Çocuklarda sünnet için hangi yaş daha uygun?
Uzmanlara göre tıbbi açıdan 2 yaşından önce veya 6 yaşından sonraki dönem sünnet için ideal olabilirken 2-4 yaş arası dönem çocukların beden algısının gelişmeye başladığı hassas bir süreç olduğundan mümkün olduğunca kaçınılması gereken bir zamandır.
Okulların kapanmasıyla birlikte birçok aile çocukları için sünnet planları yapmaya başladı. Sünnetin yalnızca geleneksel bir uygulama olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, sünnet öncesinde yapılacak kısa bir uzman değerlendirmesinin, bazı doğumsal anomalilerin erken fark edilmesini sağlayabileceğini belirterek aileleri uyarıyor.
Özellikle halk arasında “peygamber sünneti” olarak bilinen hipospadias vakalarında, bilinçsizce yapılan sünnet işlemi ileride gerekli olabilecek cerrahi tedaviyi zorlaştırabiliyor.
Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Hakan Kocaman, sünnet operasyonu ve sünnet öncesi muayenenin önemi hakkında bilgi verdi.
Sünnet için her yaş uygun değildir
Sünnetin en uygun zamanlamasının çocuğun hem fiziksel hem de psikolojik gelişimi göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerektiğini söyleyen Kocaman, "Tıbbi açıdan 2 yaşından önce veya 6 yaşından sonraki dönem ideal olabilir. 2 yaşından önce çocuk henüz bilinçli farkındalık geliştirmediği için psikolojik etkilenme riski de daha düşük olur. Buna karşılık 2-4 yaş arası dönem çocukların beden algısının gelişmeye başladığı hassas bir süreç olduğundan mümkün olduğunca kaçınılması gereken bir zamandır. 6 yaşından sonra ise çocuğun da psikolojik gelişimi göz ününe alınarak sünnet yapılabilir." dedi.
Sünnet öncesi muayene ile doğumsal anomaliler tespit edilebilir
Yaz aylarında sünnet yaptırmayı planlayan ailelere önerilerde bulunan Kocaman, şunları söyledi:
"Aileler, işlem öncesinde mutlaka bir çocuk cerrahisi uzmanına başvurmalı. Ailelerin en sık yaptığı hatalardan biri, sünneti basit bir işlem olarak görerek uzman değerlendirmesini atlamaktır. Her erkek çocuk mutlaka sünnet edilmeden önce muayene edilmeli ve değerlendirilmelidir. Basit gibi görünse de birkaç dakikalık bu genel değerlendirme ile bazı doğumsal ürolojik anomaliler kolaylıkla tespit edilebilir ve çocuğun ileride yaşayabileceği büyük sağlık sorunlarının önüne geçilebilir."
Hipospadias sünnete engel olabilir
Erkek çocuklarda görülen en yaygın doğumsal ürolojik anomalilerden biri olan hipospadiasın, idrar kanalının erkeklik organı ucunda değil daha aşağı bir bölgede sonlanmasıyla ortaya çıktığını belirten Kocaman, "Halk arasında 'peygamber sünneti' olarak da bilinen bu durumda sünnet derisi, ileride yapılacak düzeltici ameliyat için önemli bir cerrahi doku görevi görür. Bu nedenle hipospadiaslı çocuklarda erken veya kontrolsüz şekilde yapılan sünnet, tedavi seçeneklerini azaltabiliyor ve ameliyat sürecini zorlaştırabilir." diye belirtti.
Aileler hangi belirtilere dikkat etmeli?
Anne ve babaların bazı belirtileri fark ederek erken dönemde hekime başvurabileceğini söyleyen Kocaman, "Sünnet derisinin üst tarafta fazla, alt tarafta eksik görünmesi, idrar deliğinin penis ucu yerine daha aşağıda yer alması veya peniste eğrilik bulunması hipospadias açısından dikkat edilmesi gereken önemli işaretler arasında yer almaktadır." ifadelerini kullandı.
Her 200-300 erkek çocuğundan biri hipospadias
Kocaman, "Toplumda nadir olduğu düşünülse de hipospadias yaklaşık olarak her 200-300 erkek doğumundan birinde görülebilmektedir. Bu nedenle özellikle sünnet planlanan çocuklarda detaylı muayene büyük önem taşır. Hipospadiasın tedavisi cerrahi olarak gerçekleştirilmektedir. Amaç idrar kanalını olması gereken yere taşımak, varsa eğriliği düzeltmek ve çocuğun normal anatomik yapıya kavuşmasını sağlamaktır." dedi.
Sünnet günübirlik bir cerrahi işlemdir
Sünnetin, doğru teknik ile uygulandığında kısa süren ve genellikle aynı gün taburculukla tamamlanan bir cerrahi işlem olduğunu hatırlatan Kocaman, "Çocuğun yaşına ve genel durumuna göre uygun anestezi yöntemleri tercih edilir. İşlem sonrasında çocuklar çoğunlukla birkaç saat gözlem altında tutulduktan sonra evlerine dönebilir. Günümüzde kullanılan modern cerrahi teknikler sayesinde iyileşme süreci konforlu geçmekte, operasyon bölgesinde oluşabilecek izler zamanla belirginliğini büyük ölçüde kaybetmektedir. Ancak sağlıklı bir iyileşme süreci için sünnetin mutlaka uygun koşullarda ve uzman hekimler tarafından gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Sünnet sonrası dikkat edilmesi gerekenler
Kocaman, sünnet sonrası dikkat edilmesi gerekenleri ise şöyle sıraladı:
"İlk 24 saat dinlenmeye özen gösterilmeli, koşma ve zıplama gibi hareketlerden kaçınılmalıdır.
Doktorun önerdiği ilaçlar ve bakım uygulamaları düzenli olarak yapılmalıdır.
Sünnet bölgesi temiz ve kuru tutulmalı, hijyen kurallarına dikkat edilmelidir.
Çocuğun bol sıvı tüketmesi sağlanmalı, normal beslenmesine devam etmesine destek olunmalıdır.
İlk günlerde rahat ve bol kıyafetler tercih edilmelidir.
Yara iyileşmesi tamamlanana kadar deniz ve havuza girilmemelidir.
Şiddetli ağrı, yoğun kanama, ateş veya idrar yapmada güçlük gibi durumlarda vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır."