Asker ile Cemre - Ömer Lütfi Mete Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Asker ile Cemre kimin eseri? Asker ile Cemre kitabının yazarı kimdir? Asker ile Cemre konusu ve anafikri nedir? Asker ile Cemre kitabı ne anlatıyor? Asker ile Cemre PDF indirme linki var mı? Asker ile Cemre kitabının yazarı Ömer Lütfi Mete kimdir? İşte Asker ile Cemre kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Ömer Lütfi Mete

Yayın Evi: Timaş Yayınları

İSBN: 9789752634619

Sayfa Sayısı: 192

Asker ile Cemre Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bir yanda, ilahi aşkı bulmak için mecazi aşkın kıyılarında gezinen bir delikanlı: Hafız Ali Osman...

Diğer yanda ise, hayatına yepyeni bir yön vermek üzere çıkış yolu arayan iyimser bir genç kız: Cemre...

İki genç arasında yavaş yavaş büyüyen, benzersiz bir aşk hikâyesi ile bu topraklarda yaşanan her türlü vakada olduğu gibi yaşanan çelişkiler, tesadüfler ve gündelik heyecanlar... Üstelik eski Türk musikisinin o unutulmaz nağmeleri, tasavvuf sohbetleri ve siyaset eşliğinde...

Bir kurgu ve anlatı ustası olan Ömer Lütfi Mete'den, bildiğimiz aşk romanlarının çok dışında bir aşk romanı. Çok katmanlı, akıcı ve her okumada farklı anlamlar vaat eden derinlikli bir hikâye.

"Hafız... Sen hakiki aşka ulaşmak için kendini Cemre'den mahrum etmenin şart olduğunu mu düşünüyorsun hâlâ? Hayır, sen hâlâ kendi derdindesin. Her bakımdan... Hâlâ senin senliğin devam ediyor. Sen hâlâ varsın... Sen hâlâ var isen, aşkın hiçbir çeşidi yok demektir."

"Peki ama efendim, benim yok olmam için Cemre'nin tamamen silinmesi gerekmiyor mu?"

"Bak Hafız, bu çok basit... Marifet nerde biliyor musun? Marifet bir tane değil, milyon tane Cemre'ye rağmen ve onlarla beraber aşkın hakikisine ulaşabilmektir. Hiçbir şeyle ilgisi olmayanın, bütün ilgisini Allah'a yönlendirmesi marifet değil ki. Marifet Cemre'lerle, Eşref'lerle, Ömer'lerle beraber; onları da severken Allah'ta yok olabilmek..."

(Tanıtım Bülteninden)

Asker ile Cemre Alıntıları - Sözleri

  • Vaktiyle büyük mutasavvıflardan birinin çok değer verdiği bir öğrencisi vardı. Hem din ilimlerinde hayli ileri bir çizgiye ulaşmıştı genç yaşta, hem de manevi olgunluk bakımından herkesten ileri bir dereceye yükselmişti. Çok sıcak bir ramazan günü bir duvar dibine oturmuş, murakabeye dalmış. Gönlünün diliyle kim bilir nerelerle konuşuyormuş?.. bu halde iken yanına mahallenin sarhoşlarından biri yaklaşır, gelir, sağına oturuverir. Sarhoşun niyeti şöyledir: ben çok günahkar bir insanım, şu zat ise hep sohbetler ediyor, gençler akın akın ona koşuyor. Onun yanında biraz oturayım da belki halinin güzelliklerinden bana da birşey yansır, biraz olsun düzelirim der. Tabii bizim derviş onun gelip yanına oturduğunu farkedince başını kaldırır, şöyle bir bakar! Sarhoştan fena halde rahatsız olmuştur, birileri onu yanında görürse ne der?.. "Nereden çıktı bu aşağılık sarhoş şimdi" diye geçirir içinden ve adamın yanından hızlıca uzaklaşır. Ne var ki o gece rüyasında üstadını görür. Hazret ona şöyle der: "YÜCE ALLAH İKİNİZİN DE GEÇMİŞİNİZİ SİLİVERDİ"..Bu demektir ki sarhoşun tüm günahları silindi, dervişin ise tüm sevapları!
  • Şimdi içini çekerek mırıldanacaktı şuursuzca: "Çok geç kalmıştım, çok geç."
  • Farkında olmadan kötü faraziyeler üzerinde psikanaliz denemeleri yapıyor ve suçluluk kompleksinl geliştiriyordu.
  • Bir kaleyi fethederken çok sevdiği yakınlarını kaybeden cihangirler gibi mutsuzdu.
  • Kendini karanlıkta değil de yoğun bir sis içinde buluyordu şimdi. Yarı belirsizlik veya yarı belirlilik...
  • Toplumun aşağılık duygusunu, yanlış yöntemle bastırmaya çalışmasıdır bu. Ayrıntıları abartarak kendini yüceltme kuruntusu...
  • Sağlam hafızası da yük olacaktı ona şimdi.
  • Ölümün sadece yaşlılar için hatırlanacak bir gerek olmadığını biliyor, yaşıyordu.
  • Samimiyetsiz övgü edepsizliktir.
  • Kimse kimsenin yerinde değildir zaten. Allah'ın insan nüshaları sonsuz. Bizim ürettiğimiz nesneler gibi seri numaralarıyla ayırt edilebilen, çok çok fazla ama gene de sayılı tekrarlar değil ki.
  • İnanmamak aslında umutsuz olmak demektir.
  • Ona göre Türkiye'de sağlıklı bir sermaye piyasası olmadığı ve güçlü sermaye bulunmadığı için teknoloji ithalatından başka bir çözüm henüz yoktu.
  • Senin yeni şarkılar dediğin o anırma, geğirme, esneme sesleri var ya, onlar sadece ucuz ve köksüz heveslenişleri ve yakınışları abartır. Hatta abartmayı bile başaramaz da abartmayı dener. Zira onları uyduran bestekârların hiçbiri âşık değildir. Hiçbiri gerçek yaralı değildir. Olmayan acıları terennüm etmeye çalıştıkları için şarkılarının ömrü birkaç gündür.
  • Konuyu ertelemeyi istiyor ama başaramıyordu. Kendisini bezginlik ve yılgınlıktan kurtaracak bir tasarı gelmiyordu aklına.
  • İnanmadığın bir şeyi söylüyordun; o da bunu biliyordu, ama gene de mutlu olmuştu.

