Batman'da muhabirine konuşan Ergoterapist Yusuf Özlük, ergoterapinin çocukların günlük yaşam aktivitelerinde bağımsız hale gelmelerini destekleyen terapi olduğunu ifade etti.
Çocukların yeme, yazma, giyinme, oynama ve sosyal ilişkiler kurma gibi alanlarda yaşadıkları güçlüklerin aileleri ergoterapi desteği almaya yönlendirebildiğini belirten Özlük, çocukların gelişimlerinin yaşlarına uygun beceriler açısından takip edilmesinin önemine dikkat çekti.
Ergoterapi sürecinde çocukların yalnızca belirli bir beceriyi kazanması değil, günlük yaşamın farklı alanlarında daha bağımsız hale gelmesi hedefleniyor. Çocuğun yaşına uygun gelişim basamaklarını takip eden uzmanlar, yeme, giyinme, yazma, oynama, hareket etme ve sosyal iletişim gibi alanlarda yaşanan güçlükleri değerlendiriyor.
Ailelerin de çocuklarının günlük yaşam içerisindeki davranışlarını gözlemlemesi ve yaşına uygun becerilerde belirgin gecikmeler fark etmeleri halinde uzman desteğine başvurmaları önem taşıyor. Bu süreçte oyun ve hareket temelli çalışmalarla çocuğun becerilerinin desteklenmesi amaçlanıyor.
Yusuf Özlük
"Ergoterapi, çocuğu günlük yaşam aktivitelerine hazırlayan bir süreçtir"
Ergoterapinin temel amacının çocukların günlük yaşam aktivitelerinde daha bağımsız hale gelmelerini sağlamak olduğunu belirten Özlük, şu ifadeleri kullandı:
"Ergoterapi, günlük yaşam aktivitelerinde çocuğu bağımsız hale getirmek için uygulanan bir iş ve uğraşı terapisidir. Amacımız tamamen çocuğu günlük yaşam aktivitelerine hazırlamak, arkadaşlarıyla sağlıklı bir ilişki içerisine katılmasını sağlamak için bir uğraş ve eğitim süreci yürütmektir. Çocuktan çocuğa değişkenlik gösterebiliyor ancak genel olarak çocuğun yemek yemesinde problemler yaşaması, yazı yazma konusunda sorunlar yaşaması, yazı yazmak istememesi veya okula gitmek istememesi gibi nedenlerle bize başvuran ailelerle bir çalışma sürdürüyoruz."
"Günlük yaşam becerilerinin gelişimi takip ediliyor"
Çocukların günlük yaşamda kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmelerinin gelişim açısından önemli olduğunu belirten Özlük, ailelerin çocuklarının yaşlarına uygun becerileri kazanıp kazanmadığını takip etmeleri gerektiğini söyledi.
Özlük, "Aileler, çocuklarının günlük yaşamındaki işlerini bağımsız bir şekilde yapabilmesi, oynayabilmesi, yazabilmesi, giyinebilmesi, yiyebilmesi ve arkadaşlarıyla doğru bir iletişim içerisinde gelişebilmesi amacıyla ergoterapiye başvurabilirler. Bir çocuğun gelişiminde, yaşına uygun becerileri kazanıp kazanmadığına bakmak gerekiyor. Örneğin 0-12 ay arasında çocuğun başını tutma, dönme, emekleme, oturma, ayakta durma ve yürüme gibi becerilere sahip olup olmadığı takip edilir. Ergoterapide de bu şekilde bir gelişim takibi söz konusudur." dedi.
"Beklenen becerilerin kazanılamaması destek ihtiyacına işaret edebilir"
Her çocuğun gelişim hızının farklı olabileceğini ancak bazı becerilerin beklenen yaşlarda kazanılmamasının aileler açısından dikkate alınması gereken bir durum olduğunu ifade eden Özlük, "Her çocuk normalde kendi hızında öğrenir. Ancak bazı yaşlarda beklenen becerileri kazanamıyorsa bu, destek alınması gerektiğine dair bir sinyal olabilir. Örneğin yemek yeme becerisinde çocuğun kaşık ve çatal tutması gerekir. Normalde 15 aylıkken çocuk kaşıkla yemek yemeyi dener. 2-3 yaşlarında dökerek yer, 4-5 yaşlarında ise temiz bir şekilde yemesi beklenir. 4-5 yaşında temiz bir şekilde yemesi beklenen bir çocuk, 5-6 yaşına geldiğinde hâlâ bunu yapamıyorsa elbette desteklenmesi gerekir. Oyun, çocuğun işi, dili ve öğrenme yöntemidir. Yetişkinler işle öğrenirken, çocuklar oyunla öğrenir. Çocuk oynarken beyninde milyarlarca yeni bağlantı kuruluyor. Bu nedenle oyun, çocuklar için çok büyük önem taşıyor." dedi.
"Günlük işleri oyuna çevirmek çocuk için yeterlidir"
Ailelerin çocukların gelişiminde önemli bir role sahip olduğunu vurgulayan Özlük, "Aileler evde çocuğun ilk ergoterapisti ve ilk öğretmenidir. Bunun için özel aletlere gerek yok. Günlük işleri oyuna çevirmek çocuk için yeterlidir. Örneğin çocuğun çamaşır sepetini taşıması gibi günlük işlere katılması hem aileye destek verir hem de çocuğun hareket etmesini sağlar. Oyun için hareket her zaman ekrandan daha değerlidir. Ailelere tavsiyem, çocuk ağlıyor diye hemen telefon vermemeleridir. Çocuğun hareket ederek ve oynayarak vakit geçirmesi daha iyi ve daha sağlıklı olacaktır. Her zaman söylediğimiz gibi hareket, ekrandan daha değerlidir." vurgusunda bulundu.
"Gelişimsel farklılıklarda uzman değerlendirmesi önemli"
Çocukların çevrelerindeki hareketli nesnelere yönelik tepkilerinin de aileler tarafından gözlemlenebileceğini belirten Özlük, gelişim açısından şüphe oluşturan durumlarda öncelikle sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini söyledi.
Özlük, "Örneğin bir metre ötesinde dönen, hareket eden cisimleri takip edememesi, bakmaması veya bakmak istememesi gibi durumlarda aileler çocuklarının gelişimini takip edebilirler. Elbette öncelikle hastaneye başvurmaları gerekiyor. Hastanede bir heyet değerlendirmesi yapılıyor. Heyetin değerlendirmesinden sonra çocuklar ilgili merkezlere yönlendiriliyor. Ergoterapistlerin ilaç gibi bir müdahale yöntemi yoktur. Biz daha çok oyunlarla çocuğu destekleyerek onun sosyal hayata kazandırılmasına yardımcı oluyoruz." şeklinde konuştu.
Yorumlar
0 yorumYorum yazmak için tam sürüme geçin