25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü için Dünya’da ve Türkiye’de bir dizi etkinlikler gerçekleştirilecek. Ancak kimsenin gündeminde savaş mağduru kadınlar yok. Suriye, Irak, Doğu Türkistan ve Filistin’de son üç yıl içerisinde on binlerce kadın öldürüldü. Sadece 15 Mart 2011'de başlayan devrimden bu yana Esed güçlerinin saldırılarında Suriye’de 9 bin 411 kadın öldürüldü. İslam Coğrafyasında Dünya’nın gözü önünde kadın katliamları devam ederken BM Genel Kurulunun ilan ettiği Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Gününde savaş mağduru kadınların yok sayılması tepkileri beraberinde getirdi.

İslam Coğrafyasında son üç yıl içerisinde on binlerce kadının öldürüldüğünü hatırlatan TÖRKAD Başkanı Kadın Hakları Aktivisti Zeynep Alkış, “Kadın hakkı diyerek üç maymunu oynayanların ajandalarında İslam Coğrafyasında katledilen kadınların adları ve hakları yok. Bu tavırlarıyla Ortadoğu’da ki kadınlarımızı yalnızlaştırıp, savaş, işgal ve diktatörlerin zulmü altında tükenişlerine kapı aralıyorlar” dedi.

Amaç rant
Çifte standart hakkında gazetemizde açıklamalarda bulunan Zeynep Alkış, “Bugün pek çok Kadın Sivil Toplum Kuruluşları ve Dernekler çeşitli etkinlikler düzenleyecekler. Maalesef kadına karşı şiddet ve söylemde çığırtkanlık yapan bazı zümreler, aslında çokta kadın ve kadının hak, hukukunun derdinde değil. Amaç üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir. Kendi fikir eyleminde bulunan kadının hakkı kutsaldır, gerisi teferruattır. Bu sebeple bu tarz kadın günlerini önemsiyorum. Bundan farklı rantlar sağlayan kadın örgütlerinin samimi de bulmuyorum. Kadına karşı şiddeti en güzel dile getiren ve yasaklayan Resullahtır. Kadına şiddet konusu da Hz. Peygamberin (sas) veda hutbesinde haykırışı nettir. Hz. Peygamberin (sas) veda hutbesinde, “Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah’ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah’ın emriyle helal kıldınız’ buyuruyor. İşte en büyük örnek budur” dedi.

Zulümler karşısında sessizler
BM Genel Kurulunun ilan ettiği günde Suriyeli, Filistinli, Iraklı, Myanmarlı, Doğu Türkistanlı kadınların adının yer almadığına dikkat çeken Zeynep Alkış, “Maalesef ikiyüzlü Dünya ve onun gizli yöneticileri, başta BM gibi, üç maymunu oynayanların ajandalarında İslam Coğrafyasında katledilen kadınların adları ve hakları yok. Aynı şekilde başta Batı olmak üzere ülkemizde onları taklit eden çok sayı da kadın örgütü ve savunucularının gündeminde de bu coğrafyada kadına reva görülen zulümlerin önemi yok. Kadına yönelik İslamofobik saldırılar karşısında da derin bir sessizlik var. Çok acı bir tablo. Oysa kadına şiddet tartışılırken, dini, dili, rengi ne olursa olsun yapılan her türlü şiddeti, hak ihlalini yüksek sesle kınamak gerekir” diye konuştu.

İçe dönük eleştiri vakti
“Kadına en büyük şiddet can güvenliğine kast ise son beş yılda on binlerce kadın Ortadoğu'da katledilirken Türkiye'deki kadın derneklerinin sessizliği vicdanımızı rahatsız ediyor” diyen Kadın Hakları Aktivisti Zeynep Alkış, “Üzülerek ifade etmeliyim ki Türkiye’deki kadın derneklerinin bir çoğu hala feminizmin dar kıskacındalar. Onlara göre kadın bireydir özgür, eşittir. Onlar yıllarca feminizmi erkek düşmanlığı gördüler, Oysaki feminizm kelime anlamı daha çok kadıncadır. En büyük handikapları da İslam’ın kadını ezdiğini, kadını sömürdüğünü iddia ederek fikir eylemleri yapmalarıdır. Kadına karşı uygulanan pek çok yanlış şiddet gibi davranışların İslam üzerinden meşrulaştırıldığını söyleyerek siyasal, sosyal ve kültürel olarak pek çok kadın derneğini bu kapsamda etkilemeyi başarmışlardır. En önemlisi kendi coğrafyalarına komşu ve kardeş olan bu ülkelerdeki kadınların sessiz çığlıklarını duymazdan gelmiş, duyanları da tepkisizleştirmeye çalışmışlardır. Bu davranış şekliyle de özellikle Ortadoğu’da ki kadınlarımızı yalnızlaştırıp, savaş, işgal ve diktatörlerin zulmü altında tükenişlerine kapı aralıyorlar” dedi.

İşbirliği çağrısı
Gazetemiz aracılığıyla vicdan sahibi tüm kadınlara çağrıda da bulunan Zeynep Alkış, İslam Coğrafyasında yaşanan katliamlara, zulüm ve işkencelere, İslamofobik saldırılara karşı işbirliği içinde olmaya davet etti.