Cizre’nin tarihî ilim merkezlerinden Kırmızı Medrese’nin avlusunda gerçekleştirilen programda, büyük İslam âlimi ve mutasavvıf Melayê Cizîrî’nin hayatı, ilmî şahsiyeti, eserleri ve günümüz insanına verdiği mesajlar ele alındı.
Gün boyunca devam eden etkinlikte, Melayê Cizîrî’nin ilim ve irfan geleneğindeki yeri, geride bıraktığı ilmi ve edebi mirasın gelecek nesillere aktarılmasının önemi üzerinde duruldu. Katılımcılar, bu tür programların toplumun kendi tarihi ve kültürel değerleriyle yeniden buluşmasına, ilim ve irfan geleneğinin canlı tutulmasına ve özellikle genç nesillerin büyük âlimleri tanımasına önemli katkılar sunduğunu ifade etti.
Şırnak Üniversitesi ve Mardin Artuklu Üniversitesi’nden akademisyenlerin yanı sıra İttihadul Ulema âlimleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de iştirak ettiği programda, Melayê Cizîrî’nin yalnızca geçmişte yaşamış bir âlim olarak değil, düşünceleri ve eserleriyle günümüz insanına da ışık tutan önemli bir şahsiyet olarak hatırlanması gerektiği vurgulandı.
Melayê Cizîrî’nin şahsiyeti ve bu tür anma programlarının önemi hakkındaki duygu ve düşüncelerini mikrofonuna aktaran katılımcılar, özellikle genç kuşakların büyük âlimlerin hayatını ve eserlerini tanımasının, onların ilmî birikiminden istifade etmesinin ve bu mirası gelecek nesillere taşımasının önemine dikkat çekti.
Açıklamalarda, Melayê Cizîrî’nin bölge halkı ve İslam ümmeti açısından önemli bir şahsiyet olduğu, geride bıraktığı eserlerin korunması ve daha geniş kitlelere ulaştırılması gerektiği ifade edildi.
“Melayê Cizîrî’yi genç kuşaklara anlatmak çok güzel bir şey”
Araştırmacı, tarihçi ve yazar Abdullah Yaşın, Melayê Cizîrî’yi anma programlarının hem Cizre hem de bölge halkı açısından önemli olduğunu belirterek, “Geçen sene yine bu dönemde Banga Heq, Ahmed el-Cezerî’yi anma programı yapmıştı. Bu, çok makbul görülmüştü. Bu sene de yine böyle bir programın düzenlenmesi gerek Cizre gerekse bütün Doğu ve Güneydoğu halkı için çok önemli bir şey. Şeyh Ahmed el-Cezerî’nin unutulmaması için onu tekrar yâd etmek, divanına ilgi çekmek ve genç kuşaklara anlatmak çok güzel bir şey. Programı düzenleyenleri kutluyorum.” ifadelerini aktardı.
Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabğatullah Anmal, Melayê Cizîrî’nin yalnızca kitaplarda okunmakla kalmaması, belirli vesilelerle yeniden hatırlanması ve eserlerinin genç kuşaklara tanıtılması gerektiğini vurguladı.
"Bu bölgenin, değerlerini 40 yıldır elimizden almak, ilim ve irfanı yok etmek için çaba gösterdiler"
Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabğatullah Anmal, programın önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bu tür programlar bizim için çok önemlidir. Çünkü bu bölgenin, bu coğrafyanın değerlerini 40 yılın üstündedir elimizden almak, ilim ve irfanı yok etmek için ellerinden gelen çabayı gösterdiler. Ama burada elhamdülillah bunu başaramadılar. Banga Heq tarafından düzenlenen bu tür programlar, bizim ilim ve irfanımıza yeniden dönmemiz için çok önemlidir. Programı düzenleyenlerin hepsini tebrik ediyoruz. Bu tür programların devamı bizim için çok önemlidir. Bizim bölgemizin ilim ve irfanına kavuşması, bölgenin kalkınması demektir ve aynı zamanda coğrafyamızın da dünyaya hükmetmesine vesile olacaktır. O yönden de çok önemlidir. Bu tür programların ardı arkası kesilmemelidir. Herkes evinde yatmamalıdır. Bir şekilde uyanıp en azından bu tür programlarla önümüzdeki günlere yön vermemiz lazım.”
Anmal, Melayê Cizîrî’nin eserlerinin ve ilmî mirasının gelecek nesillere aktarılmasının önemine de değinerek, “Ahmed el-Cezerî’yi yalnız kitaplarda görmek, okumak yetersizdir. Onu böyle dönemlerde hatırlamak gerekir. Bunu tabii Banga Heq üstlenmiş oluyor, onları tebrik ediyorum. Bize düşen genç kuşaklarımıza Ahmed el-Cezerî’yi anlatmak, divanını sevdirmek. O zamandan şimdiye kadar zaten evlerde onun kasideleri okunuyor. Bu kasideleri tekrar çocuklara empoze etmek bizim görevimiz olmalı.” ifadelerini belirtti.
“Melayê Cizîrî, geçmişimizi anlamak ve geleceğimize ışık tutmak açısından önemli”
Halkın da büyük çoğunlukla katılım sağladığı programda ifadelerini dile getiren Aleyna Müjde, Melayê Cizîrî’nin tarih ve kültür açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bugün burada tarihimizin çok değerli şahsiyetlerinden, büyük âlimlerimizden biri olan Melayê Cizîrî’yi anma programında bulunuyoruz. Kendisi bizim için gerçekten çok değerli bir âlimdir. Hem geçmişimizi ve tarihimizi anlamak hem de geleceğimize ışık tutmak açısından son derece önemlidir. Bugün bu programı düzenleyen, emek veren herkese çok teşekkür ederiz. Allah hepsinden razı olsun. Burada çok önemli bilgiler verildi. En önemlisi de insanın önce kendini geliştirip düzeltmesi, sonra da topluma faydalı olması gerektiğiydi. Melayê Cizîrî, eğitimini tamamlayıp durmak bir yana, öğrendikleriyle yetinmeyen, durmaksızın ilerleyen bir insandı. Kendisini yetiştirdikten sonra çevresini de aydınlatmaya, insanları eğitmeye devam etti. Bunu da en güzel şekilde burada seydalarımızdan dinledik.”
“Böyle programlar, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız için çok önemli”
Anma programına katılan Muhammed Edip Ataç ise bu tür etkinliklerin özellikle çocukların ve gençlerin yetişmesinde önemli bir rol oynadığını ifade ederek “Biz de bugün burada Melayê Cizîrî’yi anma programına katılmaktan büyük mutluluk duyduk. Böyle programların düzenlenmesi, özellikle geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız için gerçekten çok önemli. Daha önce de büyük âlimlerimizin medreselerde yetiştiğini çok iyi biliyoruz. Son zamanlarda medrese âlimlerimizin çoğalması da bizleri son derece mutlu ediyor. Böyle anlamlı bir programı düzenleyen kim varsa Allah hepsinden razı olsun.” şeklinde konuştu.
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin