Medeniyetlerin ve farklı inançların yüzyıllardır bir arada huzurla yaşadığı Mardin, zengin gastronomik mirasıyla da kültür turizminin odak noktalarından biri olmayı sürdürüyor. Taş mimarisi ve mistik atmosferiyle büyüleyen kentte, 400 yıllık tarihi bir yapıda sunulan geleneksel lezzetler, kente gelen yerli ve yabancı turistlerden tam not alıyor.
Bağ bozumu döneminde sadece Mardin coğrafyasına özgü Mazruna üzümünün şırasıyla hazırlanan tescilli "Harire" tatlısından, Süryani geleneklerinin simgesi olan "Tabaka" tatlısına kadar pek çok asırlık lezzet, kentin gastronomi turizmine önemli katkı sağlıyor.
"400 Yıllık Tarihi Taş Binada Kadim Mutfak Kültürünü Yaşatıyoruz"
Mardin’in tarihi dokusunu ve köklü mutfak kültürünü geleceğe taşımayı amaçladıklarını belirten işletmeci Ersel Özer, bulundukları mekanın sıradan bir işletme olmadığını, müze kayıtlı yaklaşık 400 yıllık tarihi bir taş yapı olduğunu vurguladı.
Yöresel tatların her birinin kendine has bir hikayesi ve kültürel arka planı olduğunu ifade eden Özer, sundukları tescilli lezzetleri ve özelliklerini şu sözlerle aktardı:
"Harire tatlımız, sadece Mardin'e özel mazruna üzümünün şırasıyla hazırlanan tamamen natürel bir tatlıdır. İçinde baharat olarak tarçın bulunmakta ve cevizle birlikte sunulmaktadır.
Süryani bayramlarında yapılan Tabaka tatlısıdır. Alt tarafı süt ve kaymakla, üst tarafı ise safran ve pirinçle hazırlanır. Süryani bayramlarından günümüze gelmiş, Mardin yöresine ait kültürel bir değerdir."
Diğer tatlıya değinen Ersel Özer "Bol cevizli olarak servis edilen Zerde, yani diğer adıyla düğün tatlısı olarak biliniyor. Mardinlilerin düğünlerinde ikram edilen, yaygın olarak yapılan ve zerdeçalla hazırlanan yöresel, çok güzel bir tatlımızdır.
Hemen yanında gördüğünüz içecek ise Mardin'in vazgeçilmezi Reyhan şerbetidir. Reyhan şerbeti, Mardin kültürüne nişan merasimlerinden geçmiştir; bu yüzden diğer ismi de 'nişan şerbeti'dir. Tabii ki buranın en vazgeçilmez ürünlerinden bir tanesi de demin bahsettiğim, ipeksi dokusuyla bilinen Harire kahvesidir." Diye aktardı.
Yurt Dışından Gelen Turistler Mardin Lezzetlerine Hayran Kaldı
Kentin tarihi atmosferini solumak ve lezzetlerini yerinde deneyimlemek üzere yurt dışından Mardin’e gelen turistler, yaşadıkları deneyimi ve memnuniyetlerini dile getirdi.
"Bildiğimiz Baklava ve Sütlaca Hiç Benzemiyor"
Belçika’dan tatil amacıyla kente gelen Elif, Mardin’in eşsiz atmosferine ve mutfağına hayran kaldığını belirterek şöyle konuştu:
"Mardin’e ilk gelişimiz. Burayı çok beğendik, harika bir yer. Kültürü ve insanları çok farklı. Diğer doğu illeriyle kıyaslarsak çok farklı bir atmosferi var ve biz burayı çok sevdik. Bugün burada beşinci ya da altıncı günümüz. Tatlıları çok farklı; bizim bildiğimiz baklava, sütlaç gibi tatlılara hiç benzemiyor. Daha önce hiç yemediğimiz tarzda değişik ama çok lezzetli tatlılar. Kahvesi de bir numara diyebilirim. Gerçekten çok farklı kahveler içtik; Türk kahvesi, Kürt kahvesi denedik ama Harire kahvesi çok güzelmiş."
"Harire Adı 'Harika Lezzet' Hissinden Geliyor Olmalı"
Fransa’dan Mardin’e ilk kez geldiğini söyleyen Fatma Candarlı Alcı ise kentin geleneksel tatlarıyla ilgili şu ifadeleri kullandım:
"Mardin'e ilk defa geliyorum. Kuzenimin ve arkadaşlarımın sayesinde geldik. Harika lezzetler var. Harire adı da galiba bu 'harika lezzet' hissinden geliyor. Geleneksel tatları denemeye geldik. Çok güzel; özellikle Süryani tatlısını çok beğendim, kahvesi de çok güzel. Mardin gerçekten çok güzel."
Mardin'in 400 yıllık tarihi atmosferinde ikram edilen bu asırlık tatlar, kenti ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin hafızalarında unutulmaz bir lezzet izi bırakmaya devam ediyor.
Haber: Gülten AKGÜL
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin