Adama Benzemek

Önlerinde çiçekler boyun büker, ulu çınarlar kabuk illikler, şaşalı tanınırlar. Adam gibi olanlar, adama benzeyenler ve sadece benzeyenler ses ve gürültü çıkarırlar.

KÖŞE YAZISI
PAYLAŞ:

Bu aralar adamsızlığa yol ve yordam açılıyor iken; adama benzememekte ne ala! Ne beyhude; karşılarında seller durur. Fırtınalara diner, uçan kuşların kanatları kilitlenir, kelebeklerin hayalleri son bulur ve kısa ömürlerinde sevinçleri azalır.

Önlerinde çiçekler boyun büker, ulu çınarlar kabuk illikler, şaşalı tanınırlar. Adam gibi olanlar, adama benzeyenler ve sadece benzeyenler ses ve gürültü çıkarırlar.

Lakin kadirşinaslığın damarlarında akan sonsuzluk suları; yemyeşil bahçelerinin çiçeklerini, kurak ve çorak tarlalarda susuzluktan solmaya bırakacak öfkeye ve kuvvette erişecekleri günleri de olacaktır elbette! Sonra büyük hal ve vaziyetle coşarak akacaktır bu damarlarda.

Evet, adamlığımızı tenha dağlarının kurtlar arenasına bıraktık. Onların uğultularına kulaklarımızın pası direnemedi, okumuşların mürekkep yalayanları arka çıktı. Bazen beg, bazen ağa, bazen lider, bazen abı oldular. Ama asla adam olamadılar. Hangi taşı kaldırsan, hangi durumu düzeltsen, hangi yabani otu temizlesen; altında sadece adam gibi adama benzeyenler çıkıyor.

Bulamıyoruz. Sevemiyoruz bu aralar; göremiyoruz yüzlerce surat içinde adamlarımızı; seçemiyoruz, tutamıyoruz, destekleyemiyoruz. Kötü ve iyi niyetlileri ayırt edemiyoruz ve kendilerinin suçlu oldukları her şeylerden bizi suçlayanları bulamıyoruz.

Nerede yanlışı, nerede doğruyu savunacağımızı belirleyemedik. Kim ileyiz, kiminleyiz. Varlığımızın önemliliğini hissettirecek önemliliğe gelemedik. İnsanlarımızın önüne değerler manifestosunu koyamadık. Allak ettik, bullak ettik. Ters döndürüldük, kandırıldık. Bir sefer şoven, bir sefer şovenliğin kendisini sentezledik. Bir sefer laik, bir sefer ölenle öldük. Bir sefer dindar, bir sefer kimlik dedik. Bir sefer muhafazakâr, bir sefer liberal olduk

Nice seferler ve bu seferlerin adamlarına benzer adamları;  mumun kısa ömürlü ışıkları ile Hu! Hayatın nurlarına engel koyacaklarını sandılar. Ürkekliğe meyil olacaklardır. Bu ürkekler, İyilerin meclislerindeki dev mikroskoplara seyri temaşaya durduğumuzda belli olurlar ve nişan alırlar. Artık insan tanır, Millet tanır, evla tanır ve bizler tanırız bunları.

       Tüm bunlara ve tüm adamsızlıklara inat!

Rab, kulunu sonsuz benlerle taçlandıracaktır. Toplumun meydanlarından adama benzeyenleri alacak ve sonra sehpalara yönlendirecektir. Ardından dizlerine sıcak sular değecektir. Yavaş yavaş çıkacaktır merdivenleri,  yüzlerine hezeyanlarına hüzünlü bakışlar konacaktır.

Hak/hakikat ve bu teraziye karşı duranların sayfalarında yer edinenler: Alkış sahtekârcılarının sessizliğinde şak şakçılarla beraber Âdem’e selam duracaklardır. Selam söyleyeceklerdir.

        Evet, bizler Âdem gibiyiz.                                       

        Bize düşen adama benzemek değildir.

        Âdem’e benzemektir. Âdem gibi olmaktır.

      

Tekin Oruç

2008 yılından beri Mardin’in yerel gazete, dergi ve sitelerinde yerel gündeme, eğitim, sosyal yaşam ve bazen de edebiyatta dair yazılar yazdım.Mardin de çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yönetim kur

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle