Kitap Künyesi

Yazar: Josephine Tey

Çevirmen: Betül Cevahircioğlu

Editör: Cem Tunçer

Tasarımcı: Gülay Tunç

Tasarımcı: Burcu Bayam

Orijinal Adı: The Franchise Affair: Inspector Alan Grant #3

Yayın Evi: Sahi Kitap Yayınları

İSBN: 9786057039644

Sayfa Sayısı: 312

--reklam--

Franchise Davası Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Franchise’ın kapalı kapıları ardında yaşananlar çözülmeyi bekliyor.

Marion Sharpe ve annesi kilitli kapılar ardına gizlenmiş sessiz sakin bir kasaba evi olan Franchise’ta huzurlu bir hayat sürüyorlar.

Bir gün polis kapıda masum yüzlü bir genç kızla beliriyor.

Betty Kane’le…

Betty Kane, aile tarafından kaçırılıp işkenceye uğradığını ileri sürüyor. Tutulduğunu iddia ettiği tavan arasındaki camın çatlağına varıncaya kadar detaylı anlatıyor her şeyi.

Betty Kane masum, utangaç, sessiz sakin bir genç kız.

Fakat avukat Robert, bir şeyler döndüğünün farkında.

Acaba gerekli ipucunu dava başlamadan bulabilecek mi?

İngiltere Polisiye Yazarları Derneği tarafından en iyi yirmi polisiye romandan biri seçilen Franchise Davası, ilhamını gerçek bir olaydan alan sürükleyici bir klasik…

“Kusursuz bir üslupla kaleme alınmış…

Birinci sınıf polisiye!” – Los Angeles Times

“Josephine Tey’in özgün karakter yaratmadaki mahareti ve yazım tarzı, onu polisiyenin en iyileri arasına sokmaya yetiyor.” – New Yorker

“Orijinal ve gizemli hikâyeler yazmakta usta Josephine Tey, okurları hayal kırıklığına uğratmayacak.” – Spectator

--reklam--

Franchise Davası Alıntıları - Sözleri

  • Onca yıl birlikte yaşadığın ve sevdiğin insanın yalnızca şu an değil, hiçbir zaman var olmadığını anlamaktan daha yıkıcı ne olabilir? O kadar çok sevdiğin insanın yalnızca seni sevmediğini değil, aynı zamanda hiç umursamadığını ve asla önemsememiş olduğunu? Böyle biri için başka ne kalır ki? Bir daha asla yeşil çimenlere bataklık olduğundan şüphe etmeden ayak basamaz..
  • "Ama", diye itiraz etmişti biri, "suç işlemeyen kibirli ve bencil canavarlar da var. "Çünkü paraları yerine karılarını zulmediyorlar," demişti Kevin. Suçluyu tarif etmek için cilt cilt kitaplar yazıldı fakat neticede bu çok basit bir tanım. Suçlu kendi acil ihtiyaçlarını eylemlerinin asıl sebebi yapmakla tatmin olan kişidir. Onu bencilliğinden kurtaramazsın ancak bencilliğinin harcadığı zahmete değmemesini hoş görebilirsin. Ya da neredeyse değmediğini."
  • Öncelikle bir erkek kırk yaşına kadar evlenmediyse, evlilik hayattan istediği şeylerden biri değildir. Sadece başına gelen bir şeydir; grip, romatizma ya da gelir vergisi talepleri gibi.
  • “İnancın dağları yerinden oynatacağı açıkça söylenir. Zorluk her zaman şudur ki, bir dağı yerinden oynatmak muazzam bir inanç gerektirir ve o kadar büyük inancı toplamak neredeyse imkânsızdır, o yüzden dağlar hemen hemen hiç yerinden oynamaz. Fakat daha küçük olaylar için -şimdiki gibi- yeterince inanca sahip olmak mümkündür.”
  • Marion ona ciddiyetle baktı. "Buna gerçekten inanıyorsunuz, değil mi?" dedi, olağanüstü bir şeyin farkına varan biri gibi. "İnanıyorum," dedi Robert. "Sonunda zaferi iyilerin kazanacağına inanıyorsunuz." "Evet." "Neden?" "Bilmiyorum. Sanırım aksi düşünülemeyeceği için. Bundan daha olumlu ve takdire layık bir şey olamaz."
  • O günün gençliğinin kendilerini darbeye dayanıklı gördüklerini biliyordu; gerçek hayatın sıradan bir vuruşuyla yüzleştiklerinde diğer insanlar gibi tepki verdiklerini öğrenmek güzeldi.
  • Marion ona ciddiyetle baktı. "Buna gerçekten inanıyorsunuz, değil mi?" dedi, olağanüstü bir şeyin farkına varan biri gibi. "İnanıyorum," dedi Robert. "Sonunda zaferi iyilerin kazanacağına inanıyorsunuz." "Evet." "Neden?" "Bilmiyorum. Sanırım aksi düşünülemeyeceği için. Bundan daha olumlu ve takdire layık bir şey olamaz."
  • İnancın dağları yerinden oynatacağı açıkça söylenir. Zorluk her zaman şudur ki, bir dağı yerinden oynatmak muazzam bir inanç gerektirir ve o kadar büyük inancı toplamak neredeyse imkânsızdır, o yüzden dağlar hemen hemen hiç yerinden oynamaz. Fakat daha küçük olaylar için -şimdiki gibi- yeterince inanca sahip olmak mümkündür.
  • İnancın dağları yerinden oynatacağı açıkça söylenir. Zorluk her zaman şudur ki, bir dağı yerinden oynatmak muazzam bir inanç gerektirir ve o kadar büyük inancı toplamak neredeyse imkânsızdır, o yüzden dağlar hemen hemen hiç yerinden oynamaz. Fakat daha küçük olaylar için -şimdiki gibi- yeterince inanca sahip olmak mümkündür.

--reklam--

Franchise Davası İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Franchise'ın kapalı kapıları ardında yaşananlar çözülmeyi bekliyor. Peki neler yaşandı? Gelin detaylı inceleyelim. Marion Sharpe ve annesi Franchise de huzurlu bir hayat sürüyorlar. Bir gün kapılarına polis geliyor ve genç bir kızın yaşadıklarından sorumlu olduklarını söylüyor. Çünkü genç kız aile tarafından kaçırılıp işkenceye uğradığını ileri sürüyor. Hatta tutulduğunu iddia ettiği tavan arasını, camdan gördüklerini en ince detayıyla anlatıyor. Fakat avukat Robert bu davayı çözmekte kararlı davranıp ipuçları aramaya başlıyor. Ortada bir şeyler döndüğünün farkında. Acaba gerekli ipuçlarını bulabilecek mi? 312 sayfa olan kitabımız bu dava ile şekilleniyor. Çok fazla hareket yok. Sakin sakin ilerliyor. Akıcı bir anlatımı var ama heyecan dozu az olduğu için okuyucuyu sıkabilir. İngiltere Polisiye Yazarlar Derneği tarafından en iyi yirmi polisiye romandan biri seçildiği için haklı olarak olaylar gelişirken heyecan arayabilirsiniz. Ama bu kitabın klasik tadında bir polisiye olduğunu bilirseniz çok heyecan arayışına girmezsiniz. Ben olayların nasıl gelişeceğini ve sonucu tahmin ettiğim için beni çok tatmin eden bir eser olmadı. Bunu da belirtmek isterim. Polisiye eserlerde cinayet ve kan okumak istemiyorsanız ama yine de olayları çözmekten keyif alıyorsanız bu kitap tam size göre diyebilirim. Okumanızı tavsiye ederim. (Gizem Kısacıklar)

Konusu: Marion Sharpe ve annesi, kilitli kapılar ardına gizlenmiş sessiz sakin bir kasaba evi olan Franchise’ta huzurlu bir hayat sürüyorlar. Betty Kane… Aile Tarafından kaçırılıp işkence gördüğünü ileri sürüyor. Avukat Robert… Bir şeyler döndüğünün farkında. Acaba işleri dava başlamadan yoluna koyabilecek miydi? İnceleme: Kitap, İngiltere Polisiye Yazarları Derneği tarafından en iyi 20 polisiye romandan biri seçilmiş. Konusu güzel bir kitaptı. Beni biraz yordu okurken. Karışık geldi biraz. Klasik gibi bir kitaptı fakat dili akıcıydı diyemeyeceğim maalesef. Karakter tasvirleri iyiydi. Poliseye tarzı bir kitap. Polisiye severler için tavsiye edebilirim. (Seda Yurt)

Günaydınlar Bugünkü kitabım bir polisiye kitabı. Marion Sharpe annesiyle gözden uzak sakın ve bir o kadar da korkutucu olan Franchise 'ta yaşamaktalar. Bu huzurlu yaşamları kapılarında polis belirince son bulur. Daha 15 yaşında bir genç kız olan Betty Kane ni dövüp bir ay boyunca sakladiklariyla suclanirlar. Avukat olarak Robert i ararlar ve o günden sonra olaylar başlar. Kitabı okurken hep merakla okudum. Acaba kim haklı, kızı kaçırdılar mı, bu kadar detayı kız nereden biliyor diye sorular sürekli kafamda dolaştı. Bir sözle kitap kendini okutuyor merakta biraktiriyor. Kanlı vahşetli gerilim polisiye kitaplarından bikanlar böyle sade ama merakla kendini okutan bu kitabı okuyabilirler. Kitapla huzurla kalın... . . pikachunungunlugu_ sahi_kitap #franchisedavası #sahikitap #ilkaneninkitapları #polisiyeroman #polisiye #kitapsevgisi #kitap #kitapokumakgüzeldir #kitapaşkı #kitaplar #kitaptavsiyesi #book #books #bookstagram #like #likeforlikes #keşfet (İlkane Susam)

--reklam--

Franchise Davası PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Josephine Tey - Franchise Davası kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Franchise Davası PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Josephine Tey Kimdir?

Josephine Tey (1896-1952) gizem romanlarıyla tüm dünyada tanınan İskoçyalı yazar. Gerçek adı Elizabeth Mackintosh olan yazar Gordon Daviot adıyla da tarihsel oyunlar yazdı. Josephine Tey ismiyle yazdığı beş romanın da kahramanı Scotland Yard polis memuru Alan Grant’tır. Serinin en çok bilinen kitabı Zamanın Kızı, 1991 yılında Crime Writers Association tarafından tüm zamanların en iyi polisiye romanı seçildi. Yazar Zamanın Kızı’nda kırık bacağı yüzünden bir süre hastanede yatması gereken Grant’ın İngiltere Kralı III. Richard üzerine yaptığı araştırmaları konu edinir.

--reklam--

Josephine Tey Kitapları - Eserleri

  • Zamanın Kızı
  • Franchise Davası
  • Kopan Yaprak
  • Brat Farrar
  • A Shilling For Candles
  • Brat Farrar

--reklam--

Josephine Tey Alıntıları - Sözleri

  • Basit bir mesele, siyasi bir sonuç için birileri tarafından muazzam boyutlara getiriliyor. (Zamanın Kızı)
  • Artık şu koca dünyada, hiç ama hiç kimse ara sıra kayıtlarını değiştirmiyor muydu? Şimdilerde herkes bir formüle mi esir olmuştu? Bugünkü yazarlar, o kadar bir kalıba bağlı yazıyorlardı ki... (Zamanın Kızı)
  • "Tarihçiler, yazmalarına izin verilmeden önce psikoloji dersi almaya zorunlu tutulmalı." (Zamanın Kızı)
  • Sanırım kötülük de güzellik gibi bakanın gözündedir. (Zamanın Kızı)
  • "Yıldızlar, insanı amip konumuna indirgemekten başka bir şey yapmazlar." (Zamanın Kızı)
  • İnancın dağları yerinden oynatacağı açıkça söylenir. Zorluk her zaman şudur ki, bir dağı yerinden oynatmak muazzam bir inanç gerektirir ve o kadar büyük inancı toplamak neredeyse imkânsızdır, o yüzden dağlar hemen hemen hiç yerinden oynamaz. Fakat daha küçük olaylar için -şimdiki gibi- yeterince inanca sahip olmak mümkündür. (Franchise Davası)
  • O günün gençliğinin kendilerini darbeye dayanıklı gördüklerini biliyordu; gerçek hayatın sıradan bir vuruşuyla yüzleştiklerinde diğer insanlar gibi tepki verdiklerini öğrenmek güzeldi. (Franchise Davası)
  • Onca yıl birlikte yaşadığın ve sevdiğin insanın yalnızca şu an değil, hiçbir zaman var olmadığını anlamaktan daha yıkıcı ne olabilir? O kadar çok sevdiğin insanın yalnızca seni sevmediğini değil, aynı zamanda hiç umursamadığını ve asla önemsememiş olduğunu? Böyle biri için başka ne kalır ki? Bir daha asla yeşil çimenlere bataklık olduğundan şüphe etmeden ayak basamaz.. (Franchise Davası)
  • Marion ona ciddiyetle baktı. "Buna gerçekten inanıyorsunuz, değil mi?" dedi, olağanüstü bir şeyin farkına varan biri gibi. "İnanıyorum," dedi Robert. "Sonunda zaferi iyilerin kazanacağına inanıyorsunuz." "Evet." "Neden?" "Bilmiyorum. Sanırım aksi düşünülemeyeceği için. Bundan daha olumlu ve takdire layık bir şey olamaz." (Franchise Davası)
  • "İnsan, can sıkıntısının büyük bir boşluk duygusu olmasını bekler fakat öyle değildir tabii. Küçük, önemsiz bir şeydir." (Zamanın Kızı)
  • "Katil, hakkında yazan adamdan daha kişilikli görünüyordu..." (Zamanın Kızı)
  • Öncelikle bir erkek kırk yaşına kadar evlenmediyse, evlilik hayattan istediği şeylerden biri değildir. Sadece başına gelen bir şeydir; grip, romatizma ya da gelir vergisi talepleri gibi. (Franchise Davası)
  • “İnancın dağları yerinden oynatacağı açıkça söylenir. Zorluk her zaman şudur ki, bir dağı yerinden oynatmak muazzam bir inanç gerektirir ve o kadar büyük inancı toplamak neredeyse imkânsızdır, o yüzden dağlar hemen hemen hiç yerinden oynamaz. Fakat daha küçük olaylar için -şimdiki gibi- yeterince inanca sahip olmak mümkündür.” (Franchise Davası)
  • Marion ona ciddiyetle baktı. "Buna gerçekten inanıyorsunuz, değil mi?" dedi, olağanüstü bir şeyin farkına varan biri gibi. "İnanıyorum," dedi Robert. "Sonunda zaferi iyilerin kazanacağına inanıyorsunuz." "Evet." "Neden?" "Bilmiyorum. Sanırım aksi düşünülemeyeceği için. Bundan daha olumlu ve takdire layık bir şey olamaz." (Franchise Davası)
  • "Ama", diye itiraz etmişti biri, "suç işlemeyen kibirli ve bencil canavarlar da var. "Çünkü paraları yerine karılarını zulmediyorlar," demişti Kevin. Suçluyu tarif etmek için cilt cilt kitaplar yazıldı fakat neticede bu çok basit bir tanım. Suçlu kendi acil ihtiyaçlarını eylemlerinin asıl sebebi yapmakla tatmin olan kişidir. Onu bencilliğinden kurtaramazsın ancak bencilliğinin harcadığı zahmete değmemesini hoş görebilirsin. Ya da neredeyse değmediğini." (Franchise Davası)
  • Ama o kitapta bile, bir sonraki sayfadan ne bekleyeceğinizi biliyordunuz. Artık şu koca dünyada, hiç ama hiç kimse ara sıra kayıtlarını değiştirmiyor muydu? Şimdilerde herkes bir formüle mi esir olmuştu? Bugünkü yazarlar o kadar bir kalıba bağlı yazıyorlardı ki, okurları artık bunu bekliyordu. İnsanlar, yeni bir Silas Weekley veya yeni bir Lavinia Fitch kitabı hakkında, tıpkı yeni bir tuğladan ya da yeni bir saç fırçasından bahsedermiş gibi konuşuyorlardı. Asla, şunun veya bunun yeni kitabı demezlerdi. Kitap değildi ilgilerini çeken, kitabın yeni oluşuydu. Kitapta ne yazdığını ise zaten çok iyi biliyorlardı. (Zamanın Kızı)
  • "Yüz çizgilerinden tamamen yoksun tek yetişkin, gerizekalı olandır." (Zamanın Kızı)
  • İnancın dağları yerinden oynatacağı açıkça söylenir. Zorluk her zaman şudur ki, bir dağı yerinden oynatmak muazzam bir inanç gerektirir ve o kadar büyük inancı toplamak neredeyse imkânsızdır, o yüzden dağlar hemen hemen hiç yerinden oynamaz. Fakat daha küçük olaylar için -şimdiki gibi- yeterince inanca sahip olmak mümkündür. (Franchise Davası)