Bilgi Aptalları Korkutur

KÖŞE YAZISI
PAYLAŞ:

Bilgi aptalları korkutur, bilginin bir yük olduğunu kabul eder ve bilgiden çok inanmaya zaman ayırır ki bilgi için muhakeme gerektiğinden aptallığı tercih eder. Ben neden bu kadar yorulayım deyip kendini tembelliğe vuran kişi; bir süre sonra beynini de gerilettiğini unutmamak gerekir.
Oysa bilgi bir emek sonrası oluşan birikimdir, bu birikimin yaşaması için de sürekli bir emek ve katkı sunma gerektiren canlı bir yaşamı işaret eder, bu kadarını göze alamayanlar aptallığa yatarlar. Bilgili insana bulaşmak istemeyenlerin korktukları şey bilgili insanın haklı olduğu ve onun haklılığını onaylamakta aptallara göre bir iş değil zeki insanlara göre bir iştir de ondan.
Bilgili insanların yaptıkları çalışmanın bir an önce anlaşılması veya kendilerindeki bilginin bir an önce yaşama geçmesi için gösterdikleri çaba aptalları ürkütür. Bilgi ve bilginde ki telaş var olan gerçeğin bir an önce yaşama geçmesi için didinmeyi üst safhaya taşıdığında! Çevredeki rölantıda yürüyen yaşamın kaldıramadığı bir hareketlilik olmuş olur.
Bilgili insanlardan korkmuyorsanız ve bu bilgili insanları bilgi kaynağı olarak alıyorsanız; o zaman sizin aptallık ile ilgili belirlemelere alınmanıza gerek yoktur ama alınırsanız bir yaranızın olduğunu göstermiş olursunuz. Sizin sarf etmeniz gereken emeği sarf edip bilgi haline getiren insana teşekkür yerine ondan korkuyorsanız! Sizin emek konusunda bir hayli geri olduğunuz ortaya çıkıyor ki buda sizin safınız belirlemede önemli kriter olmuş olur.
Bilginin konaklanıp yerleştiği bir yer veya coğrafya yoktur, bilgi dünya içindir ve dünyadaki bütün coğrafyaları beyinleri gezme hakkına sahiptir. Gezdiği yerleri aydınlatır oralardaki yaşamın rahat yaşanmasına sebep olur. Bilgi sürekli kendini yeniler ve kendini elekten geçirir. Elekten geçmeyen, kendini yenilemeyen bilgi bir dönem için geçerli olsa dahi; bazı konularda geri kalıp geçerliliğini yitirebileceğini unutmamak gerekir.


Yeni bilgi! İnsanın kabullenişiyle karşılaştığında; insanı korkutabilir, ürkütebilir, bilgiyi bir anda kabul etmek çok zor olabilir ama siz bunu anlamaya ve genel doğruluk eleğine vurmaya cesaret etmediğiniz sürece sizin gelişmeniz ve bilgiye ulaşmanız mümkün olmayabilir, siz de bilgi yerine inanma düzeyinde kalacaksınız.
Yaşamı daraltan tarihi mitlerin ömrünü doldurmasına rağmen; hala hurafe tarzında yaşama yön vermesi, bilgi duvarına çarpıp parçalanması, elbette ki aptalların kafasındaki şekillerin bozulmasından korkanları ürkütür, korkutur hatta saldırgan hale getirebilir.
Bilgi karşısında bu kadar hurafelik bin yılların yaşanmışlıklarındaki at gözlüğünün dışında bir yere bakmasını bilmeyenlerin yaşamı kontrol altında tutmalarından kaynaklanıyor.
Aptallığı sakladığınızda bir sorun çıkmayabilir veya topluma zarar vermemiş olursunuz ama bilgi aktarımını sakladığınızda sorun olabileceği gibi topluma veya dünyaya zarar vermiş olursunuz.
Aptallığın yardakçıları çok olabileceği savunmacıları, saldırganlıkları da olabilir ama bilgi bir dağa tırmanan tırmanışçı gibi yükseğe çıkmak zorlu bir süreç, çıktıkça yalnızlaşırsınız. Güneşe daha yakın olup daha fazla aydınlanırsınız ama yalnız kalacağınız ve yalnızlığında kendince dayatıcı amansızlığı olduğunu da unutmamak gerekir. Aydınların bu kadar yalnız olmalarındaki temel espri veya egzotik görüntüleri bundandır ki kimse emeği sarf etmeyi göze almadığı zaman bilgili insandan korkulur.
Oysa insanlar dağcı grup gibi hep beraber dağa tırmanarak beraber dorukları görür, beraber mutluluğu yaşayabilirler. İnsanlık âlemine aptallığın dayatılması ve bir süre sonra kabullenen kesimlerin aptallık düzeyinde bilgi geriliğine terfi ettiklerini söylemek gerekir. Bilgi yenilenmiyorsa, yaşam haline gelmiyorsa, sizin yaşamınızı, içinde bulunduğunuz toplumla ortaklaştırmıyor ise yük haline gelir, gerici yoz anlayışlarda ise saldırgan hale gelir ve toplumların geleceğini tehlikeye atabilir.
Günlük yaşamın uygulanmasında değişik ekstanteler yok ise herhangi bir yorgunluğa gerek duymadan günü bitirebilirsiniz. Yani uyur, uyanır karnınızı doyurur ve boşaltım için lavaboyu kullanırsınız ama sosyal ve canlı bir insan veya toplum için bu kriter çok dar kalır. Bilgiye açlık kendini dayatır, bu bilginin paylaşımı kendini dayatır, bilginin yenilenmesi kendini dayatır velhasıl dayatır da dayatır ama aptallık için vurdumduymaz ol yeter.


Aptallarla geçilen dalgaların, küçük düşürülmelerin haddi hesabı yoktur, öyle bir duvar örülür kişi kendinin hapis olduğunu anlamayabilir, çünkü çok ince örülen bir bilinç ile yapılır. Aptallar a karşı ince davranmasan da fark etmeyebilirler. Onuruna düşün olanların aptallığı sürdürmeleri çok zordur ve her psikoloji bu konumda kalmayı kaldırmaz, zorlu bir süreç ama yaşanmıyor değildir.
Aptallar aptalları tanır, aptallar bilgiyi tanır ve ondan uzak durur ki gerçek yüzleri ortaya çıkmasın diye korkak davranıp uzak dururlar ama bilginin gezginliği karşısında kimsenin saklanma şansı yoktur.
Yaşamda fotoğraf tamamlanmış ise ve her şey anlaşılır düzeye gelmiş demektir. Artık şiirin kendini yaratma ve şiirin okunup tanrı kelamını yeryüzünde yaşatma zamanı gelmiş deyip estetiğe yönelebilirsiniz

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle