Kitap Künyesi
Yazar: Fatma Barbarosoğlu
Yayın Evi: Profil Yayınları
İSBN: 9789759968113
Sayfa Sayısı: 264
--reklam--
Hayat Teselli Olmaktır Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Marx’ın ‘’Kapitalizm , gölgesini satamadığı ağacı keser .’’cümlesi ile Efendimizin ‘’Hurma sizin halanızdır. ‘’ Hadis-i Şerif’ini aynı gün öğrendim. İlkini anlayacak kadar eleştirel bakışım gelişmemişti henüz.Efendimin cümlesinin anlamını içimde hazır buldum.
Her ağacı o gün bugündür akrabam bildim.
Ağaçların en çok gövdesine sarılmayı sevdim.
Ağaçların gövdesine sarılmayı sevdim . Çünkü canımın canı
Annem bulduğu her toprağa ağaç dikerdi.
Annemin, hayatın acılarına karşılık bir teselli olarak ağaç dikişini idrak ettiğimde, otuzlu yaşlarımı geride bırakmıştım.
Ömür denilen şeyin bir teselli arayışı olduğunu öğrenmeye henüz başlamıştım.
Işte tam o sıra Yusuf Hemedani’nin cümleleri mihmandarım oldu.
‘’Hayat Teselli Olmatır , herkes tesellisini kendi nev’inden arar ‘’ diyordu.
Yusuf Hemedani . Ben tesellimi kelimelerde buldum.
--reklam--
Hayat Teselli Olmaktır Alıntıları - Sözleri
- "Eşikler ki, bekleyişin yurdudur. Sebat etmeyi, dayanmayı, direnmeyi, eşiğin önünde beklerken öğrendim..."
- Dünya ikiye ayrılıyor: Kalbi olanlar ve kalbi olmayanlar.
- Her kalp, kendi merhameti ve şefkati kadar yer tutar şu yeryüzünde. Ya da kendi kini ve şiddeti kadar...
- Gökyüzü neden başımızın üstünde! Yer niye çökmez bunca rüşvete ve harama karşı.
- "Kimin gönlü daha fazla cilalanmışsa, o daha fazla görür; görünecek şeyler, ona daha fazla görünür." der Mevlana.
- Başkasının haberindeki tuhaflığı görebiliyoruz. Başkasının haberinin ombudsmanı olarak yorumlar yapıp yol gösterici olabiliyoruz. Ama hikaye bizim hikayemiz olduğunda gözleri görmez, kulakları duymaz, ayakları yürümez kötürüm rolünü kendimiz için en uygun rol kabul ediyoruz.
- Nasıl ölçüsünü bilmediğiniz bir insana elbise alamazsanız, mizacını, meşrebini, beklentilerini bilmediğiniz bir insana da kitap tavsiye edemezsiniz.
- Dinlemek ile icra etmek arasında doğru orantı vardır. Unutma.
- İnsanlar tarih boyunca daima okudular. Kadınlar kilim dokurken tabiatın dilini okuyup ipliklerle nakışladılar. Çiftçi; havanın suyun, toprağın, rüzgarın, güneşin dilini okudu. Halin dilini okuyanlar bilge oldu, arif oldu. Olmakta olandan olacağı öngörme basiretini edindiler.
- Her aşk önce gözde başlasa da bilinçtir aşkı güzelleştirip değiştiren.
- Eşikler ki, bekleyişin yurdudur.
- Her şehir, her insan karşısına çıkan her yabancı kendine rastlamasını sağlayandır. Onun içindir seyyaha çok yaşayan değil çok gezen bilir payesinin verilmesi.
- Okumak ontolojik bir duruştur. Okumak ile olmak arasında doğrudan bağlantı vardır. Okumak hayata sunulan ve hayat tarafından takdim edilen bir davetiyedir. Yazmak ancak okumanın sonunda gerçekleşen bir sindirme biçimidir.
- Annem daima ağaçtı. Gölge eden, koruyan, kollayan, meyve veren bir ağaç.
--reklam--
Hayat Teselli Olmaktır İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hafta sonunu yazmak için ayırsam da kendime; bir de baktım Fatma Barbarosoğlu'nun sayfaları arasında kaybolmuşum. Öncelikle benim için kitabın değeri anneye ithaf edilmiş olmasıydı. Yazar duyduklarının, gördüklerinin ve okuduklarının, üzerinde bıraktığı izlenimleri yazmış yine her zamanki naifliğiyle. Okudukları bölümüne gelmedim henüz. Ama duydukları ve gördükleri yetti bana. Hele pazar sokağında Közlenmiş Mantar Seven Çocuk favorim oldu... Koca bir hafta sonumu iyilik'le mayalayıp durdu... (Sait Köşk)
Yazarın farkındalığının yüksek, gözlem kabiliyetinin fazla olduğunu köşe yazılarından biliyordum. Okuduğum ilk kitabında bunu tekrar gördüm. İlginç konuları küçük detayları atlamadan anlatabilen bir yazar Fatma Karabıyık Barbarosoğlu. ‘Hayat Teselli Olmaktır.’ Ne kadar doğru! (Hakkı G.)
Yazarın sosyolog olması, üslubunda da kendisini gösteriyor. Kitap, köşe yazılarından oluşuyor. İlkin her ne kadar bu durum, kitaba dair bir ön yargı oluştursa da sayfalar çevrildikçe yıkılıyor bu ön yargılar bir bir. Fatma Barbarosoğlu, her yazısında bir çıkarımda bulunuyor neredeyse ve bunu yaparken, bir yandan sosyal bilimlerle uğraşan bir insanın "açıkça ifade etme" kaygısı, öte yandan da en nihayetinde bir edebi eser oluşturma düşüncesi arasında kalmış gibime geldi. Ama bu durum kesinlikle okuru sıkmıyor, en azından çok sıkmıyor. (Enes Malik Yılmaz)
--reklam--
Hayat Teselli Olmaktır PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Fatma Barbarosoğlu - Hayat Teselli Olmaktır kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hayat Teselli Olmaktır PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Fatma Barbarosoğlu Kimdir?
Fatma Karabıyık Barbarosoğlu (d. 1962, Afyon) Sosyoloji doktoru, hikâyeci, roman yazarı. Yeni Şafak Gazetesi'nde köşe yazıları yazmaktadır.
Ortaöğrenimine, son yıla kadar, İstanbul'da devam etti, daha sonra 1980 yılında Afyon Lisesi'nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nden 1984 yılında mezun oldu. Yüksek lisans eğitimini, aynı bölümde "Türk-İslam Felsefesinde Tasavvufî Eğitimin Değerlendirilmesi" başlıklı bir tez hazırlayarak 1987 yılında tamamladı. İ.Ü. İktisat Fakültesi Sosyal Yapı-Sosyal Değişme Anabilim Dalı'nda "Modernleşme Sürecinde Moda-Zihniyet İlişkisi" başlıklı teziyle sosyoloji doktoru oldu. Söz konusu tezi, "Moda ve Zihniyet" adı ile İz Yayıncılık tarafından 1995yılında yayınlanmıştır.
Akademik çalışmalarının yanı sıra edebiyat ile de meşgul olmuştur, roman, hikaye ve deneme türünde birçok kitap kaleme almıştır.
--reklam--
Fatma Barbarosoğlu Kitapları - Eserleri
- İmaj Ve Takva
- İçimdeki Sazlar Başka Söz Başka
- Şov ve Mahrem
- Hakikat İncinmesin
- Gün Akşamsızdır
- Ahir Zaman Gülüşleri
- Son On Beş Dakika
- Senin Hikayen
- Sözün ve Sükûtun Renkleri
- Moda ve Zihniyet
- Hayat Teselli Olmaktır
- İki Kişilik Rüyalar
- Mutluluk Onay Belgesi
- Hiçbiryer
- Fatma Aliye: Uzak Ülke
- Cumhuriyet'in Dindar Kadınları
- Uzak Ülke
- Acı Deniz
- Yaşadığımız Şehir - Otobüsname
- Rüzgar Avı
- Hatıra Kadar Narin, Hafıza Kadar Zalim
- Okuyucu Velinimetimizdir
- Ramazanname
- Medya Senfoni
- Kamusal Alanda Başörtülüler
- Bahçeler Sokaklar
- Sözüm Söz
- Medya Senfoni
--reklam--
Fatma Barbarosoğlu Alıntıları - Sözleri
- Sosyal medya cumhuriyetinin sanal vatandaşı olarak kendimizi, dert anlatmaya yeten ya da yetmeyen, 140 karakter ile; ne kadar iyi bir tüketici olduğumuzu ispat etmek niyetiyle mutluluk efekti verilmiş fotoğraf paylaşımları üzerinden ifade ediyoruz. Bu "paylaşımlar" yüzünden, "beriki" bile giderek "öteki" haline geliyor. (Mutluluk Onay Belgesi)
- Vakte sohbet edebildiğimiz sürece egemen olacakmışız gibi durmadan konuşuyoruz. Ama hep dünü. Dünü konuşmak güzel. Bugünü konuşmak yavan. Ne zaman bugünü konuşmaya kalksak evler, arabalar, yazlıklar, tatil köyleri devremülkler giriyor odaya. Bize hiç bir yer kalmıyor. (Senin Hikayen)
- Ölülerimiz bile bize ölümü hatırlatamıyor. (İmaj Ve Takva)
- Yalnız olmak mesele değil. Ama kalabalıkların içinde yalnızlık sürekli izah bekleyen bir problem gibi duruyor. (Ahir Zaman Gülüşleri)
- ...Dinlemeseydin soylemeyecekti... (Ahir Zaman Gülüşleri)
- Modanın zevklere ve tercihlere bağlı olan değişim lokomotifi, tesettürün dini ilkelere bağlı olan değişmezlik anlayışı ile uyum içinde olabilir mi?... (Şov ve Mahrem)
- “Dostluk, ortak tarihi olanların yazdığı bir kitaptır.” (İki Kişilik Rüyalar)
- Kime söyledim? Hiç kimseye. İçime içime. Baktım içim doldu. Dolmasın dedim. Neticede atalarım istiridye değildi, içime attıklarımdan inçi çıkarabilecek kapasitem yok (Mutluluk Onay Belgesi)
- Modern toplumlarda, modanın daha hızlı bir şekilde yayılması tüketim toplumunun özellikleriyle ilgili olduğu kadar aynı zamanda modern insanın cemiyet içindeki yalnızlığıyla da alakalıdır. Bu noktada farklı olma ve faklı olmama isteğinin çatışması daha belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. Modayı takip ederken fert, kendinden üstün gördüğü modayı takip edenler grubundan ayrı olmamak için onlarla arasındaki bütün farkları gidermeye çalışmakta; diğer yandan kendi içinde bulunduğu küçük grubun insnaları arasından seçilerek göze çarpmak istemektedir. (Moda ve Zihniyet)
- Modanın toplumsal, ahlaki ve dini bir değeri yoktur. (Moda ve Zihniyet)
- Biz çok ilimden ziyâde, az edebe muhtacız.. (Okuyucu Velinimetimizdir)
- “Kendin için okursan her öğrendiğini onlara satmak zorunda kalmazsın.” (İki Kişilik Rüyalar)
- "Sanki çok yakındasın. Aynı ağacı görüyoruz, aynı kuşların sesini işitiyoruz gibi bir his var içimde.." (Hiçbiryer)
- Annem daima ağaçtı. Gölge eden, koruyan, kollayan, meyve veren bir ağaç. (Hayat Teselli Olmaktır)
- Siyahlar siyahlığını beyaza,beyazlar beyazlığını siyaha borçlu ha. (Medya Senfoni)
- Sekülerleşmenin ikinci safhasında ise din önemsizleştirilerek dini ifadelerin kullanılması tamamen terk edilir. Mesela "Allah'a emanet olunuz" yerini "kendine iyi bak"a bırakır, "Allah'a ısmarladık" yerine "hoşça kal", "Selamün Aleyküm" yerine "iyi günler" ifadesinin kullanılmaya başlanması dinin kamusal hayattan çıkarılmasıyla doğrudan alakalıdır. (İmaj Ve Takva)
- Oysa kadınlar en çok birbirilerini eziyor. En çok birbirlerinin üzerinden politika üretmeye kalkıyor ve en çok birbirlerini yok sayıyor. (İmaj Ve Takva)
- "Kendini tanı.Kendini, yani eriyeni, dağılanı, dumanlaşanı. Sen acılarında ve zilletlerinde aynısın. Rüyaların, hayallerin ve dileklerinle bir başkası." (Şov ve Mahrem)
- İnsanın kaderi pek değişmiyor. Daha doğrusu herkesin kaderinin bir teması var, hayat itinayla o temaya dair hikayelerle dolduruyor o defteri. Ama çoğumuz kaderimizin ana temasının ne olduğunu hiç bilmiyoruz… (Hatıra Kadar Narin, Hafıza Kadar Zalim)
- "Aslolan kendi sesini duymaksa, gönül sesi neylesin kulağı." (Gün Akşamsızdır)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin