Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin kongre merkezinde düzenlenen AK Parti Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı'na katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi 28. Dönem 5. Yasama yılı açılışı vesilesiyle tertipledikleri geniş katılımlı toplantının ülke, millet, parti ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi.
Toplantıya İzmir'den katılan partililerin coşkusu üzerine Erdoğan, "İzmir bugün bir başka, çok coşkulu." ifadesini kullandı.
Erdoğan, 1 Ekim Perşembe günü itibarıyla başlayan yeni yasama yılının hayırlı olmasını dileyerek, AK Parti Grubu ile Cumhur İttifakı ortaklarına yeni yasama yılında üstün başarılar temenni etti.
Meclis'e, siyasi partilere, hiçbir ayrım yapmadan tüm milletvekillerine başarı dileklerini ileten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Meclis Genel Kurulu hitabımda altını çizdiğim bir hususu bugün tekrar hatırlatmak isterim. Gazi Meclis'imiz tatile, siyasi tarihimizde görülmemiş bir mutabakat örneği sergileyerek girmişti. Çerçeve Yasa'ya verilen 467 kabul oyunun temsil ettiği uzlaşı ruhunun yeni yasama yılında da canlı tutulmasına büyük önem veriyoruz. Ülkemizde farklı kesimler arasındaki mesafeleri kapatacak bir toplumsal zeminin oluşmasına her şeyden daha ivedilikle ihtiyacımız var. Umarız, mutabakat içinde rekabet teklifimiz karşılık bulur ve Türk siyaseti yeni yasama yılında yeni bir siyaset tarzının mümkün olduğunu gösterir.”
"Sağduyuyu, uzlaşma kültürünü elden bırakmayacağız"
İşleyen bir demokrasi için iktidar kadar, iktidarın tasarrufları kadar muhalefetin ne yaptığı, nasıl davrandığının da çok önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Çabalarımıza, muhalefetin de yapıcı tutumuyla destek olması, katkı sunması, yeri geldiğinde savaş baltalarını da yana koyarak ortak hedefler doğrultusunda ortak bir paydada buluşabilme erdemini göstermesi gerekir. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, başta Terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere, milletin hayrına olacak hiçbir meselede uzlaşmadan, diyalogdan, mutabakat arayışından kaçınmadık, bundan sonra da kaçınmayız. Dün, Cumhur İttifakı ortağımız MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin siyasi partilere yaptığı 'hizmette rekabet, istiklalde vahdet, istikbalde gayret' çağrısını, bizi onore eden açıklamalarıyla birlikte bu bakımdan son derece anlamlı buluyorum. Kendisine şahsımızla ilgili açıklamaları için de ayrıca teşekkür ediyorum.
Meclis açılışındaki çirkin olduğu kadar nezaket yoksunu tavra rağmen yeni yasama yılında muhalefetten daha sorumlu bir üslup görmek istiyor, en azından bu konudaki umudumu muhafaza ediyorum. Bu anlayışla, diyalog kapılarını ardına kadar açık tutacak, komisyonlarda, Genel Kurul çalışmalarında yine yapıcı bir dil kullanacak, yine sağduyuyu, aklıselimi, uzlaşma kültürünü elden bırakmayacağız. Fakat bu iyi niyetli yaklaşımımıza karşılık görmezsek, şikayet mercimiz her zaman olduğu gibi yine engin basiret ve ferasetiyle milletimiz olacaktır."
Son toplantılarından bu yana AK kadrolar olarak millete karşı görevlerini yerine getirmek için yoğun bir çaba içinde olduklarını belirten Erdoğan, "Sizler Yüce Meclis'in çatısı altında, bizler Cumhurbaşkanlığında, belediye başkanlığımız, il ve ilçelerinde hep beraber tam bir adanmışlık ruhuyla Türkiye'nin yolunu ve ufkunu açmak için ter döküyoruz. 10 Ağustos'ta başlayıp 1 Ekim'de biten tatil dönemini de en verimli şimdi şekilde değerlendirmeye gayret ettik." ifadelerini kullandı.
Bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe, sokak sokak dolaştıklarını bildiren Erdoğan, "Durmak yok yola devam dedik. Türkiye Buluşmalarıyla her kesimden insanımızın sesine kulak verdik, eleştirilerini not ettik. Onlara daha iyi hizmet etme noktasında tavsiyelerini aldık." dedi.
Erdoğan, konuşmasında yaz döneminde yaptıkları çalışmaların yer aldığı bir video izletti.
Videoda, Erdoğan'ın Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu, Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi, Mekke Ortak Savunma Anlaşması ve 77. Uluslararası Uzay Kongresi'ndeki temasları ile yurt içinde katıldığı 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü, Malazgirt 1071 Anma Programı, Samsun ve Şanlıurfa şehir hastanelerinin açılış töreni, İstanbul Havalimanı 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni, 2. İletişim Şurası, TEKNOFEST Güneydoğu programları ile Trendyol 2026 CEV Avrupa Voleybol Şampiyonu A Milli Kadın Voleybol Takımı'nı kabul ettiği görüntüler yer aldı.
"Geceyi gündüze ekleyerek millete ve memlekete hizmetten el çekmeyeceğiz"
AK Kadrolar olarak millete aşkla, tutkuyla, samimiyetle hizmet ettikleri için mutlu ve gururlu olduklarını söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
"Merhum Namık Kemal, ne diyor: 'Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten, mürüvvet mend olan mazluma el çekmez ianetten.' Yani? Kendini bilen, insan bilenler halka hizmetten usanmaz, mert olanlar mazluma yardımdan el çekmez. İnşallah Rabb'im ömür verdikçe bizler de bıkmadan, usanmadan, geceyi gündüze ekleyerek millete ve memlekete hizmetten el çekmeyeceğiz. Grubumuzdaki tüm milletvekillerimizin yani sizleri de gerek Meclis çatısı altında gerekse il ve ilçelerimizde gece gündüz demeden Türkiye'ye yaptığınız hizmetler dolayısıyla ayrı ayrı tebrik ediyorum.
Bu vesileyle yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekilliği görevini yaklaşık 3,5 yıldır büyük bir fedakarlıkla yürüten dava arkadaşım Bekir Bozdağ kardeşime en kalbi şükranlarımı sunuyorum, Başkanvekilliği vazifesini devralacak Tokat Milletvekilimiz Yusuf Beyazıt kardeşimize de Cenabıallah'tan başarılar diliyorum. Yeni yasama yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinin önünde yoğun bir çalışma takvimi bulunuyor. Cumhur İttifakı ortağımızla istişare ve işbirliği içinde çalışarak, inşallah önümüzdeki 10 aydan en verimli şekilde istifade edeceğiz."
"Büyük bir aksilik olmazsa inşallah, 2026 yılı için belirlediğimiz hedeflerimizi gerçekleştireceğiz"
Gündemle ilgili değerlendirmelerine geçmeden evvel ekonomiye dair bazı güncel verileri paylaşmakta fayda gördüğünü söyleyen Erdoğan, 3 Ekim'de Türkiye İhracatçılar Meclisinin eylül ayına ait dış ticaret rakamlarının açıklandığını anımsattı.
Eylül ayında ihracatın bir önceki yılın ayına göre yüzde 15,4 artarak 26 milyar dolar olarak gerçekleştiğini hatırlatan Erdoğan, "9 aylık ihracatımız yüzde 5,2 artışla 211 milyar dolara, 12 aylık ihracatımız 283,7 milyar dolara ulaştı. Yıllıklandırılmış mal ve hizmetler ihracatının toplamı ise 410 milyar dolara yaklaştı. Çevremizdeki çatışmalara ve küresel ekonomideki durgunluğa rağmen bu rakamlarla bir kez daha tüm zamanların rekorunu kırdık. 2002 yılında 36 milyar dolarla devraldığımız ihracatımızı 284 milyar dolar seviyesine getirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Büyük bir aksilik olmazsa inşallah, 2026 yılı için belirlediğimiz hedeflerimizi gerçekleştireceğiz. İhracat rakamlarımız hayırlı olsun diyor, bu başarıda emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı.
Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı iş gücü verilerinin umutlarının artmasına vesile olduğunu ifade eden Erdoğan, buna göre 15 yaş ve üzerindeki işsiz sayısının Ağustos'ta bir önceki aya kıyasla 106 bin azalarak 2 milyon 740 bin kişi olduğunu söyledi.
Erdoğan, işsizlik oranının ise 0,3 puan azalışla yüzde 7,8'e gerilediğini belirterek, "15-24 yaş grubu genç nüfustaki işsizlik oranı ise bir önceki aya göre 1,1 puan düşüşle yüzde 13 olarak gerçekleşti. Ağustos ayında istihdam sayımız 136 bin kişi artarak 32 milyon 507 bin kişiye ulaştı. Temmuz'un ardından Ağustos ayında yaşanan toparlanmayı önemsiyoruz. Milletimizin işini ve aşını koruma noktasında irademiz tamdır. Ne pahasına olursa olsun bundan taviz vermemekte kararlıyız." dedi.
Pazartesi günü eylüle ait enflasyon verilerinin açıklandığını anımsatan Erdoğan, "Öncelikle bir hususu dikkatinize getirmek durumundayım. Maalesef bölgemizdeki çatışmalar sebebiyle tırmanan petrol fiyatlarının olumsuz etkisini en fazla hissettiğimiz alanlardan biri enflasyondur. Merkez Bankamızın hesaplamalarına göre savaşın enflasyona yıllık etkisi 7 puan bandında istikrarsızlığın ve artan akaryakıt fiyatlarının makroekonomik göstergeler aslından tüm dünyayı zorladığı bir gerçektir." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, bu parametreler ışığında eylülde aylık bazda tüketici fiyatlarının yüzde 1,84, üretici fiyatlarının yüzde 2,07 artış gösterdiğini kaydetti.
Yıllık enflasyonun ise yüzde 29,73'e gerilediğini aktaran Erdoğan, son 5 senede ilk defa yüzde 30'un altına indiğini, hizmet enflasyonunun mart 2020'den ve kira enflasyonunun ise ekim 2022'den bu yana en düşük seviyesine gerilediğinin altını çizdi.
Erdoğan, "Bilhassa milleti zorlayan kira, eğitim ve gıda fiyatları enflasyonundaki ateşin düşmeye başlamasından memnuniyet duyuyoruz. Elbette, enflasyonda hedeflediğimiz veya arzu ettiğimiz yerde değiliz. Daha önümüzde kat etmemiz gereken ciddi bir mesafe var." diye konuştu.
"Gerekli adımları peyderpey atıyoruz"
Dirayetli ve disiplinli duruşlarından ödün vermeden kalan yolu alacaklarını ve hedeflerine ulaşacaklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
“Reel ekonomiyle ilgili süreçleri yakından takip ederken, fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan soruna da vaziyet ediyor, büyük bir kararlılık içinde gerekli adımları peyderpey atıyoruz. Şimdi bu meselenin en başta bir hukuki yönü var. Yargı, meselenin hukuki yönüne dair, anayasamız, yasalarımız, sermaye piyasası mevzuatımız çerçevesinde yapılması gerekeni diğer kurumlarımızla koordinasyon içinde zaten yapıyor. Şunu herkes bilsin ki milletin hakkına girenler haksız kazanç sağlayanlar tamahkarlık ve sahtekarlık yapanlar bunun hesabını hem bu dünyada Türk mahkemelerine hem de Mahkeme-i Kübra'da Yaradan'a verecektir. Bu meselenin kuşkusuz bir de ekonomik yönü var. Ekonomi yönetimimiz başta üzere ilgili tüm birimlerimiz çok dikkatli biçimde konuyu takip ediyor, tedbirleri alıyor, finans piyasalarının bu krizden daha güçlü daha sağlıklı çıkabilmesi için ihtiyaç duyulan adımları atıyorlar. Meselenin yatırımcılar boyutunu da aynı şekilde titizlikle takip ediyoruz. Kamuya yük getirmeden vatandaşlarımızın birikimlerinin bir an önce ödenmesi için gerekli idari ve yasal süreçleri işletiyoruz.”
"Birileri Türkiye ekonomisinin krize girmesini dört gözle bekliyor olsa da Allah'ın izni, tam tersi olacak"
Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında kurulan Fon Koordinasyon Kurulunun birinci gündem maddesinin bu meselenin çözülmesini sağlamak olduğuna dikkati çekerek, "Fon Koordinasyon Kurulumuz yoğun bir şekilde çalışacak sermaye piyasalarımıza haksız gölge düşüren bu sorunun üstesinden süratle gelecektir. Kendilerine talimatımız bu yöndedir." dedi.
Devlet Denetleme Kurulunun da bu meseleyi tüm boyutlarıyla incelediğinin altını çizen Erdoğan, "Orada en küçük bir ihmale hukuk ve kural dışılığa göz yummayacağız. Şunu burada tüm samimiyetimle ifade etmek istiyorum. Her ne kadar birileri bu meseleden dolayı Türkiye ekonomisinin krize girmesini dört gözle bekliyor olsa da Allah'ın izni, tam tersi olacak." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, bu sürecin sonunda Türk sermaye piyasalarının safralarından kurtulacağının altını çizerek, "Küçük yatırımcının birikiminden beslenen aç gözlü parazitlerden arınacak, çok daha sağlam, çok daha sağlıklı bir bünyeye kavuşan finans piyasamız inşallah yoluna güçlenerek devam edecektir. Türkiye ekonomisini yıpratmaya çalışan felaket tüccarları kaybedecek ülkemiz ve milletimiz kat be kat fazlasını kazanacaktır." dedi.
Türkiye'ye yatırım ve sermaye girişinin daha da hızlanacağını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bundan en ufak bir şüphe duymuyoruz, milletimiz de şüphe etmesin. Tabii bu konunun bir de idari ve siyasi boyutu bulunuyor. Bağımsız yargı kendi işini yapar, orada süreç ilerliyor. Ekonominin aktörleri kendi sorumluluk alanlarında gerekli adımları atıyor. Vicdan, etik ve inanç boyutu kişinin zaten kendisiyle ilgilidir ama meselenin idari ve siyasi cephesinde yük bizlerin omuzunda. Az önce söyledim, sorunun idari yönüyle ilgili kurumlarımızı, kurullarımızı görevlendirdik. Onlar da konuyu tam bir hassasiyet içinde takip ediyorlar.
Gelelim meselenin siyasi veçesine. Meselenin siyasi yönü bizim için vicdandan, ahlaktan ve inançtan asla ayrı değildir. Biz bu partiyi kurarken, yola çıkarken çok temel bir ilkeyi, hareketimizin esası olan bir ilkeyi, en önemli düsturumuz yaptık. Nedir o? 'Siyasetin tek limanı ahlaktır.' dedik. Ve inancı sadece kişilere ait birer soyut kavram olarak görmedik. Partimizin ve hareketimizin en merkezine siyaset anlayışımızın en temeline yerleştirdik. Bu hareket ahlak üzerine kurulmuş bir harekettir. Hukuk artık kuran diyebiliriz. Bizim siyasetimiz inanç, etik, güven üzerine inşa edilmiş bir siyasettir. Bundan tam 24 sene önce ilk AK Parti Hükümetini kurduğumuzda bize ne dediler? 'İktidar yozlaştırır.' dediler. Bunlar da çözülecek dediler. 24 yıl boyunca yozlaşmayı, çözülmeyi, çürümeyi partimize yaklaştırmadık, yanaştırmadık."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan diğer başlıklar şöyle:
Er ya da geç öğrenecekler; baklava kutusunda rüşvet alanlara, haram parayla kule yapanlara sahip çıkan güruhtan ne ders alırız, ne de onları muhatap alırız.
Çok teste tabi tutulduk ama bünyeye sızmaya çalışan her habis mikrobu ahlakımızla, vicdanımızla, sarsılmaz imanımızla bertaraf etmeyi başardık.
Dedikodular, iddialar, iftiralar, ithamlar, türlü türlü senaryolar kimse merak etmesin Tayyip Erdoğan da onun dava arkadaşları da gereken neyse yapar.
Yolumuza tertemiz devam edeceğiz. Bu kutlu yolda yenilenmiş, tazelenmiş, hücrelerini yenilemiş bir şekilde çok daha kararlı yürüyeceğiz."
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin