Arkayı Beşleyelim Beyler...!

Tekin ORUÇ Yazdı

      Bu hitap tarzına yabancı olmadığınız gibi bu coğrafyanın sosyal ve kültürel mekanların yaşam göstergelerinden de bîhaber olamadığınızı iyiden iyiye biliyorum.

Zira hitabın niçin, nereye ve kime hitaben kullanıldığını, neyi çağrıştırdığını ve araçsal zorlamanın bir sonucu olarak arkayı ve arka koltuklarda oturanları ne denli sıkıştırdığını tahmin etmekte zorlanmayacağınızı da kestiriyorum.

Ülke olarak keşfedilen bir olguyu, süreci veya mekaniği farklı bir amaca ve başka bir hüviyete büründürmeye ve ön görmeyeceğimiz bir sistematiğe dönüştürmekte pek mahir olduğumuzu söyleyebilirim. Otobüsü dolmuşa çeviripte tıka basa doldurduğumuz misali gibi;  tahrip olan asfalta yeni bir asfalt çekeceğimize;  eski asfaltı yama ile örterek ömrünü uzatmak ve bu yeteneklerimizin tavan yaptığının örneklerine de hepimiz şahidiz.

Evet bulunmaz Hint kumaşının tüm zorlama argümanlarını kullanarak dolmuş kaptanının yanında para toplayan  muavinlik koltuğunun/sisteminin keşfi ve bu keşfin maceraları da bize ait olduğunu ifade edemeden geçemeyeceğim. Yeni durumlara, olur olmaz “Tak u Rak“ dedirten icatlar yapmak; bize özgü bir model olduğunu daha yeni yeni fark ettiğimi sanmayın. Lakin bazen bildikleriniz hayatınızın tam odağında sizden güçlü verileri saklayabilir. Çünkü hayal edemediğiniz vakalaları ön görme vizyonu ile şatafatlı analatan şoför veya muavinin; dörtlü olan arka koltuklar için,  “Arkayı beşleyelim beyler..!” der. Üstelik hiç inisiyatifini bozmadan ve size bey vasfını da yakıştırarak ödüllendirmiş bir hitap tarzı ile hooop! Diye arkaya oturtabiliyor. Bu durumda sesinizde çıkmaz. Çünkü az önce inen yolcu da arkada oturan beşinci beydi zaten. Size düşen şey; sadece arka koltukları beşlemekti. Onu da becerdiniz…

***

 Koltuklara inen ve binenlerin ruh haliyetlerine bakmayan,  yolcuların puf puf demelerine  aldırış etmeyen ve sitem vari aykırılıklara da kulak tıkayan şoför; ön taraftan yeni yolcu bindirmekte ve önden inmeye yeltenlere de “Arka kapıdan inelim beyler!”, “Arkaya ilerleyelim beyler!" Der ve ön kapıdan habire yolcu almaya devam eder. İçerisi müşteri ile tıka basa dolan dolmuş için şikayet eden yolcuya: "Madem içi dolmuş bir dolmuşa, neden bindin beyim?" Dediğinde; kimseden tık sesi çıkmayıncada; “Şimdi Arkayı beşleyelim Beyler” hitabına da devam eder durur.

Ey yazar- çizer takımı! Bunları niye anlatıyorsun diyen okuyucularıma, elbette mantıklı cevap bulma hevesinde olmayacağımı hemen söyleyeyim. Amacım sizi kaosa sürükleyerek; anlaşılmaz paragraflar yumağı ile baş başa bırakmak değil tabii ki. Lakin bir koltuğa beş adamı oturtmak veya beş koltuğu bir adama parsellemek gibi kaotik bir alışkanlığımız da var. Peki işi kim yada hangi koltuk yapacak, işte tamda muammalık burada.

Asıl mesele düştüğüm/düştüğümüz ve düşeceğimiz komikliklerin kâh kâhlarını dolmuş  bir dolmuşa binenlerle beraber kah kaha atamayacağımın endişesini taşımaktayım,

Her neyse sıra bize geldi sanki…!

Şoför; “Arka koltuğu beşleyelim beyler..!” Demeden; kendimiz oturalım dörtlü koltuğa beş kişi. 

Vesselam Efendim…

Tekin Oruç

2008 yılından beri Mardin’in yerel gazete, dergi ve sitelerinde yerel gündeme, eğitim, sosyal yaşam ve bazen de edebiyatta dair yazılar yazdım.Mardin de çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yönetim kur

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle