Bir turizm günü daha sessiz geçti

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) tarafından belirlenen 27 Eylül tarihi, 1980 yılından bu yana her yıl turizmin uluslararası toplum için önemini vurgulamak ve farkındalık yaratmak amacıyla Dünya Turizm Günü olarak kutlanıyor. 

Tarih, inanç ve kültür turizmi bağlamında otel sayısı her geçen gün artan, konaklattığı misafir sayısı yaşanan huzur ikliminin de etkisiyle bir önceki yıla oranla katlanan binlerce yıllık tarihi geçmişi bulunan kadim şehir, Bir Dünya Şehri Mardin'deyiz.

Mardin bir inanç şehri, Mardin bir kültür şehri ve Mardin mimari destinasyonu, sahip olduğu medeniyetleri, hoşgörü ve birlikte yaşama kültürü içinde günümüze kadar taşımız bir model şehir....

27 Eylül'de turizm günü yada Mardin için sonbahar sezonun başlamasıyla alakalı yapılacak etkinlikleri, şehrin turizm yatırımcılarının ve işletmelerinin sürdürülebilir bir turizm için etkinliklerde katılarak, başlayan sezonla birlikte dikkat etmeleri gereken hususlar ve yapılması gereken tanıtımların paylaşılacak bir etkinlikle, bir panayırla, hatta hatta bir festivalle başlayacağını beklerken adeta avucumuzu yalamakla kalakaldık.

Turizmle uzaktan yakından alakasının bulunmadığını atanmasından sonra öğrendiğimiz Mardin İl Turizm müdüresinin nerede olduğunu, hangi projelerle yoğun bir mesai harcadığını bilmiyorum. Bildiğim ve kulaklarıma gelen tek konu, "Kaşın altında gözün var" gibi sudan sebeplerle kurumdaki gariban personelle cebelleşip uğraşmaktan öteye gitmeyen yoğunluğunun içerisinde; Kadim şehir Mardin'in turizm sezonunun başlaması için belirlenmiş ne bir tema, şehrin sahip olduğu zenginlikleri ifade edecek ne bir slogan, şehrin işlek caddelerine ya da mekanlarına asılmış, gelen turistlere Mardin'in ve Mardinlilerin misafirperverliğini dile getirecek ne de bir pankart veya afişle karşılaştık.

Bizim eksikliğimiz mi bilmiyoruz ama bir gazeteci olarak halen bu şehrin İl kültür turizm müdürünün ismini hatırlamak için Google arama motorundan isim aratma gereği duyuyoruz.

Müdüre hanıma hatırlatmak gerekiyor mu bilmiyorum ama bu şehirde turizmle ilgili kurulmuş sivil toplum örgütleri var. Söz konusu bu kuruluşlarla bir araya gelip, bu şehrin turizmini el birliğiyle geliştirmek, şehrin tanıtımına katkı sağlayacak ulusal ve uluslararası çaptaki organizasyon ve fuarlarda bir takvimin oluşturulması, turizm sektörünün büyümesi için yapılması gereken ev ödevini sektörle alakalı diğer paydaş kurumların da desteğini alarak eşgüdümlü olarak masaya yatırıp, bir yol haritası belirlemek gerekiyor mu? 

Tabi şayet Mardin'in turizminin gelişmesi ya da büyütülmesi gibi bir dert varsa eğer!

Yok eğer, "Ben lütfedip geldim, bilmem kimin referansıyla geldim, zaten çok kalmayacağım, müdürlükten sonra farklı bir basamak bekliyorum" deniliyorsa, o zaman da haydi hayırlı olsun, bizim turizmimize de geçmiş olsun demekten öteye gidecek hiç bir sözüm yok.  

 

 

loading...

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle