Kitap Künyesi
Yazar: Fatma Barbarosoğlu
Editör: Cem Küçük
Derleyen: Gülcan Tezcan
Tasarımcı: Kenan Özcan
Yayın Evi: Profil Yayıncılık
İSBN: 9789759962296
Sayfa Sayısı: 250
--reklam--
Cumhuriyet'in Dindar Kadınları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Resmi tarih, kadınları “çağdaş kadın” paydasında eşitledi. Eşitliğin dışında kalanlar görünmeyecek, bilinmeyecekti. Oysa Cumhuriyet’in bir de dindar kadınları vardı. Hayatları geçmiş ile gelecek arasında kurulmuş köprü... Hayatlarının kimyası gayret, hizmet, edep ve zerafet olan kadınlar...
Şimdiye kadar hep toplu bir resim olarak algılanan dindar kadınları; Fatma K.Barbarosoğlu, bireyin hikâyesi ile devletin hikâyesinin kesişme noktaları üzerinden ele alıyor.
Aslında bu hikâyeyi biliyorsunuz, fakat daha önce hiç “okuma”dınız.
Okuduğunuzda hayatınız değişmeyecek, ama hayatınıza bakışınız değişecek.
--reklam--
Cumhuriyet'in Dindar Kadınları Alıntıları - Sözleri
- Cemil Meriç der ya hani "inanmayanlar inananların imanını kıskanır "diye..
- Anlatılmayan hikâye, yaşanmamış hayattır.
- Her hayat sadece yaşanmış olduğu için, yani zamanın ve mekanın izlerini barındırdığı için kendiliğinden kıymetlidir.
- Allah'a emanet edilmiş bir evlat için telaşı edebe aykırı bulacak kadar takva sahibidir.
- Şükrün olmadığı yerde bereketin olmayacağına inanıyor.
- İslam ahlakını daha iyi anlatabilmek için sürekli okumaktadır. İçinde doyurulamamış bir açlık olarak bekleyen her konuya bilimsel bir açıklık getirme merakı gittikçe büyümektedir.
- Her gün dua eder Fatma Hanım "Yarabbim, beni ilim ile imanı mecz etmiş insanlarla karşılaştırır" diyerek.
- "Söz bitti, ama biz konuşmaya devam ediyoruz."
- "Dindar insanların pek çoğu namazını kılıyor da neden tesettüre riayet etmiyor? Tesettür bir Anadolu kıyafeti mi? Tesettür bir gelenek mi? Allah'a kulluk edeceksem mükemmel bir kul olmak için ne yapmam gerekiyor?
- İslam dininin yüceliklerini,Resulullah Efendimizin hayatındaki incelikleri anlamalı anlatmalıdır. Bulutlara bakıp uzun uzun düşünmektedir.Bulutun bile onu çöl sıcağında takip ederek yalnız bırakmadığı Peygamber'e aşkı öylesine derindir ki, içindeki sıkıntının buhrana dönüşmesini ancak bu aşk engelleyebilmektedir.
- Fakihe Hanım bir evde çoluk çocuk çalışıldığı halde bereket olmadığı için insanların yine de geçim sıkıntısı çektiklerini düşünüyor. Şükrün olmadığı yerde bereketin olmayacağına inanıyor. Evde tek bir kişi olduğu halde her gün gidip Halkekmek'ten alıyor ekmeğini. Çünkü elli bin liraya satılan ekmek varken yüz bin liraya satılan ekmeği almanın doğru olmadığına, bereketi öldüreceğine inanıyor ve alış-verişi daima pazardan yapıyor.
- Sadece materyalist ahlak değil, aynı zamanda Kemalist anlayışın en uç noktada tecimleştirildiği bir eğitim anlayışı vardır. Atatürk ile tokalaşanların günlerce elini yıkamadığı, sağ eline "o dokundu " diye hiçbir şeye el sürmeden yaşayışlarının dilden dile anlatıldığı yıllar. Her 10 Kasım günü beyaz yakalar, beyaz kurdeleler hatta yakanın takıldığı beyaz düğmeler bile sökülmektedir. Herkes ağlamalı, her yer kapkara olmalıdır.
- Nuran Hanım "Erkeklerin yanında gelinlik giyilmez. Gelinlik bir genç kızın en güzel halidir." diyerek pardesü ile nikaha gider.
- "Her hayat sadece yaşanmış olduğu için, yani zamanın ve mekanın izlerini barındırdığı için kendiliğinden kıymetlidir..."
- "Her hayat sadece yaşanmış olduğu için, yani zamanın ve mekanın izlerini barındırdığı için kendiliğinden kıymetlidir."
