Kırklar Kilisesi’nde “Kadim Kelâmın Taze Gölgesinde” Anıtsal Yerleştirmesi Açıldı

YAŞAM

Mardin’in yaklaşık 1500 yıllık geçmişe sahip Mor Behnam Kırklar Kilisesi, Süryani toplumunun kültürel mirasına ve 41 yıllık hizmetiyle Horiepiskopos Gabriyel Akyüz’e adanan anlamlı bir sanat projesine ev sahipliği yapıyor.

Küratör Özcan Geçer tarafından hazırlanan “Kadim Kelâmın Taze Gölgesinde” adlı anıtsal yerleştirme, 16 Ağustos itibarıyla ziyaretçilerin karşısına çıktı. Eser, kilisenin merkezindeki “kutsal boşluğu” sanatla buluştururken, Süryani tarihini, kültürünü ve vefayı aynı mekânda görünür kılıyor.

Yerleştirmenin temel unsurlarını, Gabriyel Akyüz’ün Süryani tarihi ve kültürü üzerine kaleme aldığı 17 kitaptan tasarlanan ve metal üzerine lazerle işlenen kapaklar oluşturuyor. Çalışmada ayrıca antik bir buhurdan, vitray, ışık ve ses yerleştirmeleri de yer alıyor.

Geçer’in yaklaşık üç aylık yoğun çalışmayla hazırladığı eser, estetik bir sanat çalışmasının ötesinde, Akyüz’ün kiliseye ve Süryani toplumuna 41 yıllık hizmetine ithaf edilen bir “vefa anıtı” niteliği taşıyor. Geçirdiği hayati bir rahatsızlığın ardından görevini tamamlayarak emekliye ayrılan Gabriyel Akyüz’ün kilisedeki fiziki yokluğu da bu eser aracılığıyla sembolik olarak dolduruluyor.

Mardin ve Diyarbakır Metropoliti Mor Filüksinos Saliba Özmen’in himayesinde, Mardin Süryani Kadim Deyrulzafaran Manastırı ve Kiliseleri Vakfı Başkanı Murat Özberk ile Yönetim Kurulu’nun desteğiyle gerçekleştirilen proje, Süryani toplumunun gönüllü katkılarıyla hayata geçirildi.

Yerleştirmede, Akyüz’ün yıllar boyunca kullandığı buhurdanın yanı sıra “Kuryeleyson” ilahisi de kullanılıyor. Böylece kilisenin ruhani atmosferi, eserin ışık, ses ve sembolik unsurlarıyla bütünleşiyor.

“Kadim Kelâmın Taze Gölgesinde”, yalnızca bir kişiye duyulan minneti değil, emeği ve hizmetiyle toplumuna katkı sunan tüm insanlara yönelik evrensel bir vefa duygusunu da temsil ediyor.

Kırklar Kilisesi’ni ziyaret edenler, kadim Süryani mirasıyla çağdaş sanatın buluştuğu bu özel yerleştirmeyi görme ve “vefanın resminin” nasıl yapıldığına tanıklık etme fırsatı bulacak.