Gazze’de siyonist rejimin saldırıları nedeniyle eğitim imkânlarından mahrum bırakılan çocuklara umut olmak ve geleceğin yeniden inşasına katkı sunmak amacıyla Memur-Sen, Filistin’e Destek Platformu, İHH, Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, Deniz Feneri, Verenel ve Sadakataşı Derneği ile beraber 6 derslik bir idari binadan ve okuldan oluşan projenin tanıtım toplantısı gerçekleştirildi.
Memur-Sen Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen programa; Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’ın yanı sıra Filistin Ankara Büyükelçisi Dr. Nasri Abu Jaish, Filistin’e Destek Platformu Dönem Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Filistin Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Saed Fuad Ahmad Erzikat, İHH Başkanvekili Hüseyin Oruç, Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Serdar Eryılmaz, Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Av. Mehmet Cengiz, Verenel Derneği Genel Başkanı Servet Süt, Sadakataşı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Özdal, Memur-Sen’e bağlı sendikaların genel başkanları, temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
Programda konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, siyonist rejimin Gazze’de sürdürdüğü soykırımın 10 binlerce masumu hayattan kopardığını, en ağır bedeli, hayalleri ve eğitim imkanları ellerinden alınan masum çocukların ödediğini söyledi.
Gazze’de şu an acil olarak 80 okula ve en az 500 dersliğe ihtiyaç olduğunun altını çizen Yalçın, “Bu derslik ihtiyaçları karşılandığında yaklaşık 40 Bin çocuğumuz bu vesileyle eğitim imkanına kavuşabilecektir. Bizlerde bugün burada bu sorumlulukla ‘Bir Tuğla, Bir Derslik, Bir Okul; Her Destek Gazze’de Yarınların Yeniden Filizlenmesine Katkı Sağlayacaktır’ misyonuyla hareket ederek; yalnızca okul değil, umut ve gelecek inşa etmek için yola çıkıyor, Gazze’de Bir Okul, Binlerce Umut Projesi bağış kampanyasının öncülü olacak olan ikili eğitim imkanıyla yaklaşık 500 öğrencinin yeniden sınıfına kavuşabileceği 6 derslikli okul projesi için bir araya gelmiş bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.
“Okullar Filistin davasından ayrı düşünülemez”
Gazze’de bir dersliğin yalnızca dört duvardan ibaret olmadığını aynı zamanda enkazın hayatı teslim almadığının ilanı olduğunun altını çizen Yalçın, “Her sınıf, bombaların susturamadığı geleceğe açılan bir kapı; Gazze’nin çocuklarına yarın, elbet bizim, elbet bizimdir. Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir, demektir” diyerek okulların Filistin davasından ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı.
Sözlerinin devamında Gazze’de yaşananların en ağır yükünü çocukların yaşadığına dikkat çeken Genel Başkan Yalçın, “Evleri yıkılıyor, aileleri dağılıyor, okulları enkaza dönüyor. Çocukların elinden yalnızca sınıfları alınmıyor; güven duyguları ve gelecek hayalleri de hedef alınıyor. Bu tabloda bir çocuğu yeniden okuluna kavuşturmak; ona kalemini de yarınını da geri vermektir. Gazze’de her sınıf, yıkımın karşısına hayatı; umutsuzluğun karşısına geleceği koyacaktır. Bu yıkımın eğitim boyutu Filistin Eğitim Bakanlığının 7 Ekim 2026’da verileri ortaya koyuyor: Saldırıların başlangıcından bu yana 20 binden fazla öğrenci, öğretmen ve üniversite çalışanı şehit oldu. Yıkım okul duvarlarını aştı; bir halkın belleğini, insan kaynağını ve geleceğini inşa etme imkânını hedef aldı; Oyun alanları enkaza, derslikler sığınağa dönüştü. Sıraların yerini taşlar, kara tahtaların yerini duman, okul zillerinin yerini sirenler aldı. Evleri yıkılıyor, aileleri dağılıyor, okulları enkaza dönüyor.” dedi.
"Halkın iradesini kıramadılar"
Ali Yalçın, çocukların elinden yalnızca sınıfların değil güven duyguları ve gelecek hayallerinin de hedef alındığını söyleyerek, “Bu tabloda bir çocuğu yeniden okuluna kavuşturmak; ona kalemini de yarınını da geri vermektir. Gazze’de her sınıf, yıkımın karşısına hayatı; umutsuzluğun karşısına geleceği koyacaktır. Bu yıkımın eğitim boyutu Filistin Eğitim Bakanlığının 7 Ekim 2026’da verileri ortaya koyuyor: Saldırıların başlangıcından bu yana 20 binden fazla öğrenci, öğretmen ve üniversite çalışanı şehit oldu. Yıkım okul duvarlarını aştı; bir halkın belleğini, insan kaynağını ve geleceğini inşa etme imkânını hedef aldı; oyun alanları enkaza, derslikler sığınağa dönüştü. Sıraların yerini taşlar, kara tahtaların yerini duman, okul zillerinin yerini sirenler aldı. İşte bugün konuştuğumuz okul, bu karanlığın ortasında hayatı savunma iradesidir. Bir halkın hafızasını korumak, çocukların kendi hikâyelerini kendi kalemleriyle yazabilmesini sağlamaktır” şeklinde konuştu.
Filistin sağlık kaynaklarınca 12 Ekim 2026 itibarıyla açıklanan verilere göre; Gazze’de şehit edilenlerin sayısının 74 bin 382’ye, yaralıların sayısı 175 bin 416’ya ulaştığını belirten Ali Yalçın, şehitlerin 21 bin 976’sının çocuk ve 11 bin 301’nin ise kadın olduğuna dikkat çekti. “Her rakamın arkasında bir isim, bir ev, yarım kalmış bir ömür var. Yarım kalmış bir çocuk defteri hiçbir tabloya sığmaz; Evladının başında ağlayan bir annenin acısı da rakamlara sığmaz. Enkazın altından uzanan küçük bir el, insanlığın yüzüne tutulmuş aynadır” diyen Genel Başkan Yalçın, israilin Gazze’ye arzın çatlayacağı ağırlıkta bir saldırı indirdiğini, bir çocuğun sığınacağı dünyayı yıkmak istediklerini ancak bir halkın iradesini kıramadıklarını ifade etti.
“Dayanışmayı her alana taşıdık”
Gerçekleşen bunca zulme rağmen işgalcilerin kaybettiğini, bombaların yıkımı büyüttüğünü ancak Filistinlilerin özgürlük arzusunu kıramadığına dikkat çeken Ali Yalçın, “Gazze’deki direniş yalnızca sahada karşılık bulmadı; Dünyanın meydanlarında da yankılandı. Hükümetlerin çıkar hesapları yıllarca Filistin’i diplomatik dehlizlere hapsetmeye çalıştı; ama insanlar susmadı, ayağa kalktı; meydanlarında ‘Özgür Filistin’ sesleri yükseldi. Hükümetlerin çıkar terazisi eğildi; halkların vicdanı arzı ayakta tuttu. Bugün 160 ülke Filistin Devleti’ni tanıyor ve bu sayı her geçen gün artıyor; Filistin’in yok sayılmasına karşı uluslararası irade büyüyor” diye konuştu.
Geçmişten günümüze kadar Filistin’i ve Gazze’yi gündemden hiç düşürmediklerini söyleyen Ali Yalçın, “Basın açıklamaları, kitlesel yürüyüşler ve mitingler düzenledik; Filistin’e Destek Platformu çatısı altında sivil toplum kuruluşlarıyla omuz omuza çalıştık; Yardım kampanyaları başlattık, yardımları ulaştırdık; Terörist israili ve işgal düzenini besleyen ekonomik damarların kesilmesi gerektiğini haykırdık; Boykot çağrısını sorumluluğumuzun parçası saydık. İnsanlarımızı TROY ödeme sistemi geçişine teşvik ettik” diyerek dayanışmayı her alana taşıdıklarına dikkat çekti.
"Bu yalnızca bir okul projesi değil"
Konuşmasının devamında Gazze için gerçekleştirilen dayanışmayı somutlaştırarak daha da büyüttüklerini ifade eden Yalçın, Gazze’de bin öğrencinin eğitim göreceği 6 derslikli okulların inşası için hareketi geçtiklerini söyledi. Bu ortaklık ile Filistinli çocuklara “Yalnız değilsiniz” mesajını en güçlü şekilde vermek istediklerini söyleyen Ali Yalçın, “Bizler, Gazze’nin çocukları gökyüzüne baktığında bombaları değil, uçurtmaları da görsün istiyoruz. Çocukların gülümsemesi ölümün çizdiği rotayı değiştirsin, Gazze’de umut çoğalsın istiyoruz. Kalemlerini ellerine alsınlar; sorular sorsun, öğrensin ve hayal kursunlar istiyoruz. Sınıfta çınlayan çocuk sesi, yıkımın sessizliğine verilmiş en güçlü cevaptır. Okul inşa etmek, umudu yeniden kurmaktır. Bir derslik bütün yıkımı gidermez. Ama bin öğrencinin hayatında yeni bir başlangıç olabilir. Bir okul bağışı ile başladığımız okul projesi kampanyamıza, bütün üyelerimizi, Sivil Toplum kuruluşlarımızı ve Milletimizi destek olmaya çağırıyoruz. Projeye katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyoruz” dedi.
Bugün yalnızca bir okul projesini değil, Filistinli çocukların eğitim hakkını savunmaya, onların geleceği için çalışmaya ve Gazze yeniden ayağa kalkana kadar dayanışmayı sürdürmeye söz verdiklerini dile getiren Ali Yalçın, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Gazze’nin çocukları güven içinde sınıflarına kavuşsun, kitapların sesi bombaların sesini bastırsın, Filistin’de umut yeniden filizlensin! Bir tuğla! Bir derslik! Bir okul! Bir çocuğun yarını! Ve binlerce çocuğun umudu! Gazze’nin çocukları yalnız değil! Filistin yalnız değil! Gazze direnecek! Filistin özgür olacak! Nehirden denize özgür Filistin. Yaşasın Gazze’nin direnişi. Yaşasın Filistin’in özgürlük mücadelesi.”
"Filistin halkı yalnız değil"
Filistin’in Ankara Büyükelçisi Dr. Nasri Abu Jaish, ise konuşmasına Türkiye ile Filistin arasındaki kardeşlik ve dayanışma bağlarına dikkat çekerek başladı. “Buradan Gazze’de ve Filistin’in farklı bölgelerinde direnişini sürdüren halkımızı selamlıyorum” diyen Abu Jaish, şehitleri rahmetle andı. Filistin halkının çalışma, eğitim ve güven içinde yaşama hakkını korumak için mücadele ettiğini belirten Abu Jaish, Türkiye’den gelen desteğin kendilerine güç verdiğini ifade ederek Filistin’in özgürlüğüne kavuşacağına olan inancını dile getirdi.
“Eğitim geleceğe sahip çıkmaktır”
Filistin Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Saed Fuad Ahmad Erzikat ise “Filistin’de işgal yalnızca insanların yaşamını değil, çalışma ve eğitim haklarını da hedef alıyor” diyerek öğretmenlerin bütün zorluklara rağmen eğitim faaliyetlerini sürdürdüğünü, çocukların ise okullarına kavuşmak ve geleceklerini kurmak istediğini belirtti. Erzikat, emeği, eğitimi ve gündelik hayatı koruma mücadelesinin Filistin halkının varoluş mücadelesinden ayrı düşünülemeyeceğini ifade etti. Gazze’de çocukların yeniden sınıflarına kavuşmasını amaçlayan okul projesinin Filistin’in geleceğine önemli bir katkı sunacağını kaydeden Erzikat, Türkiye’den gelen dayanışmanın Filistin halkı açısından taşıdığı değere dikkat çekti.
"Filistin’e destek büyüyerek sürecek"
Programda konuşan Osman Nuri Kabaktepe, işgalci siyonistlerin 7 Ekim’den bu yana insanlık, ahlak ve hukuk ilkelerini hiçe sayan saldırılar gerçekleştirdiğini belirterek Filistin’e desteğin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin devleti ve milletiyle Filistin halkının yanında olduğunu vurgulayan Kabaktepe, Avrupa ülkelerinde düzenlenen gösterilerde Filistin bayrağının öne çıkmasının Filistin davasına yönelik toplumsal desteği gösterdiğini söyledi. Sözlerinin devamında “Dünyada ajitasyon ve yalancılığın temsilcisi kimdir diye yarışma yapılsa israil birinci çıkar. Netanyahu da en büyük temsilcisi olur” diyen Kabaktepe, Filistin’e verilen desteğin el birliğiyle büyütülmesi gerektiğini dile getirdi.
“Gazze için ortak sorumluluk almaya devam ediyoruz”
İHH Genel Başkan Vekili Hüseyin Oruç ise Gazze’de çocukların eğitim hakkına yeniden kavuşması amacıyla hayata geçirilen okul projesinin ortak sorumluluk anlayışının bir sonucu olduğunu belirtti. Filistin’de yaşanan insani krizin giderilmesi için yardımların sürdürülmesi ve kalıcı çözümlere katkı sunulması gerektiğine dikkat çeken Oruç, sivil toplum kuruluşlarının güç birliği yapmasının önemini vurguladı. Gazze’de inşa edilecek okulun çocukların geleceğine katkı sağlayacağını ifade eden Oruç, dayanışma çalışmalarının devam etmesi gerektiğini kaydetti.
“Çocukların geleceğine yatırım”
Programda söz alan Aziz Mahmut Hüdayi Genel Müdür Yardımcısı Serdar Eryılmaz da Gazze’de eğitim imkânlarından mahrum bırakılan çocukların yeniden okullarına kavuşmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Eğitim altyapısının yeniden inşasına yönelik çalışmaların yalnızca fiziki ihtiyaçları karşılamakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda çocukların umutlarını ve geleceklerini desteklediğini ifade eden Eryılmaz, “Ortaklaşa gerçekleştirdiğimiz bu kampanya bu açıdan anlamlı bir adım. Filistinli çocukların eğitim hakkını korumak ve Filistin’in yeniden inşası için kurumlar arasındaki dayanışmanın sürdürülmesi gerekiyor” diyerek sözlerini tamamladı.
"Gazze’nin yeniden inşasına katkı sunacağız"
Toplantıda söz alan Deniz Feneri Genel Başkanı Mehmet Cengiz de Gazze’de yaşanan yıkımın ardından çocukların eğitim hayatlarına devam edebilmeleri için yürütülen ortak çalışmanın önemini vurguladı. Cengiz, “Bölgedeki ihtiyaçların karşılanmasında sivil toplum kuruluşlarının sorumluluk üstlenmesi oldukça önemli. Bizler de bu hedef doğrultusunda çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz” diyerek okul projesinin Gazze’de geleceğin yeniden inşasına katkı sunacağını belirtti.
"İnsani bir sorumluluğu yerine getiriyoruz"
Verenel Derneği Genel Başkanı Servet Süt ise Gazze’de eğitim altyapısının yeniden oluşturulması ve çocukların güvenli eğitim ortamlarına kavuşması için yürütülen kampanyanın önemine dikkat çekti. Filistinli çocukların eğitim hakkının korunmasının insani bir sorumluluk olduğunu belirten Süt, “Ortaklaşa yürüttüğümüz çalışmaların bu sorumluluğun yerine getirilmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz” diye konuştu. Gazze’de okul inşası için ortaya konulan dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini vurgulayan Servet Süt, çocukların geleceğine yönelik her katkının değer taşıdığını dile getirdi.
“Dayanışma çocuklara umut olacak”
Sadakataşı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Özdal ise Gazze’de yaşanan insani yıkımın giderilmesi ve çocukların eğitim hakkına yeniden kavuşması için yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekti. Filistinli çocukların geleceğe umutla bakabilmesi için eğitim imkânlarının yeniden oluşturulması gerektiğini belirten Özdal, “Sivil toplum kuruluşlarının ortaklaşa yürüttüğü yardım çalışmalarının bu hedefe katkı sağlayacağına inancımız tamdır. Gazze’de okul inşası için başlatılan kampanyanın, bölgedeki çocuklara destek olmanın yanı sıra Türkiye’deki dayanışma iradesini de somutlaştıracağını düşünüyorum” diye konuştu.
Gerçekleştirilen konuşmaların ardından proje kapsamında inşa edilecek dersliklerin projesi ve maketi basın mensuplarına tanıtıldı.
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin