Kitap Künyesi
Yazar: Fatih Duman
Yayın Evi: Selis Kitaplar
İSBN: 9786059311076
Sayfa Sayısı: 208
--reklam--
Çanakkale'den Cennete Bir Yol Gider Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bir toprağı vatan eylemek için oralara sadece gönül vermek değil, canını vermek gerekir. Vatanın sahibi toprağın üzerinde yaşayanlar değil, toprağın altında uzanmış ölümü bile korkuturcasına kıyamet gününü bekleyenlerdir. Ve Allah’a inananlar bilirler ki, ölmeyen ölüler de vardır. Bedeni ölse de ölmeyenler, bu âlemden göçse de göçmeyenler…
Anadolu, bir dava uğruna asırlık bir yürüyüşe çıkanların yurdudur. İlahi bir muştu ile atlarını doludizgin koşturanları bağrına basmıştır. Anadolu, sinelerini ilahi aşkın ateşiyle dağlamış; gönüllerini yakmış bir mefkûrenin derdi için Orta Asya bozkırlarından yola düşenlerin her karışına destan yazdığı bir diyardır.
Anadolu mazlumun ahına koşanların diyarıydı. Bir tek insanın hakkına girmemek için geçtiği yolda yediği meyve ağaçlarının dallarına dahi ücretini bırakan, lakin mesele vatan olduğu vakit her biri birer küheylana dönüşen, gönlünde iman ateşi ile ölümü dahi korkutan yiğitlerin, “bebem anasız, babasız büyür ama vatansız büyüyemez” diyen anaların oğullarıyla yan yana şehadete koşanların yurduydu Anadolu.
Ve 1915 yılında, Çanakkale diye bir yerde bütün dünyaya vatanın ne olduğunu öğretenler vardı...
--reklam--
Çanakkale'den Cennete Bir Yol Gider Alıntıları - Sözleri
- Öyle gelmiştir, öyle gelinmiştir ve ölerek dirilmiştir bu toprağa can verenler...İ’la-yı kelimetullah davasına ses verenler buralarda ölmüş ama davayı diriltmişlerdir...
- Zira insan yenildiğinde kaybetmez inanmadığında kaybeder. Ve bilin ki dünya ilelebet bu günleri anlatacak. Analarının kuzuları vatanlarını ezdirmedi, mukaddesatını çiğnetmedi diye yazılacak tarihe.
- Ve anlatmaya devam etti Hüseyin Efendi: " İşte o an anladım her şeyi. Biz mukaddesat için, Allah için, vatan için savaşıyorduk. Onlar ise zulüm içib ölüm için ve Allah'a düşmanlık için geliyorlardı. Ve Allah bizimleydi. Öyle inanıyor, öyle hissediyor ve hatta görüyorduk gözlerimizle.."
- Vakit mahdut, düşman zalim, dert büyük lakin ALLAH kerim...
- Yaşamak yaralanmakla aynı manaya geliyordu.
- Şehit olanlar ölmez"diyorlar ana!Ben de ölmedim...
- “Herkes ölür lakin herkes yaşamaz diye bir söz duymuştum sen yaşlardayken. O vakitler anlam verememiştim bu söze Yusuf. Ne denmek istediğini çözememiştim. Sonraları, çok sonraları anladım ki ölmek de bir rütbedir. Ölebilmek diye bir şey vardır. Ve her yaşayan ölse de her ölümü yaşamış sayılmıyor. Ve hem ölüm dediğin de bir kıymeti var. Yaşam dediğinin de.. Neden, ne için ne uğurunda can verdiğinmiş esas önemli olan. Yoksa ölüme engel olamıyoruz elbette. Lakin vatan uğurunda, din uğurunda, namus uğurunda ölmek, ölmek demek değilmiş. Onlar ölü değilmiş. Onca ölümü gördüğüm vakit anladım ben bunu. Ve söz hakikatmiş ki herkes ölse de herkes yaşamıyor..”
- Fatih'ler, Selim'ler, Süleyman'lar, Murat'lar unutulsun. Birer hatıradan ibaret bile olsa kalmasın isimleri. Torunları onları bir daha hatırlamasın, yalnızca eski vakitlerin destanlarını okur gibi, birer hayal gibi bilsin ama ne gönüllerinde ne zihinlerinde yaşatsın onları. Lakin bilmezler ki millet dediğin unutmaz. Aç kalır, aşsız kalır, evsiz ve barksız kalır, üzerine giyecek bir çul olsa bulamaz belki, başını koyacak bir yastık bulamaz ama vatan dediği kuru toprağın üzerinde yatar ve yine de teslim olmaz. Zira her şey alınabilir bu milletin elinden lakin gönlündeki iman alınamaz.
- Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz. Gelmişiz dünyaya millet nedir öğretmişiz. - Mehmet Akif Ersoy -
- “Zira bazen susmak söylemekten daha çok şey anlatırdı.”
- “Vatan sevdası insana yaşam sevdasını unutturuyor.”
- Giden bir ölüyor, kalan bin ölüyordu...
- İnsan işte bir yanı hep hüzün...
- Bunlar birer hikâye değil, efsane değil olsa olsa toprağa kanla yazılmış destandır bu.
- Anam ...Ne çok isterdim şimdi kokunu genzime çekip dizinde uyumayı ... Ne çok isterdim bir parça ekmek de olsa onu yerken yüzüne bakmayı .. Ama nasip ana , nasip ... Ve bir şey daha bilirim ana. Buradan dönmek yoktur . Ben geri dönemem ana. Sofrada artık benim yerim de boş kalacak , kitaplarım öylece duracak ve kapıda olmayacak çarıklarım . Döşeğim de sen yat anam. Nolur , o kuru yerde yatma gayri. Ben gelirken ahırdaki o son öküzü satıp da boynuma astığın para tamı tamına bende duruyor .Sana geri gönderiyorum onu anam. Al onu , hepsi senindir .Kimseye muhtaç olma. Ve bu mektubu aldığın vakit bil ki ben, Hacı Ali , senin evladın .. Dedem gibi , babam gibi vatan için ölümüne çarpıştım . İçin rahat olsun . Bastığın toprağın bedeli ödendi anam . Unutmayasın. Ve müjde olsun sana anam artık sen de şehit anasısın . “Şehit olanlar ölmez” diyorlar ana! Ben de ölmedim .. O Gül kokan elllerinden hasretle öperim... Oğlun , Hacı Ali’n ... —————————- Kitabın kapağındaki çocuk şehidimiz Hacı Ali .. Gözlerine bakınca , Annesine yazdığı mektubu hatırlayınca yüreğim sıkışıyor .. Hacı Ali ve niceleri daha çocuk yaşta cephede vatan için düşman ile savaştılar . Onlar sadece bedenen yanımızdan ayrılarak bir karış toprağımızı bile düşmana nasip etmediler .. Ruhları şad olsun ..
--reklam--
Çanakkale'den Cennete Bir Yol Gider İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitabı. Okurken bir ara dalıp uyudum ve rüyamda Çanakkale savaşında siperlerin arasında idim etrafta bombalar patlıyor, kitap ta ismi geçen hacı ali ve Seyfullah ı arıyorum. Bi anda uyanınca kitaba sarılıp kaldığım yerden okumaya devam ettim.... (Muhammed Yunus)
BASTIĞIN YERLERİ TOPRAK DİYEREK GEÇME! TANI, DÜŞÜN ALTINDA YATAN BİNLERCE KEFENSİZ YATANI. Herkese Selam! Çanakkale savaşıyla alakalı okuduğum ilk eser. Duygu yüklü... Manevi bir huzur veren yüreğe... Her Müslümanı derinden etkileyip, böyle askerleri olduğu için şükrettiren bir kitap. Kitabı okurken çok hüzünlendim ve bir o kadar gurur duydum. Daha çocuk yaşta olan dedelerimiz bu topraklar için canlarını verdiler. Vatan için, ezan için, bayrak için, kur'an için, İslam için... Tıpkı bugün olduğu gibi! Peki biz bu toprakların üzerinde onlara yakışır bir şekilde yaşıyor muyuz? Yanlızca size değil kendime de soruyorum, bence hayır! Topraklarımızı elimizden almaya çalışan insanlara özeniyoruz, batıya özeniyoruz. Düşman topraklarımıza adımını atamadı ama beyinlerimizi, düşüncelerimizi eline geçirdi. Allah hepimizi zalimin şiddetinden korusun ve bizleri şehit olan dedelerimize layık insanlar kılsın. Ve son olarak bu güzel insanlarla aynı vatana sahip olmak her kişiye nasip olmaz ve nasip olduysa şükürü de bir o kadar çok olmalıdır. Bu yazımı sonuna kadar okuduysan şehitlerimiz için bir Fatiha okuyabilirsin. Allah, başta yazarı Fatih abiden sonra bu kitaba emeği geçen herkesten razı olsun.. Selam ve dua ile... (Hatice)
Çanakkale Zaferini sadece tarihsel boyutu ile inceleyen kitaplar bana biraz sıkıcı gelmiştir. Fatih Duman bu eserinde tarihi de anlatırken Hacı Ali ve Seyfullah adlarındaki 15 yaşlarında iki delikanlının vatanı müdafaa için cepheye gidişlerini duygu dolu bir şekilde, yaşarcasına anlatmıştır. 1965 yılında Yusuf adında bir üniversite öğrencisinin Çanakkale gazisi Hüseyin Efendi ile mülakat yapması ile başlar herşey ve Hacı Ali ile Seyfullahın hüzünlü hikayeleri açılır önümüzde. Özellikle gençlerin okumasını çok tavsiye edeceğim, her yaştan okura hitap eden güzel bir kitaptı. (Hayâl Bakanı)
--reklam--
Çanakkale'den Cennete Bir Yol Gider PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Fatih Duman - Çanakkale'den Cennete Bir Yol Gider kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Çanakkale'den Cennete Bir Yol Gider PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Fatih Duman Kimdir?
1987 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesinde doğdu. Çatalca İmam Hatip Lisesini bitirdikten sonra 2006 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesine başladı. Bir dönem Ürdün Devlet Üniversitesi'nde de öğrencilik yapan Fatih Duman Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi dördüncü sınıfında öğrenimine devam etmektedir.
Buruciye Edebiyat, Dikili Ekin ve Ferda gibi dergilerde yazı ve şiirleri yayınlanan Fatih Duman pek çok kurumun düzenlediği şiir ve makale yarışmalarına katılmış ve ödüler almıştır. 2007 yılından beri de Ferda Edebiyat ve Kültür Dergisinin editörlüğünü yapmaktadır.
--reklam--
Fatih Duman Kitapları - Eserleri
- Yandık Elhamdülillah
- Pir-i Türkistan
- İsimsiz Kitap
- Ah
- İlm-i Aşk
- Doğuda Aşk Böyle Yazılır
- Ene 'Sus Ey Nefsim'
- Sır: Aşıklar Ölmez
- Düş Yanığı
- Aşk Varsa Kusur Yoktur
- Miftah
- Çanakkale'den Cennete Bir Yol Gider
- İkra
- Dem
- Kızılelma 1 - Anadolu
- Kızılelma
- Âmâ
- Dağıldık Allah’ım Sen Topla Bizi
- Lâl
- O Balonda Babamın Nefesi Var
- Cenazene Mahalle Bakkalı Gelir
--reklam--
Fatih Duman Alıntıları - Sözleri
- RİVAYET EDERLER Kİ Ayasofya'nın inşası bitip de tamam olduğu vakit o ulu mabedi görenler gözlerini hayretle açmış ve böyle bir mabedin insan gücüyle yapılamayacağına inanmışlardır. (Miftah)
- Yapmayıp merak edeceğime, yapar pişman olurum.. (Âmâ)
- "Allah" dedi birden, "dünyayı insan için var etti doğru, lakin insanı dünya için değil. Dünyaya sahip olmak için değil Allah'ın kudretine şahit olmak için geldik." (Âmâ)
- İnsan dediğin derdi kadardır. (O Balonda Babamın Nefesi Var)
- DERLER Kİ KONSTANTİNİYYE ahalisi kendi dindaşlarından bunca zulmü gördükleri günden sonra başlarına gelecek her bir felaketi düşünmüş ve bunca zulümden kurtuluşu elbet bir gün geleceklerini bildikleri Türklerde görmüşlerdir. (Miftah)
- İnsan ölür, lakin dava ölmez oğul. (Kızılelma 1 - Anadolu)
- İnsan "Allah'a imanım var" diye kendine bir an bile olsa güvenmesin. Zira içinde iman vardır sahi lakin nefsi de vardır. Kendine, kendi nefsine güvenmek Müslümanlık alemeti değildir. Müslüman olan kişi kendine değil Allah'a güvenir. (O Balonda Babamın Nefesi Var)
- “Gönlüme girdin” demişti bana. “Gönlüme girdin...” Oysa ben birinin gönlünde yer edecek biri olduğuma inanmamıştım hiç. (Âmâ)
- Kendi ölümümü kendim taşıyorum her an yanımda. (Sır: Aşıklar Ölmez)
- Ölümü anlatmak köre güneşi anlatmak gibi... (Sır: Aşıklar Ölmez)
- Köre nedir köre ne? Görenedir görene... (Cenazene Mahalle Bakkalı Gelir)
- "Tarih bana aslında bir tek şey öğretti: büyük insanların, imtihanlarıda büyük olur. " (Ah)
- Bunlar birer hikâye değil, efsane değil olsa olsa toprağa kanla yazılmış destandır bu. (Çanakkale'den Cennete Bir Yol Gider)
- " İyiyim" diyordu. Gerçi insan böyleydi kötü olsa bile "Nasılsın" diye sorulduğunda "İyiyim" derdi. (Âmâ)
- Allah isterse olmaz da olur. (Sır: Aşıklar Ölmez)
- Ve anlatmaya devam etti Hüseyin Efendi: " İşte o an anladım her şeyi. Biz mukaddesat için, Allah için, vatan için savaşıyorduk. Onlar ise zulüm içib ölüm için ve Allah'a düşmanlık için geliyorlardı. Ve Allah bizimleydi. Öyle inanıyor, öyle hissediyor ve hatta görüyorduk gözlerimizle.." (Çanakkale'den Cennete Bir Yol Gider)
- Bazı insanlar ne kadar çok direniyorlar anlamamak için... (Dağıldık Allah’ım Sen Topla Bizi)
- ... Meydanı doldurup Ayasofya'ya hayretle bakan ahalinin kimi gördüğünü bir rüyaya yoruyor kimi inanamıyor kimi inansa da aklı almıyordu. Zira öyle ulu bir mabet, böyle büyük bir kubbe nasıl oluyor da ayakta duruyor diye düşünüyorlardı. Zira sanki YER DEĞİL DE GÖK TUTUYORDU mabedi. (Miftah)
- Allah şehirleri fethedenleri değil gönülleri fethedenleri unutturmaz (Pir-i Türkistan)
- Lakin zaman bir garip derviş, bir lahza olsun yerinde duramıyor. Her an bir nehir gibi akıp gidiyor işte. (İsimsiz Kitap)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin