Amedspor yönetimine yakıştıramadım!
Futbol, yalnızca doksan dakikadan ibaret bir oyun değildir. Bazen bir şehrin umudu, bazen bir bölgenin ortak sevinci, bazen de toplumsal dayanışmanın en güçlü sembollerinden biri haline gelir.
Son yıllarda bölgemizde yaşanan sportif başarılar da bunun en güzel örneklerinden biri oldu.
Amedspor, yıllar süren büyük bir mücadelenin ardından yeniden Süper Lig'e yükselerek yalnızca Diyarbakır'ın değil, bütün bölgenin gururu olmayı başardı. Şampiyonluğun ilan edilmesiyle birlikte başta Mardin olmak üzere çevredeki şehirlerin meydanlarında kurulan dev ekranların karşısında yaşanan sevinç, futbolun şehir sınırlarını aşan ortak bir heyecan oluşturduğunu bir kez daha gösterdi.
Benzer bir başarı hikayesini Mardinspor da yazdı.
Şampiyonluğunu Diyarbakır'da, Amedspor'un stadında ilan eden Mardinspor'un kutlamalarında tribünleri dolduran taraftarların önemli bir bölümünün üzerinde Amedspor formalarının bulunması, rekabetten çok kardeşliğin ve dayanışmanın ön plana çıktığı anlamlı bir tablo ortaya koydu. O gün tribünlerde yalnızca iki kulübün başarısı değil, aynı zamanda ortak bir bölgesel aidiyet duygusu da kutlanıyordu.
Türkiye'nin terörden arındırılmış bir gelecek hedefi doğrultusunda ilerlediği bu süreçte, hem Mardinspor'un hem de Amedspor, ülkemizin en prestijli iki liginde mücadele edecek seviyeye ulaşması, sportif başarının çok ötesinde bir anlam taşıyor. Bu gelişmeler; sosyal kaynaşmayı güçlendirecek, ekonomik hareketliliği artıracak ve bölgeler arasındaki gelişmişlik farkının azalmasına katkı sunabilecek önemli fırsatları da beraberinde getiriyor.
Diyarbakır, bölgenin en büyük şehri ve sahip olduğu potansiyelle Türkiye'nin önemli metropol merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyor. Böylesine güçlü bir merkezin sportif başarılarla anılması, çevresindeki illere de moral ve ekonomik canlılık kazandıracaktır. Çünkü futbolun birleştirici gücü, sadece tribünlerde değil; şehirler arasında kurulan dostluk köprülerinde, ticarette, turizmde ve ortak gelecek hedeflerinde de kendisini hissettirir.
Mardinliler ve Mardinspor taraftarları olarak, Diyarbakır'a ve Süper Lig'de şehrini temsil edecek Amedspor'a her zaman kardeş takım gözüyle baktık. Amedspor taraftarlarının da Mardin'e ve Mardinspor'a aynı samimi duygularla yaklaştığına inanıyoruz. Ancak asıl soru şu: Amedspor yönetimi de bu kardeşlik anlayışını gerçekten paylaşıyor mu?
İşte bundan emin değilim!...
Hafta içinde dikkat çeken bir transfer gelişmesi yaşandı. Mardinspor yönetimi, uzun süredir kadrosuna katmak için yoğun çaba harcadığı Amedspor'un golcüsü Daniel Moreno'nun transferinde önemli bir aşama kaydetmişti. Hem kulübüyle hem de oyuncuyla yapılan görüşmelerde büyük ölçüde anlaşma sağlanmış, transferin kısa süre içinde resmiyet kazanması bekleniyordu.
Ancak transferin tamamlanmasına ramak kala, Daniel Moreno'nun Amedspor yönetiminin tercihleri doğrultusunda Kayserispor'a gönderildiğini üzüntüyle öğrendik. Edindiğimiz bilgilere göre Kayserispor'un Amedspor'a bir miktar daha yüksek bonservis bedeli teklif etmesi, transferin yönünü değiştiren temel etken oldu.
Futbolun ekonomik gerçeklerini elbette göz ardı etmek mümkün değil. Ancak komşuluk ilişkileri ve yıllardır dile getirilen kardeşlik söylemleri açısından bakıldığında, bu tercihin Mardinspor camiasında hayal kırıklığı yarattığı da bir gerçek. İnanıyorum ki yaşanan bu süreç, sadece Mardinspor taraftarını değil, iki kulüp arasındaki dostluk ve dayanışma ruhuna önem veren birçok Amedspor taraftarını da düşündürmüştür.
Hani komşu şehirdik? Hani kardeş şehirdik? Hani aynı maçı, aynı tribünde iki takımın formalarıyla omuz omuza izliyorduk?
Yakıştı mı?
Yapılan bu davranış, hiç ama hiç kardeşliğe sığmadı. Kardeşlik, çıkarla ölçülemeyecek kadar kıymetli bir değerdir.
Kardeş, kardeşini daha fazla para verene tercih etmez; etmemelidir!
Bir not daha...
Moreno transferini açıklayan Kayserispor, oyuncunun Amedspor'dan transfer edildiğini belirtme gereği bile duymadı.
Bunu da söylemeden geçmek istemedim.