1915 Yılında Ne Oldu? 1915 Ermeni Olayları Nedir? 1915 Olayları ve Ermeni Tehciri Hakkında Kısa Bilgi

1915 olayları için ABD, Fransa ve Ukrayna'dan 24 Nisan 2021 tarihinde yapılan soykırım açıklamaları ciddi yankı buldu. Peki 24 Nisan 1915 yılından ne oldu? 1915 Ermeni olayları nedir? Tarihten 1915 olayları ve ermeni tehciri hakkında kısa bilgi...

BİLGİ SAYFASI

ABD Başkanı Joe Biden'ın 1915'te yaşanan Ermeni olayları ile ilgili 'Soykırım' ifadesini kullandı.

Biden'ın bu mesnetsiz ifadesinin ardından Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'ndan anında cevap geldi.

"SÖZCÜKLER TARİHİ DEĞİŞTİREMEZ"

Çavuşoğlu, Biden'ın ifadesine yönelik “Sözcükler tarihi değiştiremez. Tarihimiz hakkında kimseden ders alacak değiliz" derken, "Tek dayanağı popülizm olan bu açıklamayı tümüyle reddediyoruz” ifadelerini kullandı.

Her yıl gündeme gelen 1915 olayları ile ilgili detaylar merak ediliyor. Uzmanlar, özellikle Ermeni lobileri tarafından ortaya atılan 1915 olayları iddialarının temel hedefinin, siyasi olduğunu düşünüyor. Peki 24 Nisan 1915'te ne oldu? 1915 olayları nedir? İşte 1915 olayları hakkında merak edilenler...

1915 YILINDA NE OLDU? 1915 ERMENİ OLAYLARI NEDİR? 1915 OLAYLARI VE ERMENİ TEHCİRİ HAKKINDA KISA BİLGİ

Avrasya İncelemeleri Merkezi Başkanı Emekli Büyükelçi Alev Kılıç, AA muhabirine, Ermenilerin 1915 iddialarına ilişkin tarihi gerçekleri ortaya koyan açıklamalarda bulundu. 24 Nisan 1915'te ne oldu? 1915 olayları nedir? İşte merak edilen detaylar...

3 Ağustos 1914’te Osmanlı İmparatorluğu seferberlik ilan ettiğinde bazı Ermeni örgütlerinin Osmanlı yanında savaşa katılmayı reddettiğini açıkladığını anımsatan Kılıç, "Anadolu’nun çeşitli yerlerinden Ermeni militanlar üzerinde yakalanan şifreli mesajlardan bir ayaklanma hazırlığı olduğu anlaşılmıştır. Nitekim 15 Nisan 1915’te Van’da isyan başlamış, şehir ele geçirilmiş ve ilerleyen Rus ordularına teslim edilmiştir." açıklamasında bulundu.

Kılıç, Osmanlı İmparatorluğu'nun, olayların yatıştırılması adına Ermeni Patriği ile görüştüğünü ancak herhangi bir sonuç alamadığını ifade etti.

24 NİSAN 1915'TE YAŞANANLAR

Bunun üzerine 24 Nisan 1915’te Taşnak, Hınçak ve benzeri Ermeni komitelerinin kapatılması, belgelerine el konulması, liderleri ile zararlı faaliyetleri bilinen Ermenilerin tutuklanması ve bulundukları yerde kalmaları sakıncalı görülenlerin orta Anadolu’da belirli yerlerde toplanması talimatı verildiğini kaydeden Kılıç, " Ermeni propagandası bu tarihi kendi mesnetsiz söylemleri için bir sembol olarak benimsemiştir." dedi.

Kılıç, daha sonra, 27 Mayıs 1915 Sevk ve İskan Kanunu ile sadece savaş bölgesindeki ve ikmal yollarındaki Ermenilerin sevk ve iskana tabi tutulmasının kararlaştırıldığını; üç büyük vilayet, İstanbul, Edirne ve İzmir'in bu kanun kapsamı dışında tutulduğunu, kanunun uygulanması için çıkarılan 28 Ağustos 1915 tarihli genelge ile ilave istisnalar getirildiğini anlattı.

1915 ERMENİ TEHCİRİ HAKKINDA KISA BİLGİ

Ermeni Tehciri, Türkiye Cumhuriyeti resmi tarih tezine göre I. Dünya Savaşı sırasinda Ermenilerin savaş sahasında kalmaları ve bazı zararlı eylemleri yüzünden, İttihat ve Terakki yönetimi tarafından yerleştirilmek üzere Suriye'ye gönderilmeleridir. Türkiye ve onun doğal müttefikleri olan KKTC gibi ülkeler dışında kalan dünyanın büyük kısmı Ermeni Tehciri iddiaları yerine resmi olarak Ermeni Soykırımı'nı tanımakta ve kabul etmektedir.

ERMENİ TEHCİRİ'NİN HAKLI SEBEPLERİ

Birinci Dünya Savaşı öncesine kadar Osmanlı topraklarında Ermeni ayrılıkçı ve silahlı grupları propaganda çalışmalarını silahlı eyleme kadar götürmüşlerdir. Osmanlı bankası baskını ve ülkenin devlet başkanına bombalı saldırı bunlardan sadece birkaçıdır. Ermeni ayrılıkçı hareketi diğer ülkelerce Osmanlı ile ilişkilerde bir tür kart olarak görülmüş ve zaman zaman kullanılmıştır. İngiltere, Fransa, Rusya ve diğer bazı devletler Ermenilerin haklarını gerekçe göstererek çok sayıda olayda Osmanlı Devleti'nin iç içlerine karışmıştır.

Berlin Antlaşması bunun en açık örneklerindendir. Bazı Ermeni gruplar da bu ilgiyi teşvik etmiş ve bunu iç amaçlarında kullanmak istemişlerdir. I. Dünya Savaşı esnasında Rusya Osmanlı ile arasında Ermenileri bir tür kalkan olarak kullanmış, onların içeriden, kendisinin de dışarıdan saldırıları sonucunda Osmanlı ordularını yenilgiye uğratmayı amaç edinmiştir.

Savaş ilerledikçe Doğu Anadolu'da Ermeni terör gruplarının saldırıları artmış ve Osmanlı Ordusu'ndan İstanbul'a önlem çağrıları gelmeye başlamıştır. İstanbul Hükümeti bu olaylar karşısında 2 seçenek görmüştür:

1) Sadece Ruslara yardım eden veya etme olasılığı bulunan Ermenileri Rus Ordusu ile kendi arasına alarak onları Rusya'ya sürmek, ki bu durumda kayıplar çok fazla olurdu,

2) Ermenileri toplu olarak savaş sahasından uzaklaştırmak. Bu seçenekler içinde ikincisi tercih edilmiştir ve özellikle savaş alanına yakın olan Ermeni nüfus ülkenin bir başka bölgesine, Suriye ve çevresine göç ettirilmiştir.

Ermeni Meselesi Hakkında Kamuoyunu Bilgilendirmek Amacıyla Hazırlanan Kısa Belgeseller Serisi …

Türk Tarih Kurumu tarafından, ”Ermenilerin Osmanlı Devletine İsyanı, Terör ve Propaganda” faaliyetleri hakkında yeni bilgi ve belgelerden faydalanılarak kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla 7 bölümden oluşan belgesel hazırlanmıştır.

1. Bölüm: 1915 Terör ve İsyan
2. Bölüm: 1915 Tehcir ve İskân
3. Bölüm: Diaspora, Diplomasi ve Propaganda
4. Bölüm: Asala: Ateş ve Kan
5. Bölüm: Sahte Belgeler ve Gerçekler
6. Bölüm: Tarihsiz Diplomasi
7. Bölüm: İlk Ateş: 1915 Müslüman Ahaliye Mezalim

ESKİ TÜRK TARİH KURUMU BAŞKANI "SOYKIRIM İDDALARI TARİHİ BELGELERLE YALANLANDI"

Eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Trakya Üniversitesince çevrim içi düzenlenen "Ermeni İddiaları ve Tarihi Gerçekler" panelinde yaptığı konuşmada, Ermeni soykırımı iddialarının tarihi belgelerle yalanlandığını ifade etti.

Ermenilerin geçmişten bu yana batılı devletlerin yönlendirmesiyle soykırım iddialarını gündemde tuttuğunu belirten Halaçoğlu, "İlmi araştırmaları bir kenara bırakıp sadece siyasi düşüncelerle hareket eden bir propagandist hareketin sonucu Ermeniler, kendilerinin 1915 yılında soykırıma tabi tutulduğunu, bazıları 1,5 milyon bazıları 2 milyon Ermeni'nin katledildiği gibi iddialarla ortaya çıkıyorlar. Bir iddia var, bunun yanında bir de gerçekler var. Bu gerçekleri görmezden gelen, tamamen siyaset yapmaktalar." diye konuştu.

Halaçoğlu, Ermeni meselesinin çözüme kavuşmasını ABD ve Batılı ülkelerin istemediğini dile getirdi.

Olayların Türkiye'ye karşı koz olarak kullanılmaya çalışıldığını anlatan Halaçoğlu, "Yaşananların soykırım olduğunu kanıtlayan bir şey yok. Dünyada bu durum bilimsel olarak konuşulmuyor hep siyasi bir malzeme olarak kullanılıyor." dedi.

Türk Tarih Kurumunun detaylı araştırmalar ve arşiv çalışmaları yaparak gerçekleri belgeleriyle ortaya koyduğunu belirten Halaçoğlu, şunları kaydetti:

"Başta ABD olmak üzere İngiltere, Fransa, Almanya, Milletler Cemiyeti arşivi, Rusya ve İran arşivlerinin tümünü baştan aşağıya taradık. 100 bin sayfadan fazla belge topladık bu bölgelerden. Elde ettiğimiz sonuçlar hiç de iddia edildiği gibi Ermenilerin katledilmiş olduğunu ortaya koymuyordu veya devlet eliyle bunun yapıldığını ortaya koymuyordu. Osmanlı yetkilileri, yollarda Ermenilere saldıran, mallarını gasp eden ve onları katledenleri de cezalandırmıştır. 1915'te 1673 kişi mahkemeye verilmiştir."

Halaçoğlu, 1914 ile 1922 arasında 518 bin Müslüman Türk'ün Ermeni çetelerce öldürüldüğünü ve hepsinin belgelerle ortaya konduğunu sözlerine ekledi.

PROF. DR. JUSTİN MCCARTHY: OSMANLILARIN ERMENİLERİ TEHCİR ETMESİ İÇİN ÇOK İYİ NEDENLERİ VARDI

ABD'li tarihçi Prof. Dr. McCarthy, 1915 olaylarına ilişkin, Osmanlıların Ermenileri tehcir etmesi için çok iyi nedenleri olduğunu belirterek, "Osmanlı'nın soykırım işlemediğini biliyoruz." dedi.

ABD'li tarihçi Prof. Dr. Justin McCarthy, Sakarya'da Adapazarı Belediyesince Orhangazi Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Ermeni Meselesi" konulu konferansta, Ermeni meselesinin anlaşılabilmesi için tarihe bakılması gerektiğini, bunun yapılması halinde Osmanlı'nın neden Ermenileri tehcir ettiğinin ve neden yerlerini değiştirdiğinin anlaşılabileceğini söyledi.

Osmanlı'nın Ermenileri tehcir etmesinin nedeninin bu toplumun bir tehdit oluşturması olduğunu dile getiren McCarthy, şöyle devam etti:

"Ermeniler, Osmanlı İmparatorluğu'na ve Müslümanlara tehlike arz ediyordu. Müslümanlar saldırıya uğradı ve öldürüldüler. Resimler ve haritalar temelinde Ermenilerin Osmanlıların kaybetmesini istemesinin mantıklı bir temeli olduğunu göreceksiniz. En önemli husus; Ermeniler, Rus saflarında savaşan askerler gibi toplandı. Ermeniler dediğim zaman Ermeni isyancıları, Ermeni milliyetçileri kastediyorum. Ermenilerin çoğu da Müslüman Türkler gibi kendi başlarına yaşamak isteyen çiftçiler, köylülerdi ama kendi insanları onları rahat bırakmadı ve savaşa zorladılar zira savaşmazlarsa kendi insanları tarafından öldürüleceklerdi. Öyle olunca da Osmanlıların bu kişilere karşı harekete geçmesinin yeterince nedeni vardı. Ermeniler ihanete başvurdular, ihanet ettiler."

McCarthy, Osmanlıların 1900'lü yılların başlarında doğuda Rusya ve İran cephelerinde savaştığını hatırlatarak, bu iki cepheye giden kritik yollardaki telgraf hatlarının Ermeni çetelerince sürekli saldırıya uğradığını ve kesildiğini anlattı.

Osmanlı ordusunun bu saldırılar neticesinde çoğu kez iletişim sorunu yaşadığına dikkati çeken McCarthy, Osmanlı yollarının kesildiği hatların ve buradaki Ermenilerin verdiği tahribatların haritalardan anlaşılabileceğini bildirdi.

"Ermeniler Rus ajanı gibi hareket etti"

Ermenilerin, Osmanlıların Ruslara karşı kaybetmesini istediğini dile getiren McCarthy, şunları kaydetti:

"Bu noktada devrim bir anlam ifade etmiyor ama Ermeniler için Osmanlı ordusuna saldırmak bir anlam ifade ediyordu ve Ermenilerin yaptığı tam da budur. Benzer şeyler birçok bölgede meydana geldi. Ermeniler de Urfa ve diğer yerleri ele geçirdi. Osmanlılar her seferinde ayaklanmaları bastırdı ama süreç içerisinde yüzlerce kişiyi Rus cephesinden çekmek zorunda kaldı. Osmanlı ordusu, Ruslar yerine kendi insanlarıyla savaşmak durumunda kaldı. Kilikya Adana bölgesine bakarsanız bu bölgede Ermeniler, Osmanlılara saldırmaya ve ordusunu ikiye bölmeye çalıştı.

Ermenilerin nasıl Rus ajanı olarak hareket ettiklerine yönelik en iyi örneği Van bölgesi gösteriyor. Osmanlıların yeterince ordusu yoktu, sadece savunacak ordusu vardı ancak Van gibi bir ilde kendinizi dağ geçitlerini tutarak savunabilirdiniz. Dağ geçitlerini tutabilirse birçok defa Rusları püskürtebilirdi çünkü bu geçitler çok kolay savunulabilirdi ancak arkanızdan birisi yani Ermeniler size saldırırsa durumunuz çok zor olacaktı. Birçok Ermeni, Osmanlılara saldırdı ki Osmanlı 400 bin ölü verdi. Orada Osmanlı vatandaşı olan Ermeniler vardı ancak Osmanlı ordusuna karşı arkadan saldırıyorlardı. Van'ın bazı bölgelerini İran'dan alan Ermeniler, oradaki Ermenilerle birleşip Türklere, bölgedeki Müslümanlara karşı birleşti ve hepsini burada öldürdüler. Bulabildiği herkesi öldürdüler. Kaçabilenler kaçtı."

Osmanlıların mühimmat ve geri çekilme yollarına Ermenilerin sürekli saldırdığını anlatan McCarthy, özellikle Karçikan bölgesinde insanoğlu tarihinde olabilecek en kötü şeylerin yaşandığını aktardı.

Ermenilerin, geri çekilirken kaçmaya çalışan Osmanlıların hepsini kılıçtan geçirdiğini söyleyen McCarthy, "Ayaklanmaların gerçekleştiği yerler, Osmanlı'nın en çok zarar gördüğü yerlerdi. Van Gölü çevresindeki tüm telgraf hatlarını kestiler. Bu hatları korumak için Osmanlı, yüzlerce asker gönderiyordu. Türklerin bunun için iyi planı vardı. İran üzerinden Ruslara saldırmak ama Ermenilerle savaşmak zorunda kalan Osmanlı ordusu burada yenildi. Müslüman Türkler ve Kürtler kaçmaya zorlandı." değerlendirmesinde bulundu.

"Tehcir, Müslümanların yanı sıra Ermenilerin de kayıplarını azalttı"

Prof. Dr. Justin McCarthy, Ermenilerin Rus ajanı gibi davrandığını ve Müslümanları katlettiğini dile getirdi.

Ermeni tehciri sayesinde Müslümanların yanı sıra Ermenilerin de kayıplarının azaldığına dikkati çeken McCarthy, tehcirin savaş zamanında temeli bulunan bir eylem olarak görülmesi gerektiğini belirtti.

McCarthy, Ermenilerin devlet için tehlike oluşturmadıkları bölgelerden tehcir edilmediği bilgisini vererek, Osmanlı'nın bu toplumu korumak için ellerinden geleni yaptığını ve bu konuda başarılı da olduğunu anlattı.

Savaş sırasında bir Ermeni'nin bile yargılanmadığını ve idam edilmediğini dile getiren McCarthy, şöyle konuştu:

"Ermeniler, Ruslara bir asır kadar yardım etti. Ermeni milliyetçileri, Osmanlı İmparatorluğu'nu yok etmek istediklerini söylediler. Savaş zamanında Ermeni gençleri ya çetelere ya da Ruslara katıldı. Ermeniler yolları, telgraf hatlarını keserek Ruslara yardım etti, Osmanlı kentlerini ele geçirdi. En kötüsü Ermeniler, Müslümanları katlettiler ve kaçmaya zorladılar. Osmanlı, isyancıların Osmanlı savaş sürecine zarar verdiğini ve savaştaki kayıpların önemli bir kısmının onların yüzünden olduğunu biliyordu. Ermeni isyancıları Müslümanları katlediyorlardı ve savaş sonunda Van bölgesindeki Müslümanların yüzde 2'si ölmüştü. Bu bölge, Ermenilerin en fazla ayaklandığı yer. Osmanlıların Ermenileri tehcir etmesi için çok iyi nedenleri vardı. Osmanlı'nın soykırım planlamadığını, soykırım işlemediğini biliyoruz. Osmanlılar, ülkelerini ve halklarını düşmanlara karşı korumaya çalışıyordu."

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle