Kitap Künyesi

Yazar: Rene Girard

Çevirmen: Ali Berktay

Yayın Evi: Alfa Yayıncılık

İSBN: 9786051717500

Sayfa Sayısı: 606

--reklam--

Dünyanın Kuruluşundan Beri Gizli Kalmış Sırlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

René Girard, insan kültürünün mimetik arzunun gerçekleşmesinden doğduğu temelinden yola çıkar. Doğamız gereği başkalarının istediğini isteriz, bu da çatışmaya, sonunda da şiddete yol açar. Dünyanın Kuruluşundan Beri Gizli Kalmış Sırlar son derece özgün bir küresel kültür teorisini sunuyor okurlara. René Girard bu çok önemli eserinde şiddetin işlevini, mimesis ve günah keçisi mekanizmasını toplum ve din tarihinde keşfe çıkıyor. Girard’ın vizyonu edebiyat, antropoloji, felsefe ve psikanalizdeki geleneksel bakış açılarına parlak ve tahrip edici bir meydan okuma.

Dünyanın Kuruluşundan Beri Gizli Kalmış Sırlar aynı zamanda Girard’ın bugüne kadar ürettiği fikirlerin de eksiksiz bir özetini sunuyor.

Dünyanın Kuruluşundan Beri Gizli Kalmış Sırlar Alıntıları - Sözleri

  • "Ne kadar karmaşık olursa olsun, eninde sonunda çözümlenmeyecek hiçbir muamma yoktur."
  • "Kutsal, şiddettir ama dinsel alanda şiddete tapılmasının nedeni onun barış getirmek için gerekli olmasıdır; dinsellik olduğu gibi barışa yöneliktir, ama bu barışın yolları asla kurbanın şiddetinden yoksun değildir."
  • "Geri kalan zamanlarda son derece pısırık bir görüntü çizen dinsel kuramlar, ritüellerde hakikaten inanılmaz bir gözüpeklik içine girerler."
  • Arzu nesnesi, Freud'un düşündüğü gibi 'kanun' tarafından değil, onu arzularken bize de onu arzulanacak bir şey olarak gösteren kişi tarafında erişimimizin yasaklandığı nesnedir.
  • "Kutsal, şiddettir ama dinsel alanda şiddete tapılmasının nedeni onun barış getirmek için gerekli olmasıdır; dinsellik olduğu gibi barışa yönelliktir, ama bu barışın yolları asla kurbanın şiddettinden yoksun değildir.."

Dünyanın Kuruluşundan Beri Gizli Kalmış Sırlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Rene girard toplum ve din tarihinde son derece özgün teoriler sunuyor . İlk 20 sayfa biraz sıkıcıydı yada ben kitaba adapte olamadım ama güzel okumaya değer . Keyifli okumalar (Aynur kaval)

RENÉ GİRARD: 'SIRRIMSIN SIRDAŞIMSIN' İnsanı vurgun yemişe döndüren yazarlar vardır. Metafizik olmayan bir anlamını da benim yüklediğim (yâhut; bana o anlamla kendini açan) 'Hakîkat' kavramını olur-olmaz kullanmayı sevmiyorum; fakat başka türlü nasıl anlatacağımı da bilmiyorum: Bu yazarlar, Hakîkat'e ve bizim hakîkatimize doğru baktıkları için olmalı bu hissiyât... Çok erken yaşta tanıdığım René Girard da böylesi âdemlerden. O yaşlarımda neler hissettim bilmiyorum; fakat "Şiddet ve Kutsal"ı bir tren yolculuğunda okuduğum zaman, gittiğim şehre değil de daha sonradan hepten o yolun yolcusu olacağım Hakîkat'in dînî/mitolojik diyârına yaklaştığımı -ifâdeden âciz olsam da- duyumsuyordum galiba. Üstelik 'o belde'ye giden raylar, edebiyâtın diliyle döşenmişti... Yıllar içinde geldiler: Deyim hâli genlerime kazınan "Günah Keçisi"; bâzı satırlarının hâfızı olduğum "Romantik Yalan ve Romansal Hakikat"; onu vâsıta kılarak beni anlattığını düşündüğüm "Dostoyevski/Yeraltı İnsanı"... Diğer kitapları, hiç hoşlanmadığım/beceremediğim 'hazzı erteleme' niyetiyle beklerken, özlediğim bir dostu birdenbire görmüşüm gibi çıkagelen: "Dünyanın Kuruluşundan Beri Gizli Kalmış Sırlar"... *** 'Hakîkat' gibi özel anlam yüklediğim ve ayağa düşürmekten korkup sık kullanmamaya gayret ettiğim 'ufuk-açıcı' tâbirini Girard için kullanmayacaksam, ne güne saklayacağım? Ufuk açmak, 'iki kere iki dört eder' realitesini vermez bana göre; 'acaba eder mi?' sorusunu da sordurur. Hattâ 'bu kadar da uçulmaz' bile dedirtir: O uçuyor diye biz de uçmak zorunda değiliz zâten; fakat yürüyüşümüzdeki edâyı etkilediğini, çoğu kez de faydası olduğunu görürüz. Bu kitap için ne güzel söylemiş Michel Serres: "Darwin'in doğa bilimleri için yaptığını, René Girard beşerî bilimler için yapıyor." Ne yapıyor: Aristoteles'ten devraldığımız Mimesis'i (özün özü kabîlinden, 'taklit' diyelim mi?), Doğa'ya, doğamıza (yâni Hakîkatine) götürüyor. "Arzunun mimetik modele doğru sapma eğilimi"ni diyelim (hayvanı büyük parantezle başta ve dışta tutuyorum); mitolojiye, kutsala, felsefeye, antropolojiye, psikanalize, edebiyâta; özcesi, her bir parçamıza bakarak 'görüyor'. *** Mitlerle hemhâl olanların hayret nazarıyla idrâk ettiği 'hiçbir şeyin değişmediği' (s.208) sırrını fâş ediyor Girard. Kendimize rağmen -Nietzsche'nin metaforuyla- kaybettiğimiz ve hep aradığımız rahmi, 'şiddetle' aramaya devâm etmek için... (Kerem)

Dünyanın Kuruluşundan Beri Gizli Kalmış Sırlar PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Rene Girard - Dünyanın Kuruluşundan Beri Gizli Kalmış Sırlar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Dünyanın Kuruluşundan Beri Gizli Kalmış Sırlar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Rene Girard Kimdir?

René Girard (25 Aralık 1923, Avignon) Fransız edebiyat eleştirmeni, antropolog, filozof. Eserleri antropolojik felsefe içinde değerlendirilmektedir.

Sayısı 30'u bulan eserleriyle edebiyat eleştirisi, eleştirel teori, antropoloji, teoloji, mitoloji, sosyoloji, iktisat, kültürel çalışmalar ve felsefe gibi birçok akademik alanda etkili olmuştur. Eserlerinin farklı alanlardaki alımlanması farklı olsa da, hakkında her geçen gün yeni çalışmalar yapılmaktadır.

--reklam--

Rene Girard Kitapları - Eserleri

  • Dostoyevski
  • Romantik Yalan ve Romansal Hakikat
  • Günah Keçisi
  • Şiddet ve Kutsal
  • Dünyanın Kuruluşundan Beri Gizli Kalmış Sırlar
  • Kültürün Kökenleri
  • Sanatın Dönüşümü
  • Clausewitz'i Tamamlamak
  • I See Satan Fall Like Lightning

--reklam--

Rene Girard Alıntıları - Sözleri

  • Yine yırtık cebime koymuşum umudu. (Dostoyevski)
  • İstemeyin, size verirler; aramayın, bulursunuz; kapıya vurmayın, açarlar. (Romantik Yalan ve Romansal Hakikat)
  • Hangi ırktan olursak olalım, önceden hazırlanmış dünyalarda yaşadığımızı biliyoruz. (Sanatın Dönüşümü)
  • "Kişide ne kadar çok kurbanlık işareti varsa, yıldırımı başına çekme ihtimali de o kadar fazladır." (Günah Keçisi)
  • Hassas bir kalbe sahipsen dünya seni elbette incitir… (Dostoyevski)
  • "Aynı cehalet, aynı kararsızlık, aynı kişisel tepki eksikliği onları, kendi içlerinden gelen bir telkinin yokluğunda dış çevrenin telkinine boyun eğmeye hazırlamaktadır adeta." (Romantik Yalan ve Romansal Hakikat)
  • Sık sık, şiddetin "akıldışı" olduğu söylenir. Oysa şiddet nedensiz değil; hatta zincirlerinden boşanmak istediğinde kendine gayet ye­rinde nedenler bulmayı da iyi biliyor. Ancak, bu nedenler ne kadar yerinde olursa olsun hiçbir biçimde ciddiye alınamaz. (Şiddet ve Kutsal)
  • "Salgına son vermek için, der kehanet, aşağılık suçluyu şehirden kovmak gerekir." (Günah Keçisi)
  • Yanlış anlama, din­sel inancın temel boyutlarından birini oluşturuyor. Yanlış anlama­nın temelindeki ise ikame kurbandan, onun gün ışığına çıkmamış sırrından başka bir şey değil. Ayinsel düşünce, deneyselci bir biçim­de, şiddete dayalı oybirliği işlemini yeniden üretmeye çalışıyor. (Şiddet ve Kutsal)
  • Şiddet arzusu bir kez uyandı mı, bunun ardından kişiyi kavgaya hazırlayan bazı bedensel değişmeler geliyor. Şiddete adanmışlık du­rumunun bir süresi var. Uyarı sona erer ermez nedeni de ortadan kalkan basit reflekslerle bir tutulmaması gerekiyor bu durumun. Storr, özellikle toplum halindeki olağan yaşam koşullarında, şiddet arzusunu yatıştırmanın, böyle bir arzuyu uyandırmaktan daha zor olduğuna işaret ediyor. (Şiddet ve Kutsal)
  • “Hassas bir kalbe sahipsen dünya seni elbette incitir.” (Dostoyevski)
  • Büyük sanatçı olmanın, insan ilişkilerinde, romanda, paranoyayı kamçılayan koşullarda paranoyaya kendini kaptırmamak demek olduğu söylenebilir. (Sanatın Dönüşümü)
  • "Kutsal, şiddettir ama dinsel alanda şiddete tapılmasının nedeni onun barış getirmek için gerekli olmasıdır; dinsellik olduğu gibi barışa yöneliktir, ama bu barışın yolları asla kurbanın şiddetinden yoksun değildir." (Dünyanın Kuruluşundan Beri Gizli Kalmış Sırlar)
  • Herkes kendini cehennemde yalnız sanır ve zaten onu cehennem kılan da budur. (Romantik Yalan ve Romansal Hakikat)
  • İçgüdüsel olarak, kardeşlik ilişkisini bir sevgi ilişkisi gibi düşün­me eğiliminde oluyoruz ama, aklımıza gelebilen mitolojik, edebi ve tarihsel örnekler hep çatışma örnekleri: Habil ile Kabil, Yakub ile Esav, Eteokles ile Polyneikes, Romus ile Romulus, Aslan Yürekli Ric­hard ile Topraksız john vb. (Şiddet ve Kutsal)
  • Her şeyin iyisi eskidenmiş... (Dostoyevski)
  • Eleştirinin asla sistematik olamayacağını öne sürmek, hiçbir zaman gerçek bilgi olamayacağını öne sürmekle birdir. (Romantik Yalan ve Romansal Hakikat)
  • "Kutsal, şiddettir ama dinsel alanda şiddete tapılmasının nedeni onun barış getirmek için gerekli olmasıdır; dinsellik olduğu gibi barışa yönelliktir, ama bu barışın yolları asla kurbanın şiddettinden yoksun değildir.." (Dünyanın Kuruluşundan Beri Gizli Kalmış Sırlar)
  • MutIu oImanın iki yoIu var: Ya istekIerinizi azaItacaksınız ya da imkanIarınızı zorIayacaksınız. (Dostoyevski)
  • Canavarlık, mitolojinin her yerinde vardır. Bundan çıkarılacak sonuç, mitolojinin durmadan kurban bunalımından söz ettiğidir; ancak, mitoloji bu bunalımdan yalnızca üstünü örtmek amacıyla söz etmektedir. Mitosların, kurban bunalımlarından doğduğunu, bu bunalımların geriye yönelik biçim değiştirmelerinden, bunalımın doğurduğu kültürel düzenin ışığında yapılmış birer yeni yorumdan ibaret olduklarını düşünebiliriz. (Şiddet ve Kutsal)