Kitap Künyesi
Yazar: Roberto Bolano
Çevirmen: Peral Bayaz
Orijinal Adı: Putas Asesinas
Yayın Evi: Metis Yayınları
İSBN: 9789753427609
Sayfa Sayısı: 200
--reklam--
Katil Orospular Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
"Kadınlar katil orospulardır, Max, hasta bir ağaçtan ufku seyreden soğuktan donmuş maymunlardır, karanlıkta ağlayarak, hiçbir zaman söyleyemeyecekleri sözlerin peşinde, seni arayan prenseslerdir. Yaşamımızı yanlışlıklarla planlıyor ve yaşıyoruz" diyor bu kitaba adını veren öykünün başkişisi (Katil mi? Orospu mu? Yoksa hem katil hem de orospu mu?).
İspanyol dilinin vazgeçilmez seslerinden biri olarak kutsanmış bir yazarın göz kamaştırıcı öykülerinin derlemesi...
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Katil Orospular Alıntıları - Sözleri
- Kitaplar bitiyor ama insan okumayı hiç bırakmıyor, tıpkı ölümün kesin bir olgu olduğunu bile bile yaşamayı sürdürdüğü gibi.
- -"Ne zaman tam anlamıyla yalnız olduğumuzu biliyor musun? -"Kalabalıkların arasındayken."
- "Kitaplar bitiyor ama insan okumayı hiç bırakmıyor, tıpkı ölümün kesin bir olgu olduğunu bile bile yaşamayı sürdürdüğü gibi."
- "En iyisi hiç beklememek çünkü hiçbir zaman gelmez beklenenler."
- Özel yürekler onca sevgiyi, rasgele ele geçirilmiş onca mükemmelliği kaldıramazlar.
- Kadınlar sevişirken söylediklerini her zaman dikkatle dinle, Max. Konuşmuyorlarsa, tamam, o zaman dinleyecek bir şey yok, düşünmen de gerekmeyecek, ama eğer konuşurlarsa , fısıldiyor olsalar bile, her sözcüğü dinle ve üzerinde düşün. Ne dediklerini düşün, ne demediklerini düşün, söylediklerin gerçekten ne anlama geldiğini anlamaya çalış.
- Ne zaman tam anlamıyla yalnız olduğumuzu biliyor musun? dedi. Kalabalıkların arasındayken, dedim onu dinlediğimi, demek istediğini anladığımı göstermek için. Ama Hayır, kalabaliklarda değil, bu kadarcığını akıl etmeliydim, ölümde, dedi. Meksika 'da insanın tek yalnızlık ânı ölüm.
- Kitaplar bitiyor ama insan okumayı hiç bırakmıyor, tıpkı ölümün kesin bir olgu olduğunu bile bile yaşamayı sürdürdüğü gibi.
- Yaşam edebiyattan biraz daha acımasız.
- Babam dinini inkar eden bir papazdı.
- En iyisi hiç beklememek çünkü hiçbir zaman gelmez beklenenler.
- İnsanın tek yalnızlık ânı ölüm.
- Kitaplar bitiyor ama insan okumayı hiç bırakmıyor, tıpkı ölümün kesin bir olgu olduğunu bile bile yaşamayı sürdürdüğü gibi.
- Bu öyküyü burada bitirmeliydim , ama yaşam edebiyattan biraz daha acımasız
--reklam--
Katil Orospular İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Birbirinden ilginç 13 öyküsüyle oluşan bir kitap . Öykülerin de genellikle kadınlara , ayrılıkliklara, insanı derinden etkileyen yaşanmışliklardan ziyade yaşanamamişlara dair ilginç bir yolculuk. Bir o kadar da gerçekci hikayeler. Yazarin sade ve etkileyici uslubu da bunda oldukca etkili. Beni en çok etkileyen hikayeler , Göz Silva , dönüş ve kitaba ismini veren hikaye olan Katil orospular İspanyol dilinin etkileyici ve sıradışı kullanan bu sıradışı Şilili yazar Roberto Bolaño ile tanışmadıysaniz ve Latin Amerika edebiyatına ilginiz varsa güzel bir başlangıç kitabı. (DESTİNA ÖYKÜ)
Roberto Bolaño ile tanışmam Pegasus Yayınları'ndan çıkan 2666 ile oldu.Oldukça hacimli ve çarpıcı bir romandı.Katil Orospular ise 13 hikâyeden oluşuyor.Latin Amerika edebiyat geleneğinden beslenen Bolaño, öykülerinde kullandığı sade dil ile okuyucuyu yormuyor ama sağlam bir yumruk çakıyor.Yer yer otobiyografik ögelere de yer verdiği öykülerinde,(B karakteri, kendisi diye düşündüm) yarattığı karakterlerin gücüyle okuyucuyu metne çekiyor.Şiddet,cinsel sapkınlık,sürgünlük, yazma edimi etrafında şekillenen öyküler Bolaño'nun dünyasını keşfetmek için çok ideal bir okuma sunuyor.Yaşam öyküsü de yazarlık öyküsü de çok ilginç olan Bolaño okunmaya değer bir yazar.Kitapta en sevdiğim öyküler, Göz Silva,Lalo Cura'nın Tasavvurları, Dans Notları oldu. (Özlem Akbaş)
Bolano’nun yersiz yurtsuz, sürgün ve göçmenlik halindeki karakterlerin başat olduğu sert öykülerinde adeta karakter ve atmosfer yaratma dersi veriyor. Gezdiği ahlaki sınırlarda ise bir izlenimci konumuna yerleşerek taraf tutmadan insana odaklanıyor. Dolaştığı sınırları göz önünde alırsak, başarısı fazlasıyla etkileyici. (Gökhan Gök)
--reklam--
Katil Orospular PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Roberto Bolano - Katil Orospular kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Katil Orospular PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Roberto Bolano Kimdir?
Şili'nin Santiago kentinde doğdu. Çocukluğu Los Angeles, Valparaiso, Quilpe, Viña del Mar gibi kentlerde geçti. On üç yaşında ailesiyle birlikte Meksika'ya yerleşti. Yeniyetmelik yıllarını Meksika Kent Kütüphanesi'ne kapanıp okuyarak geçirdi.
1973 yılında Salvador Allende'nin sosyalist reform sürecine katılmak için neredeyse bütün Latin Amerika'yı kat ederek Şili'ye gitti. Pinochet'nin darbesinden sonra direnişe katılmaya karar verdi, ancak kısa sürede tutuklandı. Sekiz gün tutukluluktan sonra eski okul arkadaşı bir polis yardımıyla serbest kaldı. Meksika'ya döndü ve (Vahşi Hafiyeler'deki Ulises Lima karakterine model olan) yakın arkadaşı şair Mario Santiago Papasquiaro ile "Infrarealist şiir hareketi"ni başlattı. Daha sonra Bolaño, şiirden çok düzyazıda yoğunlaştı.
1977 yılında Katalunya'ya, annesinin yanına yerleşti. Edebiyat yarışmalarına katılarak yaşamını kazanmaya başlamadan önce çeşitli işlerde (yazları bağbozumu, gece bekçiliği, bulaşıkçılık, satıcılık) çalıştı. İlk romanları 40 yaşında basılmaya başladı. 90'lı yıllarda şansı döndü. Vahşi Hafiyeler romanıyla Herralde Ödülü'nü (1998) ve Latin Amerika'nın Nobel'i olarak görülen Venezüella, Romulo Gallegos Ödülü'nü (1999) kazandı. Ölümünden bir yıl sonra 2004'te, 2666 adlı romanıyla İspanyolca yazılmış en iyi romana verilen Salambó ödülüne layık görüldü. Barselona'da 2003 yılında, elli yaşında karaciğer rahatsızlığından öldü. Metis Yayınları başta Estrella distante (Uzak Yıldız, 1996) ve Putas asesinas (Katil Fahişeler, 2001) olmak üzere yazarın eserlerini yayımlamaya devam edecektir.
--reklam--
Roberto Bolano Kitapları - Eserleri
- 2666
- Uzak Yıldız
- Katil Orospular
- Tılsım
- Lümpen Roman
- Mösyö Pain
- Vahşi Hafiyeler
- Gerçek Bir Polisin Çilesi
--reklam--
Roberto Bolano Alıntıları - Sözleri
- Ama kitap okurken, yararlı bir şey yaptığımı biliyordum. Önemli olan buydu. (2666)
- Özel yürekler onca sevgiyi, rasgele ele geçirilmiş onca mükemmelliği kaldıramazlar. (Katil Orospular)
- Kadınlar sevişirken söylediklerini her zaman dikkatle dinle, Max. Konuşmuyorlarsa, tamam, o zaman dinleyecek bir şey yok, düşünmen de gerekmeyecek, ama eğer konuşurlarsa , fısıldiyor olsalar bile, her sözcüğü dinle ve üzerinde düşün. Ne dediklerini düşün, ne demediklerini düşün, söylediklerin gerçekten ne anlama geldiğini anlamaya çalış. (Katil Orospular)
- Bizler güçsüz ve yorgun varlıklardık. (Lümpen Roman)
- Aşk "iyi"yi getirmez. Aşk her zaman daha "iyi"yi getirir. (Tılsım)
- Ne yazık ki güzellikleri ancak tatlarını çıkaramayacağımız korkunç zamanlarda fark ederiz (2666)
- Ne zaman tam anlamıyla yalnız olduğumuzu biliyor musun? dedi. Kalabalıkların arasındayken, dedim onu dinlediğimi, demek istediğini anladığımı göstermek için. Ama Hayır, kalabaliklarda değil, bu kadarcığını akıl etmeliydim, ölümde, dedi. Meksika 'da insanın tek yalnızlık ânı ölüm. (Katil Orospular)
- "Ölüm aşktır. . (Uzak Yıldız)
- O zaman derin bir nefes alıyor, tereddüt ediyor, zihnimi boşaltıyor ve şöyle diyordum: Kehanetlerim şunlar. Vladimir Mayakovski 2150 yılına doğru yine popüler olacak. James Joyce, 2124'te Çinli bir oğlan olarak yeniden doğacak. Thomas Mann, 2101'de Ekvadorlu bir eczacı olarak karşımıza çıkacak. Marcel Proust için 2033 yılı uzun sürecek kasvetli bir unutuluşun başlangıcı demek. 2089'da bazı kütüphanelerden Ezra Pound'un kitapları kaldırılacak. Vachel Lindsay 2101'de halkın şairi olacak. 2045'te varoşlarda Cesar Vallejo okunacak. 2045'te varoşlarda Jorge Luis Borges okunacak. 2101'de Vicente Huidobro kitlelere hitap etmeye başlayacak. Virginia Woolf, 2076'da Arjantinli bir roman yazarı olarak yeniden doğacak. Louis Ferdinand Celine 2094'te arafa girecek. 2101'de herkes Paul Eluard okuyacak. Metempsikoz: Şiirde ruh geçişmesi. Şiir yok olmayacak. Karşı-gücü başka şekillerde kendini dışa vuracak. Cesare Pavese 2034'te Gözlemcilerin Koruyucu Azizi ilan edilecek. Pier Paolo Pasolini 2100'de Kaçakların Koruyucu Azizi ilan edilecek. 2167'de Giorgio Bassani mezarından çıkacak. Oliverio Girondo 2099'da çocuk kitapları yazarı olarak yerini bulacak. Roberto Arlt'ın bütün eserleri 2102'ye kadar sinemaya uyarlanacak. Adolfo Bioy Casares 2105'te bütün eserlerinin beyaz perdeye uyarlandığını görecek. Arno Schmidt, 2085'te kendi küllerinden doğacak. Güney Amerika'nın varoşlarında, 2101'de yeniden Franz Kafka okunacak. 2098'de Rio De La Plata bölgesinde Witold Gombrowicz iade-i itibarın tadını çıkaracak. Paul Celan 2113'te küllerinden yeniden doğacak. Andre Breton 2071'de aynalar aracılığıyla geri dönecek. Son okuyucusu 2059'da ölen Max Jacob'u bir daha kimse okumayacak, yani son okuru da ölecek. Jean-Pierre Duprey'i 2059'da kim okuyacak? Gary Snyder'ı kim okuyacak? Ilarie Voronca'yı kim okuyacak? Bunlar kendime sorduğum sorular. Gilberte Dallas'ı kim okuyacak? Rodolfo Wilcock'u kim okuyacak? Pierre Unik'i kim okuyacak? 2059'da Şili'de bir meydana Nicanor Parra'nın heykelini dikecekler. 2020'de Meksika'da bir meydana Octavio Paz'ınkini. Onlardan biraz daha küçük bir Ernesto Cardenal heykeli de 2018'de Nikaragua'daki bir meydana konacak. Ama bütün bu heykeller ya Tanrı’nın müdahalesi ya da dinamitin gücüyle, er geç, Heine'nin heykeli gibi yıkılacak. Bu yüzden sizin yerinizde olsam, dikilen heykellere pek güvenmezdim. Carson McCullers'ı 2100'de de okuyacaklar, ama Alejandra Pizarnik, aynı yıl son okuyucusunu da yitirecek. Alfonsina Storni 2050'de ya kedi ya da ayıbalığı olarak yeniden dünyaya gelecek, hangisi olacak, emin değilim. Anton Çehov'un durumuysa biraz farklı: 2003'te yeniden doğacak, 2010'da yeniden doğacak, 2014'te yeniden doğacak. 2081'de bir kere daha belirecek. Sonra, ondan bir daha haber alınamayacak. 2017'de Alice Sheldon kitlelere hitap edecek. Alfonso Reyes 2058'de kesin olarak öldürülecek ya da öyle sanacaklar, ama aslında katillerini öldüren Reyes olacak. Marguerite Duras 2035'te bile, binlerce kadının sinir sisteminde yaşamayı sürdürecek. (Tılsım)
- Başta hemen herkes iyidir fakat en nihayetinde herkes kötüdür. (Lümpen Roman)
- Bizi yararsız şeyleri kullanmaya zorluyorlar ve bu nesnelerin amaçları hayat standardımızı yükseltmek değil, insanlar onları moda veya statü sembolü oldukları için kullanıyor. (2666)
- Ardından şimdi yaptığım gibi geçmişimi düşünmeye başladım. Tarihleri düşünürken varsayımsal çaresizliğimin duvarları yavaşça parçalandı ve gölün dibinden yükselen görüntüler geldi gözümün önüne, onların güneşin veya ayın aydınlatmadığı o acınası su kütlesinden çıkmalarına kimse engel olamazdı ve zaman rüyalarda olduğu gibi kendi içine kapandı. (Tılsım)
- “... kendilerini toparlama şansı bulamamış olan şehirlere yapılan ani yolculukların sonucunda oluşan fenomene jetlag deniyordu ve kaynağı , sizin yorgunluğunuz değil siz oraya gitmezseniz hala uyuyor olacak insanların yorgunluğuydu. “ (2666)
- İnsanoğlu her şeye alışır. (Tılsım)
- Ve ben acılar içinde kıvranırken, sen Susamış, sıcak kanımla beslenen Vampir gibi, simsiyah ve inatçı. (Vahşi Hafiyeler)
- Aşka olumlu bakmıyordum. Referans noktası televizyon dizileri ve kimi küçük kızların çoktan unutulmuş fısıldaşmaları olan tutku dolu ilişkilere olumlu bakmıyordum. Bazen tüm hayata olumsuz bakıyordum. (Lümpen Roman)
- Şiirin uçsuz bucaksız deryasında çeşitli akımlar olduğunu ileri sürüyordu: ibnetorlar, ibneler, ibnoşlar, çılgınlar, arkacılar, tekerlekler, şen çocuklar, nonoşlar akımları. Yine de ona göre en önemlileri ibnetorlar ve ibnelerdi. Walt Whitman örneğin, ibnetor bir şairdi. Pablo Neruda ise ibne bir şairdi. William Blake, hiç kuşkusuz, ibnetordu, Octavio Paz ise ibne. Borges nonoş, yani beklenmedik bir anda ibne olabilir, yine beklenmedik bir başka zaman da cinsiyetsiz olabilirdi. Ruben Dario bir çılgındı, gerçekten de çılgınlar şahı ve paradigmasıydı. (Vahşi Hafiyeler)
- "İronikti ,zehirliydi ,zarifti" (Uzak Yıldız)
- “ ‘Deliriyorsun’ dedi. Bunun iyi mi yoksa kötü bir şey mi olduğunu sordum. Deliliğin tahammül edilemez bir acıdan kaçma yöntemi olduğu olağanüstü durumlar hariç her zaman kötü olduğunu söyledi. Ve işte o zaman belki de tahammül edilmez bir acı çektiğimi söyledim ama onun birşey söylemesine fırsat vermeden sözümü geri aldım. ‘İyiyim. Tahammül edilemeyecek acı yoktur. Delirmedim.’ “ (Lümpen Roman)
- Artık yakınlık diye bir şey olmadığını biliyorum. Birilerinin gözleri her zaman kapalıdır. Biri görürken diğeri görmez. Diğeri görürken öteki görmez. (Lümpen Roman)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin