Kitap Künyesi
Yazar: Ayşe Sarısayın
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750724084
Sayfa Sayısı: 248
--reklam--
Ansızın Günbatımı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kemikleşmiş değer yargılarına bağlılık mı, kendi olmak savaşında korkusuzca yol alıp gitmek mi?! Dıştan bakıldığında her şey ne kadar düzgün: Eğitimli, saygın anne baba, okuyup yetişen üç kız evlat, evin yaşlı büyüğü anneanne... Ama Ayşe Sarısayın, bu düzgün dünyaya içerden bakmayı yeğliyor ve son dönemin acı, hesaplaşması, düşbozumu en ağır romanlarından birini kaleme getiriyor. Ansızın Günbatımı büyük kentlerde yaşayan, hali vakti az buçuk yerinde hemen herkesin hayatından cesur, sarsıcı çözümlemeleriyle derin iz bırakacak...
-Selim İleri-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Ansızın Günbatımı Alıntıları - Sözleri
- Ölüleri önce renkler terk ediyor, ölenlerle birlikte hayatımızın renkleri eksiliyor.
- Temmuz tam bu işe göredir bana kalırsa / gel bağışlayalım birbirimizi. (Turgut Uyar)
- Yaşadığımız anla sınırlıyız, tüm hayatın o andan ibaret olduğunu sanıyoruz.
- "Günler geçer ve çalışır şafağın değirmeni/kim bilebilir ki kimi neyi eksittiğini."
- Her hayat kendi koşullarına göre törpülüyordu insanı.
- Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk / Hiçbir yere gitmiyor... (Edip Cansever)
- Tutsaklığını kendin yarattığında kurtulmak daha mı zor?
- "Bir misafirliğe gitsem/ Bana temiz yatak yapsalar/ Her şeyi, adımı bile unutup/ Uyusam..." (Melih Cevdet Anday)
--reklam--
Ansızın Günbatımı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Dışarıdan görünen düzgün ve güzel hayatların da aslında kendi içerisinde binbir sancı ile örülü olabileceğini, hayal kırıklıklarını, acıları, sevinçleri kısacası hayatın içinden bir hikayeyi anlatıyor bize Ayşe Sarısayın. Okuduğum ilk kitabı Sarısayın'ın, sevdim, lakin biraz fazla hüzün kokan bir kitap. Bazı yerlerinde insan gözyaşlarına dahi hakim olamayabiliyor. Ben olamadım. Konusundan kısaca bahsedecek olursam; ressam, ev hanımı, öğretmen, anne ve kadın Şahika Ener.. Eşi Fikret Ener ve üç kızını anlatıyor kitap. Bazen ilk ağızdan, çoğunlukla da üçüncü şahıs olarak bir anlatım var kitapta. Zaman zaman bir eskiye gidip bir zamanımıza dönse de, okuyucuyu zorlayan, karışık bir anlatım değil. Akıcı ve sade... Hikaye aynı olmasa da hatta arada büyük farklılıklar olsa da herkesin hayatından birer parça bulabileceği bir roman. Keyifli Okumalar! (Özlem)
Ayşe Sarısayın - Ansızın Günbatımı: Ayşe Sarısayın'ın okuduğum ilk kitabıydı. Çok beğendim. Yazarın dili sürükleyici ve bir o kadar da etkileyici. Kitabı okurken baştan sona mahvoldum. Etkilendiğim kitaplar oldu elbette ama bu seferki başka. Şuan kitabın hâlâ etkisindeyken yazıyorum bunu. Söz konusu bir aile; eğitimli anne ve baba, üç kız kardeş, bir anneanne. Dışarıdan bakınca ne kadar da güzel görünüyor. Ama içeriden bakılınca öyle mi? Değil. Kitapta çok bahsi geçen bir kadın var: Şahika Ener. Üç kız kardeşin annesi. Kocası tarafından terk edilmiş, kocası ve annesi ölmüş. Üstelik annesi ona hakkını helal etmeden gitmiş, ölmüş. Kitap bir mektup ile başlıyor. Sonra "Bu satırlar benim değil, bir başkasının." diyen biri var. Bu kişi eski bir arkadaşıyla görüşüyor. Ve arkadaşı ona yeni taşındığı evde bulduğu Cd'yi veriyor. O Cd'de yazılanları kitap boyunca okuyoruz. Bu yazıları kimin yazdığı ise kitabın son sayfalarında saklı. Gerçekten halen kitabın etkisinden çıkamadım. Birçok şey söylemek istiyorum ama... Kitap boyunca Cd'deki yazıları yazanın yaşamına tanık oluyoruz. Kendisiyle hesaplaşması, gelgitleri, hayal kırıklıkları... etkileyici bir anlatım ve sarsıcı bir üslup... Okumanızı tavsiye ediyorum. (Tuğçe Kara)
Kaç türlü girilirdi anılardan içeri. Hayatın sonunda gelinecek yeri önceden görebilseydik! Uzun aralardan sonra ürkek, bin bir korkuyla kıpırdanırken eskimiş rüyalardaki duygular, teslim olmak tuhaf bir tedirginlikle, ılık, şifalı bir suda yüzercesine önce, tutkulu, gitgide daha tutkulu. (nuri sakar)
--reklam--
Ansızın Günbatımı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ayşe Sarısayın - Ansızın Günbatımı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ansızın Günbatımı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ayşe Sarısayın Kimdir?
Ayşe Sarısayın, 1957 yılında İstanbul'da doğdu. Ortaöğrenimini İstanbul Alman Lisesi'nde tamamladıktan sonra, İstanbul Üniversitesi Kimya Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü'nden (1981) ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'ne bağlı İşletme İktisadı Enstitüsü'nden mezun oldu (1986). Uzun yıllar ilaç sektöründe yönetici olarak çalıştı. Evli ve bir oğlu var, İstanbul'da yaşıyor. Babası Behçet Necatigil'in çeviri şiirlerini (Yalnızlık Bir Yağmura Benzer, Adam Yayınları, 1984) ve aile mektuplarını (Serin Mavi, YKY, 1999, Selma Esemen ile birlikte) yayına hazırladı. Behçet Necatigil'e ilişkin anılarının yer aldığı Çok Şey Yarım Hâlâ adlı kitabı, 2001 yılında yayımlandı (YKY). Denizler Dört Duvar (Can Yayınları, 2003) adlı ilk öykü kitabı 2004 Yunus Nadi Öykü Ödülü'ne, Yorgun Anılar Zamanı (Can Yayınları, 2004) 2005 Sait Faik Hikaye Armağanı'na,Karakalem Resimler (Can Yayınları, 2008) adlı öykü kitabı ise Dünya Kitap dergisinin 2008 Yılın Telif Kitabı Ödülü'ne değer görüldü. Erdal Öz, Unutulmaz Bir Atlı adlı biyografi çalışması ile İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı'nca desteklenen İstanbulum projesi kapsamındaki Beşiktaş, Yollar ya da Anılar Boyunca adlı kitabı 2009 yılında yayımlanan Ayşe Sarısayın'ın son kitabı Kedimin Adı Çamur (2010). Fırsat buldukça Almancadan çeviriler de yapıyor. Siegfried Lenz'den çevirdiği Almanca Dersi (Deutschstunde) romanına (Everest Yayınları, 2012) Dünya Kitap Dergisi 2012 "Yılın Çeviri Kitabı" ödülü verildi.
--reklam--
Ayşe Sarısayın Kitapları - Eserleri
- Ansızın Günbatımı
- Yorgun Anılar Zamanı
- Kedimin Adı Çamur
- Denizler Dört Duvar
- Çok Şey Yarım Hala
- Denize Yazıldı
- Köpeğimin Adı Erik
- Erdal Öz
- Beşiktaş Yollar ya da Anılar Boyunca
- Martılarımın Adı Tahir ile Zühre
- Kaplumbağamın Adı Meraklı
- Karakalem Resimler
--reklam--
Ayşe Sarısayın Alıntıları - Sözleri
- Onca kalabalığa rağmen, yalnız mı hissediyordun kendini, hüzünleniyor muydun zaman zaman? Yıllar geçtikçe çıkarsız, dolambaçsız ilişkilerin özlemini daha çok mu duymaya başlamıştın yoksa?" Ayşe Sarısayın/ Erdal Öz Unutulmaz Bir Atlı (Erdal Öz)
- "Konuşmamak, yaşamayı kolaylaştırır belki." (Yorgun Anılar Zamanı)
- Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk / Hiçbir yere gitmiyor... (Edip Cansever) (Ansızın Günbatımı)
- Ölüleri önce renkler terk ediyor, ölenlerle birlikte hayatımızın renkleri eksiliyor. (Ansızın Günbatımı)
- Yaşadığımız anla sınırlıyız, tüm hayatın o andan ibaret olduğunu sanıyoruz. (Ansızın Günbatımı)
- Beni sevmeni öylesine çok istemiştim ki! Beni alıp götürmeni bekledim. Anlamanı, istemeni... Görmedin ya da göremedin. (Denizler Dört Duvar)
- Gidince bitecek mi bu sıkıntı, duvarları aşabilecek miyim gidince? (Denizler Dört Duvar)
- "Keşke olmasaydı, yaşanmasaydı! " dediğim ama hemen ardından bugünkü kimliğimin oluşmasındaki katkısı nedeniyle 'İyi ki yaşandı! ' diye düşündüğüm bir yığın olay... (Denizler Dört Duvar)
- "Senin de defterin var mı Ayşe?" "Var tabii, bak burada!" "Peki, defterine notlar yazıyor musun Ayşe?" "Yazıyorum Denizciğim. Sonradan çok işe yarıyor bu notlar." "Peki ama zamanın yoksa ne oluyor?" "Ertesi gün yazıyorum." "Yine yoksa?" "Daha ertesi gün." "Yine yoksa?" "Of Deniz, bir ara buluyorum işte." "Hiçbir zaman yoksa?" "Öyle bir şey olmaz. İnsan isterse her şeye zaman bulur." "Zamanın olmadığı bir yer var, ben biliyorum." "Yok!" "Var!" "Neresiymiş?" "Öldükten sonra zaman yok ki..." (Denize Yazıldı)
- " Acının Çok sonra başladığını Kim inkar eder. " - Behçet Necatigil - (Denizler Dört Duvar)
- Elleri, ah, elleri! (Yorgun Anılar Zamanı)
- Sana uzaktan kolay geliyor ama hiçbir şey göründüğü kadar kolay değil. (Köpeğimin Adı Erik)
- "Saldırgan köpek yoktur, onu saldırgan olarak yetiştiren sahipleri vardır." (Köpeğimin Adı Erik)
- "Günler geçer ve çalışır şafağın değirmeni/kim bilebilir ki kimi neyi eksittiğini." (Ansızın Günbatımı)
- ...uzaktan bakışları, gökyüzüyle yeryüzünü birleştiren. (Yorgun Anılar Zamanı)
- Erik'in yokluğunu kabullenebilirim belki çünkü sen varsın. Ama senin yokluğuna asla dayanamam... (Köpeğimin Adı Erik)
- Ne kadar tek başıma olmak istiyorsam o kadar tek başıma değilim. Oysa İstanbul’da kurtulmuş gibiyim. O’ndan korkuyorum, bu beni benden korkmalara kadar götürüyor. Ne kadar özledim edebiyatla iç içe olmayı. O kadar ara verdim ki. Sapsarı üzünçler içinde dönenip duruyorum• *Ankara’ya Kaçış |Erdal ÖZ| (Erdal Öz)
- Git...me dur ne olursun Gitme kal yalan söyledim (Denizler Dört Duvar)
- ...gerçekten ihtiyaç olduğunda günlük kavgalarını bir yana bırakıp ne güzel bir dayanışma içine giriyorlar. İnsanların hayvanlardan öğreneceği çok şey var. (Köpeğimin Adı Erik)
- "Kar yağarken ısıtmaz ki terlikler." (Yorgun Anılar Zamanı)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin