Anne-Babalık Tutumları

Anne ve babanın kendi kültürlerinden, kişilik özelliklerine kadar bir çok etken çocuğu erken dönemden başlayarak etkiler aynı zamanda çocuklar ilk aylardan itibaren yaşadıkları deneyimler ile bahsedilen ebeveynin rolünü fark etmeye başlar ve yavaş yavaş ayırt etmeyi öğrenir.

Ebeveynliği; gelişme, hayatta kalma için bir çocuğun bakım, ihtiyaç ve desteğinin sürekli olarak sağlanması  şeklinde tanımlayabiliriz. Ebeveynlik ilk çocuğun doğumu ile başlayan ve ailedeki bütün çocukların tam olarak olgunlaşmasına kadar devam eden bir süreçtir.

Çocuğun gelişiminin, psikolojik durumunun,  kişilik özelliklerinin şekillenmesinde çocuğun sosyal ve fiziksel özellikleri önemlidir. Sosyal ve fiziksel çevre etkenlerin, en etkili olanlarından biri de anne ve babanın ebeveynlik beceri ve tutumlarıdır. Anne ve babanın kendi kültürlerinden, kişilik özelliklerine kadar bir çok etken çocuğu erken dönemden başlayarak etkiler aynı zamanda çocuklar ilk aylardan itibaren yaşadıkları deneyimler ile bahsedilen ebeveynin rolünü fark etmeye başlar ve yavaş yavaş ayırt etmeyi öğrenir.

Her ailede sergilenen ebeveynlik tutumları farklılık gösterse de genel olarak sergilenen ebeveynlik tutumları ve özellikleri 4 başlık altında toplanabilir

  • Demokratik ebeveynlik tutumu:
    Çocuk ayrı bir birey olarak kabul edilir. Çocuğun ilgileri göz önünde bulundurulur, yeteneklerini geliştirici ortam hazırlanır. Kuralların uygulanmasında çocuğa etkin bir rol ve sorumluluk verilir. Çocuğa öğüt verme yerine, yapması istenilen davranışlar açıkça belirtilir. Problemlerle baş etme yolları demokratik yollarla yapılır. Ailede cezalandırıcı olmayan (özellikle fiziksel şiddet), soru sorma ve düşüncelerini ifade etmenin teşvik edildiği, sonuçtan çok süreçle ilgilenilen, merak ve keşif duygularının beslendiği, gereksiz kısıtlama ve baskıların olmadığı, kendi kendine yeterli olma ve kendi problemlerini çözmenin cesaretlendirildiği, sıradan hataların hoş görüldüğü, yergi yerine övgüye odaklanılan, ısrar ve zorlamanın olmadığı bir ortam vardır. Bu tutum ile yetiştirilen çocuklar genellikle yaratıcıdır, dengeli ve uyumludurlar, karar alma becerileri gelişmiştir, özgüven sahibidirler, seçenekli düşünmeyi bilirler, yeni durumlara uymada zorluk yaşamazlar., kendilerine güvenirler, başkalarının özgürlüklerine saygılıdırlar, kendi özgürlüklerinin sınırlarını bilirler, kendi haklarını korurlar, başkalarının haklarına saygı gösterirler.

 

  • Otoriter ebeveynlik tutumu:

Sürekli eleştiren, yargılayan, suçlayan anne-babalardır. Anne babalar çocukları kendi kalıplarına göre yetiştirirler. “Çocuğumu eğitiyorum” mantığıyla şiddet uygulanabilir. Çocuktan yaşının üzerinde bir olgunluk beklenir ve ona özgürlük tanınmaz. Bu tutum ile yatiştirilen çocukların genellikle; sosyal becerileri zayıftır, çocukta daima güçlü olma ve kendinden zayıfları ezme isteği vardır, kendine güveni hemen hemen yok gibidir, mutsuzdurlar, ileri yaşlarda sıkıntılar karşısında dayanıksız ve çaresiz kalır, çocuk alacağı ağır cezalardan kaçmak için yalan söyleyebilir, insanlar tarafından kolay kandırılabilir, yanlış hareketler yapmaya eğilimlidir, aşırı hassas, kırılgan ve hastalıklı bir kişilik yapısı görülebilir. Sürekli eleştirildiği için aşağılık duygusuna kapılabilir.

  • Hoşgörülü/izin verici ebeveynlik tutumu

 Çocuğa hiçbir zaman kesin kural konmaz. Konulan kurallar da uygulama ve denetimden uzaktır. Bu tutum ev içerisinde geçerli olduğu gibi ev dışında da geçerlidir. Çocukların her istedikleri sorgulanmadan yerine getirilir. Anne baba çocuğun davranışına karışmaz, sadece büyük problem olduğunda varlığını hissettirir. Bu tutum ile yetiştirilen çocuklar genellikle; Gururlu, kibirli, kendini beğenen kişilik özelliği sergilerler, sabırsız, sorumsuz, bencil, çabuk darılan ve her an dilediğinin yapılmasını bekleyen çocuklardır, başkalarının haklarına saygı duymaz.

  • İhmalkar ebeveynlik tutumu:

 Çocuğa karşı denetim, çocuğun ilgi ve gereksinimlerine verilen tepki çok düşüktür. Sadece anne, sadece baba ya da hem anne hem de baba duyarsızdır. Çocuklarına yeteri kadar zaman ayırmazlar. Çocukları için hiçbir konuda gerekli çabayı harcamazlar. Ruhsal durum ve okul başarısıyla ilgilenilmez. Bu tutum ile yetiştirilen çocuklar genellikle okula ilgisizlik, zamanı iyi değerlendirememe, yanlış arkadaşlıklar kurma, içki, sigara gibi zararlı alışkanlıklara başlama eğilimi, kural tanımama, suç işlemeye eğilimli olma, uzun vadeli planlar yapamama, okulu bırakıp, erken yaşta çalışmaya başlama görülebilir.

 

 

Menekşe Karaboğa

Menekşe Karaboğa, 2017 yılında Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık lisans eğitimini tamamlamasının hemen ardından Klinik Psikoloji tezli yüksek lisans eğitimine başlamış ve başarıyla tamamlamıştır. Y

loading...

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle