Teknoloji kuşağında bel ve boyun ağrısı alarmı: Gençler de risk altında

SAĞLIK

Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Hatice Özhatipoğlu, teknoloji kullanımı, hareketsiz yaşam ve yanlış duruş alışkanlıkları nedeniyle bel ve boyun ağrılarının artık çocuklar, ergenler ve genç yetişkinlerde de sık görüldüğünü söyledi.

Bel ve boyun ağrılarının yalnızca ileri yaş grubunun sorunu olmadığını belirten Özhatipoğlu, değişen yaşam alışkanlıklarının bu rahatsızlıkların görülme yaşını düşürdüğünü ifade etti.

"Hareketsiz yaşam omurgaya binen yükü artırıyor"

Uzun süre bilgisayar başında çalışmanın, cep telefonu kullanımının, düzenli egzersiz yapılmamasının ve fazla kilonun omurgaya binen yükü artırdığını söyleyen Özhatipoğlu, bunun kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarına zemin hazırladığını belirtti.

"Özellikle uzun süre telefona veya bilgisayara eğilerek vakit geçirilmesi, 'telefon boyun sendromu' olarak bilinen tabloya neden olabiliyor." diyen Özhatipoğlu, bu alışkanlıkların zamanla bel ve boyun ağrılarının kronikleşmesine yol açabileceğini kaydetti.

"Bel ve boyun ağrılarının önemli bir bölümü önlenebilir"

Bel ve boyun ağrılarının önemli bir kısmının yaşam tarzında yapılacak değişikliklerle önlenebileceğini dile getiren Özhatipoğlu, şunları söyledi:

"Düzenli fiziksel aktivite yapılması, çalışma ortamının ergonomik hale getirilmesi, uzun süre aynı pozisyonda kalınmaması, doğru duruş alışkanlığı kazanılması ve ekran kullanımına ara verilmesi omurga sağlığının korunmasında önemli rol oynuyor."

"Bu belirtiler varsa mutlaka uzmana başvurun"

Bazı belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Özhatipoğlu, şu uyarıda bulundu:

"Geçmeyen, kola veya bacağa yayılan, uyuşma, güç kaybı oluşturan ya da gece uykudan uyandıran ağrılar ihmal edilmemelidir. Bu tür şikâyetlerde mutlaka Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı tarafından değerlendirme yapılmalıdır. Erken tanı ve uygun tedaviyle ağrıların kronikleşmesinin önüne geçmek mümkündür."

Özhatipoğlu, bel ve boyun ağrılarının günlük yaşam kalitesini olumsuz etkilememesi için şikâyetlerin erken dönemde değerlendirilmesi ve gerekli tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.