Kimi zaman hayata yenik başlamaktan dolayı, kimi zaman insanların ihmalkarlığı ve duygusuzluğu nedeniyle birçok can engelleriyle yaşama tutunmaya çalışıyor. Sağlıklı bir hayvanın bile yaşamakta zorlandığı gerçeğini bilirken engelli hayvanların ihtiyaç duydukları özel ilgiye kavuşmaları daha da hayati bir önem taşıyor. Türkiye’nin dört bir yanından kendi imkanlarıyla pazar arabasından veya plastik su borularından yürüteç yapan hayvanseverler var. Hasan Kızıl da bu gönlü zengin insanlar gibi kullandığı çeşitli malzemeler ile ulaşabildiği kadar engelli hayvana özgürlüğünü geri verebilme hayali kuruyor. Bunun için titizlikle çalışan ve “özgürlüğün parayla satın alınamayacağını” söyleyen genç yaptıkları ve yapmak istedikleriyle hepimizin gönlünü kazandı.
22 yaşındaki Hasan Kızıl, Mardin’in Derik ilçesinde yaşayan ve felçli hayvanlar için kendi imkanlarıyla yürüteç tasarlayan hayvansever bir genç.
Onu ilk yürütecini yapmaya iten şey ise bir gün motoruna sıkışan kediyi kurtarma çabası olmuş. Kedinin ezilen ayaklarını görünce hayvanlara yürüteç fırsatı sunarak umut olmak istemiş.
Şimdiye kadar 200’den fazla yürüteç yapıp ihtiyaç sahiplerine ulaştıran Kızıl; lise yıllarında da özel görevde güvenlik güçlerinin ayakları üşümesin diye güneş enerjili botlar, görme engelliler için ise ses navigasyonlu bastonlar tasarlamış.
Yurt içinde ve yurt dışında birçok felçli cana ücretsiz olarak yürüteçlerini yollayan Kızıl’ın hayali ise Türkiye’deki tüm felçli canlara ulaşabilmek…
İlk yürütecini yavru bir kedi için yaptığını söyleyen genç, malzeme olarak kuzeninin oyuncak bebek yürütecini kullanmış ve ondan esinlenmiş. Devamı ise araştırmayla pekişmiş.
“Hayvanların koşması, özgür olması, yürümesi neden parayla olsun ki?” diyor gönlü zengin genç.
“Bu projeyi hiçbir zaman ticarete dökmeyi düşünmedim. Ücretsiz yaptım ve çok nadiren yardımda bulunanlar oldu.”
“2 senedir ücretsiz yaptığım bu projede yavaş yavaş zorlanmaya başladım. Son 1 aydır maddi durumu iyi olanlardan sadece maliyet ücretini alıyorum. Maddi durumu yetersiz olanlara yine ücretsiz vermeye devam ediyorum.”
Kızıl’ın özgürlük sağladığı tek yol aslında yürüteçler de değil. Bir süre sonra neden daha fazlasını yapmıyorum diye sorgulamış ve protez bacak, kol tasarlamaya başlamış.
“1 buçuk sene önce ortopedist bir veterinere mail atmıştım. Protez bacak tasarlamak istediğimi belirtmiştim fakat bana yardım etmemiş, sen yapamazsın demişti. Çok üzülmüştüm ama kendi çabalarımla şu an protez bacak da üretebiliyorum.”
Azmeden genç, hayvanların daha da rahat koşabilmesi için protez bacak yapımını yine kendi imkanlarıyla başarmış. Tesisat borusu, kapı arkasında konulan esnek plastik, kemerler ve içine döşediği kilimle birçok pati onun sayesinde gülerek koşuyor şimdi…
Sadece patilere değil, her tür hayvana yardım eli uzanıyor… Doğuştan ayağı yamuk doğan ördeklere de, kaplumbağalara da, kuşlara da…
Kendisinin de birçok hayvan dostu olan Kızıl; kedi, köpek, kuş, ördek, hindi, tavuk ve daha birçoğuna yuva olmuş. Fakat onun gönlünü en derinden kazanan ise genci annesi sanan yavru eşek Yağmur.
Yağmur’un hikayesi ise çok dokunaklı. Annesi sahipsiz bir şekilde sokakta doğum yaparken tesadüf eseri görüyor Kızıl onu. Doğumuna yardımcı olup köyündeki ahırlardan birine yerleştiriyor anne ve kızını…
O gün deli gibi yağmur yağdığı için tabii ki “Yağmur” oluyor miniğin adı…
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin