Bacımın Örtüsü Batmakta Rezilin Gözüne

KÖŞE YAZISI
Dünyaları dar, ufukları dar, çapsız insanlar yine örtüye saldırdılar… Fikirsiz, ilkesiz, beyinsiz oldukları için yetersizliklerini örtüye saldırarak gizleyip durdular… En doğal insani hak olan örtünmeyi terakkiye mani sandılar… İnsanlara, fikir, eylem ve erdemlerine göre değil elbiselerine göre değer biçtiler…
Adam(!) Kültür Bakanlığı yapmış ama hala kör kütük cahil, hadsiz ve yobaz… Bakanlık yapacak kadar kültürlü(!) ama kültürüne başörtüsünü sığdıramayacak kadar aymaz ve hak hukuktan anlamaz… 28 Şubatta bitirmek istedikleri, kamusal alandan uzaklaştırdıkları başörtüsünün artık devlet sarayının başköşesine, adalet saraylarında hâkim, savcı kürsülerine, bakanlık ve daha nice üst kürsülere oturduğunu, kamusal alanın örtülülerle dolup taştığını görünce kinleri ağızlarından taşmaya başladı… Zaten taşlamış kalpleri hiçbir zaman bu ülkenin yoğrulduğu mayayı anlayamamıştı…
İthal kafaları, çalıntı kanunları ve darbelerle besledikleri yasaları bu millete kan kusturdu yıllarca… Şimdi yine ekranlara çıkmışlar, kuduruk kuduruk konuşuyorlar, darbelerden medet umuyorlar, güçleri yetmeyince Can Ataklı mebzulleri gibi doğal felaketlere umut bağlıyorlar… 15 Temmuzdan ders almamışa benziyorlar…
Fikri sa(ğ)lar, başörtülü hâkimlerin adaleti sağlayamayacaklarından, başörtünün ideolojik bir giysi olduğundan, İslam’da başörtü diye bir emrin bulunmadığından bahsediyor… Adam hem cahil hem de hadsizmiş meğer… Bu kadar cehalete, kültürsüzlüğe çocuklar bile güler… Vay ülkem vay! Sen zamanında kimlere emanet edilmişsin, ne adamlara bakan diye maaş vermişsin… Ah ülkem ah! Yaşadığı ülkenin kültürüne yabancı, ülkenin temeli, harcı nenelerimizin başörtüsüne karşı hınçlı birini bile bakan yapmışsın…
Adam hem din âlimi gibi örtünün dinde olmadığını söylüyor, hem de bir kâhin gibi insanların içini okuyup örtünün ideoloik olduğunu, siyasal islam’ın simgesi olarak giyildiğini söylüyor hem de hiç tanımadığı başörtülü bayan hâkimlerin adaletsiz olduğunu söyleyerek gelecekten haber veriyor… Behey şaşkın! Bu söylemlerin zamanı geçti, modası da bitti… Sen mağaradan yeni mi çıktın, bu fikirleri yeni mi edindin, ne oldu da şimdi bunları söyledin? Medeniyeti açılmak, adaleti dinden uzaklaşmak mı sandın? İnşaallah başörtülü bir hâkimin karşısında yargılanırsın…
Sahi bu fikirleri dillendirirken hiç mi daha önce işgal ettiğin bakanlık koltuğundan utanmadın? Kültür bakanlığı yaptığın halde Anadolu kültürüne bu kadar nasıl yabancı kaldın? Halkı örtülü-örtüsüz kucaklaman gerekirken ne diye bu düşmanlığa vardın? Merak ediyorum adalet ile örtüyü nasıl bir araya getirebildin, örtülünün adaletinden şüphelenirken hangi girdaplara girdin? Hangi mercilerden ekranlara gönderildin?
Adalet vicdan işi, hak hukuk meselesi, örtülü veya örtüsüz olmakla ilgili bir mesele değil bunu değil sen yedi ceddin bile bilir… Biliyorum senin derdin adalet aramak değil adavet etmektir… Örtünün İslam’ın emri olmadığını söylemek senin haddin değildir… İnanmadığın örtünün dini durumu sana sorulamayacak kadar şerefli bir iffet meselesidir… Bu yaptığınıza fikir hürriyeti değil ancak ve ancak adavetin adiliği denir... Senin gibilerin için de eceline susayan… misali verilir…
Ey siyasetin şer isimleri… Bırakın artık din üzerinden kavga etmeyi… İşte meydan, işte saha… Kapışın, dövüşün, vuruşun binlerce defa… Ama dil uzatmayın artık mukaddesata… Durmaz, susmaz, uslanmazsanız şayet… Bu millet kudretini gösterir en nihayet… Artık durun, durulun, dinimize, örtümüze saygılı olun… Öyle olmazsa şayet gökten yağar üzerinize ilahi lanet…
Ne güzel demiş Kur’an şairi Mehmet Akif:
Bacımın örtüsü batmakta rezilin gözüne
Acırım tükürüğe billahi tükürsem yüzüne
Medeni olmak eğer açmaksa bedeni
Desenize hayvanlar insanlardan daha medeni…

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle