Baklagillerin Hayatımızdaki Önemi

Bu yazımdaki amacım Türkiye’de yemeklik baklagillerin mevcut durumunu ortaya koymak ve insan sağlığı ile çevre üzerindeki etkisini sizlere sunmak.

Baklagillerin insan beslenmesindeki büyük önemi nedeniyle 2016 yılının “Uluslararası Bakliyat Yılı” olarak ilan edilmesi 146. FAO Konseyinde kabul edilmiş ve bunu takiben, Birleşmiş Milletler 68. Genel Kurul Oturumunda ilan edilmiştir. Geçmişleri yaklaşık 7-8 bin yıl öncesine (nohut ve mercimekte) dayanan yemeklik baklagiller, çok uzun yıllardır insan beslenmesinde yer almaktadırlar. Türkiye, baklagillerin gen merkezi olarak kabul edilen “Verimli Hilal” in en önemli parçasıdır.

Dünyada yaklaşık 61 milyon tonun üzerinde bir üretim ve 38,2 milyar dolarlık piyasa değerine sahip bir ürün grubudurlar (FAO, 2013). Dünyada üretimi yapılan baklagiller arasında ilk sırada fasulye daha sonra nohut, bezelye, börülce, mercimek ve bakla gelmektedir.

 Dünyada baklagil üretiminde Hindistan ilk sıradadır. En büyük üretici olmasının yanında Hindistan, nüfus yoğunluğunun fazla olmasından dolayı ithalatta da ilk sırada gelmektedir. Türkiye baklagillerin gen merkezidir ve ekolojik şartları baklagil üretimine uygundur. Tarla bitkileri yetiştiriciliğinde ekim alanı ve üretim bakımından tahıllardan sonra gelen tane ürünüdürler. Türkiye’de yetiştirilen 8 çeşit baklagil arasında en fazla üretimi yapılanlar nohut, kuru fasulye ve mercimektir. 

Kuru fasulye, nohut, mercimek, bakla, bezelye ve börülceyi içine alan yemeklik baklagiller; diğer bitkisel ürünlere nazaran daha yüksek protein, vitamin, mineral ve daha düşük oranda yağ içermektedir. Dünyada insan beslenmesindeki bitkisel proteinlerin %22’sinin, karbonhidratların %7’sinin yemeklik baklagillerden sağlandığı belirtilmektedir.

Bunun yanında, havanın serbest azotunu toprağa bağlayarak toprak verimliliğini artırmaları nedeniyle tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve çevreyi koruma açısından da önemlidirler. Baklagiller familyasına ait türlerin, gerek sürdürülebilir tarım ve ekim nöbeti açısından (çevresel olarak en sürdürülebilir bitki türleridir) gerekse hayvan beslenmesindeki rolü bakımından, gıda güvenliğine katkısı ve kırsal fakirliği azaltmadaki rolü oldukça fazladır.

Baklagillerin dünya tarımsal ticaretinde önemli bir yeri olmakla beraber sağlığa olan olumlu etkileri nedeniyle, dünyada sağlık örgütleri, obeziteyi engellemek, diyabet, kalp hastalıkları ve kanser gibi bulaşıcı olmayan hastalıkları önlemek ve kontrol etmek için gerekli olan sağlıklı beslenmenin önemli bir parçası olarak bakliyat tüketimini önermektedir.

Baklagiller iyi birer bitkisel protein kaynağıdırlar. Aynı zamanda değerli mikro besinler, yüksek konsantrasyonda belirli karbonhidratlar, antioksidanlar ve diyet lifler içerir. Ayrıca yağ miktarı ve kalorisi de düşüktür.

Bunun yanı sıra baklagiller nispeten daha az metiyonin, sistein ve glutamik asit içerirler. Bu nedenle mercimek nohut gibi baklagillerin temel tahıllardan buğday ve pirinç ile karışımları bu eksikliği hemen hemen karşılar ve dengeli bir diyet sağlar. Bununla birlikte fasulye, toplam protein içeriğinden ziyade esansiyel bir aminoasit olan lisin içeriği nedeniyle bitkilere dayalı diyetle beslenen insanlar açısından oldukça önemlidir.

Pişmiş fasulyedeki yarayışlı protein içerikleri ıslatma ve sıcaklık uygulamaları gibi hazırlama metotlarına göre değişmektedir. Bu metotlar protein içeriğinde azalmaya neden olurken protein sindirile bilirliğini artırmaktadır. Bunun yanında bazı esansiyel aminoasitler sıcaklık uygulamalarından sonra azalmaktadır. Bu da fasulyenin besleyici değerini düşürebilmektedir.

Baklagiller ve unları çiğ olarak tüketildiğinde sindirim sistemindeki pepsine ve asidik pH'sına dirençli olduklarından, proteaz inhibitörlerinin sindirime müdahale etme yetenekleri vardır. Bu baskı sonucunda, negatif geri beslemeyi düzenlemek için pankreas salgısının artışı, pankreasın genişlemesine neden olur.

Genel itibariyle; baklagiller yüksek oranda protein içerirler. Bitkisel esaslı diyetlere ilginin arttığı günümüzde protein kaynağı olarak kullanılmaktadırlar.

Bunun yanında yüksek miktarda diyet lif, dirençli nişasta ve çeşitli mikrobesinler içerirler. Dirençli nişasta ve diyet lifin sağlığımıza olan yararları tartışılmazdır. Ayrıca antibesinsel olarak düşünülen pek çok bileşeninin de son yıllarda yapılan çalışmalarda sağlık üzerine yararları olduğu görülmüştür.

Çevreye olumlu etkilerinin olmasının yanında hem tüketiciler hem de üreticiler açısından oldukça ekonomiktir. Dünyanın pek çok yerinde baklagiller diyetlerin önemli bir parçası olmasına rağmen özellikle Batılı ülkelerde yeterince tüketilmediği görülmektedir.

Bu nedenle yetkililerin ileriki dönemlerde baklagil tüketimini teşvik edici politikalar uygulamaları gerekmektedir. Ayrıca baklagilin beslenme ve sağlık üzerine etkilerinin daha ileri düzeyde araştırılması için araştırmacıların da teşvik edilmesi gerekmektedir.

Şilan Ecevit

Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi ve Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İnsan Kaynakları Yönetimi mezunu. Çalıştığı kurumlar: Mardin Büyükşehir Belediyesi - Ziraat Müh

loading...

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle