Algı ve Anlama Problemleri Bağlamında Kuran

Kur’an, “gözleri var görmezler, kulakları var duymazlar, kalpleri var hissetmez/akletmezler” (A’raf, 179) ifadelerini kafir ve münafıklar bağlamında kullanır… Aynı şekilde Kur’an yine kafirler bağlamında “gözlere çekilen perdeden, kulaklardaki ağırlıktan, kalplerin mühürlenmesinden, kalplerin perdelenmesinden” de bahseder…(Bakara, 7, En’am, 25)

Her ne kadar bu kullanımlar kafirlerle ilgili ise de tüm insanlar için geçerli olan “iletişim problemine, algı ve anlama problemine” de dikkat çekmektedir… Aslında ayetleri sadece kafirler bağlamında okuyup geçmek ayetlerin işaret ettiği gerçeklerden mahrum kalmak demektir… Aslında ne gözlerde perde vardır, ne kulakta ağırlık, ne de kalpler kapalı, kilitlidir… Bu organları işlevsiz kılan insanların algı ve anlamadaki problemleridir, yanlışlarıdır, ön yargılarıdır, hesaplarıdır, yanlış okumalarıdır, eksik bakışlarıdır…

Kişi bir sözü, bir olayı, bir metni anlaması gerektiği gibi değil de anlamak istediği gibi anlamaya başlarsa o zaman metin ve olay ile arasına bir perde çekmiş olur, kendini gerçeklerden uzaklaştırmış olur… Bu her konuda böyledir… Kimi zaman sevgi, kimi zaman nefret, kimi zaman geçmiş, kimi zaman da ön kabuller algı ve anlam problemini doğurur, iletişimde bozukluğa neden olur…

“Anlaşılmıyorum, anlayamıyorum” şikayetleri aslında iki taraf arasına çekilen perdelerin, gelişen ön yargıların, yanlış okumaların göstergesidir… Bu durumda yapılması gereken konuşmak değil, engelleri kaldırmaktır… Ön yargılardan sıyrılmak, ön kabulleri sonlandırmaktır… Zira neye nasıl anlam verir, neyi nasıl algılarsanız ona göre şekil almaya başlarsınız…

Bütüne değil de parçalara odaklanan bütünden mahrum kalır… Hayatın içindeki münferit olaylar Kur’an ayetleri gibi hayatın içinde, kendi bağlamında, kendi şartlarında okunmalıdır… Değilse bilgide sapma, algıda problem oluşur… Parçayı bütünde okuduğunuz zaman anlam kazanır… Kur’an aslında doğru algı ve anlamı inşa etmek sağlıklı iletişim ağı geliştirmek için birçok yol ve yöntem göstermektedir… Örneğin şeytan kötü sözlerle aranızı açmak ister (İsra, 53) ayeti iletişim problemine işaret eder…

Kur’an, duygusal anlamdaki perdeleme bağlamında da “kalplerin katılaşmasından” (Hadid, 16) bahseder… Kalplerin duygusal anlamda kapalılığı, hissiyat problemleri de bu ayet ile ifade edilir… Kur’an aslında kalp üzerinden birçok algı ve anlam problemine, hissiyat problemine dikkat çeker…

İnsanlar neden Kur’an’ı anlamıyor derseniz “Kur’an’la iletişimlerinde bir problem vardır, ayet algılamalarında, anlama kriterlerinde sorunlar vardır” derim…

Unutmayın! Kur’an, Allah ve kul arasındaki iletişimi sağlama aldığı gibi kullar arasındaki iletişimi de sağlıklı kılmak ister… Onun için algı ve anlam problemlerine dikkatleri çeker...

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle