Kitap Künyesi

Yazar: Kadir Aydemir

Yayın Evi: Yitik Ülke Yayınları

İSBN: 9789944362122

Sayfa Sayısı: 344

--reklam--

80'lerde Çocuk Olmak Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bu sadece bir kitap mı? Hayır! Bu kitap, canlı bir şey! Yaşayan tarihin ta kendisi! Dikkatle, özenle okuyun...

80'lerde Çocuk Olmak, hem bir kitap ismi, hem de bir kuşağın en büyük özlemlerini, yaşanmışlıklarını içinde barındıran yolculuğun özel ve güzel adı. Bu kitapta bir araya gelmiş 90 kadar yazar var. 1980'lerde çocuktu onlar... Hepsi aynı kuşaktan… Sayfalarda gizlenen anılarda herkes kendinden bir şeyler buluyor. Fazıl Say'dan Gürgen Öz'e, Eylül Duru'dan Bülent Çolak'a, Onur Behramoğlu'ndan Erdem Aksakal'a, Göksel Bekmezci'den Ahmet Büke'ye, Barış Müstecaplıoğlu'ndan Yiğit Değer Bengi'ye dek, adları buraya sığmayacak onlarca yazar ve sanatçı bu kitap için çocukluklarını, anılarını, aşklarını, oynadıkları oyunları, 1980 darbesinin kendilerinde ve ailelerinde bıraktıkları kara tortuyu, yüzlerce ayrıntıyı bazen bir çocuk, bazen bir yetişkin gözüyle kaleme aldı. Yaklaşık üç yıllık bir çalışma sonucu doğan 80'lerde Çocuk Olmak kitabı, her kuşağın el kitabı olacak nitelikte. Dönemin pembe dizileri, ünlü oyuncuları, en çok izlenen çizgi filmleri, mahalle abileri, sokak kavgaları ve oynanan unutulmaz oyunlar, atari salonları, fırlamalıklar ve ergenliğe geçiş hikâyeleri, birbirimizle konuşurmuş gibi doğal bir şekilde anlatılıyor. Evet, bizler büyüyoruz ama çocukluğumuz ve yaşanmışlıklar orada öylece duruyor. Yolculuğumuza siz de katılın...

Kitabımızı 80'lerin aydın insanlarına, halk kahramanlarına, üniversite gençliğine ve 80'lerde doğup kaybettiğimiz tüm çocuklara ithaf ediyoruz.

Kadir Aydemir'in yayına hazırladığı bu kitap ayrıca anlamlı bir doğum günü hediyesi. 80'ler çocuklarının hiç yaşlanmadığının, hep çocuk kalacağımızın bir ispatı... Bu yıl, Türkiye sanal âleminin en eski ve köklü şiir-edebiyat sitelerinden Yitik Ülke'nin (www.yitikulke.com) 10. yaşını kutlarken, bu kitapla, anılarına sahip çıkan herkesin de doğum gününü kutluyoruz.

Bu toplum belleksiz değil! Bizler de unutmadık ve yazdık!

Yaşasın 80'lerde çocuk olmak!

Yazarlar: Yeşim Ağaoğlu, Onur Akbudak, Alper Akdeniz, Erdem Aksakal, Neyran Savaşman Akyıldız, Çiğdem Aldatmaz, Figen Alkaç, Sema Aslan, Hürcan Âşık, Mustafa Atapay, Kadir Aydemir, Eda Aytekin, Nil Esra Başaran, Ezgi Başkır, Suat Başkır, Barış Behramoğlu, Onur Behramoğlu, Göksel Bekmezci, Sinem Bengi, Yiğit Değer Bengi, Ersan Bengisu, Hasip Bingöl, Ahmet Büke, Elmira Cancan, Gökçenur Ç., Şebnem Çağlayan, Tunca Çaylant, Kader Çekerek, Serdar Çekinmez, Murad Çobanoğlu, Bülent Çolak, Elçin Demiröz, Özge Ç. Denizci, Ömer Faruk Dizdar, Eylül Duru, Galip Dursun, Sine Ergün, Azim Raşit Ersoy, Elif Savaş Felsen, İdil Giray, Pınar Gözpınar, Nilay Sağ Gülalp, Eda Günay, Koray Günyaşar, Yasemin Gürkan, Sanem Güven, Nefin Huvaj, Aydın İleri, Necla İret, Deniz Yalım Kadıoğlu, Gülay Kalkan, Bekir Arslan Kopuz, Ulaş Kurugüllü, Ahmet Küçükkayalı, Ece Erdoğuş Levi, Barış Müstecaplıoğlu, Engin Neşeli, Pınar Nurhan, Pelin Onay, Esra Ovalı, Yaprak Öz, Gürgen Öz, Şahin Özbay, Özlem Özyurt, Hatice Topal Özçoban, Nilüfer Özgeren, Sedef Özkan, Erol Özyiğit, Murat Prosciler, Tomris Sakman, Fazıl Say, Hakan Sim, Güray Süngü, Melih Süsleyen, Müjgan Şahinoğlu, Melike Aslı Şahinsoy, Ümit Şener, Seda Tansuker, Filiz Tanya, Erkut Tokman, Alper Turgut, Murat Türkücüoğlu, Serkan Türk, Papyon Tayfun Türkkan, Ferhat Uludere, Gül Yaşartürk, Özlem Yıldız, Hande Yöremen, Zeynep Zişan ve Güncem Topçu.

--reklam--

80'lerde Çocuk Olmak Alıntıları - Sözleri

  • Öyle bir sessizlik içinde büyüyorduk ki, ne televizyonun varlığı ne de kendi çocuk cıvıltımız gerçek bir ses yaratmaya yetiyordu. Neler olmuştu allahaşkına bu büyüklere? Neden hiç ses yoktu? Sokak lambaları vardı, gece dışarı çıkmak yoktu. Kitaplığımız varken, içinde yeterince kitap yoktu. Sanki bu kadar az sayıdaki sıkıcı kitap için; rafları biblolarla doldurulmuş o koca kütüphaneleri almaya da gerek yoktu. Sıkıcı olmayan kitapların kül ya da gübreye dönüştüğünden haberimiz, allahıma kitabıma yoktu.
  • Biz 1980'lerde yetiştik. 1990, 2000, 2010 ... Vız gelir bize vız ...
  • İşte bu çocukluğumun en tatlı, en sorunlu, en Kozmopolitik, en sıradışı, olduğu yıllarda, "kırmızı nokta" isimli bir sloganla tanışmıştık. Tutti Frutti isimli bir İtalyan yetişkin programı gece saatlerinde gösterilmeden önce televizyonumuz bir kırmızı hale geliyor, utanıyor, biraz mahcup anlatıyordu sonraki olacakları bize. Bizler daha buluğ çağına gelememiş delikanlı adayları olarak, yorgan altından yahut da parmak arasından izlemeye çalışırdık olan bitenleri.
  • 1975 sonlarında başlamıştı 12 Eylül, doğduğum günlerde ... Milli­yetçi Cephe hükümeti, sola karşı devletle işbirliği içerisindeydi. İlk hatırladıklarım, denizden kaptığım mikrobun belimde büyüttüğü çıbandan bedenimi temizleyişlerine dair. Ellerimi ayaklarımı ameliyat masasına bağlayıp 'neşter!' dediler. Sonrasında, avutmak için balonlar almışlardı. Türkiye'nin de elleri kolları bağlanmış, Türkiye'ye de neşter, Türki­ye'ye de kan kırmızı balonlar ...
  • Önce babam girdi içeriye. Elinde şeffaf zarfla çıktı. İçindeki mavi pusula gündüz gibi görünüyordu. Sonra tedirgin annem göründü. Onun zarfında renk yoktu. Aynı yoldan eve geri döndük. Babam eve girer girmez haykırdı. "Mavi ulan, mavi! Anayasaya hayır dedim işte."
  • "Hadi oğlum eve koş! Voltran başlıyor lan!" (..) Beş koca aslan koşup zıplayıp gökyü­zünde birleşip Voltran'ı oluşturduklarında içim titrer, onları izlerken ışın kılıcını ellerimle oluşturuyormuşum gibi heyecana kapılırdım. Saygon ordusunun düşman robotlarına karşı barışın ve iyiliğin timsali kahraman robotum Voltran'ım benim, sensiz büyümek büyük eksiklik olurdu emin ol.
  • Seneler sonra internet üzerinden bulduğum o fantastik illüstrasyona bakınca halen ürperiyorum. Eğer 80'ler hakkında konuşacaksak ve es geçmememiz gereken bir şey varsa o da bu meşhur şehir efsanesidir.
  • '80'lerin en ünlü sloganlarından biri, biraz fevri bir şahıs tarafından yumurtlandığı tahmin edilen "Dayak cennetten çıkmadır" adlı güzide atasözüdür. Daha sonraki yıllarda iyi bir şey olsaydı cennetten çıkarmazlardı diyerek müfredattan kaldırıldıysa da, dayak '80'lerde çocuk terbiyesinde olmazsa olmaz bir mefhumdu. Terbiyeli çocuk dayak yerken kaçmaz, annesini yormazdı. Kaçacak olursa bile menzilden çıkmaz ve güdümlü anne terliğiyle muhakkak şişlenirdi.
  • Şimdi filmler üç boyutlu ,internet üzerinden her şeyi bulmak ve yapmak mümkün.Bunlara sesk dahil .İletişim cok kolay .Dinlediğimiz her şeyin ses kalitesine diyecek yok.Ünlüler bile yakın ,ulaşılabilir.Dünyanın bir ucunda olanlardan haberdarız.Dünyamız büyüdü; huzurumuz küçüldü.Hastalıklar çeşitlendi ve globelleşti.Gerçekten sanallığa aktık;dokunabildiğimizi ,dokunulmaz kıldık.Yuzeyselleştik,med-cezir gibi çekildik.İnkılap gibi değişti çevremiz,çehremiz...Çok gördük,çok bildik.Görüp bildikçe kabuğumuzu sertleştirdik.Şimdi,kendi kabuğumuzda ,bir başımıza...
  • Berlin Duvarı yıkılmaya başlandı.9 Kasım Ajda 90 yayınlandı.27 Aralık

--reklam--

80'lerde Çocuk Olmak İncelemesi - Şahsi Yorumlar

80'leri yaşayanların hikayeleri anlatılıyor. Kitap o yıllara tekrar gitmenizi, oyunları, komşulukları, film ve dizileri, siyasetçileri, müzik ve sanat dünyasını, gündelik olayları vb. tekrardan hatırlatıyor. O yılları yaşamayanlar için kitaptakiler garip gelebilir. Okul öncesi yaşlar, mahalle veya köy ortamları, ilkokul, ortaokul-lise yıllarına geçiş, kavgalar, arkadaşlıklar, korkular, bayramlar, düğünler, "İnek Şaban", "Kara Murat", Adile teyze, Cenk Koray, Barış Manço, arabesk, mahalle bakkalı, futbol maçları.... Toplum olarak ne kadar değişmişiz diyebileceğiniz konulara değinmiş. Fakat hikayeler genelde aynı şeyleri işlediği için biraz sıkılabilirsiniz. Ancak yinede heyecanla okunabilecek bir kitap. Keşke o çocukluğumuza geri dönebilseydik. Ne güzel yıllar yaşanmış, her anını özümleyerek. Bence 80'ler çocuklar için sınırsız bir hayal gücü demek. İyi okumalar. (Ahmet)

#Kitapyorum #80'lerdeÇocukOlmak #KadirAydemir #syf344 Bitti... hiç bitmesin istediğim nadir kitaplardan birisiydi... 80'lerin çocuklarının yazdığı anılardan oluşan nostaljik bir kitap. Yaklaşık 3 yıllık bir çalışma sonucu, 90 kadar yazarın biraraya gelerek 80'lerde ki anıların, yaşanmışlıkların kağıda dökülmesi sonucunda ortaya çıkmış... "80'lerde çocuk olmak" bir kuşağın en büyük özlemlerini, yaşanmışlıklarını, anılarını içinde bulunduran geçmişe yapılan en güzel yolculuğun adı... Şeker Kız Candy, Voltran, He-Man She-Ra, Şirinler, Susam Sokağı, Richie Rich, Bizimkiler, Parliement Sinema Kulübü... daha aklıma gelmeyen niceleri... o yıllarda meşhur olan Walkmanler, vatkalı kıyafetler, Herıld yaniler... 80'ler çocuklarından birisi olarak, aynı kuşağın çocuklarından yaşanmışlıkları okumak geçmişe duyduğum derin özlemi hatırlamamı ve anılarla çocukluğuma nostaljik bir yolculuk yapmamı sağladı... Okurken bazen hüzünlenip gözyaşlarımı tutamadığım, bazen de sesli okuyup eşimle bir anda kahkahaları patlattığımız bölümler oldu... Tadı damağımda kalan ender kitaplardan birisi... Anlata anlata bitiremediğim çocukluğumun belgelenmiş hali... Çocuklarımızın hiçbir zaman yaşayamayacağı ne yazık ki sadece okuyarak hayal edebileceği en güzel yıllar 80'ler... Dünya'nın her yerinde güzeldi çocuk olmak ama, 80'lerde ve Ege'de bir başkaydı çocuk olmak... Tavsiye ederim okuyun, okutun... Bu projeyi hayata geçiren başta sayın yazarımız Kadir Aydemir olmak üzere emeği geçen tüm 80 çocuklarının yüreğine, emeğine, kalemine sağlık... (Eda)

80 leri çocuk olarak geçirenlere "ne güzel günlerdi" dedirten bir kitap. Her sayfasında kendinizden bir şeyler bulacaksınız. Oyunlar, çizgi filmler, hit parçalar, koleksiyonlar vs. Geçmişe dönmek isteyenler mutlaka okusun. (Semiha E.)

--reklam--

80'lerde Çocuk Olmak PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Kadir Aydemir - 80'lerde Çocuk Olmak kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de 80'lerde Çocuk Olmak PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Kadir Aydemir Kimdir?

İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Üniversitede bir süre İşletme, daha sonra Halkla İlişkiler eğitimi aldı. Şiirleri Varlık, Kitap-lık, Şiir Oku, No, Dize, Özgür Edebiyat, Akatalpa, Mor Taka, Ada gibi dergilerde ve çeşitli şiir yıllıklarında yayımlandı. Cumhuriyet Kitap, Virgül ve Radikal Kitap dergileri başta olmak üzere pek çok dergide röportaj ve kitap eleştiri yazılarına rastlandı. 1997 yılında Başka şiir dergisini çıkarttı. 2000 yılında Yitik Ülke şiir-edebiyat dergisini kurdu. 2006 yılında Yitik Ülke Yayınları'nın kurucusu ve editörü oldu. Şiirleri ve öyküleri Almanca, Rusça, İngilizce, Fransızca, Ermenice, Azerice, Bulgarca, Japonca gibi dünya dillerine çevrildi. Yazarın "Aşksız Gölgeler" adlı kısa öykü kitabı 2013'te Almanya'da Binooki Yayınları tarafından "Lieblose Schatten" adıyla Almancaya çevrilerek yayımlandı. Şiirin yanında öyküler, düz yazılar da yazmaktadır. Yazar, aynı zamanda İstanbul'da gazetecilik ve editörlük yapmaktadır.

--reklam--

Kadir Aydemir Kitapları - Eserleri

  • 80'lerde Çocuk Olmak
  • 90'lar Kitabı Çocuk Mu? Genç Mi?
  • Sonsuz Unutuş
  • Ay Yağmurları
  • Aşksız Gölgeler
  • Bozcaada Öyküleri
  • Kedi Öyküleri
  • Soğuk Yazgı
  • Sessizliğin Bekçisi
  • Tuhaf Alışkanlıklar Kitabı
  • Dikenler Sarayı
  • Rüzgarla Saklı
  • Yitik Öykü
  • Mutsuz Aşk Vardır
  • Olimpos Öyküleri
  • Cunda Öyküleri
  • Köpek Öyküleri
  • Ekşi Öyküler

--reklam--

Kadir Aydemir Alıntıları - Sözleri

  • "Uyumsuz olmalısın..." demiştim sana, "Başka türlü yazılamaz belki o şiirler." (Aşksız Gölgeler)
  • Beni seviyor musun, dedi kadın Seni öyle seviyorum ki, dedi adam Her an kar yağabilir (Soğuk Yazgı)
  • Sahi beni ne kadar seviyordun? (90'lar Kitabı Çocuk Mu? Genç Mi?)
  • “Ve işte şimdi buradayım Bu som ölü kentte Dikenler ülkesinde.” (Olimpos Öyküleri)
  • Hevesi kursağında kalmıştı. Kendine ait bir düş kurmasına bile izin yoktu. (Aşksız Gölgeler)
  • Ağzım suya kavuşuyor; işte o an kurumuş dallarıma narçiçekleri açıyor; ben beyazım derken nara çalıyorum. Uzun süredir bekledim ne sessiz tanıktı zaman. (Olimpos Öyküleri)
  • “Uzun süredir bekledim ne sessiz tanıktı zaman.” (Olimpos Öyküleri)
  • "Her insanın kendine has tuhaflıkları var sanırım ama etrafa normal görünmek için üstesinden gelirler ve kendilerine haslıklarını yitirirler... ben korudum benimkini ve inanıyorum ki varoluşuma cömertçe katkısı oldu... " diyen Bukowski 'ye selam vermeden önce kendisine içtiği şarabın tarihini soralım. (Ardagül Yıldız) (Tuhaf Alışkanlıklar Kitabı)
  • Kim demişse demiş, "Kedi evine, köpek sahibine bağlıdır," diye. Sevgiyi çoğaltmak için vardılar onlar. Yazın gölgesine, kışın kuytu sıcaklığına yakışan varlıklarıyla... Bir küskün, bir barışık, çoluk çocuk oynaşırdık hep birlikte. (Kedi Öyküleri)
  • İşte bu çocukluğumun en tatlı, en sorunlu, en Kozmopolitik, en sıradışı, olduğu yıllarda, "kırmızı nokta" isimli bir sloganla tanışmıştık. Tutti Frutti isimli bir İtalyan yetişkin programı gece saatlerinde gösterilmeden önce televizyonumuz bir kırmızı hale geliyor, utanıyor, biraz mahcup anlatıyordu sonraki olacakları bize. Bizler daha buluğ çağına gelememiş delikanlı adayları olarak, yorgan altından yahut da parmak arasından izlemeye çalışırdık olan bitenleri. (80'lerde Çocuk Olmak)
  • Zaman bazen nasıl da ezerek geçiyor üzerimizden ve altında duygularımız kalıyor. Hatta dümdüz olup pestilleri çıkıyor. Ya da bir tüfek maharetiyle dağılıyor her şey...Bu şekilde tasvir etmek istemesem de, böylesi sert tanımlamalar ihanet gibi görünse bile, gerçeğin hep tahmin ettiğimden sert olması beni yoluma döndürüyor. Bir tüfeğin ucuna... Geriyeyse şarkılar ve belki de kâğıtlara sessizce karalanan, yaşama karşı yakılmış ağıtlar misali notlar kalıyor... (90'lar Kitabı Çocuk Mu? Genç Mi?)
  • Ölümün için öyle saatleri diyorlar. Oysa çok "zamansızdı" bilmiyorlar... (Yitik Öykü)
  • Sadece bir yol Şu tarla kuşları İnce gecede. (Sessizliğin Bekçisi)
  • "Ne yapıyorsun?" dedi. "Yaşlanıyorum," dedim. (Ay Yağmurları)
  • Bir martı öldüğünde, Neden kaskatıdır deniz? (Rüzgarla Saklı)
  • "Kavuşmalı Ve orada incecik belini sararken tatlı yapraklar yıllarca bekledim Aramızda kıyı kaybolana dek Vapur uzaklaştıkça suya değiyordu kırlangıç kanatları Göğsünde denizanaları binlerce şey biriktiren kalbim yosun, kılıçbalığı, sünger karnında patlayan mavi gök ve senin elmas ayakların aklımdan hiç çıkmayan o elmas ayakların… Sevgilim, hangi dize anlatabilir susayarak uyumayı senle Beyaz gül kokan elini? Dudağındaki çiçek batsın etime Ve sevişelim ağlayarak!" (Soğuk Yazgı)
  • İnsanın acısını hissederdi kendisi gibi olmayan her şey. Bir tek insan anlamazdı bunu. (Ay, Zaman, Ölüm) (Sonsuz Unutuş)
  • "Yarınlarından koparıp Almalıdır mutluluğu insan. Şu yaşamda en kolay iştir ölmek Asıl güç olan Yepyeni bir yaşama başlamak... Ve... En güzel günlerimiz: Henüz yaşamadıklarımız Ve sana söylemek istediğim en güzel söz: Henüz söylememiş olduğum sözdür." (90'lar Kitabı Çocuk Mu? Genç Mi?)
  • Gittikçe bir kitaba dönüşüyorum... (Ay Yağmurları)
  • ''Eskiler alırım,'' diye bağırdı. Tablasının üstüne yukardan yaşlı bir kadın düştü. Yükte ağır, pahada hafifti. İnsanlık ölmüştü! (TimeStain) (Yitik Öykü)