Kitap Künyesi

Yazar: Jean Genet

Çevirmen: Sosi Dolanoğlu

Yayın Evi: Metis Yayınları

İSBN: 9789753420594

Sayfa Sayısı: 229

--reklam--

Açık Düşman Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Fransız edebiyatının lanetli yazarı, Sartre'ın "azizlik" payesiyle taçlandırdığı adam... Roman ve oyun yazarı Jean Genet, edebi eserler vermekten vazgeçme kararını aldıktan sonra, 68 Mayısı'ndan Kara Panterler'e, Mağripli göçmen işçilerden Filistinli mücahitlere varana kadar, kurumsallaşmadıkları sürece her başkaldırı hareketinin yanında, hatta ta içinde yer alıp çok sayıda siyasi yazı yayımlamıştır. Üçüncü baskısını yaptığımız Açık Düşman bu yazıların büyük çoğunu bir araya getiren bir seçkidir.

(Tanıtım Yazısından)

--reklam--

Açık Düşman Alıntıları - Sözleri

  • Dostlar değil. Dost filan istemem: açık ancak yüreği parçalanmamış bir düşman. Katıksız, kusursuz....
  • Hırsız olmayı kabul eden, hırsız olduğunu iddia eden, tek başına iş gören bir hırsız, başarısız olmak zorundadır.
  • "iyi bir hırsız"... Bu iki kelimenin yan yana geldiğini duymak çok eğlendirici, iyi hırsız, hırsız iyi...
  • Filmleri ve kitaplarıyla bize ulaşan kanunsuzlar o kadar kaba ve sert ki, onları tanımayı hiç mi hiç istemiyoruz. Can sıkıcılar
  • Aranızda özgürlüğün tadını iletmek önemli. Ne var ki Beyazlar özgürlükten korkuyorlar. Onlar için fazla kuvvetli bir içki bu.
  • çünkü komiktir ,eğlendiricidir,ve her şeyi anlar .Ve her şeyi yargılayarak değil gülerek anlayan bir adamın karşısında olmak bayağı hoş bir şey .Benim her şeyimi kabul etmiyor ama kabul etmediğinde bunun eğleniyor .Son derece hassas bir insan .
  • ...devlete tabi olan halk değildir, devlet halka tabidir; çokuluslu hisse senedi ortaklığına dayalı şirketlere ve onların fabrikalarına ihtiyacı olan halk değildir, halka ihtiyacı olan o pislik kapitalistlerdir...
  • Demek istiyorum ki toplumun nazarında namussuz olmaya devam ediyorum, toplum ise öyle olmadığıma inanır gibi yapıyor.
  • Çünkü Siyah-lar'ın baskıcı ve faşist bir rejimde yaşadıklarını anlayabilmek için Beyazlar'ın hayal güçlerini adamakıllı çalıştırmaları gerekiyor.
  • Her yalnız insanın yanındayım ben. Ama, nasıl söylemeli, manevi olarak istediğim kadar her yalnız insanın yanında olayım, yalnız insanlar hep yalnızdırlar. Suçunu işlerken istediğim kadar Oswald'ın yanında olayım, o yalnızdı. Tuvallerini boyarken istediğim kadar Rembrandt'ın yanında olayım, o yapayalnızdı.
  • İşsiz siyahların sayısı giderek artıyor ve çalışanların çoğu ancak yarım gün çalışabiliyor .
  • "Odun kırma angaryası." Mahkumu kamptan çıkarmak ve sözde bir firar girişimi sırasında safdışı bırakmak için bahane (cezayir savaşı sırasında kullanılan deyim )
  • çekicilik güzellikte değildir, bir varolma biçimindedir.
  • "Çekicilik güzellikte değildir ,bir varolma biçimindedir. "
  • Neyin kıyısında kaldı insan, neyin kıyısında debelenir durur hala, öteki kıyıda değilse."

--reklam--

Açık Düşman İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Açıkçası beklentimin altında bir kitapla karşılaştım. Olsun illa ki bir yerde beni çıkmazlardan, ikili seçimlerden rahat kararlar vermeme yardımcı olur.. (Şa)

Nefes alamıyorum!: Babasız, küçüklüğünde hırsızlıktan hapishaneyle tanışarak kendince hayata karşı durmayı seçmiş ve tüm edebi eserlerini hapishanede yazan yazar, sonraları bir anarşist olarak ezilen halkların yanında yer almış, Amerikan Kara Panterler, Alman Kızıl Ordu Fruksiyonu, Filistin Kurtuluş Örgütü'ne direkt ve yazdığı makalelerle dolaylı olarak kalan ömründe destek vermiştir. Deist, eşcinsel ve sömürüye karşı olan yazara göre; karşılarında Beyaz, açık ve de Amerika gibi mutlak bir düşman vardır. Zorbalık ile şiddetin ayrılması gerektiğinden bahsederek açıkça tabii olduğu beyaz Fransız ve ayrıca Yahudi toplumuna karşı tavır alır. 5 yıl gibi kısa sürede yazdığı tiyatro oyunlarında; zencilerin ezilmişliğini (Zenciler) ve burjuva sınıfının kokuşmuşluğunu (Hizmetçiler, Paravanlar ve Balkon) dile getirir. Fas'ta bir hapishane ile genelev arasındaki mezarlığa gömülmesini vasiyet edebilen bu sistem mualifi kalemi, günümüz dünyasında ABD'de katledilen bir siyahın son sözleriyle analım: NEFES ALAMIYORUM. (Hayat Bu)

Afrikalı köklerini inkar etmeden,onları sadece Afrikalı olduklarına inandırmak isteyen giysilerden,süslerden ve hayallerden vazgeçtiler. (Sade-ce Kitap)

--reklam--

Kitabın Yazarı Jean Genet Kimdir?

Jean Genet (Jan Jöne diye okunur) (1910-1986) Fransız düşünür, yazar. Daha çok tiyatro oyunlarıyla tanınır.

1910 yılında Camille Gabrielle Genet tarafından kimsesizler yurduna bırakılan yeni doğmuş bebeğe Jean adı verilmişti. Jean, yedi yaşına geldiğinde zanaatçı bir ailenin yanına yerleştirildi. 10 yaşında hırsızlığa başladı, on üç yaşında bir zanaat okuluna kaydoldu. Ancak orada da çok kalmayacaktı; 1926'da, 3 ay süren ilk hapishane deneyimini yaşadığında 15 yaşındaydı. Serbest kaldığında uslanmamıştı; bu kez reşit olana kadar kalmak üzere ıslahevini boyladı. 1930’ların sertliği ile ünlü bu ıslahevi Genet’yi gerçek bir suçlu haline getirdi.

Islahevinden kurtulabilmek için yazıldığı askerlikten ve ardından Fransa’dan firar eden Genet, pekçok ülkeyi ve hapishaneyi ziyaret edeceği bir yıllık seyahatinin sonucunda 1937’de Fransa’ya geri döndü ve yeniden suç dünyasına daldı. Beş yıl boyunca ya hırsızlık yaptı, ya fahişelik. 1942’de bir kez daha cezaevine düştüğünde olgunlaşmıştı artık. İlk şiirini yazdı, ilk kitabı Notre-Dame des Fleurs (Çiçeklerin Meryem Anası) yayımlandı. Ardından Miracle de la rose (Gülün Mucizesi) geldi. 1948 ylında yayımlanan Journal du voleur (Hırsızın Günlüğü) bir anlamda Genet'nin otobiografisi niteliğindedir. Le balcon (Balkon), oyunları ve hatta tüm eserleri içinde en çarpıcı olanı kabul edilir. Balkon adlı oyununda yeryüzü egemenlerini alaycı ve acımasız bir dille eleştirir. Bu oyun Türkçe olarak 1998 yılında Tiyatro Stüdyosu tarafından sahnelendi. Ölümünden kısa süre önce, atölyesinde ziyaret ettiği Alberto Giacometti ile yaptığı röportaj ve Giacometti'nin sanatı üzerine kendi yorumunun bulunduğu L'Atelier d'Alberto Giacometti Giacometti'nin Atölyesi adlı röportaj/sanat içerikli kitabı, Genet'nin son yapıtıdır.

Kitapları sayesinde tanıştığı André Gide, Jean Cocteau ve Jean-Paul Sartre'ın cumhurbaşkanına verdikleri dilekçe sonucu özgürlüğüne kavuşmuştur. Bu af sonrası, tekrar yeraltı dünyasına dönmemiş, kendisini tamamıyla edebiyata vermiştir. Ancak toplumsal olaylara, ezilen insanlara karşı hiç duyarsız kalmadı; 1968 mayısında öğrencilerin, Vietnam Savaşı sırasında Amerikan solunun, ırkçılığa karşı Kara Panterler'in ve İsrail’e karşı da Filistinliler'in yanındaydı. Bu konular hakkında yazdıkları ve röportajları Türkçe olarak Açık Düşman başlığıyla yayımlanmıştır.

1986'da Paris'te bir otel odasında ölü olarak bulunmuştur.

--reklam--

Jean Genet Kitapları - Eserleri

  • Balkon
  • Hırsızın Günlüğü
  • Hizmetçiler
  • Zenciler
  • Açık Düşman
  • Gülün Mucizesi

--reklam--

  • Denizci
  • Paravanlar
  • Çiçeklerin Meryem Anası
  • Giacometti'nin Atölyesi
  • Sıkı Gözetim
  • Cenaze Merasimi
  • Sevdalı Tutsak

--reklam--

  • Tek Başına
  • Nasıl Oynanmalı

--reklam--

Jean Genet Alıntıları - Sözleri

  • “Güzel cümleler ezberlemeliydim. Böyle şeyler öğrenilir. Ama ben kendim güzel bir cümleyim, işte bu öğrenilemez.” (Sıkı Gözetim)
  • Kendi kendimin heykelini yapmayı bitirmedim, kendi kendimi dantel haline getireceğim. Kendi kendimi bir virane halinde tekrar işleyeceğim, ebedi bir virane. Şu anda beni yok eden zaman değil. Beni bitiren yorgunlukta değil. Sadece ölüm içime işleyen ölüm. (Zenciler)
  • Bu yaşamı sürmekten, bu oyunu oynamaktan başka hiçbir çaremiz yok bizim. (Hizmetçiler)
  • Ama ben, kendim güzel bir cümleyim, işte bu öğrenilemez. (Sıkı Gözetim)
  • Sevgilimin bana yüz vermeyişi beni daha da güzelleştiriyor. (Hizmetçiler)
  • Geceleyin, uçsuz bucaksız bir alanın ıssızlığında, yalnız ikiniz varsınız yeryüzünde. Bedenlerinizin çifte yontusu her bir yarısında yansıyor. Yalnızsınız ve çifte yalnızlığınız içinde yaşıyorsunuz. (Denizci)

--reklam--

  • Nesnelere gülümsemeyi ve onlar hakkında düşünmeyi öğreniyordum. (Hırsızın Günlüğü)
  • Şimdi hoşlanıyorum kendimden. Siz hoşlanmıyor musunuz benden? (Sıkı Gözetim)
  • Her insanın bir kimliği vardır ama insan kendi kimliğini algılayamaz; kendisinin düşsel bir yansısını başka bir insanın gözünde görebilir. (Sıkı Gözetim)
  • Aranızda özgürlüğün tadını iletmek önemli. Ne var ki Beyazlar özgürlükten korkuyorlar. Onlar için fazla kuvvetli bir içki bu. (Açık Düşman)
  • sayesinde aşkın ne olduğunu anladığımız davranış: Bir tekten ayrılmanın bilinci, ikiye bölünmüş olmanın bilinci, benliğinizin hayran hayran sizi seyre daldığının bilinci. (Denizci)
  • çekicilik güzellikte değildir, bir varolma biçimindedir. (Açık Düşman)
  • ...devlete tabi olan halk değildir, devlet halka tabidir; çokuluslu hisse senedi ortaklığına dayalı şirketlere ve onların fabrikalarına ihtiyacı olan halk değildir, halka ihtiyacı olan o pislik kapitalistlerdir... (Açık Düşman)

--reklam--

  • Kamplardaki sivil halka dokunulmayacağına söz veren Reagan, Mitterrand ile Pertini'ye inanıp Arafat ile beraber giden anne babalara şimdi bunu nasıl söyleyeceğiz? Çocukların, yaşlıların, kadınların katledilmesine ve cesetlerinin öylece başlarında bir dua bile okunmadan öylece ortada bırakılmasına kimsenin sesini çıkarmadığını nasıl söyleyeceğiz onlara? Ölülerinin nereye gömüldüğünü bilemediğimizi nasıl söyleyeceğiz? (Tek Başına)
  • İdam sehpasında ölmek; mutluluğumuz, şanımızdı bizim. Harcamone “başarmıştı” ve bu başarı her gün karşılaşılan işlerden olmadığından, servet ya da yüksek görevler gibi, bende şaşkınlık ve hayranlık uyandırmış, aynı zamanda da büyülü bir olaya tanık olan kimseyi altüst eden türden bir korku vermiştir bana. (Gülün Mucizesi)
  • "Kim ki bu yalnızlık karşında büyülenmemiştir, resmin güzelliğini anlayamaz. Anlıyorum derse, yalandır." (Giacometti'nin Atölyesi)
  • Çünkü Siyah-lar'ın baskıcı ve faşist bir rejimde yaşadıklarını anlayabilmek için Beyazlar'ın hayal güçlerini adamakıllı çalıştırmaları gerekiyor. (Açık Düşman)
  • Düşüklüğün belirtilerini taşıdığınız sürece düşüksünüzdür ve hileciliği bilmenin pek az yararı olur. Yalnızca yoksulluğun gerektirdiği gurur kullanıldığı için, en iğrenç yaraları besleyerek acıma uyandırıyorduk. Sizin mutluluğunuzun bir kınaması oluyorduk. (Hırsızın Günlüğü)
  • hayır, hiçbir zaman bizim için aşk olmayacak... (Zenciler)
  • Buralarda, gülme yalnızca bir dramdan doğar. Bu bir acı çığlığıdır. (Çiçeklerin Meryem Anası)