Kitap Künyesi
Yazar: Sohrab Sepehri
Çevirmen: Ali Güzelyüz
Orijinal Adı: Merg-i Reng
Yayın Evi: Damevend Yayınları
İSBN: 9786058615816
Sayfa Sayısı: 80
--reklam--
Rengin Ölümü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İran'ın çağdaş şairlerinden Sohrab Sepehri, 7 Ekim 1928 tarihinde Kaşan'da doğdu. Eğitim Enstitüsünü tamamladıktan sonra bir süre öğretmenlik yaptı. Resim yapmayı hattat ve ressam olan babasından öğrenen Sohrab, daha sona Güzel Sanatlar Fakültesi resim Bölümünde eğitim gördü.
Dönemindeki birçok yenilikçi şair gibi kendisi de Nima ve Tevelleli'den etkilenerek dörtlük ve Nima tarzı kalıplarla şiir söylemeye başladı. Ancak bir yandan Doğu sanatı, mitolojisi, dinler ve irfan, öte yandan ise Batı sanatı ve şiirine olan ilgisi ve derin bilgisi, onu yeni ufuklara sürükledi. Özellikle İran'da sürrealist şiirin kurucusu sayılan Huşeng İrani (1925-1973)'nin şiirlerinden etkilenerek dil ve düşünce bağımsızlığı yönünden çağdaşlarından ayrıldı. Şiirleri birçok dile çevrilen Sepehri, 21 Nisan 1980 tarihinde kan kanseri nedeniyle vefat etti.
Elinizdeki bu kitap, şairin Heşt Kitab (Sekiz Kitap)'ının birincisi olan Merg-i Reng (Rengin Ölümü) adlı eseri olup özgünlüğünün bozulmamasına özen gösterilerek Türkçeye çevrilmiş ve şiirlerin özgün Farsçaları da verilmiştir.
--reklam--
Rengin Ölümü Alıntıları - Sözleri
- Ve sen en yalnız “ben"din. Ve sen en yakın “ben"din. Ve sen en olgun “ben"din, ey seher vaktinin “ben”i; Dünyaların şaşkınlığına açılan sır dolu pencerem...
- Gecenin kıyısında bir renk. Ölmüş, sessiz sedasız.
- Ding... dong... Geçiyor lâhzalar. Geçen gelmiyor geri. Bir kıssâ ki aslâ bir daha Başlayamaz. Sanki cevapsız bir soru Zamanın soğuk dudağına yapışmış.
- Ne derdin var ki Ötüyorsun kendi gizli yalnızlığından.
- Yaşam, yerin yüreğimizdeki vuruşlarla “çarpım”ı. Yaşam, solukların sâde “geometri”si.
- Duman yükseliyor yalnızlık köşemden Kim, nasıl haberdar olacak viranemden?
- Öyleyse ağlarsam, boşunadır ağlamam Gülersem de, boşunadır gülüşüm.
- “seni senden çalmışlar ne derin yalnızlık.”
- Yabancılığı yaşamışsın, yaşamı değil.
- Bir gölge geçti duvarın üzerinden Hüzün kattı benim hüzünlerime.
--reklam--
Rengin Ölümü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Gece: مثل این است که شب ک است. دیگران را هم غم هست به دل، غم من، غمی غمناک است. Sanki nemlidir gece. Başkalarının da hüzün var gönüllerinde Ama hüzünlü bir hüzündür benim hüznüm. Rengin ölümü / Sohrâb Sepehri (fatima kaya)
Çağdaş İran şairlerinden biri olan Sohrab Sepehri, İran’da, ölçü ya da ritme bağlı olmayan "Yeni Şiir" akımının beş önemli temsilcisinden biridir. Şiir yazma ile birlikte güzel sanatlarda da kendini geliştirmek isteyen Sepehri, resim üzerine eğitim alır. Şairliği ve ressamlığı başarılı bir şekilde bir arada yürütür ve resimleri çok sayıda ödül alır. Sanatın satılabilir bir meta olmadığına inanan Sepehri resimlerini satmayı reddeder ve resimlerini sanatseverlere hediye eder. “Rengin Ölümü” eseri, Sepehri’nin ilk şiir çalışmalarını içermektedir. “Rengin Ölümü” Sepehri’nin ilk eseri olmasına rağmen eleştirmenlerce başarılı bulunur. Bu da Sepehri’ye yeni şiirler yazmasında önemli bir motivasyon sağlar. Eserde şiirler, meraklılarının inceleyebilmesi için, Farsça ve Türkçe birlikte verilmektedir. Şiir, başka bir dile çevrilmesi en zor olan edebi türlerden biri olmasına rağmen, eserdeki şiirler iyi bir anlam bütünlüğüne sahip. Bu da çevirinin çok iyi bir şekilde yapıldığını gösteriyor. Eserden bir şiirin bir bölümünü vererek şiir severleri bu eseri okumaya davet ediyorum. “Dağın teninde yılan gibi sürünüyor bir yol, Yolda gelip geçen biri. Vadinin hayali ve yalnızlık Korku salmış onun damarlarına Göz dikmiş her köşesine kuruntu pınarının nakşı, Dağın bedenindeki her bir yarıktan Bir yılan sarkmış dışarıya Ve her taşın ardından hışımla Hançer çekmiş bir diken.” (Enes Başak)
--reklam--
Rengin Ölümü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Sohrab Sepehri - Rengin Ölümü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Rengin Ölümü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Sohrab Sepehri Kimdir?
7 Ekim 1928; Kaşhan, İsfahan - 21 Nisan 1980, Tahran), İranlı modern şair ve ressam.
İsfahan'a bağlı Kaşhan'da doğdu. İran şiirinde ölçü ya da ritme bağlı olmayan "Yeni Şiir" akımının beş ünlü şairinden biridir. Diğerleri Nima Youshij, Ahmad Shamlou, Mehdi Akhavan-Sales ve Füruğ Ferruhzad'dır.
1980'de Tahran'daki Pars Hastanesi'nde lösemi nedeniyle öldü. Şiirinde insancıllık hakimdir. Doğayı sever ve şiirlerinde sıkça yer verirdi. Şiirleri Fransızca, İngilizce, İspanyolca, İtalyanca, İsveççe, Rusça ve Türkçe gibi birçok dile çevrildi. Türkçeye çevrilen eserleri arasında, 1996 yılında YKY tarafından basılan ve çevirisini Cavit Mukaddes'in yaptığı şiir seçkisi Başlangıcın Sesi de bulunur. Bir diğer Türkçeye çevrilen şiirleri de, 2011 yılında Balkon Sanat Yayınları'ndan çıkan Faysal Soysal çevirili Akdenizdeki Çöl'de yer almaktadır.
İran seçimleri sırasında aday Musevi için yapılan mitinglerde okunan şu şiiri 17 Haziran 2009 'da Hürriyet Gazetesinde çıkmıştır: "Yağmura gitmeli , gözlerimizi yıkamalı ve dünyayı başka gözlerle görmeliyiz." Ayrıca Türkçeye çevrilen kitapları arasında Pan Yayıncılık ve Avesta Basın Yayın 'dan çıkan "Suyun Ayak Sesi" ,Epos Yayınlarından "Sekiz Kitaptan Seçmeler" kitapları da bulunmaktadır
--reklam--
Sohrab Sepehri Kitapları - Eserleri
- Suyun Ayak Sesi
- Sekiz Kitap
- Rengin Ölümü
- Başlangıcın Sesi
- Biz Hiç, Biz Bakış
- Kederin Doğusu ve Suyun Ayak Sesi
- Yalnızlığımın Çinisi
- Rengin Ölümü ve Yolcu
- Henüz Yolcuyum Özyaşam Öyküsü, Anılar
- Sekiz Kitap'tan Seçmeler
- Toplu Şiirler
- Hemu Helbest
--reklam--
Sohrab Sepehri Alıntıları - Sözleri
- Ve yağmurun sesini duyuyorum aşkın ıslak gözkapaklarında. (Kederin Doğusu ve Suyun Ayak Sesi)
- “Aydınlık kapıların ardından gelmeli biri.” (Biz Hiç, Biz Bakış)
- bugün ben aaah, ne denli yeşilim! ne denli uyanıktır gövdem! dağın ardından bir hüzün çıkıvermez umarım! (Yalnızlığımın Çinisi)
- Kapatmak gerek kitabı. Kalkmak gerek, Zaman boyunca yürümek, Çiceğe bakmak, Belirsizliği duymak gerek.” (Biz Hiç, Biz Bakış)
- Bir şair gördüm bir zambağa hitap ederken Siz diyordu. (Toplu Şiirler)
- Ruhum bazen yoldaki taş kadar gerçektir (Kederin Doğusu ve Suyun Ayak Sesi)
- "Yalnız” kapısının ardında kalmıştım ben. Bir “yalnız” kapısının ardında görmüşümdür kendimi hep. (Sekiz Kitap)
- “Bir anlam ver ki kanada Aklımın kanadı yansın kıskançlıktan.” (Biz Hiç, Biz Bakış)
- Bir gölge geçti duvarın üzerinden Hüzün kattı benim hüzünlerime. (Rengin Ölümü)
- "dışarıya açılan kapıydım sensiz, çoraklığa doğru bir ses, ve sonsuzluğu seyreden bakıştım..” (Başlangıcın Sesi)
- Dünyadaki bütün kuşların kanatlarının açıklığı vardı ciğerlerimde. (Biz Hiç, Biz Bakış)
- Seni senden çalmışlar, Ne derin yalnızlık! (Sekiz Kitap'tan Seçmeler)
- anlar çıplaktır kendi anlarının sen tenine hüzün elbisesi giydirme sakın (Yalnızlığımın Çinisi)
- " Ve sesleneceğim içerden : Ey sepetleriyle uyku dolu olanlar ! Elma getirdim , elmaa.. Kızıl güneş , geleceğim. Dilenciye bir yasemin vereceğim. Cüzzamlı bir kadına da yeni bir küpe . Köre diyeceğim ki : bak, nasıl da güzel bahçe .." (Toplu Şiirler)
- Bizim işimiz değil kırmızı gülün sırrını anlamak. Bizim işimiz belki de: kırmızı gülün büyüsünde yüzmektir. (Suyun Ayak Sesi)
- "karıştı bir özlem, bir hayrete (Sekiz Kitap'tan Seçmeler)
- Pencereden, Çocukluk duvarından, günbatımına bakıyorum. Boş yere bakıyorum, boş yere. Yeşil bahçe kapılarının üzerine çöktü bu duvar. Oyunların altın zinciri ve hikâyelerin aydınlık saçan Kapıları, bu enkazın altında kaldı. Öbür tarafta, karanlığım göründü: Samanlı çamurdan yapılmış kubbe üzerinde durmuşum tıpkı bir üzüntü gibi. (Başlangıcın Sesi)
- Şemsiyeleri kapatmalı. Yağmur altında yürümeli. Düşünceleri, hatıraları yağmur altına getirmeli. Şehir bütün halkıyla yağmur altına gitmeli. Dostu yağmur altında görmeli. Aşkı yağmur altında aramalı. Yağmur altında bir kadınla sevişmeli. Yağmur altında oyun oynamalı. Yağmur altında yazmalı, konuşmalı, nilüfer dikmeli. Yaşam sürekli ıslanmaktır. Yaşam "şimdi" havuzunda suya girmektir. Çıkaralım giysileri: Suya bir adım var. (Suyun Ayak Sesi)
- “… çağır beni senin sesin iyidir senin sesin hüznün samimiyetinin sonunda yeşeren o tuhaf bitkinin yeşilliğidir…” (Sekiz Kitap'tan Seçmeler)
- Bizim aramızda çöllerin derbederliği var Gecelerin kandilsizliği, gurbetlerin toprak yatağı ateşlerin unutulmuşluğu Bizim aramızda binbir gece arayışları var (Toplu Şiirler)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin