Ömer Faruk Yılmaz kimdir? Ömer Faruk Yılmaz kitapları ve sözleri
Yazar Ömer Faruk Yılmaz hayatı araştırılıyor. Peki Ömer Faruk Yılmaz kimdir? Ömer Faruk Yılmaz aslen nerelidir? Ömer Faruk Yılmaz ne zaman, nerede doğdu? Ömer Faruk Yılmaz hayatta mı? İşte Ömer Faruk Yılmaz hayatı...
Yazar Ömer Faruk Yılmaz edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Ömer Faruk Yılmaz hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Ömer Faruk Yılmaz hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Ömer Faruk Yılmaz hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...
Doğum Tarihi:
Doğum Yeri:
Ömer Faruk Yılmaz kimdir?
Ömer Faruk Yılmaz Kitapları - Eserleri
- Pazarlık Yok!
- Bir Şehid Sultan Abdülaziz Han
- Sultan İkinci Abdülhamid Han’ın Aile Hayatı
- Tarihin Satır Aralarından - 1
- Tarihin Satır Aralarından 2
- Muhtasar Osmanlı Tarihi
- Uzakları Görebilen Hükümdar-2
- Osmanlı Fıkraları
- Belgelerle Osmanlı Tarihi
- Osmanlı Tarihi - 6 Kitap Takım
- Sultan İkinci Abdülhamid Han'ın Hicaz Demiryolu Projesi
- Belgelerle Sultan İkinci Abdülhamid Han
- Osmanlı Tarihi Cilt 5
- Kâinatın Sultanı Peygamber Efendimiz
- N'aber İhtiyar?
- Osmanlı Tarihi Cilt 6
- Fatih Sultan Mehmed Han
- Osmanlı'nın Konya Ovası Sulama Projesi
- Tarih Boyunca Sahhaflık ve İstanbul Sahhaflar Çarşısı
Ömer Faruk Yılmaz Alıntıları - Sözleri
- "Hakikat bir gün olur tezahür eder Mezara dahi gömülecek olsa" (Bir Şehid Sultan Abdülaziz Han)
- 1877 yılında Balkan mes'eleleriyle alâkalı olarak İstanbul'da toplanan konferansta, Osmanlı Devleti'ni temsil eden Ethem Paşa, Fransız a'zânın Bulgaristan'daki soykırımdan bahsederek, "Böyle zulümler Türk milletine mahsustur." demesi üzerine; mükemmel Fransızca'sıyla, Fransa tarihinde geçen zulümleri bir bir anlatmış ve şiddetli bir cevap vermişti. Bu uzun ve hakimâne cevap üzerine, bütün konferans boyunca artık Rus a'zâ General İgnatiyev bile, Osmanlı a'zâlarına karşı terbiyeli davranmak zorunda kalmıştı. (Tarihin Satır Aralarından 2)
- Benim memleketimde hangi fikir adamı, hangi edebiyatçı, hangi alim faydalı bir yazı yazmış kitap çıkarmış da ben de buna mani olmuşum? ~Sultan Abdülhamid Han (Uzakları Görebilen Hükümdar-2)
- Rusların özi Kalesi'nde binlerce müslümanı katlettiğine dair haber Sultan 1 Abdülhamit Han'a bildirildiğinde kendisine felç gelmiş ve bir müddet sonra da vefat etmiştir. (Tarihin Satır Aralarından - 1)
- Lokman Hekim'e: "Bilgeliği kimden öğrendin?" diye sorduklarında: "Körlerden öğrendim. Çünkü onlar elindeki değnekle tam araştırmadan adım atmazlar. Basacakları yerin sağlam olduğundan emin olduktan sonra adım atarlar... Bundan dolayı ben de bir şey yapacağım zaman düşünür, faydalı ise konuşur, yararlı ise yaparım... Faydasız ise bırakmayı ve susmayı tercih ederim." demiş. (Tarihin Satır Aralarından 2)
- Malazgirt meydan muharebesine büyük bir kibir ve gururla gelen ve ardından da Alparslan'a esir düşen Bizans İmparatoru Romen Diyojen'e Alparslan sorar: "Hiç tarih okur musun?" Diyojen: "Hayır okumam, neden?" diyerek hem soruyu cevaplayıp hem de bir soru sorunca Alparslan: "Çünkü tarih okumayan ve tarihi bilmeyen bir hükümdarın sonu, senin gibi olur." der. (Tarihin Satır Aralarından 2)
- "Gerçi malı azdır, lakin mala itibar olunmaz. Çünkü mal gölge gibidir. Elden ele geçerek gider." (Kâinatın Sultanı Peygamber Efendimiz)
- Sürü kavramı insanlar için icat edilmemiştir. İnsanlar güdülmez, güdülenmez. İnsanlar ruh sahibidir; akıl, kalp ve vicdan sahibidir. İnsani asgari müşterekler olmakla birlikte her insanın herkesten farklı olduğu yönleri vardır mutlaka. İnsanı özel kılan budur. (Kâinatın Sultanı Peygamber Efendimiz)
- Tarih ilmi, insanın fikri terbiyesine, medeni faziletine hizmet eden hakiki bir vasıtadır. Bugünü anlamak, gelecek için hazırlanmak iyi bir tarih bilgisine bağlıdır. Her nesil, yetişmekte olan nesil ile geçmiş arasında bir köprüdür. Aradaki mesafe iyi değerlendirilmediği takdirde, tarihi olan gerçeklerle, çağdaş olanlar arasında köprü kurulamaz ve insanlık büyük bir boşlukta savrulmaya mahkum olur. Sahip olduğumuz değerlerin şuurunda olmamız temennisiyle... (Tarihin Satır Aralarından - 1)
- 1861 ile 1876 yılları arasında tahtta bulunan Sultan Abdülaziz Han demiryollarının yapılmasına büyük önem vermekteydi. Tren yolu hattının saray bahçesinden geçmesi söz konusu olduğunda, "Memleketime demiryolu yapılsın da isterse sırtımdan geçsin, razıyım." demişti. (Tarihin Satır Aralarından 2)
- Koca Ragıp Paşa, birgün ansızın yaptırdığı kütüphaneye gitti. Etrafı ve kitapları toz toprak içinde görünce kütüphane memurunu çağırdı ve ona: "Aferin Hafız-ı Kütüb! Doğrusu pek emniyetli bir kimsesin. Sana teslim edilen eşyaya hiç el sürmüyorsun." dedi. (Osmanlı Fıkraları)
- Hidayet menzili nimet senindir Ezeli tâ ebed devlet senindir Dualar, nesline erden senindir Döşene sofralar davet senindir Nesep ve nesil ile bürhan senindir Cihanda olan devran senindir Li ins ü cinne hem ferman senindir (Belgelerle Osmanlı Tarihi)
- Tarih bu efendiyi ( Şeyhülislam Hayrullah) ve suç ortaklarını ( Rüşdü Paşa, Mithat Paşa, Hüseyin Avni Paşa) " hain" yaftasıyla hafızasına işlerken cennetmekan Sultan Abdülaziz Han'ın lakaplarına bir de "şehid" unvanı ilave edilecektir. (Bir Şehid Sultan Abdülaziz Han)
- Yahudiler milyonların saklasınlar,benim devletim parçalandığı zaman onlar, Filistin'i hiç karşılıksız ele geçirebilirler.Fakat, yanlız bizim cesetlerimiz taksim edilebilir, ben canlı bir beden üzerinde ameliyat yapılmasına asla müsaade edemem. (Pazarlık Yok!)
- Denemedikçe kimsenin dostluğuna güvenme. (Tarihin Satır Aralarından - 1)
- Osmanlı sarayı hareminin adı "Darüssaade" dir ve "Saadet evi" manasına gelir. Kısaca padişah ve ailesinin yaşadığı yerdir. (Sultan İkinci Abdülhamid Han’ın Aile Hayatı)
- Bu muazzam devletin tarih sahnesinden çekilmesiyle onun idare ettiği topraklar üzerinde küçüklü büyüklü olmak üzere 24''ten fazla devlet doğdu. "Daha fazla hürriyet", " Daha adil idare" diye ayaklanarak devletbkuran milletler, aradan bir asır geçmesine rağmen hala aradıkları huzuru bulamadılar. Osmanlı Devletinin asırlarca adaletle idare ettiği, fakat sonunda hiç de hak etmediği bir şekilde el çektirildiği bu toprakların her bir parçasında hala kan ve gözyaşı akmaya devam etmektedir. (Muhtasar Osmanlı Tarihi)
- "Siyonistlerin şefi olan Herzl, fikirleriyle beni ikna edemez. Siyonistler Filistin'de yalnız Ziraat yapmak değil, orada hükümet kurmak, siyasi temsilcilerini seçmek gibi şeylerde arzu ediyorlardı. Bu haris tasavvurlarının manasını gayet iyi anlıyorum. Lakin siyonistler, bu teşebbüslerini kabul edeceğimi zannetmekle saflık ediyorlar. Devlet-i Aliyye'miz dahilinde, halkımızın fertleri ve Bab-ı Ali'nin dirayetli hizmetkârları olarak Yahudilere ne kadar kıymet veriyorsam Filistin'e dair kurdukları tasavvurlara da bu kadar düşmanım!" https://1000kitap.com/yazar/i36934 (Pazarlık Yok!)
- Padişahın harem hayatında sınırsız yetkiye sahip olması söz konusu değildi. Herşey belli kâidelere göre düzenlenmiş ve öylece yaşanmıştır. Hakkında çok şey söylenmiş ve yazılmış, fakat bir o kadar da çarpıtılmış olan Sultan ikinci Abdülhamid'in harem hayatı incelendiğinde bu hususlar çok daha net görülecektir. (Sultan İkinci Abdülhamid Han’ın Aile Hayatı)
- Sultan Birinci Mahmûd Han, kuyumculukla meşgul olurken, vezirlerinden birisi padişahın yanına gelir ve: "Şevketlüm, milletin hazinesi sizin demektir. Niçin böyle uğraşıp kendinize zahmet edersiniz?" deyince hamiyetli padişah: "Bre ne yabana söylersin! Milletin hazinesini, milletin ihtiyacına sarf etmek gerekir. İkincisi, insan olana durmadan çalışmak düşer. İnsanın çalışıp alın teri dökerek kazandığı paranın bereketi başkadır. İçinde alın teri, göz nuru bulunan kazanç helâl olur, tadı, beti ve bereketi olur." demişti. (Tarihin Satır Aralarından - 1)