--reklam--
Cumhuriyet'in Dindar Kadınları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Cumhuriyet'in Dindar Kadınları..!: Fatma Barbarosoğlu hanımefendinin yazmış olduğu bu kitap cumhuriyetin ilk dönemlerinde memleketimizde kapalı hanımların kapanma şekli, kapanmada yaşadıkları süreçler, bu kapalı kadınların danıştıkları ve bağlandıkları şeyh efendiler hakkında bilgiler içeriyor. Faydalı mülahazalar elde etmek için birebir. (Ahmet Mücahit)
Günümüz dindar gençlerinin mutlaka okuması gereken bir kitap. Cumhuriyet tarihinde dini bir hayat yaşamak isteyen kadınlar nasıl mücadeleler verdi, hangi yollardan geçti? Özellikle şimdi ki gençlerimizin her birinin okuması gerekli. Güçlü dindar kadın profilini tanıyacaksınız bu kitapla. Hem çalışan, hem sosyal faaliyetlerde bulunan aktif kadın profilini. Başımızı örtmek bu kadar kolay mıydı? Bir kadın başını örttüğü için ne tür tacizlere maruz kaldı? Yazılanlar sadece küçük bir kısmı... Kitapta daha 28 Şubat dönemi bahsedilmemiş bile... Severek ve üzülerek okudum. Her birimize örnek olması duasıyla... (Nur Hatice Kübra Taşdemir)
Muhteşem bir kitaptı. Her genç kızın okuyup örnek alması gereken birçok hanım var. Allah onlardan razı olsun.İslamın (tesettür, hac ibadeti, namaz gibi.)yasaklandığı dönemde ailelerinin ve Rabbimin yardımıyla nasıl mücadele verdiklerini ve bu yolda zorluklar çektiklerini okuduğumuzda anlıyoruz. Türkiyede yasaklanan ve tahrib olan bir din varken Allah razi olsun kasaba kasaba gezip cahil görülen halka eğitim veren ve ögretmen olup da ögrencilerine islamı anlatıp kalblerini yumuşatan hanımlardı. Bu kitabı okuduğunuzda Onların bu muhteşem mücadelesine eşlik ediyor ve onlarla imanımızı bir kez daha güclendirme fırsatı buluyoruz. Ya da eksik olan şeyleri sorgulayıp onlar gibi olmak için mücadele veriyoruz. (H)
--reklam--
Cumhuriyet'in Dindar Kadınları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Fatma Barbarosoğlu - Cumhuriyet'in Dindar Kadınları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Cumhuriyet'in Dindar Kadınları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Fatma Barbarosoğlu Kimdir?
Fatma Karabıyık Barbarosoğlu (d. 1962, Afyon) Sosyoloji doktoru, hikâyeci, roman yazarı. Yeni Şafak Gazetesi'nde köşe yazıları yazmaktadır.
Ortaöğrenimine, son yıla kadar, İstanbul'da devam etti, daha sonra 1980 yılında Afyon Lisesi'nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nden 1984 yılında mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini, aynı bölümde "Türk-İslam Felsefesinde Tasavvufî Eğitimin Değerlendirilmesi" başlıklı bir tez hazırlayarak 1987 yılında tamamladı. İ.Ü. İktisat Fakültesi Sosyal Yapı-Sosyal Değişme Anabilim Dalı'nda "Modernleşme Sürecinde Moda-Zihniyet İlişkisi" başlıklı teziyle sosyoloji doktoru oldu. Söz konusu tezi, "Moda ve Zihniyet" adı ile İz Yayıncılık tarafından 1995yılında yayınlanmıştır.
Akademik çalışmalarının yanı sıra edebiyat ile de meşgul olmuştur, roman, hikaye ve deneme türünde birçok kitap kaleme almıştır.
--reklam--
Fatma Barbarosoğlu Kitapları - Eserleri
- İmaj Ve Takva
- İçimdeki Sazlar Başka Söz Başka
- Şov ve Mahrem
- Hakikat İncinmesin
- Gün Akşamsızdır
- Ahir Zaman Gülüşleri
- Son On Beş Dakika
- Senin Hikayen
- Sözün ve Sükûtun Renkleri
- Moda ve Zihniyet
- Hayat Teselli Olmaktır
- İki Kişilik Rüyalar
- Mutluluk Onay Belgesi
- Hiçbiryer
- Fatma Aliye: Uzak Ülke
- Cumhuriyet'in Dindar Kadınları
- Uzak Ülke
- Acı Deniz
- Yaşadığımız Şehir - Otobüsname
- Rüzgar Avı
- Hatıra Kadar Narin, Hafıza Kadar Zalim
- Okuyucu Velinimetimizdir
- Ramazanname
- Medya Senfoni
- Kamusal Alanda Başörtülüler
- Bahçeler Sokaklar
- Sözüm Söz
- Medya Senfoni
--reklam--
Fatma Barbarosoğlu Alıntıları - Sözleri
- Sosyal medya cumhuriyetinin sanal vatandaşı olarak kendimizi, dert anlatmaya yeten ya da yetmeyen, 140 karakter ile; ne kadar iyi bir tüketici olduğumuzu ispat etmek niyetiyle mutluluk efekti verilmiş fotoğraf paylaşımları üzerinden ifade ediyoruz. Bu "paylaşımlar" yüzünden, "beriki" bile giderek "öteki" haline geliyor. (Mutluluk Onay Belgesi)
- Vakte sohbet edebildiğimiz sürece egemen olacakmışız gibi durmadan konuşuyoruz. Ama hep dünü. Dünü konuşmak güzel. Bugünü konuşmak yavan. Ne zaman bugünü konuşmaya kalksak evler, arabalar, yazlıklar, tatil köyleri devremülkler giriyor odaya. Bize hiç bir yer kalmıyor. (Senin Hikayen)
- Ölülerimiz bile bize ölümü hatırlatamıyor. (İmaj Ve Takva)
- Yalnız olmak mesele değil. Ama kalabalıkların içinde yalnızlık sürekli izah bekleyen bir problem gibi duruyor. (Ahir Zaman Gülüşleri)
- ...Dinlemeseydin soylemeyecekti... (Ahir Zaman Gülüşleri)
- Modanın zevklere ve tercihlere bağlı olan değişim lokomotifi, tesettürün dini ilkelere bağlı olan değişmezlik anlayışı ile uyum içinde olabilir mi?... (Şov ve Mahrem)
- “Dostluk, ortak tarihi olanların yazdığı bir kitaptır.” (İki Kişilik Rüyalar)
- Kime söyledim? Hiç kimseye. İçime içime. Baktım içim doldu. Dolmasın dedim. Neticede atalarım istiridye değildi, içime attıklarımdan inçi çıkarabilecek kapasitem yok (Mutluluk Onay Belgesi)
- Modern toplumlarda, modanın daha hızlı bir şekilde yayılması tüketim toplumunun özellikleriyle ilgili olduğu kadar aynı zamanda modern insanın cemiyet içindeki yalnızlığıyla da alakalıdır. Bu noktada farklı olma ve faklı olmama isteğinin çatışması daha belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. Modayı takip ederken fert, kendinden üstün gördüğü modayı takip edenler grubundan ayrı olmamak için onlarla arasındaki bütün farkları gidermeye çalışmakta; diğer yandan kendi içinde bulunduğu küçük grubun insnaları arasından seçilerek göze çarpmak istemektedir. (Moda ve Zihniyet)
- Modanın toplumsal, ahlaki ve dini bir değeri yoktur. (Moda ve Zihniyet)
- Biz çok ilimden ziyâde, az edebe muhtacız.. (Okuyucu Velinimetimizdir)
- “Kendin için okursan her öğrendiğini onlara satmak zorunda kalmazsın.” (İki Kişilik Rüyalar)
- "Sanki çok yakındasın. Aynı ağacı görüyoruz, aynı kuşların sesini işitiyoruz gibi bir his var içimde.." (Hiçbiryer)
- Annem daima ağaçtı. Gölge eden, koruyan, kollayan, meyve veren bir ağaç. (Hayat Teselli Olmaktır)
- Siyahlar siyahlığını beyaza,beyazlar beyazlığını siyaha borçlu ha. (Medya Senfoni)
- Sekülerleşmenin ikinci safhasında ise din önemsizleştirilerek dini ifadelerin kullanılması tamamen terk edilir. Mesela "Allah'a emanet olunuz" yerini "kendine iyi bak"a bırakır, "Allah'a ısmarladık" yerine "hoşça kal", "Selamün Aleyküm" yerine "iyi günler" ifadesinin kullanılmaya başlanması dinin kamusal hayattan çıkarılmasıyla doğrudan alakalıdır. (İmaj Ve Takva)
- Oysa kadınlar en çok birbirilerini eziyor. En çok birbirlerinin üzerinden politika üretmeye kalkıyor ve en çok birbirlerini yok sayıyor. (İmaj Ve Takva)
- "Kendini tanı.Kendini, yani eriyeni, dağılanı, dumanlaşanı. Sen acılarında ve zilletlerinde aynısın. Rüyaların, hayallerin ve dileklerinle bir başkası." (Şov ve Mahrem)
- İnsanın kaderi pek değişmiyor. Daha doğrusu herkesin kaderinin bir teması var, hayat itinayla o temaya dair hikayelerle dolduruyor o defteri. Ama çoğumuz kaderimizin ana temasının ne olduğunu hiç bilmiyoruz… (Hatıra Kadar Narin, Hafıza Kadar Zalim)
- "Aslolan kendi sesini duymaksa, gönül sesi neylesin kulağı." (Gün Akşamsızdır)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin