Sağlık İl Müdürü Mehmet Derviş, düşük eğitim düzeyinin Alzheimer hastalığı için bir risk olduğunu, doğal olarak yüksek eğitim düzeyi ve profesyonel aktivitenin, bir koruyucu olarak ortaya çıktığını belirtti.
Alzheimer hastalığı hakkında bilgi veren Sağlık İl Müdürü Mehmet Derviş, Alzheimer hastalığının, demansın (Sendroma) sinsi ve yavaş bir şekilde ilerleyen ve en sık rastlanan bir hastalık olduğunu belirtti. Derviş, 85 yaşın üstündeki nüfusun yaklaşık yarısında Alzheimer hastalığının ortaya çıkmasının beklendiğini söyledi.
Hastalığın başlangıcının kesin olarak belirlenemediğini belirten Derviş, "İlk evrelerde hafif düzeyde unutkanlık vardır ve kişi genellikle bellek bozukluğundan yakınmaktadır. Erken evrede mesleki performansındaki bozulma iş arkadaşları tarafından fark edilmektedir. Hasta olan şahıs, yabancı mekanlarda yolunu kaybedebilir. Evde ise yemeğini sık sık yakabilir, ileri evrede bu bozulma giyinme, yıkanma gibi temel aktivitelerde yardıma ihtiyaç düzeyine ulaşabilir. Öncesine göre daha unutkan, zihinsel tepkileri açısından daha yavaş, yeni problemlere daha güç çözüm üretir durumda olabilirler. Yaşlılıkla ilişkili unutkanlık ve hafif hafıza bozukluğu kavramları demansla (sendroma) ayrılması gereken diğer durumlardır." dedi.
HASTALIK 5 İLE 20 YIL ARASINDA SÜRÜYOR
Sağlık İl Müdürü Mehmet, Alzheimer hastalığının beyindeki ilerleyiş sürecinin ortalama 5 ile 20 yıl arası sürdüğünü vurguladı. Derviş, şöyle devam etti: "Sinir hasarı, hafıza alanlarında sınırlı kaldığı sürece, bellek sistemi giderek işlevsizleşeceğinden bu durum bir ilerleyici ve saf unutkanlık olarak yansıyacaktır. Sinir hasarı yürütücü işlev merkezine ilerlediğinde, yürütücü işlevler de bozulmaya başlayacaktır. Alzheimer hastalığı, günlük yaşamsal aktivitelerde azalma ve bilişsel yeteneklerde bozulma ile karakterize, nöropsikiyatrik semptomların ve davranış değişikliklerinin eşlik ettiği nörodejeneratif bir hastalıktır. Demansın en sık görülen tipidir. Akdeniz diyeti, bir koruyucu faktör olarak son yıllardaki en popüler çevresel faktör araştırma konularından biridir. Akdeniz diyeti ile tahıllar, sebzeler, meyveler, peynir, süt, özellikle balık, zeytinyağı içerikli zengin bir diyet kastedilmektedir. Zihinsel ve bedensel egzersiz yapılması, eğitim düzeyinin artışı, stresin en aza düşürülmesi, olabildiğince hayvansal yağların az tüketilmesi, sigara içilmemesi risk faktörlerini azaltır."
TANI
Alzheimer Hastalığı´nın erken ve doğru tanısı oldukça önemlidir. Hastaya ve ailesine geleceği planlamak konusunda yardımcı olur. Böylece, hastanın verilecek kararlarla ilgili sürece katılması mümkün olur. Hastalığın tanısının %100 kesinlikle konabilmesinin tek yolu beyin dokusunda yapılan biyopsi ile plaklar ve nörofibriler yumakların gösterilmesidir. Ancak bu inceleme sadece otopsi sırasında yapılabilir. Dolayısıyla tanı için bu alanda deneyimli bir doktorun klinik muayene sonucu yeterlidir ve %90 kesinlikle Alzheimer Hastalığı tanısı koyabilir. Tanıda genellikle hasta yakınlarından alınan kapsamlı bir tıbbi öykü, hastada unutkanlık ve diğer zihinsel değişikliklerin ne zaman ve ne şekilde ortaya çıktığı, nasıl ilerlediği gibi bilgiler kullanılır. Belleği ve diğer zihinsel işlevleri değerlerdirmeye yönelik testler de kullanılır. Bunlar bellek, problem çözme, dikkat, sayı sayma ve dil ile ilgili zihinsel testlerdir. Kişinin daha önceki genel sağlığına, zihinsel ve işlevsel kapasitesine, kişilik yapısına, bunların ne zaman ve nasıl değişmeye başladığına, şu anki belirti ve işlev bozukluklarına, günlük yaşam işlevlerini yapıp yapamadığına ilişkin sorular yol göstericidir.
Kan, idrar ya da beyin-omurilik sıvısı testleri gibi tıbbi testler ve beyin görüntüleme yöntemleri de başvurulan tanı yöntemlerindendir.Bazen Alzheimer Hastalığı ile benzer hastalıkların ayırt edilmesi zor olabilir. Alzheimer Hastalığı demansın başlıca nedenidir. Ancak bunun yanında bunamaya başka birçok hastalık sebep olabilir ki bunlar; beyin damar tıkanmalarına bağlı olarak beyindeki sinir hücrelerine giden kan akımındaki azalmaya bağlı vasküler demans, Alzheimer Hastalığı ve vasküler demansın birlikte görüldüğü mikst demans ve seçici beyin hücresi ölümüne sebep olan fronto temporal demans ve Parkinson Hastalığı demansı gibi durumlardır. Depresyon, bazı tiroid hastalıkları, ilaç yan etkileri, aşırı alkol kullanımı ve beslenme dengesizlikleri de bellek ya da diğer zihinsel işlevlerde bozukluğa yol açabilen diğer durumlardır.
TEDAVİ
Günümüzde Alzheimer Hastalığı´nı tümüyle ortadan kaldıran bir tedavi bulunmamakta ise de kullanılan ilaçlar hastalığın ilerleme hızını kısmen yavaşlatabilmekte ve hastalığın bir kısım belirtilerini geçici bir süre de olsa azaltabilmektedir. Tedavi esas olarak ilaç kullanımı ve hasta bakımından oluşmaktadır. İlaçlar uykusuzluk, amaçsız gezinme, anksiyete, ajitasyon, hayaller, halüsinasyon ve depresyon gibi Alzheimer Hastalığı´na sık olarak eşlik eden davranışsal belirtileri iyileştirmeye yardım eder. Amaç çoğunlukla hastanın daha rahat bir yaşam sürmesi ve hasta yakınlarının hastanın bakımını daha kolay sürdürmelerine destek olmaktır. Hastaların günlük yaşam kalitesini düşüren unutkanlık ve ilişkili beceri kayıplarını geciktirmeyi hedefleyen bir tedavi yaklaşımı izlenir, hastaların beyinlerinde ilerleyici hücre ölümü sonucu eksilen asetilkolin miktarını arttırmak için asetilkolin esteraz enzimini inhibe eden bir takım ilaçlar verilir. Diğer bir ilaç yaklaşımı Alzheimer hastalarının beyinlerinde artmış bir madde olan glutamatı azaltmaya yönelik olarak kullanılan memantin’dir. Alzheimer tanısı konduğunda hastaların ve ailelerinin durumla baş etmelerine yardımcı olacak destekleyici önlemler belirlenir, hastalık, bakım ve tedavi seçenekleri konusunda bilgi edinmeleri, hastaya nasıl davranılması gerektiğini öğrenmeleri sağlanır.
Yaklaşık her 10 aileden birinin Alzheimer hastası olan bir akrabası bulunmaktadır. Büyük çoğunluğu evde yaşayan Alzheimer hastalarının bakımı genellikle tam gün ya da kısmi olarak aile üyeleri tarafından yapılmaktadır. Hasta bakımı birçok zorluğu birlikte getirir, hasta yakınının sabırlı, anlayışlı, sevecen ve çoğunlukla da yaratıcı olmasını gerektirir. Hastanın halen hoşlanmakta olduğu şeylere odaklanması sağlanmalıdır. Günlük etkinliklerin, aranabilecek telefon numaralarının ve bir fincan çay yapmak gibi basit işlerin nasıl yapılabileceğine ilişkin talimatların yazıldığı bir liste hazırlanabilir. Huzurlu ve istikrarlı bir ev ortamının oluşturulması gereklidir. Yeni durumlar, gürültü, kalabalık, hatırlamaya zorlanmak ya da zor bir işin yapılmasının istenmesi hastada huzursuzluk yaratabilir. Hastanın huzursuzluğu arttıkça, durumu da bozulacaktır. Bazı hastalarda amaçsızca gezinme sık karşılaşılan bir sorundur. Dolayısıyla dikkatlice gözetim altında tutulmaları gerekebilir. Telefon numarasının , yakınlarının adres ve isimlerinin yazıldığı bir cep kartı yararlı olabilir. Ayrıca hastanın, bakımı üstlenen kişiler tarafından uzun günlük yürüyüşlere çıkarılmasının bu gezintileri önleyeceği söylenebilir. Alzheimer hastasıyla konuşurken, hastayla basit cümleler kullanarak yavaş bir tempoda konuşulmalıdır ve yanıt vermeye zorlanmamalıdır. Ev ortamı güvenli ve bildik bir hale getirilmelidir. İlaçlar, alkollü içecekler, silahlar, zehirli maddeler, tehlikeli araçların durduğu dolaplar kilitli tutulmalıdır. Alzheimer hastalarında egzersiz birçok yarar sağlar. Egzersizin başlıca yararları arasında kas gücünün artırılması ve kalp-damar sağlığı yer almaktadır. Ayrıca, depresyon belirtilerinin azaltılması, hareket becerilerinin korunması ve sakinleştirici bir etki yaratması açısından da yararlı olabilir.
Profesyonel Aktivite Alzheimer Hastalığı İçin Koruyucu
Sağlık İl Müdürü Mehmet Derviş, düşük eğitim düzeyinin Alzheimer hastalığı için bir risk olduğunu söyledi.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin