Millî Eğitim Bakanlığının hayata geçirmeyi planladığı Ortak Yazılı Sınav Sistemi'ne (OYSS) ilişkin saha araştırmasının sonuçlarını paylaşan Eğitim-Bir-Sen Batman Şubesi, eğitim çalışanlarının görüşlerinin uygulama sürecinde dikkate alınması çağrısında bulundu.

Şube Başkanı Şehmuz Önlü, araştırma verileri üzerinden sistemin mevcut işleyişine yönelik eleştirilerini ve çözüm önerilerini sıraladı.

Araştırmanın 646 öğretmenin görüşleriyle hazırlandığını, bilgi düzeyi çalışmasına ise 589 öğretmen ve 76 okul yöneticisinin katıldığını belirten Önlü, sonuçların bilgilendirme sürecinde eksiklikler bulunduğuna işaret ettiğini söyledi.

Önlü, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

"Araştırmamızda öğretmenlerin yüzde 70,3'ü, okul yöneticilerinin ise yüzde 39,5'i sistem hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını veya hiç bilgisi bulunmadığını belirtmiştir. Bu sonuçlar, eğitim çalışanlarının bilgilendirilmesi konusunda ciddi eksiklikler bulunduğunu göstermektedir. Bakanlık, böylesine kapsamlı bir uygulamayı hayata geçirmeden önce öğretmenleri, okul yöneticilerini ve eğitim sendikalarını sürece etkin biçimde dâhil etmelidir."

"Öğretmenlerin yüzde 97,2'si iş yükünden endişeli"

Araştırmada öne çıkan en önemli başlıklardan biri, sınav sisteminin öğretmenlerin günlük işleyişine getireceği ek işlemler oldu. Sisteme olumlu yaklaşan öğretmenlerin de önemli bölümünün aynı kaygıyı taşıdığını belirten Önlü, not girişlerinin sadeleştirilmesini istedi.

Önlü, taleplerini şöyle dile getirdi:

"Araştırmanın en çarpıcı sonucu, öğretmenlerin yüzde 97,2'sinin yeni sistemin iş yükünü artıracağını düşünmesidir. Dahası, sisteme olumlu yaklaşan öğretmenlerin bile yüzde 87'si aynı kaygıyı taşımaktadır. Her sorunun veya kazanımın puanının ayrı ayrı sisteme girilmesi, öğretmeni eğitim faaliyetlerinden uzaklaştırarak veri girişine mahkûm edecektir. Talebimiz açıktır: Öğretmenler, önceki uygulamada olduğu gibi sınavın toplam notunu sisteme girmeli; gereksiz veri girişleri ve mükerrer işlemler kaldırılmalıdır."

"Öğretmenin mesleki yetkisi sınırlandırılamaz"

Öğretmenlerin yüzde 86,7'sinin ölçme ve değerlendirme yetkilerinin tamamen veya kısmen sınırlandırılabileceğini düşündüğünü, yüzde 74,9'unun da sorulara dört gün önceden erişimi yetersiz bulduğunu aktaran Önlü, sınav hazırlık sürecinde eğitimcilerin söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.

Önlü, çözüm önerilerini şu sözlerle açıkladı:

"Öğrencisini, sınıfını ve okulunun koşullarını en iyi bilen öğretmendir. Öğretmenin soru hazırlama ve değerlendirme yetkisi korunmalı; soru havuzuna daha erken erişim, gerekçeli itiraz ve soru değişikliği imkânı sağlanmalıdır."

"Fırsat eşitliği için bölgesel koşullar gözetilmeli"

Araştırmaya katılan öğretmenlerin yüzde 69,3'ünün sistemin öğrenme çıktıları ve fırsat eşitliği bakımından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini düşündüğünü belirten Önlü, okullar arasındaki imkân farklılıklarının göz önünde bulundurulmasını istedi.

Önlü, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Batman'daki bir okul ile ülkemizin farklı bölgelerindeki okulların fiziki imkânları, öğrenci profilleri ve sosyoekonomik koşulları aynı değildir. Bu farklılıklar yok sayılarak gerçek anlamda fırsat eşitliği sağlanamaz."

Bakanlığa beş maddelik çağrı

Sistemin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Önlü, taleplerini şöyle sıraladı:

"Öğretmenlerin ve eğitim sendikalarının görüşleri alınmalı. Mesleki yetkiler korunurken iş yükünü artıran işlemler kaldırılmalı. Bölgesel farklılıklar ve öğrencilerin bireysel ihtiyaçları gözetilmeli. Not girişleri dijital entegrasyonla kolaylaştırılmalı. Pilot uygulama sonuçları açıklanmalı ve gerekli iyileştirmeler yapılmalı."

Önlü, eğitimde değişime karşı olmadıklarını ancak öğretmenlerin rolünün yalnızca veri girişi yapan bir görevliye indirgenmemesi gerektiğini vurgulayarak açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Biz eğitimde değişime karşı değiliz. Ancak öğretmeni yalnızca verilen kararları uygulayan, sürekli veri girişi yapan bir görevliye dönüştüren anlayışa karşıyız. Eğitimde standartlaşma, öğretmenin mesleki iradesini sınırlandırarak değil, yetkisini ve sorumluluğunu güçlendirerek sağlanır. Öğretmenin yükünü artıran değil, eğitimin niteliğini artıran bir sistem istiyoruz."