Kitap Künyesi
Yazar: Rene Girard
Çevirmen: Necmiye Alpay
Yayın Evi: Kanat Kitap
İSBN: 9789758859016
Sayfa Sayısı: 480
--reklam--
Şiddet ve Kutsal Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Çağımızın en güçlü metinlerinden biri Türkçede. René Girard Şiddet ve Kutsal’da her kültürde bulunan kurban ediminin kaynağında şiddeti önleme ihtiyacının bulunduğunu keşfediyor. Bu keşfine antropolojik bulguların yanı sıra Antik Yunan tragedyalarını ve psikanalist kuramlarını da çözümleyerek ulaşan Girard’ın eseri antropoloji, edebiyat eleştirisi, psikanaliz ve kültürel çalışmalar alanındaki her okura hitap edecek.
Türkçede daha önce Romantik Yalan ve Romansal Hakikat adlı kitabı yayımlanan Girard’ın bu eserini Türkçenin dil sorunları hakkında bir kitabı ve çok sayıda yazısı yayımlanan, yetkin çevirileriyle tanıdığımız Necmiye Alpay dilimize kazandırdı. Eser yine edebiyat eleştirisi alanındaki yazılarıyla tanınan Orhan Koçak’ın editörlüğünde hazırlandı.
Şiddet ve Kutsal’ın Türkiye’de din, edebiyat ve kültür alanındaki pek çok tartışmaya yön vereceği kesin...
Şiddet ve Kutsal Alıntıları - Sözleri
- Sık sık, şiddetin "akıldışı" olduğu söylenir. Oysa şiddet nedensiz değil; hatta zincirlerinden boşanmak istediğinde kendine gayet yerinde nedenler bulmayı da iyi biliyor. Ancak, bu nedenler ne kadar yerinde olursa olsun hiçbir biçimde ciddiye alınamaz.
- İçgüdüsel olarak, kardeşlik ilişkisini bir sevgi ilişkisi gibi düşünme eğiliminde oluyoruz ama, aklımıza gelebilen mitolojik, edebi ve tarihsel örnekler hep çatışma örnekleri: Habil ile Kabil, Yakub ile Esav, Eteokles ile Polyneikes, Romus ile Romulus, Aslan Yürekli Richard ile Topraksız john vb.
- Canavarlık, mitolojinin her yerinde vardır. Bundan çıkarılacak sonuç, mitolojinin durmadan kurban bunalımından söz ettiğidir; ancak, mitoloji bu bunalımdan yalnızca üstünü örtmek amacıyla söz etmektedir. Mitosların, kurban bunalımlarından doğduğunu, bu bunalımların geriye yönelik biçim değiştirmelerinden, bunalımın doğurduğu kültürel düzenin ışığında yapılmış birer yeni yorumdan ibaret olduklarını düşünebiliriz.
- Şiddet arzusu bir kez uyandı mı, bunun ardından kişiyi kavgaya hazırlayan bazı bedensel değişmeler geliyor. Şiddete adanmışlık durumunun bir süresi var. Uyarı sona erer ermez nedeni de ortadan kalkan basit reflekslerle bir tutulmaması gerekiyor bu durumun. Storr, özellikle toplum halindeki olağan yaşam koşullarında, şiddet arzusunu yatıştırmanın, böyle bir arzuyu uyandırmaktan daha zor olduğuna işaret ediyor.
- Belirli bir dinamizm, önce Batı'yı, sonra da tüm insanlığı görülmemiş bir göreli farksızlaşmaya, bizim modem dediğimiz tuhaf bir kültürdışılığa ya da karşıkültüre götürüyor.
- Eğer tanrılar kurban edimlerinin uzun süre yinelenmesi sonucu oluştuysa yinelemelerin kendisi nasıl açıklanacak peki? Henüz "iletişim" kurulabilecek bir tanrının olmadığı zamanlarda kurban ayini yapanların aklında ne vardı acaba? Tümüyle boş olan bir gökyüzü karşısında kim için ve ne için yineliyorlardı kurban ayinlerini? Modern tanrıcılık karşıtlığını insan kültüründeki her şeyi "tanrılar"ın üstüne atmaya iten tutku, ne denli güçlü olursa olsun kandırmamalı bizi. Kurban edimi insanların işi; yorumu da insanlar çerçevesinde yapılmalı.
- Aradığın suçlu kendinsin.
- Dişlerine kadar toza batmış, her biri diğerinin katili, yan yana uzanmış yatıyorlar; iktidar hâlâ paylaşılamamış.
- Bir Sophokles, bir Shakespeare, insan ilişkileriyle ilgili olarak Freud'un kavrayamadığı çok şey bilmektedir...
- Yanlış anlama, dinsel inancın temel boyutlarından birini oluşturuyor. Yanlış anlamanın temelindeki ise ikame kurbandan, onun gün ışığına çıkmamış sırrından başka bir şey değil. Ayinsel düşünce, deneyselci bir biçimde, şiddete dayalı oybirliği işlemini yeniden üretmeye çalışıyor.
Şiddet ve Kutsal İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Rene Girart’ın okuduğum ikinci kitabı. Kurban ritüeli ve şiddetle ilgili derin düşüncelere dalmanıza yol açan eşsiz bir anlatımı var. içeriği oldukça zengin ve nitelikli bilgi içerdiği için, dini inanca sahip kişileri biraz kızdıracak yorumları mevcut . devamı niteliğinde sayılabilecek 2 kitabı daha bulunuyor. Alıp okudukça diğer kitaplarını da paylaşacağım . Keyifli okumalar;) (Aynur kaval)
"Kafa açıcı": Başlığa baktığımda kutsalda, bir diğer deyişle dinde şiddeti anlattığını düşünmüştüm ancak okuduğumda anladım ki şiddette dini anlatıyor. Yaptığım birçok okumada davranışlarımızın yaşam tarzımızın kökenini dolayısıyla dinin çıkış noktası ve ihtiyaç ve gerekliliğini anlamaya çalışıyordum. Yazar bir kuram ortaya koymuş ve bu kuramı (bana göre) insanın içindeki sebepli, sebepsiz şiddet davranışının yönlendirilerek topluluğun huzurunu nasıl sağladığını göstermeye çalışmış. Çelişkili görünmekle birlikte çok başarılı bir şekilde kuramını uygulamış. Katılırsınız veya katılmazsınız ancak sosyolojik açıdan kuramları anlamak, uygun olanı yerine koymak gerekir. Alanım olmamakla birlikte sosyolojik içerikleri ilgiyle okumaya çalışıyorum. Kitabı okurken oldukça zorlandım ama bir o kadar da keyif aldım. Böyle çalışan bir zihni bana tanıttığı için bu tip eserlere hayranlık duyuyorum. Kitap damağımda bir lezzet bıraktı. Aynı zevki Daniel C. Dennet’tin kitaplarında da aldım. Tercüme zorlukları nedeni ile cümleyi takip etmek oldukça zordu. Sıklıkla sessiz bir yerde, bazen cümleleri birkaç kez okuyarak anlamaya çalıştım. Yazar anlatımında devrik cümleler kullandığından, sıklıkla tekrara girmesinden ve bu tekrarlarda farklı anlatımlarla aynı yargılara varması ile anlamak gerçekten güçleşiyor. Tercümesi ancak bu kadar olabilirdi. Tercüme eden sayın Necmiye Alpay’ı bu zor kitabı dilimize kazandırdığı için saygı duyuyorum. Belki ben alıştım, belki de yazarın anlatım tarzı değişti kitabın yaklaşık yarısından sonrasında akışı takip etmek nispeten daha kolaydı. Kuramı ispatlamaya çalışırken referans gösterdiği trajedileri bilmek okumayı kolaylaştırdı. Yine de Türkçe’ye tercümesi yapılmayan kaynaklar ve trajedilerde ancak yazılanla yetinmek zorunda kalıyorsunuz. Bu ve benzeri kitapları keşke anadilinde okuyabilseydim dedim. Ancak alanım olmadığı için dili bilsem de kitabı takip edemeyeceğimi düşünüyorum. Kitabı okurken veya okumadan önce Sophocles’in “Oidipus” ve Euripides’in “Bakkhalar” trajedilerinin okunmasını öneririm. Kitapta yazar, konu bağlamında Freud ve James Frazer gibi değerli bilim adamları ile ilgili yoğun eleştiri bombardımanı yapıyor. Bazı yerlerde yerecek derecede olan bu eleştiriler beni rahatsız etti. Her bilim adamının döneminin şartlarına göre bilime bir tuğla koyduğunu ve bu şekilde bilimin yükseldiğini düşünüyorum. Eleştiri evet, ama yıkıcı olunca okumak rahatsız ediyor. Alanı olanlar zaten yazarın çok değerli bilgiler verdiğini biliyordur. Benim gibi alanı olmayanlar için tabiri caizse “kafa açıcı” bir kitap. Şiddetle tavsiye ederim. (Kemal Hamamcıoğlu)
İlkel toplumlardan, tragedyalardan modern zamanlara uzanan kurban, ensest, tabu, totem, evlilik kavramlarını sosyolojik, psikolojik, etnolojik perspektiften inceleyen bir araştırma kitabı. Freud un Oidipus kompleksi kuramının mitolojiyle olan derin irtibatını inceliyor kitap. Oidipus bir kurban mıydı yoksa bir suçlu mu? İlerleyen sayfalar boyunca Oidipus bazen kurban bazen suçlu olarak Freud un da katkılarıyla zihni meşgul ediyor. (Kitabın daha verimli ilerlemesi için iyi bir mitoloji okumasına ihtiyaç var.) Bazı kabilelerin ‘aynı’lığa karşı olan kati tahammülsüzlüğü, ikizlerin o kabilece uğursuz sayılması buradan da yola çıkarak ensestin aynılığı ürettiği için kötü sayıldığının anlatıldığı bölümler düşündürüyor. Kurban kavramı hep şiddeti dindirmek için diri kalmıştır. Bu kurban bazen bir hayvan, bazen bir düşkün, bazen de bir çocuktur. Sırf şiddetin bitmesi için sunulan kurbanlar da bir şiddet göstergesi değil midir sorusunu sorduruyor yazar. Şiddet asırlardır şiddetle önlenmiştir; kanlı ya da daha sessiz. Tavsiye ederim. (f. ileresak)
Şiddet ve Kutsal PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Rene Girard - Şiddet ve Kutsal kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Şiddet ve Kutsal PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Rene Girard Kimdir?
René Girard (25 Aralık 1923, Avignon) Fransız edebiyat eleştirmeni, antropolog, filozof. Eserleri antropolojik felsefe içinde değerlendirilmektedir.
Sayısı 30'u bulan eserleriyle edebiyat eleştirisi, eleştirel teori, antropoloji, teoloji, mitoloji, sosyoloji, iktisat, kültürel çalışmalar ve felsefe gibi birçok akademik alanda etkili olmuştur. Eserlerinin farklı alanlardaki alımlanması farklı olsa da, hakkında her geçen gün yeni çalışmalar yapılmaktadır.
--reklam--
Rene Girard Kitapları - Eserleri
- Dostoyevski
- Romantik Yalan ve Romansal Hakikat
- Günah Keçisi
- Şiddet ve Kutsal
- Dünyanın Kuruluşundan Beri Gizli Kalmış Sırlar
- Kültürün Kökenleri
- Sanatın Dönüşümü
- Clausewitz'i Tamamlamak
- I See Satan Fall Like Lightning
--reklam--
Rene Girard Alıntıları - Sözleri
- Yine yırtık cebime koymuşum umudu. (Dostoyevski)
- İstemeyin, size verirler; aramayın, bulursunuz; kapıya vurmayın, açarlar. (Romantik Yalan ve Romansal Hakikat)
- Hangi ırktan olursak olalım, önceden hazırlanmış dünyalarda yaşadığımızı biliyoruz. (Sanatın Dönüşümü)
- "Kişide ne kadar çok kurbanlık işareti varsa, yıldırımı başına çekme ihtimali de o kadar fazladır." (Günah Keçisi)
- Hassas bir kalbe sahipsen dünya seni elbette incitir… (Dostoyevski)
- "Aynı cehalet, aynı kararsızlık, aynı kişisel tepki eksikliği onları, kendi içlerinden gelen bir telkinin yokluğunda dış çevrenin telkinine boyun eğmeye hazırlamaktadır adeta." (Romantik Yalan ve Romansal Hakikat)
- Sık sık, şiddetin "akıldışı" olduğu söylenir. Oysa şiddet nedensiz değil; hatta zincirlerinden boşanmak istediğinde kendine gayet yerinde nedenler bulmayı da iyi biliyor. Ancak, bu nedenler ne kadar yerinde olursa olsun hiçbir biçimde ciddiye alınamaz. (Şiddet ve Kutsal)
- "Salgına son vermek için, der kehanet, aşağılık suçluyu şehirden kovmak gerekir." (Günah Keçisi)
- Yanlış anlama, dinsel inancın temel boyutlarından birini oluşturuyor. Yanlış anlamanın temelindeki ise ikame kurbandan, onun gün ışığına çıkmamış sırrından başka bir şey değil. Ayinsel düşünce, deneyselci bir biçimde, şiddete dayalı oybirliği işlemini yeniden üretmeye çalışıyor. (Şiddet ve Kutsal)
- Şiddet arzusu bir kez uyandı mı, bunun ardından kişiyi kavgaya hazırlayan bazı bedensel değişmeler geliyor. Şiddete adanmışlık durumunun bir süresi var. Uyarı sona erer ermez nedeni de ortadan kalkan basit reflekslerle bir tutulmaması gerekiyor bu durumun. Storr, özellikle toplum halindeki olağan yaşam koşullarında, şiddet arzusunu yatıştırmanın, böyle bir arzuyu uyandırmaktan daha zor olduğuna işaret ediyor. (Şiddet ve Kutsal)
- “Hassas bir kalbe sahipsen dünya seni elbette incitir.” (Dostoyevski)
- Büyük sanatçı olmanın, insan ilişkilerinde, romanda, paranoyayı kamçılayan koşullarda paranoyaya kendini kaptırmamak demek olduğu söylenebilir. (Sanatın Dönüşümü)
- "Kutsal, şiddettir ama dinsel alanda şiddete tapılmasının nedeni onun barış getirmek için gerekli olmasıdır; dinsellik olduğu gibi barışa yöneliktir, ama bu barışın yolları asla kurbanın şiddetinden yoksun değildir." (Dünyanın Kuruluşundan Beri Gizli Kalmış Sırlar)
- Herkes kendini cehennemde yalnız sanır ve zaten onu cehennem kılan da budur. (Romantik Yalan ve Romansal Hakikat)
- İçgüdüsel olarak, kardeşlik ilişkisini bir sevgi ilişkisi gibi düşünme eğiliminde oluyoruz ama, aklımıza gelebilen mitolojik, edebi ve tarihsel örnekler hep çatışma örnekleri: Habil ile Kabil, Yakub ile Esav, Eteokles ile Polyneikes, Romus ile Romulus, Aslan Yürekli Richard ile Topraksız john vb. (Şiddet ve Kutsal)
- Her şeyin iyisi eskidenmiş... (Dostoyevski)
- Eleştirinin asla sistematik olamayacağını öne sürmek, hiçbir zaman gerçek bilgi olamayacağını öne sürmekle birdir. (Romantik Yalan ve Romansal Hakikat)
- "Kutsal, şiddettir ama dinsel alanda şiddete tapılmasının nedeni onun barış getirmek için gerekli olmasıdır; dinsellik olduğu gibi barışa yönelliktir, ama bu barışın yolları asla kurbanın şiddettinden yoksun değildir.." (Dünyanın Kuruluşundan Beri Gizli Kalmış Sırlar)
- MutIu oImanın iki yoIu var: Ya istekIerinizi azaItacaksınız ya da imkanIarınızı zorIayacaksınız. (Dostoyevski)
- Canavarlık, mitolojinin her yerinde vardır. Bundan çıkarılacak sonuç, mitolojinin durmadan kurban bunalımından söz ettiğidir; ancak, mitoloji bu bunalımdan yalnızca üstünü örtmek amacıyla söz etmektedir. Mitosların, kurban bunalımlarından doğduğunu, bu bunalımların geriye yönelik biçim değiştirmelerinden, bunalımın doğurduğu kültürel düzenin ışığında yapılmış birer yeni yorumdan ibaret olduklarını düşünebiliriz. (Şiddet ve Kutsal)
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin