Kitap Künyesi
Yazar: Edita Morris
Çevirmen: Ülkü Tamer
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN:
Sayfa Sayısı: 150
--reklam--
Hiroşima'nın Tohumları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Atom bombası, sadece bir kenti tüm canlılarıyla birlikte yeryüzünden silmekle kalmadı. O, kanlarını, iliklerini, tüm bedenlerini kirlettiği, sakat bıraktığı çocukların ve gencecik insanların sonraki hayatlarını da ipotek altına aldı. Edita Morris, ``Hiroşima`nın Tohumları``nda, büyük bir aşkla bağlandığı Hiroo`yla evlenen Ohatsu`nun öyküsünü, ``atom bombası``nı yaşayanlar için aşık olmanın, evlenmenin, çocuk doğurmanın ne kadar büyük bir korku olduğunu anlatıyor. Anlatıyor, çünkü benzeri felaketlerin tekrar yaşanmaması için, edebiyatçı olarak üzerine düşen görevi, sorumluluğunu yerine getirmek istiyoruz. İnsanlık sorunlarına karşı duyarlı olanlara...
--reklam--
Hiroşima'nın Tohumları Alıntıları - Sözleri
- Ufacık bir yalan, gerçeğin keskin bıçağından iyidir
- "...sevginin gücü de güneşin gücü gibi sonsuzdur. Dünyamızı değiştirebilir!"
- ‘’Hayata verilebilecek tek bir şeyim var. Ölümüm’’
- "Hayata verebilecek tek bir şeyim var. Ölümüm."
- "Sevginin gücünden yararlanmazsak, her şey biter."
- Koca bir şehri yerle bir etmek, o suçun sonuçlarını ortadan kaldırmaktan daha mı kolay yoksa?
- Ah, Yuka, Hiroşimanın tohumlarında leke var... ürünlerini yüzyıllarca toplayacağız...
--reklam--
Hiroşima'nın Tohumları İncelemesi - Şahsi Yorumlar
6 Ağustos Gembaku trajedisi: Kalanlar ve yüzsüz Amerikalılar: Bu kitabı daha önce okumamış olanlar soylu bir yazarı, sorumlu bir yazarı, değerli bir yazarı tanıma olanağını bulacaklar. Bunun için mutluyum. Yazar bu kitabı "Hiroşima'daki dostlarına ve artık orada olmayanlara" adamış. (Çvrmn. Ülkü TAMER) Ne diyeceğimi bilmiyorum. Dünya tarihinin işlenmiş en büyük suçlarından biri olan Atom bombasının atıldığı Hiroşima'da geçiyor ve duygu yüklü. O kara tarih Gembaku'dan sonraki nesilden iki kızkardeş Ohatsu ve Yuko (anlatıcı)' nun yaşamları ölçeğinde, yerel fakir halkın açlıktan fareleri yemesini, kimsenin radyasyonlular diye iş vermemesini, kadınların (Ohatsu'nun başına gelen gibi) yüzsüz hilkat garibeleri doğurmalarından dolayı çocuk yapmak istememeleri, toprakta solucanlar dahi yaşayamadığı için çocukların buldukları solucanlara sığınak yapmaları oldukça derin bir tarzda anlatılmış. Kitabın sonunda; doğan oğlunu gören Ohatsu'nun kocası Hiro'nun bir gecede saçlarının beyazlaması, Ohatsu'nun çocuğu ile birlikte pek çoğunun yaptığı gibi kendini uçurumdan atması ve kardeşi Yuko'ya durumu tüm dünyaya anlatması için söz verdirmesi, sonrasında Yuko'nun çok sevdiği Amerikalı sevgilisiyle ve Hiro'nun da kimseyle evlenmeme yeminleri. Her yıl 6 Ağustos 'ta kutlanan Barış etkinliklerinde ordusu olmayan Japonlara onları HÂLÂ koruyan Amerikalılar (ironi gibi!) nasıl yüzlerine bakıyorlar derseniz eğer, yıldırılmış bir halkın dramında ve Hiroşima'nın kötü tohumlarında durumu sezebilirsiniz. Barış ve kulağa küpe olması adına okuyun, okutun. (Hayat Bu)
Elimdeki bu kitap 2. baskı olup Ülkü tamer çevirisiyle kaleme alınmıştır. Can yayınları gençlik dizisinin içinde yer alan kitabın konusu adından da belli olduğu üzere Hiroşima ve insanlarını anlatmaktadır. Kitap savaş dönemi değil sonrasında Hiroşima'daki insanları ve hayatlarını,duygu durumlarını,ilerleyen süreçteki bu bombanın etkilerini anlatması açısından üzerine düşünülesi bir kitaptır. Sonraki basımları var mı incelemedim ama bu basımdaki kitapta bir sürü yerel kültür Japonca sözcük yer almaktadır. Çoğunun sesleniş,hitap kelimeleri olduğu anlaşılmasına rağmen dipnot şeklinde bunların ne anlama geldiği verilseydi duyguları anlama adına çok etkili olabilirdi diye düşünüyorum. Kitabı okurken bu durum biraz beni yavaşlattı . Sıradan bir gidişatı var gibi duran kitapta bazı paragraflar ve sona doğru akış gerçekten yaşanmış bir felaketin etkilerini bir nebze düşünmemizi gerektiyor. Ne yazıkki 1945'ten bugüne acılar dinmediği gibi farklı coğrafyalarda katlanarak devam ediyor. Kitap bu bakımdan acıların o insanların hayatına etkisini bize hatırlatması, empati kurulabilmesi ve bugüne bu gözlerle bakabilmemiz için lise çağından itibaren okutulacak bir kitap. (Koalamundo)
--reklam--
Hiroşima'nın Tohumları PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Edita Morris - Hiroşima'nın Tohumları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Hiroşima'nın Tohumları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Edita Morris Kimdir?
Edit (Edita) Dagmar Emilia Morris,(kızlık soyadı Toll) (d. 5 Mart 1902, Örebro, İsveç - ö. 1988) İsveç asıllı ABD'li yazar.
Hayatı ve çalışmaları
Edita Morris Stokholm'de büyüdü ve gazeteci-yazar Ira Victor Morris (d. 1903 - ö. 1972) ile evlendi. Eşinin babası Ira Nelson Morris, Stokholm'de bir ABD diplomatı olarak görevde bulundu.
Daha çok Hiroşima'nın Çiçekleri (1959) romanıyla tanınır. Romanı yazarken japonolog oğlu Ivan Morris'in ABD Deniz Kuvvetleri'nde çalışırken Hiroşima'ya atom bombası düştükten hemen sonraki ziyaretten kalan deneyimlerinden yararlanır. Kitap 39 dile çevrilmiştir.
Varlıklı ailelerden gelen karı-koca Hiroşima'da bir hastane yaptırdılar. Ölümünden sonra Edita ve Ira Morris Hiroşima Kurumu Barış ve Kültür için Ödül, daha çok Hiroşima Ödülü olarak bilinen ödül tanınmaya başlanmıştır.
--reklam--
Edita Morris Kitapları - Eserleri
- Hiroşima'nın Çicekleri ile Tohumları
- Hiroşima'nın Çiçekleri
- Hiroşima'nın Tohumları
- Nasıl mısın İyi misin?
- Vietnam'a Sevgiler
- Vietnam'a Sevgiler
--reklam--
Edita Morris Alıntıları - Sözleri
- “Mlle, gelecekteki kuşaklar, benim «mağara resimlerim» için ne düşünecekler dersiniz? Avrupadaki ünlü mağaralarda, ilkel insanların yaptıkları resimler hala duruyor; resimler, insanın o zamanki en büyük düşmanını, yırtıcı hayvanları gösteriyor. Bundan yüz yıl, bin yıl sonra benim insan kanıyla çizilmiş resimlerimi görenler ise günümüzde insanın en büyük düşmanının İNSAN olduğunu öyrenerek şaşıracaklar. Evet, insan! Ah, tatlı bir kaplanı nasıl özlüyorum!” (Vietnam'a Sevgiler)
- Bel kemiğime dokundu , bu nedir , diye sordu , belkemiğimdir, dedim güldüm. Garson, sırtındaki bel kemik, diye bağırdı . Gövdeni dik tutuyor, bir de yüreğinde belkemik olmalı. (Nasıl mısın İyi misin?)
- Dedim ki: gelecek Cumartesi biz evleneceğiz, gelecek Cumartesi cabuk gelir, gelecek Cumartesine kadar çok şey olur, bu cevabı Daryl verdi. Ben sordum: ne, Daryl cevap verdi: çok şey. (Nasıl mısın İyi misin?)
- Sadece sevgi duyuyordum şimdi! Garip! Onu sevmeye yeni yeni başlıyordum - sargılar altında çirkinleştiği zaman... Öylesine büyük bir sevgiydi ki bu, baharda buzlar nasıl çatlarsa, yüreğim de öyle çatlayacak sandım. (Nasıl mısın İyi misin?)
- Üçümüz de küçük, basit insanlarız. Günümüz dünyasındaki büyük olaylar yüzünden, büyük insanlar gibi davranmak zorunda kalıyoruz. (Hiroşima'nın Çicekleri ile Tohumları)
- Gözleri sincabın kırmızı kuyruğunda, daha büyük bir soruya cevap arıyorlar. O sincabın kuyruğundaki tüylerden bir tekini bile yaratamaz insanoğlu, ama canlıları yok etmekte uzmanlaşmıştır. Niye? (Hiroşima'nın Çiçekleri)
- Acı çekmeyenler acı kelimesini ne rahat kullanıyorlar... (Vietnam'a Sevgiler)
- Ama ölmüş gibi değildim artık. Ah Dan, ikimiz de yaşamalıyız! Sen on yedisindesin daha, öğrencisin. Ben de yaşlı değilim. Biz Asyalıların ölme hakkından başka hakkımız yok mu? (Vietnam'a Sevgiler)
- Ha! Ağaç orada duruyordu! Pembe sabah ışığında, meltem uzun dallarını kımıldatmaktaydı. Dalları neye benzemektedir? Kendi kendime bu soruyu sordum. Evet, saman şiltenin üstündeki dağınık saçlarına! Sevinçle bağırdım o anda. Demek ağacımla sen, bir bakıma aynı şeydiniz. Kiraz ağacını severken bu arada hep seni sevmişim, Dan! Fısıldadım Seni seviyorum. Seni seviyorum. Evet, şimdi şuna karar verdim Sana gideceğim, Vietnam'a kadar yüzmek zorunda kalsam bile. (Vietnam'a Sevgiler)
- Bayan, insanın zayıf yanlarına bakmadan edemiyorlar. Bunu farkında olmadan yaptıklarını sanıyorlar. Bana kalırsa, isteyerek, sadistçe yapıyorlar.. (Nasıl mısın İyi misin?)
- Zenciler gülümsemelidir, yoksa beyazlar onları işe almaz, Smith öyle diyor. (Nasıl mısın İyi misin?)
- Sincabın kuyruğundaki tüylerden bir tekini bile yaratamaz insanoğlu,ama canlıları yok etmekte uzmanlaşmıştır. (Hiroşima'nın Çiçekleri)
- Lütfen sizi rahatlatacak bir hayvan bulunuz. Bir köpek bile yalnızlık çeken bir insanın içini rahatlatır. (Vietnam'a Sevgiler)
- ‘’Hayata verilebilecek tek bir şeyim var. Ölümüm’’ (Hiroşima'nın Tohumları)
- Ufacık bir yalan, gerçeğin keskin bıçağından iyidir (Hiroşima'nın Tohumları)
- Biz Asyalıların ölme hakkından başka hakkımız yok mu? (Vietnam'a Sevgiler)
- Hadi uyku gel artık! Faydasız Yalnız insanlara gelmez uyku. (Hiroşima'nın Çicekleri ile Tohumları)
- Bir ölünün umutlanması olmayacak şey ama ben de bunu umut etmekteyim. (Vietnam'a Sevgiler)
- Coca'ya yeni diş verin , yoksa işsiz kalacak. Zenciler gülümsemelidir, yoksa beyazlar onları işe almaz. (Nasıl mısın İyi misin?)
- Güzellik nedir? Anne'nin güzelliği, uçuşan yapraklara benzeyen ayaklarından başlıyor, biçimli, uzun bacaklarına tırmanıyordu. Kalçalarıyla göğüsleri, pamuklu elbisesinin altında dört elmayı andırıyordu. Boynunun üstüne beşinci bir elma kondurulmuştu: yuvarlak, ufacık başı. Saçları omuzlarına dökülüyordu. Gülümsedi. (Nasıl mısın İyi misin?)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin