Kitap Künyesi

Yazar: Sohrab Sepehri

Çevirmen: Damla Anar

Yayın Evi: Medakitap Yayınları

İSBN: 9786058180482

Sayfa Sayısı: 80

--reklam--

Henüz Yolcuyum Özyaşam Öyküsü, Anılar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“1940 senesinin onuncu gününde büyük amcamın motosikletini çaldık ve bir müddet bindik. Meyve hırsızlığını çok erken öğrenmiştik. İnsanların bahçelerinin duvarına tırmanırdık ve incir ile nar çalardık. Ne keyifliydi. Geceleri, Safiabad Çölü'nde göğsümüzün üzerinde sürüne sürüne karpuz ve salatalık tarlalarına kadar giderdik. Karanlık ve acıyı bağrımıza basardık. İyi bir alıştırmaydı. Hâlâ ne zaman elimi bir meyveye yaklaştırsam, o tanıdık acıyı hissederim.

Evimiz çöle komşuydu. Bütün rüyalarımda çöle yer vardı. Büyüdüğümde, küçük amcam bana ok atmayı öğretti. İlk vurduğum kuş bir gökkuzgunuydu. Avlanmak beni hiçbir zaman hoşnut etmedi. Ama beni günbatımından önce çöle çeken de avcılıktı. Avda, doğanın organizmasını perdesiz olarak gördüm. Ben yıllarca namaz kılmışım. En büyükler kılıyordu, ben de kılıyordum.

Bir gün mescit kapalıydı. Yolun başındaki bakkal dedi ki: “Namazı mescidin damında kılın da Allah'a birkaç metre daha yakın olun.” Benimle ağır bir şekilde dalga geçmek, etrafımdakilerin dini, mezhebi olmuştu… Ve ben yıllarca, Tanrısı olmayan bir dindar olarak kaldım…”

MedaKitap, Sohrab Sepehrî'nin özyaşam öyküsü ve çizimlerini Damla Anar çevirisiyle sunuyor.

--reklam--

Henüz Yolcuyum Özyaşam Öyküsü, Anılar Alıntıları - Sözleri

  • "Bazen, tuvaldeki bir lekenin, bir insanın yaptığı resimden daha fazla söyleyecek sözü vardır..."
  • Eğer bir gün güneşin doğuşunu ve batışını görmediysem, günahkârdım. Karanlığın ve aydınlığın havası, beni murakabe ehli olarak yetiştirdi. Bana görünenin ardındakini temaşa etmeyi öğretti...
  • Gökyüzünün maviliğini izlemek, kendi derununu seyretmektir.... Bir şiir iklimine varmaktır... Murakabe ve müşahade temsilinin özüdür...
  • Sanat eseri, kendi varlığının bütünlüğü içinde konuşur...

--reklam--

Henüz Yolcuyum Özyaşam Öyküsü, Anılar İncelemesi - Şahsi Yorumlar

--reklam--

Henüz Yolcuyum Özyaşam Öyküsü, Anılar PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Sohrab Sepehri - Henüz Yolcuyum Özyaşam Öyküsü, Anılar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Henüz Yolcuyum Özyaşam Öyküsü, Anılar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Sohrab Sepehri Kimdir?

7 Ekim 1928; Kaşhan, İsfahan - 21 Nisan 1980, Tahran), İranlı modern şair ve ressam.

İsfahan'a bağlı Kaşhan'da doğdu. İran şiirinde ölçü ya da ritme bağlı olmayan "Yeni Şiir" akımının beş ünlü şairinden biridir. Diğerleri Nima Youshij, Ahmad Shamlou, Mehdi Akhavan-Sales ve Füruğ Ferruhzad'dır.

1980'de Tahran'daki Pars Hastanesi'nde lösemi nedeniyle öldü. Şiirinde insancıllık hakimdir. Doğayı sever ve şiirlerinde sıkça yer verirdi. Şiirleri Fransızca, İngilizce, İspanyolca, İtalyanca, İsveççe, Rusça ve Türkçe gibi birçok dile çevrildi. Türkçeye çevrilen eserleri arasında, 1996 yılında YKY tarafından basılan ve çevirisini Cavit Mukaddes'in yaptığı şiir seçkisi Başlangıcın Sesi de bulunur. Bir diğer Türkçeye çevrilen şiirleri de, 2011 yılında Balkon Sanat Yayınları'ndan çıkan Faysal Soysal çevirili Akdenizdeki Çöl'de yer almaktadır.

İran seçimleri sırasında aday Musevi için yapılan mitinglerde okunan şu şiiri 17 Haziran 2009 'da Hürriyet Gazetesinde çıkmıştır: "Yağmura gitmeli , gözlerimizi yıkamalı ve dünyayı başka gözlerle görmeliyiz." Ayrıca Türkçeye çevrilen kitapları arasında Pan Yayıncılık ve Avesta Basın Yayın 'dan çıkan "Suyun Ayak Sesi" ,Epos Yayınlarından "Sekiz Kitaptan Seçmeler" kitapları da bulunmaktadır

--reklam--

Sohrab Sepehri Kitapları - Eserleri

  • Suyun Ayak Sesi
  • Sekiz Kitap
  • Rengin Ölümü
  • Başlangıcın Sesi
  • Biz Hiç, Biz Bakış
  • Kederin Doğusu ve Suyun Ayak Sesi
  • Yalnızlığımın Çinisi
  • Rengin Ölümü ve Yolcu
  • Henüz Yolcuyum Özyaşam Öyküsü, Anılar
  • Sekiz Kitap'tan Seçmeler
  • Toplu Şiirler
  • Hemu Helbest

--reklam--

Sohrab Sepehri Alıntıları - Sözleri

  • Ve yağmurun sesini duyuyorum aşkın ıslak gözkapaklarında. (Kederin Doğusu ve Suyun Ayak Sesi)
  • “Aydınlık kapıların ardından gelmeli biri.” (Biz Hiç, Biz Bakış)
  • bugün ben aaah, ne denli yeşilim! ne denli uyanıktır gövdem! dağın ardından bir hüzün çıkıvermez umarım! (Yalnızlığımın Çinisi)
  • Kapatmak gerek kitabı. Kalkmak gerek, Zaman boyunca yürümek, Çiceğe bakmak, Belirsizliği duymak gerek.” (Biz Hiç, Biz Bakış)
  • Bir şair gördüm bir zambağa hitap ederken Siz diyordu. (Toplu Şiirler)
  • Ruhum bazen yoldaki taş kadar gerçektir (Kederin Doğusu ve Suyun Ayak Sesi)
  • "Yalnız” kapısının ardında kalmıştım ben. Bir “yalnız” kapısının ardında görmüşümdür kendimi hep. (Sekiz Kitap)
  • “Bir anlam ver ki kanada Aklımın kanadı yansın kıskançlıktan.” (Biz Hiç, Biz Bakış)
  • Bir gölge geçti duvarın üzerinden Hüzün kattı benim hüzünlerime. (Rengin Ölümü)
  • "dışarıya açılan kapıydım sensiz, çoraklığa doğru bir ses, ve sonsuzluğu seyreden bakıştım..” (Başlangıcın Sesi)
  • Dünyadaki bütün kuşların kanatlarının açıklığı vardı ciğerlerimde. (Biz Hiç, Biz Bakış)
  • Seni senden çalmışlar, Ne derin yalnızlık! (Sekiz Kitap'tan Seçmeler)
  • anlar çıplaktır kendi anlarının sen tenine hüzün elbisesi giydirme sakın (Yalnızlığımın Çinisi)
  • " Ve sesleneceğim içerden : Ey sepetleriyle uyku dolu olanlar ! Elma getirdim , elmaa.. Kızıl güneş , geleceğim. Dilenciye bir yasemin vereceğim. Cüzzamlı bir kadına da yeni bir küpe . Köre diyeceğim ki : bak, nasıl da güzel bahçe .." (Toplu Şiirler)
  • Bizim işimiz değil kırmızı gülün sırrını anlamak. Bizim işimiz belki de: kırmızı gülün büyüsünde yüzmektir. (Suyun Ayak Sesi)
  • "karıştı bir özlem, bir hayrete (Sekiz Kitap'tan Seçmeler)
  • Pencereden, Çocukluk duvarından, günbatımına bakıyorum. Boş yere bakıyorum, boş yere. Yeşil bahçe kapılarının üzerine çöktü bu duvar. Oyunların altın zinciri ve hikâyelerin aydınlık saçan Kapıları, bu enkazın altında kaldı. Öbür tarafta, karanlığım göründü: Samanlı çamurdan yapılmış kubbe üzerinde durmuşum tıpkı bir üzüntü gibi. (Başlangıcın Sesi)
  • Şemsiyeleri kapatmalı. Yağmur altında yürümeli. Düşünceleri, hatıraları yağmur altına getirmeli. Şehir bütün halkıyla yağmur altına gitmeli. Dostu yağmur altında görmeli. Aşkı yağmur altında aramalı. Yağmur altında bir kadınla sevişmeli. Yağmur altında oyun oynamalı. Yağmur altında yazmalı, konuşmalı, nilüfer dikmeli. Yaşam sürekli ıslanmaktır. Yaşam "şimdi" havuzunda suya girmektir. Çıkaralım giysileri: Suya bir adım var. (Suyun Ayak Sesi)
  • “… çağır beni senin sesin iyidir senin sesin hüznün samimiyetinin sonunda yeşeren o tuhaf bitkinin yeşilliğidir…” (Sekiz Kitap'tan Seçmeler)
  • Bizim aramızda çöllerin derbederliği var Gecelerin kandilsizliği, gurbetlerin toprak yatağı ateşlerin unutulmuşluğu Bizim aramızda binbir gece arayışları var (Toplu Şiirler)