Basmakalıp!

Kişinin karakteri ölmemiş ise, kişi kendini nadasa çekmemiş ise her söylenene başını sallayarak evet efendim demesi mümkün değildir.

KÖŞE YAZISI
PAYLAŞ:

Kendi beynini çalıştıran insanların yapacakları şey değildir, yani kafasını emme basma tulumba gibi sallayıp her şeye evet efendim demeleri yorumlama muhakemesine aykırıdır. Sizin evet dediğinize ben hayır diyorsam dahi bu sizin yanlış olduğunuz anlamına gelmez veya sizin benim düşüncemi onaylamanız bu sefer de sizin doğru olduğunuz anlamına gelmez.


Basmakalıp davranmak beyni devre dışı bırakır sizin otomatiğe bağlandığınız anlamına gelir ki piyon gibi herkesin kullanabileceği bir konuma geçersiniz veya bir robot gibi kumanda ile kullanılan bir duruma düşersiniz. Basmakalıba günce olan konu emek sonrası elde edilmiş bir başarı olsa dahi, sizin söyleneni veya ortaya çıkanı sorgusuz kabul etmeniz; işi zora koşabilir. Çünkü bir yorum istenildiğinde veya bir katkı istenildiğinde işin doğasından veya yorumlamasından uzak iseniz; herhangi bir katkınız olmayacağından sizden beklenilenin boş çıkması başka hazırlıkların yapılmasının önüne geçeceğinden, size güvenip hazırlıksızlıktan ötürü sonucu olumsuz etkilemenize sebep olur.


Basmakalıp davranma bu basmakalıp insana beyinsiz lafını getirip yapıştırır. Kafasını çalıştırmadan konuşan kişi yaftasını elinde gezdirir ve sen bir sefer böyle bir isim ile anıldıysan vay haline. Olumsuzluğu bir yafta veya bir etiket olarak aldıysanız; artık size tarafsız bakıldığı bir arenada bulunmanıza neredeyse imkân yoktur. Ne kadar çabalarsanız çabalayın günümüz genel insan tipolojisi dışlama ve taraf tutma üzerine inşalar ve etiketlerle kendine bir grup oluşturduğundan, bu grup senin oluşturduğun veya mensubu olduğun bir grup değil ise şansınız yoktur
Ama bir gerçeklik var ki insanlar senden görüş alışıverişi isterler, insanlar senden gayri ihtiyari bile olsa sınırları zorlayan veya sıradan olmayan davranış veya sonuçlar beklerler. Böyle bir sıra dışılığı gösterecek kadar yetenekli ve anadan doğma yetenekli damgasıyla yaşıyorsan ne ala, ama dört dörtlük olmak! Eğitim almak demek, deneyerek yetişmek demek, bu gerekliliklerin ortaya çıkası için zaman gerekir, yani sıra dışılığı gösterebilmen için gerekli çalışma ve zamandan geçmen gerekiyor. Bu becerileri de basmakalıp davranışlar sergileyerek elde edilmesi olası değildir, böyle bir beklentiye girmekte tümden yanlışa daha başka yanlış eklemiş olursun.


İlginç önyargıyı içinde barındıran basmakalıp lafları üretenlerin kişilik yapısını yansıtacağı muhakkak olan bir gerçeklik, bunu tekrarlayanların basmakalıp laflar arasından seçmeler yaparak kendi yaşamlarına yön vermeye kalkışmaları bir eleme sonrası yapsa dahi tamı tamına kendi kişilikleri değil bir başka kişiliği yaşatmış olur. Basmakalıp kendini ifade etse dahi kişi bir tek o basmakalıp laftan oluşmadığı için bir yerde bir eksiklik bırakacağı muhakkak ve yüreğin bir yerinde yeteri kadar dile gelmedi dendiğinde; bilinsin ki kendi yüreğini, beynini ortaya koyarak açıklama yapılmamıştır. Bu konuda beyinin üretimi olan katkının olması muhakkak diye hatırlatmada bulunur.


Basmakalıp önyargıyı da barındırır ve bu duygunun yaşamasına katkı sunacaktır, zaten basmakalıp yargılar veya ön yargılar hiçbir zaman doğru çıkmayacağı aşikâr bir yaklaşım. Önyargının doğru çıkma şansı karanlığa atılan bir taşın gidip, zamanında yuvasına girmeyen bir kuşa değmesi olasılığından farksız değildir.


Basmakalıp laflar; konu olan anlatımları üreten sahipleri, bizim üretimimiz nelere alet ediliyor diye hayıflanacağı ve keşke deyip özeleştiriyel olacağı muhakkak bir vasatlık yaşıyor. Biz bunları farklı amaçlar için ve döneme denk düşen hicivler, atasözleri veya kritikleri gereklilik diye ürettik ama insanlar gelişmemek için bizim belirlemelerimize sığınıyor diye eleştirirlerdi.


Aslında vasatlık yaşayan insanlar basmakalıp lafları veya davranışları kendi yetersizliklerine perde yapmış olabilecekleri gibi zaten can simidim deyip basmakalıba sığınmışta olabilir. Aslında yaşamı özünde boş geçirmiş, herhangi bir birikim yapmamış, emek sarf edilerek yapılan birikimlerin izi silinmemecesine benlikte yer edindiğinden, benliğin izi ne ise onu dışarı verir. Benlik boş ise dışarı yansıması da boş olacaktır.
Basmakalıp lafların çok kıymetli olduğu yer çalışmayan beyinler, geri kalmış beyinler ve gereksiz kullanımdan ötürü yerinde kullanılmayan kalıp laflara basıp kendini yüceltmeye çalışan cahil beyinlerdir. Basmakalıp laflar olmazsa veya basmakalıp davranış olmazsa, bir bakterinin gözle görülmeyen hareketsizliği gibi, bu tarz insanların veya canlıların yaşadığından bile söz etmek tehlikeye girer.


İnsanlar bakteri düzeyini ne kadar geçtikten sonra bu hale gelmişler? Basmakalıp davrananları bir konuda başarı sağladıkları için tebrik etmek gerekir ki insanlığı bu kadar geri götürmeyi başarmışlardır.


Bazı belirlemeler ağır mı oldu? O zaman emek sarf edin, gelişin, kendinize laf getirtmeyin ve basmakalıp davranmayın ki önyargılı insanlar, taraf tutanlar, beyinsiz etiketini almayın. Basmakalıp kendi mecrasında siz ise kendi mecranızda kalın.

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle