik yapılan saldırılarla ilgili Bakanlığınızca açılmış herhangi bir soruşturma var mıdır? Suçlu görülen kişiler hakkında uygulanan herhangi bir cezai yaptırım söz konusu mudur? Şimdiye kadar kaç Alevi vatandaşın evine çarpı işareti konuldu? Bu olaylar hangi illerde yaşandı? Bu fişlemeyi yapanlar tespit edilmiş midir? Bundan sonra gerçekleşmesi muhtemel saldırıları önlemeye dönük gerekli tedbirler alınmış mıdır?"sorularını sordu.
Yıldırım, 7 Haziran milletvekili seçiminin öncesinde demokratik Kürt siyasetine yönelik olarak saldırıların yapıldığını iddia ederek, seçimlerin hemen ardından daha da şiddetlenerek bütün muhalif kesimleri kapsamaya başladığını ileri sürdü.Urfa’nın Suruç ilçesinde gerçekleşen bombalı saldırıda sosyalist gençler hedef alınırken, son günlerde ise Alevi yurttaşlara ve ileri gelenlerine dönük bir saldırı dalgası başlatıldığını savunan Yıldırım şunları söyledi:
"Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Baki Düzgün’ün, Yeni Akit gazetesi tarafından “Suruç’un organizatörü olduğu” yönünde yapılan haberlerin ardından saldırıya uğraması yaşananların bir konsept dahilinde gerçekleştiğini göstermektedir. Bugüne kadar defalarca evleri işaretlenen Alevilere, 2012 yılı Kasım ayında dönemin İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin tarafından “çocuklar yapmıştır” şeklinde gayri ciddi yanıt verilmiştir. 1978 yılında Maraş, 1980’de Çorum, 1993’de Sivas, 1995’de Gazi Mahallesi’nde Alevi yurttaşlara dönük gerçekleştirilen katliamlar belleklerde yerini korurken son günlerde peşi sıra gerçekleştirilen saldırılar toplumda büyük kaygı uyandırmaktadır. 24 Temmuz’da Bağcılar’da polisler tarafından öldürülen Günay Aslan’ın cenazesinin geldiği Gazi Cemevi günlerce polis saldırısına maruz kalmıştır. Morga dahi gaz sıkılmış, Cemevi’nin camları kırılmış, tazyikli su sıkılmıştır. 5 Ağustos 2015 tarihinde Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Genel başkanı Zeynal Odabaş, silahlı kişiler tarafından takip edilmiş, Florya kavşağında aracına 5 el ateş açılmıştır. 8 Ağustos 2015 tarihinde ise Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir ile Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Baki Düzgün ve eşi Yurdanur Düzgün, Ankara’daki “Aleviler Barış İstiyor” konulu toplantıya katılmak üzere araçla seyahat ederken uzun namlulu silahlı saldırıya uğramışlardır. Son olarak 10 Ağustos 2015’te Üsküdar Kirazlıtepe’de Alevilere ait evlere çarpı işaretleri konulmuş ve S.K. ile A. K. çiftinin evinin önüne bomba süsü verilmiş paket bırakılmıştır. Aynı bölgede 4 evin daha kapısına çarpı işareti konulduğu görülmüştür. Buna benzer olaylar yakın dönemde Adıyaman ve İzmit’te de yaşanmıştır. 22 Mayıs’ta Adıyaman'ın Esentepe Mahallesi’ndeki TOKİ konutlarının Alevi yurttaşların oturduğu dairelerin kapılarına ve İzmit'in Tavşantepe Semti'nde Alevilerin çoğunlukta kaldığı mahallede bazı evlerin kapı ve duvarlarına kırmızı boya ile çarpı işareti konulduğu görüldü. "
Yorumlar
1 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin
Sayın vekil pardon ağa kızı zahmet olmazsa baban hayrına şu pkk.nın İnançlı müslüman kürdlere uyguladığı zulmü ve baskıyı da meclise taşısan...