Dünya üçüncüsü Tuana, satrançta zirveyi hedefliyor

SPOR

Dünya Yaş Grupları Satranç Şampiyonası'nda 14 yaş grubunda dünya 3'üncüsü olan Tuana Abak, yeni başarılara odaklandı. Türkiye'de 4 kez şampiyon olan ve son katıldığı Dünya Yaş Grupları Satranç Şampiyonası 14 yaş grubunda dünya 3'üncüsü olan Tuana Abak, "Bu başarı benim için çok değerliydi. Dünya kürsüsünde yer almak büyük bir mutluluk. Dünya Yaş Grupları Satranç Şampiyonası'nda birincilik ederek marşımızı dinletmek ve Türk Bayrağını göndere çektirmek istiyorum" diye konuştu. - Baba Abdülkadir Abak ise, "Satrançta saldırganlık özelliği olan sporcular daha avantajlıdır. Tuana'da tam bir saldırgan sporcu. Onun bu özelliğinin satrancın ruhuna uygun başarısını getiren en büyük neden olduğuna inanıyorum." ifadelerini kullandı

ÖZEL HABER - Mardin'in Kızıltepe ilçesinde yaşayan ve babasının desteğiyle 3 yaşında satranca başlayan Abak, Türkiye Şampiyonlarında 4 kez Türkiye şampiyonu oldu.

TÜrkiye'de bir çok derecelerinin yanında 2 yıl önce Avrupa takım şampiyonasında altın madalya kazanan Abak, İtalya'nın Montesilvano kentinde 14-27 Haziran'da düzenlenen Dünya Yaş Grupları Satranç Şampiyonası'nda 11 tur sonunda topladığı 8,5 puanla dünya 3'üncülüğünü elde etti.

Yeni başarılara odaklanan Abak, dünyanın en iyisi olmayı hedefliyor.

Abak, yaptığı açıklamada, babasının küçük yaşlardan itibaren kendisine satrancı sevdirerek, satranca yönlendirdiğini söyledi.

İlk hamlelerini babasıyla yaptığını zamanla satranca olan ilgi ve sevgisinin arttığını aktaran Abak, şöyle konuştu:

" Düzenli antrenmanlarda kendimi geliştirmeye çalıştım. Bugüne kadar katıldığım Türkiye Şampiyonlarında 4 kez Türkiye şampiyonu oldum. Bunun yanında Türkiye ikinciliği, Türkiye dördüncülüğü ve farklı kategorilerde birçok derece elde ettim. Aynı zamanda dünyada çeşitli yarışmalarda derece elde ettim. 2024 yılında Avrupa Takım Şampiyonasında 12 yaş kategorisinde Avrupa şampiyonu olduk. Elde ettiğim her başarı bana daha büyük bir hedefleri koymam konusunda motivasyon verdi. Elde ettiğim her başarı bana daha büyük hedefler koymam konusunda motivasyon verdi."

Abak, 7 yaşından bu yana her yıl milli takıma seçilerek ülkesini uluslararası turnuvalarda temsil ettiğini belirterek, milli formayı giymenin kendisi için buyuk bir gurur ve sorumluluk taşıdığını dile getirdi.

Her turnuvada elinden gelenin en iyisini yaparak ülkesini en iyi şekilde temsil etmeye çalıştığının altını çizen Abak," Son olarak İtalya'da düzenlenen Dünya Yaş Gruplar Santranç Şampiyonası'nda yaş kategorimde dünya üçüncüsü oldum. Bu başarı benim için çok değerliydi. Dünya kürsüsünde Yer almak, büyük bir mutluluk. Şimdi önümde milli takım seçmeleri var. İlk hedefim seçmeleri geçerek yeniden milli takım kadrosunda yer almak ve Türkiye şampiyonu olmak. Daha sonra Dünya Yaş Grupları Satranç Şampiyonası'nda birincilik ederek İstiklal Marşımızı dinletmek ve Türk bayrağını göndere çektirmek istiyorum." ifadelerini kullandı.

Hedeflerine ulaşmak için her gün düzenli olarak çalıştığının altını çizen Abak, şöyle devam etti:

" Açılışlar oyun ortası oyun sonu üzerine antrenmanlar yapıyor. Farklı rakiplere oynayarak kendimi geliştirmeye devam ediyorum. Satrançta başarının sadece yetenekli değil sabır, disiplin ve sürekli çalışma ile geldiğine inanıyorum. Bugüne kadar bana her zaman destek olan başta babam olmak üzere aileme, antrenörlerime ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Onların desteği sayesinde bugünlere geldim. Bundan sonraki süreçte daha büyük başarılara imza atarak hem ülkeme hem de bana inanan herkesi gururlandırmak istiyorum."

Sosyal medyada çok fazla vakit geçirmediğini, genellikle satranç videoları izlediğini ve büyük turnuvaları takip ettiğini aktaran Abak, satranca başlamak isteyenlere de tavsiyelerde bulunarak erken yaşta başlamalaları, severek oynamaları ve disiplinli bir şekilde çalışmalarını istedi.

 

- "Boynuz kulağı geçti, beraberlik benim için artık bir avantaj"

Halk Eğitim Merkezi'nde Çocuk Gelişimi Öğretmeni ve Satranç Federasyonu Mardin İl Temsilcisi Yardımcısı olan baba Abdülkadir Abak da yaklaşık 25 yıldır ana sınıfı öğretmenliği süresince öğrencilere sürekli satrancı sevdirmeye çalıştığını söyledi.

Bunun yanında kızı Tuana'ya da satranca yönlendirdiğini kaydeden Abak, diğer sporcuları gibi kızınında önemli dereceler elde ettiğini kaydetti.

Kızının daha sonra satranca sıkı sıkıya sarıldığını ve daha ciddi çalışmalar yaptığını anlatan Abak, şöyle dedi:

" 3 yaşında satrançla tanıştı ve oynamaya başladı. Ondan büyük ağabeyi vardı. Ağabeyine yenilince oturur ağlardı ve tekrar oynamak istiyordu. Birden fazla maç oynamak zorunda kalıyorlardı. Satrancı seviyordum ve çocuklarımın hayatına girmesi benim en büyük hayalimdi bir tanesiydi.Tabi baba olarak benim hoşuma gidiyordu. Tuana'nın önünde daha iyi sporcular olunca onlarla da antrenman yaptı. Bir kaç turnuvaya girdi ama derece yapamayınca yine ağladı. Bir baba olarak, "Gel sana bir kupa vereyim" dedim. Kızım istemiyorum ben kazanmak istiyorum deyince daha çok hoşuma gitti. 24 aralık doğumlu olduğu için girdi bir yarışmada 7 yaşında Türkiye'nin en küçük sporcusu seçildi ve o sene Türkiye birincisi oldu."

Tuana'nın satrançta hırslı ve saldırgan bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Abak, "Kızlarda gene de saldırganlık özelliği zayıftır. Dolayısıyla satrançta saldırganlık özelliği olan sporcular daha avantajlıdır. Tuana'da tam bir saldırgan sporcu. Onun bu özelliğinin satrancın ruhuna uygun başarısını getiren en büyük neden olduğuna inanıyorum." dedi

Kızının zamanla kendisini daha da geliştirerek Türkiye ve Avrupa'da önemli başarılar elde etmeye başladığını aktaran Abak, evde sık sık satranç üzerine konuştuklarını ve baba kız maçlar yaptıklarını anlattı.

"Boynuz kulağı geçti. Beraberlik benim için artık bir avantaj mesela." diyen Abak, her zaman kızıyla gurur duyduklarını ve arkasında olmaya devam edeceklerinin altını çizdi.

Dünya üç üncüsü olarak kızının Aday Usta (CM) unvanını aldığını anımsatan Abak, "Satrançta en yüksek unvan büyük usta (GM) unvanı. İnşallah hedefimiz o GM unvanı alıp bölgemizde bir ilki yaşatmak. Özellikle küçük yaşlardan itibarenkızmı hep destekledim. Uluslararası yarışmalara götürdüm. Bu anlamda büyük eleştiriler aldım. Özellikle ' zaten kızdı, ileride büyüyecek evlenip gidecek, niye bu kadar masraf yapıyorsun' diyenler oldu. Ama ben hep buna inanıyorum. Kızlar sonuçta anne olacaklar çocuklara bakacaklar ve bunların çok iyi yetişmesi gerekiyor. Okunması gereken birisi varsa erkeklerden önce kızların okuması gerekiyor. Dolayısıyla ben 'kızımın arkasındayım ve yöremizdeki kızlara inşallah önderlik yapacak, bu oyunda yollarını açacak' dedim ve bunu yavaş yavaş başardığımıza inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.