Asker ile Cemre İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Romanda, modern çağda müslüman bireyin bunalımları, çelişkileri konu edinilirken, romanın karakterleri merkezinde içtimai, psikolojik, dinî konularda fikirler öne sürülmüştür. Mecazî aşktan hâkikî aşka yönelişin hikâyesinde güzel bir akışa yakalandım. Ömer Lütfi Mete'ye rahmet olsun. Has bir gönül adamıydı... (Furkan Uzel)

Edeb...: Güzel kurgulu bir roman, konu sesi çok güzel olan bir gencin ölü bir arkadaşının ruhunun gözünden anlatılan bir hikaye. Büyük bir velinin talebesi olan ve sesi çok güzel olan bir gencin büyük ve zengin bir ailenin yanına kurban derisi toplama amacıyla gitmesiyle başlıyor. Herkes tarafından Kur'an okuyuşu çok beğenilen bu gencin zamanla evin güzeller güzeli kızına aşık olmasını, onlara nefes kadar yakın olan arkadaşının ruhunun gözünden anlatılan bu hikayemiz dini yönden gerçekten edebin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Paraya, makama ve diğer şeylere değer vermeyen, sadece edebi sebebiyle birbirini insanların sevebileceği bir dünya olabileceğine inananların okumasını kesinlikle tavsiye ederim. Nefesleri açılsın diye bu önerim. Diğer şeylere değer verenlere okumalarını ama küçümsememelerini tavsiye edebilirim... İyi okumalar... (Tahsin ahmet akoğ)

Ömer Lütfi Mete yazdığı için büyük bir beklentiyle başlamıştım, belki bu yüzden biraz hayal kırıklığına uğrattı. Bir yerinde bırakmayı düşündüm fakat iyi ki bitirmişim. Az veya çok, birçok kişinin kendinden bir şeyler bulabileceği bir kitap. Sırada bekleyen kitabınız yoksa ve eğer boş vaktiniz varsa okunabilir. (rûberû)

Asker ile Cemre PDF indirme linki var mı?

Ömer Lütfi Mete - Asker ile Cemre kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Asker ile Cemre PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ömer Lütfi Mete Kimdir?

1950 yılında Rize'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada tamamlarken özel olarak dini eğitim gördü. Bir süre Kuran Kurslarında hocalık yaptı. Rize Ülkü Ocakları Başkanlığı yaptı. 1970 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne girdi. Aynı dönemde Babıali'de Sabah gazetesinde basın hayatına atıldı. 1972 yılında İktisat Fakültesi'nden ayrıldı. 1973 yılında Atatürk Eğitim Enstitüsü'ne girdi, 1976'da mezun oldu. Kısa süre edebiyat öğretmenliği yaptıktan sonra tekrar gazeteciliğe döndü. Ortadoğu, Tercüman, Türkiye, Yeni Binyıl, Ayyıldız, Sabah ve Bugün gazetelerinde ve Türk Edebiyatı, Boğaziçi dergilerinde yazdı, Çağrışım dergisini çıkardı. Senaryo çalışmaları yaptı. ANAP ve MHP'den milletvekili adayı oldu, seçilemedi. 18 Kasım 2009 tarihinde İstanbul'da vefat etti.

Ömer Lütfi Mete Kitapları - Eserleri

  • Gülce
  • Allah'sız Müslümanlık
  • Aşıklar Ölmez
  • Asker ile Cemre
  • İtfaiye Yakıyor
  • 28 Şubat'tan Şemdinliye Derin Çeteler
  • Milliyetçilik Milliyetsizlik
  • Balonya Tüneli
  • Basılı Yakıt
  • Çığlığın Ardı Çığlık
  • Ezan Günü
  • Derin Millet Manifestosu
  • Yerden Göğe Kadar
  • Hacıyağı ile Parfüm Arasında
  • Çığlığın Ardı Çığlık

Ömer Lütfi Mete Alıntıları - Sözleri

  • Bir kaleyi fethederken çok sevdiği yakınlarını kaybeden cihangirler gibi mutsuzdu. (Asker ile Cemre)
  • İnciteceksin diye sevdiklerinden kaçma. (Aşıklar Ölmez)
  • Allah'ın bir bildiği vardır. Ona güvenmek ve tevekkülle boyun eğmekten başka çarem yok. (Allah'sız Müslümanlık)
  • Kazanmıştık , çünkü farkındaydık. (Çığlığın Ardı Çığlık)
  • Kendisini Tekin Batur'un Özel Kalem Müdürü olarak tanıtan kişi, toplantıya katılıp katılmayacağımı öğrenmek istediğini söylerken vurgulaması ve üslubu ile aba altından sopa göstermeyi becerebilecek yetenekteydi. (İtfaiye Yakıyor)
  • Özelleştirme, evdeki buzdolabını satarak soğuk gazoz almak gibi bir iştir......................................... Aynı kafa ile gidersek, liberalizm dini adına bu özelleştirme farzını uygulamada nihayet evin kendisini satıp kiraya çıkma aşamasına geleceğiz. (28 Şubat'tan Şemdinliye Derin Çeteler)
  • Tevekkülün, gayret ile sabrı eşit güçte dengeleyen bir mekanizma olduğuna, olması gerektiğine inanıyorum. (Allah'sız Müslümanlık)
  • Ona göre Türkiye'de sağlıklı bir sermaye piyasası olmadığı ve güçlü sermaye bulunmadığı için teknoloji ithalatından başka bir çözüm henüz yoktu. (Asker ile Cemre)
  • "Aşkın yarısı bozgundur be Yusuf'um! Hem şarabı içeceksin hem de başın dönmeyecek. Var mı öyle bolluk?" (Aşıklar Ölmez)
  • İşkence nedir biliyor musunuz? İşkence ademoğlundan ölümü bile esirgemektir. (Çığlığın Ardı Çığlık)
  • İnsanlık tarihin en utanç verici barbarlık uygulamaları Batı’nın imzasını taşır. Bütün bunlardan sonra kalkıp da “Batı, demokrasi kültürü sayesinde şahlanmıştır” demek, pek gerçekçi ve namuslu bir değerlendirme olmaz. (Allah'sız Müslümanlık)
  • Osmanlı’nın kokuşmuş kadroları ve girişimcileri devletin yeni merkezine üşüşmüş durumdadırlar. Oralardan bugüne nice servetin mayası haramdır, bugün yedikleri de, arttıkları da haramdır. Onun için hiçbir sermaye tamamen temiz değildir. (28 Şubat'tan Şemdinliye Derin Çeteler)
  • ... Sonra gördüm ki ne kadar dirensem boşuna; medyamızın ezberinden vazgeçebilme becerisi yok! (İtfaiye Yakıyor)
  • Bir kaybın telafisi olacağını farzetmek, kaybetme kabiliyeti demektir. (Çığlığın Ardı Çığlık)
  • Öyle ağızlar barış dedi ki; kuduracağım. Öyle ağızlar sevgi dedi ki; tiksindi lağım! (Balonya Tüneli)
  • Kimse kimsenin yerinde değildir zaten. Allah'ın insan nüshaları sonsuz. Bizim ürettiğimiz nesneler gibi seri numaralarıyla ayırt edilebilen, çok çok fazla ama gene de sayılı tekrarlar değil ki. (Asker ile Cemre)
  • Bu yüzden asırlardır sürdürülen silkinme çabaları ile yeniden güçlenme hareket ve tasarılarına rağmen sağlıklı başlangıçlar bile gerçekleştirilememektedir. Çünkü ortada, Müslüman bireyin kendi diniyle ilgili temel bir yanlış algılaması ve yönlenmesi vardır. (Allah'sız Müslümanlık)
  • Yusuf: Eee söyle, ne işi var erik dalında üzümün? Kuşçu: Herkes bundan ne anlar bilmem ama ben şöyle anlıyorum: Âşık adamın gıdası sevdiği değildir. Gıda sevmenin kendisidir. Onun için şimdilerde kendilerini âşık sananlar sevgiyle beslenmiyorlar. Ya ne ediyorlar? Sevgililerini yiyiyorlar. Âşık dediğin sevgilisini yer mi? Sevgilisini yiyen hayvandır. Onun için sevgilisini yiyenler ölür ama âşıklar yaşar. Ölen hayvandır, âşıklar ölmez. Yusuf: ... Kuşçu: Nereye ayaklandın hemen? Yusuf: Bu ağır bir ders Kuşçu, biraz silkelenmem lazım. Kuşçu: Haydi bakalım. (Aşıklar Ölmez)
  • Kendini karanlıkta değil de yoğun bir sis içinde buluyordu şimdi. Yarı belirsizlik veya yarı belirlilik... (Asker ile Cemre)
  • İnanmadığın bir şeyi söylüyordun; o da bunu biliyordu, ama gene de mutlu olmuştu. (Asker ile Cemre)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle