Dört mevsimin bir arada yaşandığı ülkemizde kış sebze ve meyvelerini, bu besinlerin yararlarını Diyet Uzmanı Elif Karacanoğlu'na sorduk.
Yaz boyunca kış sebze ve meyvelerinin güneş ışığını çekerek köklerine kadar ulaştırdığını dile getiren Karacanoğlu, "Bu dönemin vazgeçilmez sebze ve meyveleri kereviz, brokoli, Brüksel lahanası, ıspanak, şalgam, soğan, turp, havuç, lahana, bal kabağı; meyveleri ise, elma, ayva, nar ve armuttur. Bu besinler güneş ışığını daha fazla depoladığı için; enerji, canlılık, dayanıklılık ve ihtiyacımız olan vitamin ile minareleri daha fazla içerirler. Sağlıklı beslenmek için mevsiminde ve dengeli beslenilmesi; sebze ve meyvenin her rengini içeren besinlerin tüketilmesi çok önemli. Kış mevsiminde özellikle sebze ve meyvelerin bol miktarda ve taze olarak, çiğ ya da az pişmiş şekilde tüketilmesi çok sağlıklıdır. Yapraklı sebzeler çiğ ya da az su ile buharlı tencere veya toprak güveçlerde zeytinyağı ile birlikte kısa süreli pişirilerek tüketilmelidir. Brokoli ve lahana gibi sebzeler uzun süre pişirilirse tadı bozulabilir. Köklü sebzeler ise yapraklı sebzelerin aksine çok iyi pişirilmelidir; yoksa hazımsızlık yapabilir. Havuç gibi sebzeler ve meyveleri vitaminlerinin kaybolmaması için kalın doğramak gerekir. Ayrıca meyveleri tok karnına değil; aç karnına ya da yemekten 2-3 saat sonra tüketmek daha faydalıdır" diye konuştu.
Genel olarak kırmızı ve mor renkli
sebze ve meyvelerin yoğun antioksidan içerdiği için kansere karşı
koruyucu olduğunun altını çizen Karacanoğlu, "Yeşil renkliler de folik
asit açısından çok iyi bir kaynaktır. Tansiyon rahatsızlıklarında
önerilir. Sarı renkliler grubuna giren portakal, limon, mandalina C
vitamini kaynağıdır. Ancak kuşburnu, kırmızı ve yeşilbiber, kivi,
maydanoz ve rokada bulunan C vitamini daha fazladır. C vitamini viral
enfeksiyonlara karşı koruyucu özelliğe sahiptir. Beyaz kan
hücresi aktivitesini artırarak kansere karşı güçlü bir koruma sağlayan
havuç, ıspanak, brokoli, pırasa gibi sebzeler ihtiyacınız olan A
vitaminini karşılamada önemli bir rol üstlenir. Koyu yeşil yapraklı
sebzelerden, kırmızı et, tavuk, kuru kayısı ve kuru üzümden demiri;
tahıl, sebze, süt ve deniz ürünlerinden magnezyumu; balık ve diğer deniz
ürünlerinden selenyumu; yumurta, et, süt, tahıl ve deniz ürünlerinden
çinkoyu temin edebilirsiniz. Ancak bu besinlerin hepsinin gün içine
dağıtılarak ve hasta olmayı beklemeden tüketilmesi gerekir. Çünkü
yapılan çalışmalar koruyucu olanın düzenli beslenme olduğunu
göstermektedir" açıklamasında bulundu.
A'DAN Z'YE KIŞ SEBZELERİ
- Bal kabağı:
Yüksek A vitamini, fosfor ve kalsiyum içeren bal kabağı sadece
tatlılarda değil; çorba ve mezelerde de kullanılmalı. Ayrıca lifli
yiyeceklerin sık tüketiminin kolon kanserine karşı koruyucu olduğu
yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır.
- Brokoli: A vitamini ve
potasyumdan zengin, folik asit için iyi bir kaynak olan brokolinin
mineral kaybı en az olacak şekilde pişirilmesi çok önemlidir. Bu nedenle
az pişirilmeli ve haşlama suyu dökülmemelidir. Mide ve yemek borusu
kanseri tehlikesini azaltır.
- Brüksel lahanası: Kükürtlü
sebzeler grubunda olduğu için güçlü bir kanser savaşçısıdır. Az
pişirilmesi veya çiğ tüketilmesi gerekir.
- Havuç: A, B1, B2
vitamini ve lif kaynağıdır. Enerji verir. Karaciğerin safra
salgılamasına ve kolesterolü dengelemesine yardım eder. Su içeriği
yüksek olduğu için şeker hastaları rahatlıkla tüketebilir. Ayrıca mide
ve bağırsak rahatsızlıklarına iyi gelir. Ancak pişirildikten sonra
içindeki maddeler çok kısa bir sürede toksik maddelere dönüşebildiği
için hemen tüketilmelidir.
- Ispanak: Demir yönünden zengin
olan ıspanak, diğer yapraklı sebzelere nazaran daha çok protein içerir.
Tansiyonu düşürür, kan pıhtılaşmasını azaltır. Betakaroten içerdiği için
yaşla birlikte ortaya çıkan göz hastalıklarına karşı da etkilidir. Bazı
mide kanserlerini önlediği ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği
kanıtlanmıştır.
- Kabak: 100 gram kabak günlük folik asit
ihtiyacının dörtte birini karşılayabilir. Haşlanmış kabakta bulunan
karoten maddesi etkili bir antioksidandır. Yüksek orandaki potasyum
sıvı-tuz dengesini sağlar.
- Karalahana: Kalsiyum, bakır,
demir, potasyum ve C vitamini bakımından zengindir; ayrıca kükürt
içerir. Çiğ olarak yemek veya sıkarak suyunu içmek daha faydalıdır.
Kansızlığı giderir, idrar söktürür. Mide ve bağırsak yaralarını
yumuşatır. Kabızlığı giderir. Kandaki şeker miktarını düşürür. Vücudu
hastalıklara ve kansere karşı korur. Sarılık ve safra kesesi
hastalıkları için iyidir. Astımda faydalıdır. Romatizma, siyatik,
lumbago ve Apsede yararlıdır. Ses kısıklığını giderir, iştah açar. Ancak
guatrı olanlar tüketmemelidir.
- Kereviz: Kükürtlü
sebzelerdendir ve kesildikten sonra en kısa sürede tüketilmesi
faydalıdır. Sakinleştirici özelliğinin yanı sıra kanı temizler, kilo
almayı önler ve böbrekler için çok yararlıdır.
- Kırmızı ve
sarı soğan: Sarı ve beyaz olanların besin öğeleri biraz daha yoğun
olmasına rağmen her ikisi de güçlü antioksidanlardır. Savunma sistemini
güçlendirir. Grip, nezle, astım gibi enfeksiyonlarda sarımsakla birlikte
etkin bir role sahiptir. Öksürük söktürücüdür; bronşları temizler.
Kemik erimesine iyi gelir. Kandaki şeker seviyesinin düşürülmesine
yardımcı olduğu için şeker hastaları tarafından rahatlıkla
kullanılabilir. İdrar söktürücüdür. Böbreklerde biriken kum ve taşların
dökülmesine yardımcı olarak böbrek ağrısını dindirir. Egzama ve diğer
cilt hastalıklarında kullanılır. Kalp damar sağlığı açısından
faydalıdır. Çiğ olarak tüketildiğinde mideyi güçlendirir, sindirim
sistemini uyarır, idrarı artırır. Ancak mide rahatsızlığı olanlar çiğ
olarak tüketmemelidir. Kırmızı soğan sigara içenlerde biriken nikotinin
vücuttan atılmasında önemli bir role sahiptir. Kanda yükselmiş olan
lipit miktarını düşürür. Safrayı incelterek, karaciğerin rahat
çalışmasını sağlar.
- Lahana: Yaşlanmayı önleyici mineral
olarak kabul edilen selenyum sağlıklı bir cilt verir. Mide ve yemek
borusu kanseri tehlikesini azaltır. Sadece lahana çeşitlerinde bulunan U
vitamini, mide ve bağırsakların iç yüzeyini koruyor, oralardaki
yaraların iyileşmesini sağlıyor.
- Marul: Su içeriği yüzde 95 civarındadır. A vitamini içerir.
- Mantar: Yüksek enerji, potasyum ve protein içerir. Yağ oranı çok düşüktür.
- Maydanoz: İdrar söktürücü olan maydanoz C vitamini açısından çok
zengindir. Aynı zamanda A vitamini ve potasyum için iyi bir kaynaktır.
Taze tüketilmesi, pişmiş haline göre daha besleyici olmakla birlikte,
ödem atıcı olarak, kaynatılıp suyu içilebilir. Yüksek tansiyonu düşürür,
kalbin yorulmasını önler, kansızlığı giderir, safra akışını
kolaylaştırır. Böbrek taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Böbrek
iltihabı olanlar maydanoz yememelidir.
- Patates: Yüksek
miktarda nişasta, B ve C vitamini içermesine rağmen, pişirme esnasında
ciddi kayıplara uğrar. Aynı zamanda sinir sisteminin düzenli çalışmasını
engelleyen bazı toksik maddeler de içerir ve bu toksik maddeler ancak
çok iyi pişirildiğinde etkisiz hale gelir. Bu yüzden patatesin çok iyi
pişirilmesi de gerekir. Kabuğunun çok ince soyulması vitamin kaybını
azaltmak için çok önemlidir. Beyindeki serotonin adlı kimyasal maddenin
kendisini yenilemesini sağlar. Antioksidanlar yönünden çok zengindir.
Kandaki şeker seviyesini düşürerek kanı temizlediği için şeker hastaları
rahatlıkla tüketebilir. Susuzluğu ve karaciğer şişliklerini giderir.
Ser bir şey yutulduğunda yabancı maddenin zarar vermeden çıkmasını
sağlar. El ve ayak çatlaklarında faydalıdır.
- Rezene: Uçucu
yağlar içerdiğinden kaynatılması yerine sıcak suda bekletilmesi tercih
edilmelidir. Anne sütünü artırma konusunda önemli yardımcılardan
biridir. Kalsiyum, potasyum gibi minerallerin yanı sıra B vitamini de
içerir. Vücut direncini artırır. Düzenli kullanıldığında kolesterolü
düşürür.
- Salatalık: Cilt bakımının vazgeçilmez ürünlerinden
biri olan ve kükürt içeren salatalık; vücudun enfeksiyonlara karşı
dayanıklılığını artırmasının yanı sıra kolesterolü düşürür. Kasları
gençleştirerek; deri hücrelerine elastikiyet verir. Hassas ciltlerde
meydana gelen kaşıntı, pullanma ve gerginliği önler. Kabızlığı önler,
böbrek ve kalp hastalıklarında vücutta biriken suyun atılmasına
yardımcıdır.
- Sarımsak: Enerji verir. Kükürt ve sülfürden
zengin olduğu için güçlü bir kanser savaşçısıdır. A, B, C, P vitaminleri
içerir. Yüksek tansiyonu düşürür. Kanı temizler. İştah açar. Hazmı
kolaylaştırır. Kabızlığı giderir. Romatizma ve eklem iltihaplarında
yararlıdır.
- Şalgam: Kalsiyum, demir ve magnezyumdan
zengindir. A, C ve B vitamini içerir. Kalsiyum, potasyum ve demir
içerir. Kemik ve dişleri güçlendirir. Daha çok suyu tüketilir. İştahı
açar. Vücuttaki toksinleri atmak için hem yenmesi hem de suyunun
tüketilmesi oldukça sağlıklıdır. Mide ve karaciğere faydalıdır.
- Tere: Yapısındaki madeni tuzlar ve vitaminler sayesinde, kani
mikroplardan temizler, hastalıklara karşı direncimizi artırır. Böbrek
taşlarını eriterek düşmesini kolaylaştırır. Kandaki şeker oranını
düşürür. Güç vericidir, dermansızlık ve halsizliğe iyi gelir.
-
Turp: Özellikle siyah turp, çok daha yüksek miktarda besin öğesi içerir
ve böbrekler için yararlıdır. Potasyum için iyi bir kaynaktır.
Halsizliğe iyi gelir. Tokluk hissi sağlar. Bağışıklık sistemini
güçlendirir. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının giderilmesinde iyi bir
yardımcıdır.
- Armut: Sulu ve tatlı bir meyve olan armut yemeklerden önce tüketilmelidir. Zengin karoten içeriği nedeniyle sarı, yeşil renge sahiptir. A, B1,B2,B3,B6 ve C vitamininden zengindir. Kabuklu olarak tüketilmesi, bağırsak sağlığı açısından çok faydalıdır. Kabızlığı tedavi etmek için sık sık tüketilebilir. Kandaki üre asidi ve üre tuzlarını dışarı atarak böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar.
- Ayva: Altın sarısı renginde hoş kokulu bir meyve olan ayva A ve B vitaminleri, yüksek miktarda potasyum ile tanin ve kireçli tuzlar içerir. Zindelik verir. Çekirdekleri yoğun pektin içerdiği için ishal önleyici olarak kaynatılıp suyu içilebilir. Bronşit, müzmin öksürük ve verem tedavisinde kullanılır.
- Elma: A ve C vitamini içeriği yoğundur. Ayrıca çözünen ve çözünmeyen lifler içermesi nedeniyle hem ishal hem de kabızlık tedavisinde kullanılır. Yine kolon kanserlerinden korunmak adına sıklıkla tüketilmelidir. Bağışıklık sistemini güçlendirir; sindirimi kolaylaştırır. Kolesterole iyi gelir. Kokusu rahatlatır ve kan basıncını düşürür. Artrit, romatizma ve gut hastalıklarına karşı da yararlıdır.
- Greyfurt: C Vitamini açısından zengin olan greyfurt bağışıklık sistemi için yararlıdır. Ancak ilaç kullanıyorsanız dikkatli olmanızda fayda var.
- Kivi: C vitamini deposu olan kivi enfeksiyonlarla mücadele etmek ve cilt kusurlarını engellemek için faydalıdır.
- Mandalina: Zengin C vitamini içeriğiyle, özellikle kış aylarında soğuk algınlığı, nezle ve gribe karşı savunma mekanizmamızı güçlendirir. Yüksek orandaki potasyum içeriğiyle yüksek tansiyonu düşürür.
- Nar: Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için sıklıkla tüketilmelidir. Folik asit, A ve C vitaminleri içerir. Ayrıca selenyum, magnezyum, fosfor gibi mineralleri çok fazla içermesi nedeniyle, halsizlik durumlarında da kullanılabilir.
- Portakal: C vitamini ve folik asit kaynağı olan portakal bağışıklık sistemini güçlendirir ve kansızlığa iyi gelir.
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin