Kitap Künyesi

Yazar: Muhammed Kutub

Orijinal Adı: Kaziyyetü Tahriri'l-Mer'e

Yayın Evi: Ravza Yayınları

İSBN:

Sayfa Sayısı: 72

Kadının Özgürlük Savaşı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

...toplumun bütünüyle ilerlemesi kadının özgürlüğünü elde etmesiyle mümkün olacaktı!... Müslüman kadını ayırt edici özellik ortadan kalkacak, Fransızla kardeş olacak ve aralarında hiçbir fark kalmayacaktı.

Durum o aşamaya geldi ki halk bil fiil Batı'nın izinde yürümeğe çağrılıyordu. Gerekirse Batılı kadınların geçtiği süreçten geçilmeliydi.

Kadının özgürlük mücadelesine öncülük edenlerin hedefi onun açılıp saçılmasını sağlamaktı. Açılma kadının hakkıydı ve bu hakkı toplum ondan zorla almıştı. Yahutta onun bu hakkını egoist, kaba, bağnaz, gerici ve eski kafalı erkek almıştı...

Yüzleri Batıya dönük yöneticiler de tiyatro kahramanlığı göstererek batıya şirin görünmek için bu meseleye el attılar.

İlk iş olarak okullarda ve resmi kurumlarda başörtüsü yasaklandı. Önce başörtüleri küçüldü. Saçlar küçük bir örtüyle örtülüyor, saç örgüleri arkadan görünüyordu. Baş kapalı, saçlar açık. Aslında önceleri iş bu kadar kolay olmuyor. Her şey zamanla kol ve bacaklar ve daha sonra göğüs ve sırt açılıyor, nihayet sahillerde çıplakça, yollarda ahlaksızca dolaşma başlıyor...

Pekiyi bu duruma nasıl gelindi?

Şüphesiz bu durumun bir öncesi var.

Muhammed Kutup

Bir öncesini öğrenmek için bu kitabı okuyun!

Kadının Özgürlük Savaşı Alıntıları - Sözleri

  • Allah'ın(cc) kadına örtmesini emrettiği yerler giderek açılıyor.
  • İslami kökenlere dayalı toplumun bağlarını koparabilmek içün sadece kadın sorunu ve ondan doğan ahlaksızlık kullanılmadı. Harcanan çaba istisnasız tüm alanları kapsıyordu. Kadın sorunu ve özgürleşmeden doğan ahlaki çöküntü bu bağları koparmada kullanılan araçlardan sadece biriydi...
  • Gerçek İslam üzere olsalardı!
  • Gerçek şu ki "Rabbani metot" insanlığın tüm sorunlarının yegâne ilacıdır.
  • Artık evrensel nitelik taşıyan "moda" gelişiyor,geliştikçe kadının fiziksel güzelliklerini bütün yönleriyle ortaya koyuyor...
  • "Amaçlanan örtüyü atmaktır!" Hedef kadının açılması bütün güzelliğini ortaya koyması ve çıplak bir şekilde sokağa dökülmesidir. Misyoner kongrelerinin ve tuzaklar kuran haçlıların amaçladıkları işte budur!
  • Gerçek sorun, toplumun İslam'ın özünden kopmasıdır.
  • Örtünme kesinlikle zulmün kaynağı, nedeni veya beraberindeki bir sorun değildir.
  • Kişi eğer mü'min ise Rabbinin emrettikleri konusunda ona karşı mücadele etme veya seçenek hakkı yoktur.
  • ...,kendileri Rabbani yoldan koptular ve Avrupa cahiliyesinin ardından koşmaya başladılar. Arkalarından koşmak için izin istiyorlar.
  • Müslümanlar gerçek İslam üzerine olsalardı bunlardan hiçbiri olmazdı. Kalplere kök salan dinamik inanç kesinlikle sökülemez ve o inancın sahipleri, kendilerine ne kadar baskı yapılırsa yapılsın ondan vazgeçmezlerdi. Müslümanlar teknik olarak savaşı kaybetseler de imanın onlara verdiği üstünlük düşmanları arasında erimekten korudu
  • İlk etapta "kadının hayat ortağını seçebilme hakkı" adı altında beliren bu hak "kadının, arzu ettiğine(erkeğe) kendini sunabilme hakkı" olarak değişti.
  • ...,kadını haksızlıktan kurtarmak değil, tam aksine asıl birincil hedefleri İslam'ı yıkmak ve böylece İslam toplumunu çökertmek için kadını açık - saçık haliyle fitne olsun diye sokağa salıvermektir.

Kadının Özgürlük Savaşı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Özgürlük ne demek? Kadının özgürlüğü ne demek? İslamın kadına vermiş olduğu haklar nedir? Kadının özgürlük savaşı verirken yaşadığı olayları tarihsel bir şekilde ele alıp o dönemin koşullarıyla birlikte anlatıyor. Olaylar Mısır'da geçiyor. Tarih Türkiye için daha farklı ama ders çıkarabilmek, görebilmek, anlayabilmek adına benzerini pek görmediğim ve özellikle son zamanlarda popülizmin getirdiği feminizm ve LGBT kavramları yaygınlaşmışken, her mümin kadının ve erkeğin okuması gereken bir kitap. Müslümanların İslam dışı adetlerinin ve uygulamalarının üzerine sorunlardan kurtulmak için daha da kötü bir çözüm yolu olan ama daha cezbedici gelen batıyı eleştirmektedir. Kitabı okuduktan sonra bir müslüman olarak, dinimin kadına ve aileye verdiği nimeti tekrar tekrar düşündüm. Kendimi, şu anki var olan haklarımdan ve koşullarımdan çok daha değerli hissettim. Okunup üzerine düşünelecek, konuşulacak bir kitap. (Busra A.)

Örtünme Rasulallah (sav) zamanında farz kılınmıştır. Onun zamanında uygulanmış ve daha sonra da art arda on üç asır sürmüştür. Allah cc ve Resulüne (sav) inanan hiçbir Müslüman da kalkıp kadının Peygamberimiz zamanında haksızlığa uğradığı ileri süremez... kitap/kadinin-ozgurluk-savasi--261836 (Fadımaycl)

Örtünme Resulullah(ﷺ) zamanında farz kılınmış, onun zamanında uygulanmış ve daha sonra da art arda on üç asır sürmüştür. Allah (cc) ve Resulü'ne inanan hiçbir Müslüman da kalkıp kadının Peygamberimiz ﷺ  zamanında haksızlığa uğradığını ileri süremez. İlk iş olarak okullarda ve resmi kurumlarda başörtüsü yasaklandı. Önce başörtüleri küçüldü. Saçlar küçük bir örtüyle örtülüyor, saç örgüleri arkadan görünüyordu. Baş kapalı, saçlar açık... Kadının özgürlük mücadelesine öncülük edenlerin hedefi onun açılıp saçılmasını sağlamaktı. Açılma kadının hakkıydı ve bu hakkı toplum ondan zorla almıştı. Yahutta onun bu hakkını egoist, kaba, bağnaz, gerici ve eski kafalı erkek almıştı... Örtünmeyi kadına farz kılan erkek değildi ki kadın kalksın erkeğin düşürdüğü bu zulümden kurtulmak için erkeğin önüne diksin. Bu durum Avrupa'daki gibi erkek ile kadın arasında bir sorun değildi. Kadına örtünmeyi farz kılan onun Rabbi ve yaradanıdır. Kişi eğer mü'min ise Rabbinin  emrettikleri konusunda ona karşı mücadele veya seçenek hakkı yoktur:    "Allah ve Rasulü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir kadın ve erkeğe, o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Rasulüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur" 10 *10 Azhab: 36 Toplumun bütünüyle ilerlemesi kadının özgürlüğünü elde etmesiyle mümkün olacaktı!... Tesettür hiçbir zaman eğitime mani olmamıştır ki bundan sonra da olsun. Bazı insanların heva ve heveslerine kalkan olarak başörtüsünün gösterilmesi çok acıdır.  İslamiyeti layığıyla yaşayanlar ve bilenler zaten bunun böyle olmadığını inkar edemezler. Okuduğum kitap gerçekten çok kıymetli. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim İnşâallah okumak nasip olur. Selam ve dua ile 16 Şevval 1442, 28 Mayıs 2021 (okurhanım ؛)

Kitabın Yazarı Muhammed Kutub Kimdir?

Muhammed Kutub 26 nisan 1919 yılında Mısır’ın Asyut şehrinde Muşa ilçesinde  doğdu. Babası Hacı İbrahim Kutub Asyut’a bağlı Kâlia köyünde sayılan birisi idi.  Muhammed Kutub, Şehid Seyyid Kutub’un en küçük kardeşidir. Diğer kardeşleri ise  Nefise, Emine ve Hamide Kutub’tur. 

Muhammed Kutub liseyi bitirdikten sonra, Kâhire üniversitesi, İngiliz filolojisi  bölümünü ve Yüksek öğretmen okulunu 1940 yılında bitirdi. Üniversite yıllarında  bir yandan psikoloji üzerine eğitim gördü ve eğitim ve psikoloji diploması aldı. Öte yandan da İslami araştırma ve incelemelerde bulundu.  

Son yaptığı görev ise Mekke de Ümmü-l Kur’a üniversitesinde İslamiyet mukayeseli  dinler profesörü. Ayrıca Muhammed Kutub akademik çalışma yapan öğrencilerin  araştırmalarını yönetmekle meşgul oldu. 

Muhammed Kutub eserlerinde özellikle “ilim” kılığı adı altında Müslümanlar  arasında yerleştirilmek istenen ateizm ve onun uzantıları durumundaki belli başlı  çağdaş fikir adımlarıyla hesaplaşarak, Müslümanları böyle cahili düşüncelere  karşı uyanık bulunmalarını sağlamaya çalıştı. 

En son M.İslamoğlu’nun yaptığı röportajda dediğine göre:”O kendini Osmanlı olarak  gören biri ”…Bu yüzden İstanbul’u mesken tutmuş, yıllarca her yılın bir kısmını  İstanbul Beylerbeyin de geçirirmiş. İstediği şey ise iki oğlunun da Türkçeyi  vatanından öğrenmeleri ve zaten istediğini de elde etmiş. Muhammed Kutub’un büyük  oğlu Üsame, M.İslamoğlu’na kılavuzluk etmiş ve röportaj sırasında hep Türkçe  konuşmuş. 

 Muhammed Kutub abisinin kendisine tefekkür ve yazarlık konusunda rehberlik  yaptığını söylüyor ve.“Merhum Seyyid sayesinde İslami bir yazar olarak  tanındım.”diyor. 

Muhammed Kutub’un hapsi: 

Üstad Muhammed Kutub ta 7yıla yakın hapiste yattı ve abisinin mücadelesine ortak  oldu. Mısır Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnâsır yönetimine karşı verdiği mücadeleden  dolayı 1954 yılında hapse giren Muhammed Kutub 1955 yılında serbest bırakıldı.  Ancak 1965 yılının Ağustos ayında tekrar tutuklandı. 

 Üstad’ın tutuklanmasını Zeynep Gazali şöyle anlatır:” 5 ağustos günü Seyyid  Kutub’un tutuklandığını öğrendim. Muhammed Kutub’ta zaten birkaç gün evvel  tutuklanmıştı.” Zeynep Gazali zindanlardayken ona soruyorlar: Muhammed Kutub’un teşkilatı nedir? Diye. Cevap veriyor :” Daha önce bunun cevabını verdim Muhammed Kutub’un teşkilatı olmadığını, sadece İslam konusunda yazan bir araştırmacı olduğunu söyledim. Bütün işi insanlara doğru yolu göstermektir. Müslümanlara İslam düşüncesini açıklamak ve anlatmaktır. İnsanlar bunu öğrendikten sonra inandıkları ve tercih ettikleri  şekilde davranırlar.” dedim, diyor… 

Ve Muhammed Kutub’un hapsi 1971’e kadar devam etmiş… 

Muhammed Kutub’un hapse atılmasına sebep gösterilen konu ise “Tekâmül mü  Soysuzlaşma mı” ve “20.Asrın cahiliyeti” kitaplarından dolayı, bir grup genç soru  sormaya geliyorlar ve bu toplantıların asıl sebebinin Cemal Abdünnâsır’ı  öldürme planı olduğunu sanıp(!) Muhammed Kutub’u hapse atıyorlar.

 Şehid Seyyid Kutub kardeşi Muhammed ‘in hapse atılmasını şöyle anlatır: 

“29 Temmuz da kardeşim Muhammed tutuklandı. Ben de 2 veya 3 Ağustos ta Kahire’ye  geldim. Muhammed’i arayan polisler 2 gün önce evin her tarafını didik didik  etmişlerdi. Kahire ye gelir gelmez yeğenlerimden Azmi Bekr ve ya Rıfat Bekr’den biri ile  Yüzbaşı Ahmed Rasih’e bir yazı göndererek Muhammed’in durumunu karakoldan sordum. 

Yazıda kanunsuzca tutuklanan ve nerede olduğunu bilmediğimiz Muhammed’in  tutuklanmasını ve hastalığıma karşın evde bana yapılan muameleyi şikâyet ettim.  Çünkü iki gün önce gece yarısı emniyet görevlileri pencereden girerek evimizi 

zorla aramış ve bana insanlık dışı hakaretler yapmıştı… 

Gönderdiğim şikâyet dilekçesinde, Bertrand Russell’in (ünlü İngiliz filozofu)  hükümeti eleştirdiği için tutuklanırken gördüğü muamele ile Muhammed’in  tutuklanması sırasında gördüğü muamele arasında karşılaştırma yaparak dağlar  kadar fark bulunduğunu, oysa Muhammed’inde onun gibi bir düşünür ve yazar  olduğunu belirttim. Hiç olmazsa Muhammed’in nerede tutuklu bulunduğunu öğrenmek  istediğimizi de ekledim. Bu dilekçeden 5 gün sonra 9 Ağustos günü bende  tutuklandım.” 

 Oysa Muhammed Kutub emniyet raporlarında yer aldığı gibi Müslüman Kardeşler  teşkilatına üye değildi. Onun tutuklanmasıyla Müslüman Kardeşlerin başına büyük  tehlikelerin geleceği bir bakıma haber verilmiş oluyordu.  Böylece Muhammed Kutub, hiç mahkeme önüne de çıkarılmadan ömrünün 7 yılını  hapiste türlü işkencelere maruz kalarak geçirmiş oldu.  Daha sonra da Mısır’ı terk edip Suudi Arabistan’a yerleşti. 

Muhammed Kutub, eserlerinde özellikle “ilim” adıyla Müslümanlar arasında  yerleştirilmek istenen ateizm ve onun uzantıları durumundaki belli başlı çağdaş  fikir adımlarıyla hesaplaşarak, Müslümanları böylesi düşüncelere karşı uyanık  bulunmalarını sağlamaya çalıştığı biliniyor.

Muhammed Kutub’un 30 u aşkın eseri var ve çoğu Türkçeye çevrildiği için Türkiye  de tanınan bir İslam Mütefekkiridir…  Hayatını ilim ve irşada adamış bir mütefekkir olarak tarif edilen ve uzunca bir  süredir Medine'de sürgün yaşayan Muhammed Kutub yakın zamanda Mekke'de  kaldırıldığı hastanede 4.nisan.2014 tarihinde cuma sabahı 95 yaşında hayatını  kaybetti. 

Allah (CC) rahmet etsin.

Eserleri

31 arapça kitabın linki

27 arapça kitap linki

*1000 Soruda 4 Raşit Halife / POLEN YAYINLARI

1000 Soruda Peygamberimizin (s.a.v) Hayatı POLEN YAYINLARI 

20. Asrın Cahiliyesi BEKA YAYINLARI 

Alemlere Rahmet Hz. Muhammed (sav) BEKA YAYINLARI 

Asrımızda İslam Uygulanabilir mi? RAVZA YAYINLARI 

Batıcı Söylemler ve İslam BURUC YAYINLARI 

Benzerini Getiremezler BEKA YAYINLARI 

Biz Müslüman mıyız? AĞAÇ KİTABEVİ YAYINLARI 

Biz Müslüman mıyız? HİLAL YAYINLARI 

Biz Müslümanmıyız ŞURA YAYINEVİ 

Bosna Hersek Katliamı TEVHİD YAYINLARI 

Çağdaş Dünyaya İslami Bakış BEKA YAYINLARI 

Çağdaş Fikir Akımları (3 Cilt Takım) RAVZA YAYINLARI 

Çağdaş Fikir Akımları 1- Demokrasi RAVZA YAYINLARI 

Çağdaş Fikir Akımları 2 -Komünizm- RAVZA YAYINLARI 

Çağdaş Fikir Akımları 3 -Sekülarizm, Rasyonalizm, Milliyetçilik- RAVZA YAYINLARI 

Çağdaş Fikir Akımları BEKA YAYINLARI 

Çağdaş Konumumuz BEKA YAYINLARI 

Çocuklar İçin Peygamberlerin Hayatı BEKA YAYINLARI 

Düzeltilmesi Gereken Kavramlar RİSALE 

Evrim ve Değişmezlik BEKA YAYINLARI 

Gelenekler Çatışması BEKA YAYINLARI 

Hz. Muhammed'in Hayatı / Gençler İçin İLKE YAYINCILIK 

Hz. Peygamberden Gençlere 50 Nasihat İLKE YAYINCILIK 

İman ve İnkar Aynasında İki Kadın Portresi İLKE YAYINCILIK 

İnsan Psikolojisi Üzerine Etüdler RAVZA YAYINLARI 

İslam Budur BEKA YAYINLARI 

İslam Dünyasında Aydınlanma Sorunu BEKA YAYINLARI 

İslam Etrafındaki Şüpheler HİSAR YAYINLARI 

İslam İnancı RİSALE /Nureddin Yıldız 

İslam Kahramanları Ashab-ı Kiram (5 Kitap Takım) HİSAR YAYINLARI 

İslam Terbiye ve Ahlak Sistemi HİSAR YAYINLARI 

İslama Göre İnsan Psikolojisi ESMA YAYINLARI 

İslamın Etrafındaki Şüpheler TUĞRA NEŞRİYAT 

İslami Açıdan Tarihe Bakışımız RİSALE 

Kadının Özgürlüğü ve Tesettür RAVZA YAYINLARI 

Kadının Özgürlük Savaşı RAVZA YAYINLARI 

Kur'an Araştırmaları Medeni Ayetler Cilt 2 SERİYYE YAYINEVİ 

Kur'an Araştırmaları Mekki Ayetler Cilt 1 SERİYYE YAYINEVİ 

Kur'an Kıssaları BEKA YAYINLARI 

Kur'an'ı Nasıl Okuyalım İŞARET YAYINLARI 

Küreselleşme ve Müslümanlar BEKA YAYINLARI 

La İlahe İllallah BEKA YAYINLARI 

La İlahe İllellah / Akide, Şeriat ve Hayat Yolu RAVZA YAYINLARI 

Lailahe İllallah İHTAR YAYINLARI 

Nasıl Davet Edelim? BEKA YAYINLARI 

Örnek İslam Toplumu RİSALE 

Peygamberden Parıltılar BEKA YAYINLARI 

Peygamberimizin Savaşları HİSAR YAYINLARI 

Peygamberimizin Seriyyeleri HİSAR YAYINLARI 

Sosyal Bilimlerin İslami Temelleri BEKA YAYINLARI 

Tartışmalar BEKA YAYINLARI 

Tih'den Çıkış BURUC YAYINLARI .

Muhammed Kutub Kitapları - Eserleri

  • Düzeltilmesi Gereken Kavramlar
  • Biz Müslüman Mıyız?
  • Kur'an'ı Nasıl Okuyalım
  • La İlahe İllallah
  • İslam İnancı
  • Hz. Peygamber'den Gençlere 50 Nasihat

  • 20. Asrın Cahiliyesi
  • Tih'ten Çıkış
  • İslam'ın Etrafındaki Şüpheler
  • Nasıl Davet Edelim?
  • İnsan Psikolojisi Üzerine Etüdler
  • Kadının Özgürlük Savaşı
  • İslam Budur

  • Hanım Sahabiler
  • Sosyal Bilimlerin İslami Temelleri
  • İman ve İnkar Aynasında İki Kadın Portresi
  • Kur'an Kıssaları
  • Çağdaş Fikir Akımları (3 Cilt Bir Arada)
  • İslam Dünyasında Aydınlanma Sorunu
  • Örnek İslam Toplumu

  • Gelenekler Çatışması
  • Tevhid
  • Çağdaş Fikir Akımları 1 - Demokrasi
  • Enfal Suresinden Eğitici Dersler
  • İki Kadın
  • Tartışmalar
  • İslama Göre İnsan Psikolojisi

  • Çağdaş Fikir Akımları 2 - Komünizm
  • Peygamberden Parıltılar
  • Küreselleşme ve Müslümanlar
  • Çağdaş Fikir Akımları 3 - Sekülarizm, Rasyonalizm, Milliyetçilik
  • Çağdaş Dünyaya İslami Bakış
  • Oryantalistler ve İslam
  • Çağdaş Konumumuz

  • Kur'an-ı Kerim'den Eğitici Dersler
  • 1000 Soruda 4 Raşit Halife
  • Taklitlerin Çarpışması
  • İslami Tarih Yorumu
  • Gençler İçin Hz. Muhammed’in Hayatı
  • Benzerini Getiremezler
  • Asrımızda İslam Uygulanabilir mi?

  • İslami Eğitim Metodu
  • Tekamül Mü? Soysuzlaşma Mı? - Cilt 2
  • Alemlere Rahmet Hz. Muhammed
  • Evrim ve Değişmezlik
  • Tekamül mü? Soysuzlaşma mı? - Cilt 1
  • İslami Açıdan Tarihe Bakışımız
  • İslami Çalışmada Eğitimin Önemi

  • İslam ve Materyalizme Göre İnsan
  • Kavramlar
  • Kur'an Araştırmaları Medeni Ayetler Cilt 2
  • Kur'an Araştırmaları Mekki Ayetler Cilt 1
  • 1000 Soruda Peygamberimizin (s.a.v) Hayatı
  • Batıcı Söylemler ve İslam
  • İslam'da Eğitim Metodu

Muhammed Kutub Alıntıları - Sözleri

  • İman temeni ve tahalüllerle (süslemelerle) değil, kalblerde yerleşmesiyle, amelin de onu tasdik etmesiyle vücut bulur. (Biz Müslüman Mıyız?)
  • İman arzu ile , salih kişi görüntüsü ile olmaz. Müminin imanı öyle bir hakikattır ki kalbde yer tutar ve ameli de onu doğrular ... ( Enes r.a. ) dan (Biz Müslüman Mıyız?)
  • "Ya Resulallah, bana islâm'da senden sonra (ya da senden başkasına) sormayacağım bir söz söyle." dedim. Buyurdu ki: "Allah'a iman ettim de ve istikamet üzere ol. Süfyan b.abdullah es-sakafi (Müslim'in rivayet) (Düzeltilmesi Gereken Kavramlar)
  • İmanın gerçek sırrı, Allah’ın dinini yaşamakla ortaya çıkar. (İslam İnancı)
  • Şüphesiz bu din, bütün yönleri ile hayatın tamamını kapsamak üzere inmiştir. Özel önemi ve hacmi ne olursa olsun hayatın sadece bir yanını işgal etmek için değil (Küreselleşme ve Müslümanlar)
  • "Kıskançlık, kin doğurur. Kin; başkalarında görülen nimetin varlığını çekememek ve bunun yitirilmesi için elinden geleni yapmaktır. Azim ise, o insanın sahip olduğu nimete gıpta etmek ve var gücüyle, bütün enerjisiyle o nimetin aynısına sahip olmaya, o kişiye benzemeye ve bu konuda onu geçmeye çalışmaktır." (Hz. Peygamber'den Gençlere 50 Nasihat)

  • ...,kendileri Rabbani yoldan koptular ve Avrupa cahiliyesinin ardından koşmaya başladılar. Arkalarından koşmak için izin istiyorlar. (Kadının Özgürlük Savaşı)
  • Yahudiler ahlakı-ve özellikle de cinsi ahlakı-parçalamaya kalkıştılar, cinsi anarşi ve çözülüşü yaygınlık kazandırarak. Ademoğullarını değirmenlerini çevirecek bineklere dönüştürmek şeklindeki geniş çerçevede planlarını uygulamaya engel olan iffet kalıplarına karşı savaş açtılar. Bu bakımdan filozofları iffet meselesinin geri kalmış zirai toplumdaki erkeğin bencilliğinden dolayı önem kazandığını ileri sürüyor. Çünkü bu toplumda kazanan ve harcama yapan erkek daha sonra bencilliğine hizmet etmesi için gereğinden fazla önem vererek iffet bahsine din ve ahlak kılıfını da giydirdi. Kesin evrimin sonucunda bunun elbetteki gülünç olan önemini yitirdiği açıktır. Artık evrim geçirmiş toplumda onun yerini daha başka bir fazilet almış bulunuyor bu ise kadının "Hürriyet ve bağımsızlığı"dır (Çağdaş Fikir Akımları 1 - Demokrasi)
  • Kör ile gören, karanlıklar ile ışık ve gölgelikle sıcaklık bir değildir. Yaşayanlarla ölenler de bir olmaz. (Çağdaş Fikir Akımları (3 Cilt Bir Arada))
  • İslâm, kendisine bağlanan herkese açık bir dindir. Kavrama yetenekleri oranınca bu dinin gerçeklerini anlayabilir, bilgide derinleşebilir. Bu din, belli bir sınıfın tekelinde değildir. Yani dinin naslarını kendi tekeline alan, kendisinden başka kimseye bu nasları yorumlama hakkı tanımayan, dilediği zaman kuralları değiştirme yetkisine sahip bir kutsallar sınıfı söz konusu değildir. (Çağdaş Konumumuz)
  • Hiç bir zaman için normal bir psikolojik yapıya sahip olan insana, nefret duygusu hakim olmaz. Sapık ve hasta psikopotlarin dışında bu nefret duygusu hiç bir zaman için bir kin ve çekememezlik durumuna geçmez. Çünkü insanın varlığını hissettiği sevgi bütün insanların sevgisidir... Muhammed KUTUB (İslama Göre İnsan Psikolojisi)
  • İslâm'ın esnek bir din olduğu doğrudur. Uygarlığa açık bir din olduğu da doğrudur. Ama bu, Allah'ın tespit etmiş olduğu sabitler/değişmezlerin sınırları içerisinde söz konusudur. Aynı zamanda fakihler tarafından bilinen ictihadın şartı da haram bir şeyi helâl kılmaması, helâl bir şeyi haram saymaması ve şeriatın maksatları ile çatışmamasıdır. (Oryantalistler ve İslam)
  • Her bakıp düşünen, kendisini imana götürecek işaretler bulur. (Tevhid)

  • Siyon Hâkimlerinin Protokolleri adlı kitapta şu ifadeler yer almaktadır: "Her alanda ahlâkın yıkılması için çalışmamız gerekmektedir. Bu, bizim egemenlik kurmamızı kolaylaştıracaktır. Freud bizdendir. O, cinsel ilişkileri aydınlığa kavuşturmaya devam edecektir. Böylelikle gençliğin nazarında kutsal bir şey kalmayacak ve bütün çabaları cinsel güdülerini tatmin etmek olacaktır. İşte o vakit de gençliğin ahlâkı yıkılacaktır." (Evrim ve Değişmezlik)
  • İster ilim, ister sanat, isterse başka herhangi bir alanda olsun, tabiatın tanrılaştırılması, Avrupa’nın sığınmış olduğu vicdanî birkaçıştır. Avrupa; ruhî, fıkrî, malî, siyasî, ilmî ve hayatın geri kalan diğer bütün alanlarında Kilise tarafından kendisine köleler peydah edilen “rab” veya “rabler”den kaçmak için bunu yapmış; daha sonra da kendisine başka bir ilâh uydurmak zorunda kalınca yaratıcı, yoktan var edici, şekillendirici Allah’ın pek çok sıfatlarını taşıyan, fakat kilisesi olmayan ve birtakım görevler yüklemeyen bir tanrı olarak 'tabiat'ı uydurmuştur. (Çağdaş Fikir Akımları (3 Cilt Bir Arada))
  • Şu ana kadar etkilerini yaşamakta olduğumuz gerçekten çok büyük hadiseler meydana geldi. Bunların ilki ise Avrupa'nın ön plana çıkması olmuştur. Çünkü Avrupa, İslam'ın geri çekildiği zeminden, maddî ve manevî zeminden öne çıkıp ilerlemiştir. İslam ümmeti bir karışlık araziden ne kadar geri çekildi ise yahut bir karış kadar değer ve ilkelerden ne kadar geri kaldıysa, orada bu cahilî ümmet öne çıkmış oldu ve onun boşalttığı yeri işgal etti. (Enfal Suresinden Eğitici Dersler)
  • "İlim öğrenin; çünkü ilmin Allah için öğrenilmesi bir haşyettir, onu öğrenmeye çalışmak bir ibadettir. Müzakere edilmesi tesbihtir, araştırılması cihaddır, bilmeyene öğretilmesi sadakadır. Ehil olan kimselere karşılık beklemeden verilmesi de Allah'a yakınlaştırıcı bir ameldir." -Âcurrî, Ahlâku'l-Ulemâ,s.24 (Peygamberden Parıltılar)
  • Ey müslüman kadın! Kız evlat... Kız kardeş... Anne! Dedikleri gibi "sen toplumun yarısısın". Fakat şöyle demek daha doğru olacaktır: "Kesinlikle sen toplumun tamamısın." Bu, daha doğru ve daha isabetli bir yaklaşım. Çünkü nesillerden öncelikli ve ilk sorumlu olan kişi sensin. (İki Kadın)
  • Ümmetin genel bir karakterini ifade eden ve onun birçok halini bozan/ifsad eden korkunç üçlü; -Hizmetinde düzenden hoşlanmayan düzensizlik, -Planlamaktan nefret eden gelişigüzellik, -Çabucak alevlenip çabucak sönen kısa nefeslilik... (İslam Dünyasında Aydınlanma Sorunu)
  • SORU: İslam devletini kurabilmek için fiilen atılması gereken adımlar nelerdir? CEVAP: Atılacak adımlar İmam Hasan el-Bennâ'nın açıkladığı şekilde, Müslüman insanı inşa etmek, Müslüman aileyi inşa etmek, Müslüman toplumu inşa etmektir. Bunun neticesinde otomatik olarak İslam devleti de ortaya çıkacaktır. (Enfal Suresinden Eğitici Dersler)