Burun Farkıyla Zerzevan

KÖŞE YAZISI
PAYLAŞ:

      Mardin’den Diyarbakır’a revân olurken Mardin’in çıkışında, sağda “Mardin İl Sınırı” yazan levhayı geçtikten bir veya en fazla iki kilometre sonra, yine yolun sağında “Zerzevan Kalesi” yazısı bulunan kahverengi levhayı görürsünüz. Böylece Mardin’in, Zerzevan Kalesi’ni burun farkıyla Diyarbakır’a kaptırmış olduğunu anlarsınız çok geçmeden. Bunu düşününce, bir an için maçın son dakikasında gol yiyen takımın ezik ruh hâline bürünürsünüz. “Şu il sınırını bir iki kilometre daha öteye çizselerdi ne olurdu!” diye düşünmekten de kendinizi alamazsınız.

      Zerzevan Kalesi, Mardin’in hemen dibinde yer alsa da Diyarbakır sınırları içerisindeki Çınar’a 13 km. uzaklıkta yer alır. Bundan mütevellit Zerzevan’da 2014 yılında başlatılan arkeolojik kazılar hâlen Diyarbakır’daki kurumlar nezâretinde yürütülüyor. Durum bu şekilde olsa da Mardin şehir turizmi, bu yakınlığın sağladığı avantajdan yeteri kadar faydalanabiliyor. Mardin’e gelen yerli ve yabancı turistler son zamanlarda gezi programlarına Zerzevan’ı da eklemeyi ihmal etmiyorlar.

      UNESCO’nun geçtiğimiz yıl Zerzevan Kalesi’ni Dünya Mirası Geçici Listesine alması burasının önemini yansıtması bakımından önemli. National Geographic gibi belgesel kanallarının da ilgi odağı olan Zerzevan’da çekim için Oscar ödüllü aktör Morgan Freeman izin talebinde bulunmuş; fakat koronavirüs salgını sebebiyle çekimlerini ertelemek zorunda kalmış. BM yetkilileri ve yabancı ülke büyükelçilerinin de gözdesi olduğunu belirtmekte fayda var Zerzevan’ın. Gerçeklik payı ne kadardır bilinmez ama dünyanın kudretli ve karanlık ailelerinden Rotschild ve Rockefeller gibi aile üyelerinin de Zerzevan’a çok büyük ilgi duydukları konuşuluyor. Hatta buraya rahatça gidip gelmek için bir helikopter pisti yaptırmak istediklerinden bile söz ediliyor. Doğrusunu Allah bilir, ama bu tür şehir efsaneleri genelde ilgiyi artırmak için kasıtlı olarak yayılıyor olabilir.

***

      Zerzevan’a bu kadar önem atfedilmesi, burasının niteliği hakkında sorgulama yapmaya itiyor ister istemez. Şimdilerde yıkık dökük bir harabe olan Zerzevan, hangi özelliklerinden dolayı bu kadar önem kazanıyor, diye sormadan edemiyor insan. İlk olarak isminden başlamak lazım. Eski seyyahlar buradan “Zerzau” diye bahsetmişler. Muhtemelen son dönemlerde bu civarda yaşayanlar kendi dillerinden bildikleri ve Kürtçede altın anlamına gelen “zer” kısmını esas alarak bir uyarlama yapmışlar ve buraya “zerzevan” demişler; yani asıl ismi bozarak bu şekilde telaffuz etmişler ve günümüze de böyle ulaşmış bu isimlendirme.

      Amida’dan (Diyarbakır) Dara’ya (Nusaybin) giden yol üzerinde stratejik bir noktaya kurulan ve üç bin yıllık bir geçmişe sahip olduğu belirtilen Zerzevan’ın ilk temelleri Asurlular tarafından atılmış. Etrafı bir zamanlar surlarla çevrili olan Zerzevan’ın savunma amaçlı bir yerleşke olduğu anlaşılıyor. Roma’nın sınırdaki bir askeri garnizonu olan Zerzevan’da gözetleme ve savunma kuleleri, surlar, yeraltı sığınağı, yeraltı ibadethanesi, kilise, askerî ve sivil konutlar, sunaklar, kaya mezarları ve su kanallarının yanı sıra hangi amaçla kullanıldığı henüz tespit edilemeyen pek çok yapı bulunmaktadır.

      Doğunun Efes’i olarak da anılan Zerzevan’da en çok ilgi çeken yapı 1.800 yıllık olduğu tahmin edilen Mithras Tapınağı. Mithras, sıradan bir tapınak olmanın çok ötesinde gizemli ve derin hatta karanlık bir yapıyı, bir dini ifâde eder. MÖ 600’lü yıllarda İran’da ortaya çıkan ve zamanla Romalılar arasında da yayılan Mithra dini, İlluminati gibi gizemli tarikatlar, Tapınak Şövalyeleri ve masonik yapıların atası kabul edilir. Dünyada keşfedilen son ve en iyi korunmuş Mithras Tapınağı’na ev sahipliği yapan ve 60 dönümlük alan üzerinde kurulan Zerzevan, bu yeraltı tapınağının inşâsı için tesadüfen seçilmemiş. İddialara göre Mithras Tapınağı’nın inşâ edildiği yerde yoğun bir enerji bulunuyor ve yurtdışından gelen bir grubun tapınakta gizlice enerji ölçümü yaptığı bile söyleniyor. Daha sonraki süreçte Hristiyanlığın Romalılar arasında yayılması ile birlikte Zerzevan’daki bu Mithras Tapınağı kiliseye dönüştürülmüş.

***

      Bütün bu özellikleri dikkate alındığında Zerzevan’ın şehir ve ülke tanıtımı ile beraber ekonomiye ne derece büyük katkı sağlama potansiyeline sahip olduğu ortadadır. Son zamanlarda yerli ve yabancı turistlerin en çok merak ettiği bölge hâline gelen Zerzevan’a geçen yıl pandemiye rağmen 170 bine yakın ziyaretçi gelmiş. 2021 yılının ilk 6 ayında 50 binden fazla kişi burayı ziyaret etmiş. Yabancı ziyaretçilerin akın ettiği Zerzevan’a geçtiğimiz günlerde birçok yabancı ülkeden turist gelmiş.

      Belirtmekte fayda var ki kardeş ilimiz Diyarbakır, 2018 yılında Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu’nun (FIJET) "Turizmin Oscarı" olarak adlandırılan "Altın Elma" ödülüne layık görüldü. Bu ödülün verilmesinde Zerzevan’ın çok büyük etkisinin olduğu ifâde ediliyor. Hasetlik gibi olmasın Mardin, Zerzevan’ı “burun farkıyla” Diyarbakır hududuna kaptırmamış olsaydı bu ve benzeri ödülleri almakta daha avantajlı olabilirdi belki. Gerçi Mardin, zengin tarihi, mimarî özellikleri ve coğrafi nitelikleri dikkate alındığında bu tür ödüllere her zaman namzet bir şehirdir; bunun altını çizmek gerekir.

      Bu konuda yapılması gereken şey, Mardin’deki ilgili kurum ve kuruluşların stratejik bir planlama yaparak Zerzevan’ı Mardin’le özdeşleştirmeleri, buna yönelik algıyı güçlendirmeleri. Bu stratejide kullanılabilecek en geçerli argüman Zerzevan’ın Diyarbakır’dan ziyade Mardin’e yakın olduğu ve buna bağlı olarak ulaşım imkânlarının daha konforlu olduğu. Bu anlamda yapılacak benzeri çalışmaların şehrin hem ekonomisine hem de tanıtımına büyük faydalar sağlayacağı muhakkaktır.

           

 

 

 

 

Doç.Dr. Mustafa Öztürk

Mustafa ÖZTÜRK1980 yılında Mardin’de doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Mardin’de tamamladıktan sonra lisans ve lisansüstü eğitiminin ardından 2018 yılında Filoloji alanında doçentlik derecesi alan Ö

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle