Kitap Künyesi

Yazar: Anais Nin

Çevirmen: Sıdıka Orhon

Yayın Evi: Afa Yayınları

İSBN:

Sayfa Sayısı: 151

--reklam--

Yeni Duyarlılık: Kadına ve Erkeğe Dair Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Yazarının bizzat derlediği bu kitap, bu olağanüstü kadının kendini bulma yolunda çözmeye çalıştığı sorular yelpazesini gözler önüne sermektedir. İster erkek ve kadın ilişkisi, kadında erotizm ya da kadın psikolojisi üzerine, ister sinema, yazarlık, müzik ya da geziler üzerine yazsın. Anais Nin her seferinde okuyucuyu kalbinden vurmasını biliyor, çünkü dile getirdikleri yalnızca düşünülen, yaşanılan ve duyulanlar...

"Anais Nin'e güvenenler, kendilerine giden yolu bulacaktır."

Frankfurter Allgemeine

Yeni Duyarlılık: Kadına ve Erkeğe Dair Alıntıları - Sözleri

  • Psikolojinin en hoşuma giden yanı, ka­derimizin kendi içimizde, kendi elimizde olduğunu söylemesidir. Başkalarının bizi kurtarmasını bekle­dikçe bunu kendimize yaptıracak gücü geliştireme­yiz.
  • Uyumu etkileyen ben­zerlikler değil, yaşamı zenginleştiren değişik un­surları birbirine kaynaştırma sanatıdır.
  • Biz felsefeye, psikolojiye, sana­ta sığınmıyoruz, oraya kırılmış "ben"imizi onar­mak, yeniden birleştirmek için gidiyoruz.
  • Gerçek özgürlüğü salt ken­dileri için arayan öylesine az kadın var ki!
  • Yoko Ono "toplumun dişileştirilmesini önermiş­ti: "Dünyayı değiştirmede olumlu bir kuvvet olarak dişil eğilimleri kullanmak. Bizler devrimden ziya­de evrime yatkınız."
  • "İçimizde eriştiğimiz her nokta bizim dış gerçeklerimizi değiştirecektir."
  • Bizim en büyük gereksinimimiz, davranışlarımızın bu akıldışı kaynağını keşfetmek olmalı - bu akıldışı dürtüleri cesurca göğüslemekle onları anlayacak ve akıllıca kontrol altında tutacak durumda olacağımız ümidiyle. Ama onlara önem vermeyip onları bastırdığımız sürece onlar da bizim hayatımızı mahvedeceklerdir.
  • Sevdiğiyle bütünleşmek, ama kendi bağımsızlığını da kaybetmemek - işte modern kadının kavgasını verdiği çatışma.
  • Deneyimlerin en büyük özellikleri bizi yabancılaştırmalarıdır. Savunma için kendi içimize çekiliriz. Acıdan sakınmak için tepkilerimizi kısıtlarız.
  • Bir keresinde bana, ağlayan erkekler hakkındaki düşüncelerim sorulmuş, ben de onları sevdiğimi söylemiştim. Çünkü, ağlamaları onların da duyguları olduğunu kanıtlıyordu. Kadının erkeksi, erkeğin de kadınsı yanlarını onayladığı gün, bizim iki cinsliliğimiz, çok yönlü kişiliğimiz, yaşatmamız gereken birçok yanımız kabul edilmiş olacaktır.

Yeni Duyarlılık: Kadına ve Erkeğe Dair İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Baudelaire'ın belirttiğinden fazlası değildik aslında; "... içinde bir erkeğin, bir kadının ve de bir çocuğun yattığıdır insan." kimi ya çocuğu uyandırıyor kimi erkeği kimi kadını ancak kendindeki keşfedilememiş, uyandırılmamış alanları keşfetmekle ilgilenmiyor insanlık. Toplumsal cinsiyet rolü neyse onu oynuyor ve sahneden çekiliyor. Bizlerin herşeyden çok kendimizi bulmaya, öğretilenler sınırından öteye geçmeye, bilgiyi bilmeye ve kendimizde tanımlamaya ihtiyacımız var, durmaksızın. Anais Nin de işte bu keşfedilmeyen benliğin yeniden keşfine çıkarak günümüzün ve önümüzdeki çağların yeni insanı ve yeni kadınını yazmış bizler için. ve kaleme aldığı şekliyle bu denli ayakları yere basan ve akılcı bir oluşu işlemiş olması harika bir anlam/anlatım katmış. Kadının kendini gerçekleştirmesi için erkekvari olmasına gerek olmadığını, absürt bir imaj ardına gizlenmesine gerek olmadığını bizzat kendi olarak ve kendinde benliklerini tam anlamıyla bularak zaten özgün bir kimliği edinebileceğini uzun uzun anlatıyor bizlere bu kitabında. Bunun yanında erkek için ise tedavi yolu için ''empati'' ilacını yüksek dozda yazıyor reçeteye. Jung'un deyişiyle, kendi içlerindeki kadını keşfettikleri anda tam da empatiyi gerçekleştireceklerdir. Kendi içindeki kadın... Bir erkek için nasıl yıkıcı bir söylem öyle değil mi? Ancak toplumsal rollerinizden çıktığınızda karşınızda duran tek şeyin saf bir gerçeklik olduğunu göreceksiniz. En basitinden şair bir erkeği ele alalım. ruhundaki çocuksu yada kadınsı düşleri olmasa şair olabilir miydi? Şairler benliklerinin çocuk veya kadın kısmını uyandırmış insanlardır sadece. Bu küçük örnek bile bize ilk bakışta "zor1 gelen bir ifadenin aslında ne kadar da biz olduğunun kanıtıdır. İşte yazar Nin bizlere yeni kadın ve yeni erkeğin bu gerçekçi perspektiften oluşunu anlatmaktadır. Bu yönüyle de muazzam bir eserdir. Konuya olan yaklaşım noktasında pek az örneği var bu kitabın. (Uğur De Molinari)

Yeni Duyarlılık: Kadına ve Erkeğe Dair PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Anais Nin - Yeni Duyarlılık: Kadına ve Erkeğe Dair kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yeni Duyarlılık: Kadına ve Erkeğe Dair PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Anais Nin Kimdir?

Anaïs Nin (21 Şubat 1903 14 Ocak 1977) İspanyol, Küba ve Danimarka kökenli Fransız yazar. Günlükleri ve erotik yazılarıyla tanınır. Günlükleri 11 yaşından başlayarak ölümüne kadar 60 yıldan uzun bir dönemi kapsar.

Uzun yıllar Anaïs Nin aynı anda iki kişiyle evli kalmıştır. Bir sanatçı ve bankacı olan ilk kocası Hugh Guiler ile 1923'de evlenmiştir. 1955 yılında Guiler ile evliliği sürerken evlendiği Rupert Pole ise bir orman memuruydu. Her iki adam da Nin'in ikili yaşantısından bihaberdi ve 1977'de Nin'in ölümüne kadar tanışmamışlardı. 1985 yılında Hugh Guiler'in ölümünden sonra Nin'in günlükleri Rupert Pole'un izniyle eksiksiz halleriyle yayımlanmıştır.

Yaşamı

Anaïs Nin Fransa'da doğdu. Anne ve babasının ayrılmasından sonra annesi Anaïs ve iki erkek kardeşini alarak New York'a taşındı. Yeni yetmelik döneminde okulu bıraktı ve manken olarak çalışmaya başladı.

1924 yılında kocası Hugh Parker Guiler ile Paris'e taşındı. Bu dönemde kendini yazıya verdi. D.H. Lawrence üzerine olan ilk kitabı da bu dönemde yayımlandı. 1939'da çift New York'a döndü.

Nin Kenneth Anger'in Inauguration of the Pleasure Dome (1954) adlı filminde Astarte olarak rol aldı. Ayrıca Maya Deren'in Ritual in Transfigured Time (1946) ve Guiler'in Ian Hugo ismiyle yönettiği Bells of Atlantis (1952) adlı filmlerde oynadı.

17 Mart 1955'de Rupert Pole ile ikinci evliliğini yaptı.

Genellikle ilham kaynağı olarak Djuna Barnes ve D. H. Lawrence'ı göstermiştir.

Günlükleri

Anaïs Nin en fazla günlükleri ile tanınır. On yıllara yayılan günlükleri birçok açıdan çarpıcıdır. Nin'in birçok önemli yazar, sanatçı ve psikanalist ile yakın ilişkisi vardı. Günlüklerinde bu kişileri alışılmadık bir derinlikle analiz eder.

Erotik anlatım

Anaïs Nin çoğu eleştirmen tarafından kadın erotik edebiyatının en iyi örneği olarak gösterilir. Erotizmi deşen ilk kadın yazarlardandı. Nin 1940'larda parasızlıktan sayfası bir dolardan olmak üzere Venüs Aşıkları'nı kaleme almıştı.

Anlatım tarzı dönemine göre fazlasıyla açık saçıktı. Günlüğünde babasıyla yaşadığı ensest ilişkiyi yazmıştır.

Nin dönemin birçok önde gelen edebiyatçısıyla arkadaştı. Hatta bazılarıyla sevgiliydi. Bunlardan bazıları Henry Miller, Antonin Artaud, Edmund Wilson, Gore Vidal, James Agee veLawrence Durrell'dir. Miller ile arkadaşlığı ve yaşadığ ilişki gerek kadın olarak, gerekse yazar olarak kendisini çok etkilemiştir. Her ne kadar günlüklerinde Miller'ın karısı June ile ilgili gördüğü cinsel bir rüyadan bahsetse de bu rüya hiçbir zaman gerçeğe dönüşmemiştir. Günlüğün ilerleyen kısımlarında Nin başka bir kadınla lezbiyen bir ilişkiye girdiğinden ama bu ilişkiden tatmin olmadığından bahseder.

Anaïs Nin 1977'de Kaliforniya'da Los Angeles'da ölmüştür. Cesedi yakılmış ve külleri Santa Monica Körfezi'ne savrulmuştur.

--reklam--

Anais Nin Kitapları - Eserleri

  • Venüs Üçgeni
  • Ateş Merdivenleri
  • Albatrosun Çocukları
  • Dört Odalı Kalp
  • Henry ve June
  • Aşk Evindeki Casus
  • Minotor'u Kışkırtmak
  • Yeni Duyarlılık: Kadına ve Erkeğe Dair
  • Cam Fanusun Altında
  • Elena
  • Little Birds
  • In Favour of the Sensitive Man

--reklam--

Anais Nin Alıntıları - Sözleri

  • Kadın mısın erkek misin? Neden bu iki kızla beraber yaşıyorsun? Eğer erkeksen neden bir kız arkadaşın yok? Eğer kadınsan neden arada sıra bir er­kekle birlikte olmuyorsun? (Venüs Üçgeni)
  • Biz felsefeye, psikolojiye, sana­ta sığınmıyoruz, oraya kırılmış "ben"imizi onar­mak, yeniden birleştirmek için gidiyoruz. (Yeni Duyarlılık: Kadına ve Erkeğe Dair)
  • Kadının edilgenliği George'u baştan çıkarıyordu; ondan tepki almak için canını acıtmak istiyordu. (Elena)
  • . Başka bir yerde yer aramaktan yoruldum. ... (Aşk Evindeki Casus)
  • . Erken yaşta okuduğumuz, bilincimize işleyen ve iz bırakmadan kaybolan kitaplar vardır. Ve sonra bir gün, hayatımızın bazı özetlerinde ve deneyime yönelik tutumları ortaya koyduğumuzda, etkilerinin çok büyük olduğunu görüyoruz. ... (In Favour of the Sensitive Man)
  • Babası firar ederek Djuna'nın özündeki bir hücreyi öldürmüş, acımasız bir dünyadaki bu ihanet, kızı hem bütün babalara düşman hem de hep babayı bekleyen birine dönüştürmüştü: Babasının, ona benzeyen erkekler kisvesinde, şiddet eylemini bir kez daha yinelemek üzere geri döneceği umudu, o ürkütücü beklenti hep sürmüştü. Babanın bazı niteliklerini taşıyan, bir başka deyişle, güç sahibi herhangi bir erkek gördüğü an Djuna'nın benliği korkuyla dikiliyordu; aynı oyun ister istemez, yeniden sahnelenecekmiş gibi: Tahakküm etmek, sevmek ve terk etmek; (Albatrosun Çocukları)
  • Toplum içinde var olan yıkıcı eğilimleri kompoze eden sanatsal bir fantezi, demek ki böylece hayati önem bile kazanabiliyor. Ne var ki bunu, toplumun pratik ahlakı kabil etmek istemez. (Elena)
  • Birini bir resimle ya da bir kitapla da öldürebilirsin. (Aşk Evindeki Casus)
  • “Gizlediğimiz benliklerin başkalarına düşen gölgelerine aşık oluruz…” (Dört Odalı Kalp)
  • Karanlıkta insanlar cesurdur, her türlü hayali kurmaya cesaret ederler. Ve her şeyi anlatmaya. (Ateş Merdivenleri)
  • Ben düşen bir dansçıyım; daima bunalım tuzaklarına yakalanan, yüreğini de vücudunu da hemen her dönüşte sakatlayan, temposunu, hafifliğini kaybeden, grupların, müziğin, kusursuzluğun dışına düşen. Hep yanlış giden bir şeyler var. Düzeltmeme yardım edemeyeceğin bir şeyler... (Albatrosun Çocukları)
  • Kazanmaya bu kadar odaklanmış biri, henüz aşık olmamış demektir! (Aşk Evindeki Casus)
  • ''...gerçek doğana uygun bir şekilde, yüzde yüz doğal davranıncaya kadar da asla mutlu olamayacaksın'' (Henry ve June)
  • Küçük şeyler mutlu ediyor bizi. (Henry ve June)
  • Uyumu etkileyen ben­zerlikler değil, yaşamı zenginleştiren değişik un­surları birbirine kaynaştırma sanatıdır. (Yeni Duyarlılık: Kadına ve Erkeğe Dair)
  • Her aşık, kendi aşkının katili olarak mahkemeye çıkarılmalıydı. (Dört Odalı Kalp)
  • . Henüz sevmedin. Sen sadece sevmeye çalışıyorsun, sevmeye başlıyorsun. Tek başına güven aşk değildir, tek başına arzu aşk değildir, yanılsama aşk değildir, hayaller aşk değildir. Bütün bunlar sizi kendinizden çıkaran yollardı, doğru ve bu yüzden onların bir başkasına yol açtığını düşündünüz, ama diğerine asla ulaşamadınız. Sadece yoldaydın. ... (Aşk Evindeki Casus)
  • . Şiddetli bir sessizliğiniz var, insan onun özlerle yüklü olduğunu hissediyor, bir kuyunun üzerine açılan bir tuzak gibi, dünyanın kendisinin gizli mırıltısını duyabileceğiniz tuhaf bir canlı sessizlik... ... (Cam Fanusun Altında)
  • "Kişiliğimizin, ebeveynimize gösteremeyeceğimiz ne çok yönü var." (Albatrosun Çocukları)
  • Devamlı şarkı söylüyorum, sonunda arabayı benim şarkılarım sürüyor sanki. (Henry ve June)