Çayın Faydaları

KÖŞE YAZISI
PAYLAŞ:

Dünyada sudan sonra en fazla tüketilen ikinci içecek olan çay, Camellia sinensis adı verilen bitkinin tepe tomurcuğu ve yapraklarının işlenmesiyle elde edilmektedir. Çay temel olarak; yeşil çay (işlenmemiş, fermantasyona uğramamış), oolong çayı (kısmen işlenmiş, yarı fermente edilmiş) ve siyah çay (tamamıyla işlenmiş, fermente edilmiş) olmak üzere 3 çeşit çay üretilmektedir. Bunların yanı sıra, özel bir çay grubu olan beyaz çay da bulunmaktadır.

Dünyada yılda kişi başı en çok çay tüketen ülkeler sıralamasında 3,5 kilogram ile Türkiye ilk sırada yer almaktadır.

Çay türlerinin bileşenleri arasında polifenoller çok önemli bir yer tutar ve kuru çayın yaklaşık %36’sını oluşturmaktadır. Taze yeşil çay yaprağının diğer bileşenleri kafein, proteinler, amino asitler, karbonhidratlar, lipidler, vitaminler (B vitamini) ve minerallerdir. Çay ayrıca A, K, C, B vitamini, β karoten ve florür içerir.

ÇAY ve DİYABET     

Çayın içeriğinde bulunan polifenolik bileşiklerin vivo ve in vitro glukoz emilimini geciktirdiği ve hiperglisemiyi azaltıcı etkisi bulunmaktadır.

Siyah çay tüketimi, glikolize hemoglobin (HbA1c) seviyesini önemli ölçüde düşürür ve bireylerde TİP-2 Diyabet olma riskini azaltır. Ek olarak, düzenli yeşil çay alımı, yüksek yağlı diyetle indüklenen TİP-2 Diyabete de fayda sağlayabilir. Yeşil çay ekstresi takviyesi, glisemik kontrolü iyileştirebilir ve diyabetik hastalarda osteoporozu önleyebilir.

Bu nedenle çay tüketimi, şeker emilimini ve metabolizmasını düzenleyerek, yemek sonrası glikoz seviyesini kontrol ederek ve insülin direncini iyileştirerek diyabet ve komplikasyonlarını önlemektedir.

YEŞİL ÇAY ve OBEZİTE
Yeşil çayda bulunan ‘epi-gallo-kateşin-3-gallat’ adı verilen ve kısaca EGCG olarak isimlendirilen bir biyolojik öğenin vücuttaki yağ yakım hızını artırarak obeziteyle savaşmada rol oynayabileceği bildiriliyor. Yapılan çalışmalarda, yeşil çayda bulunan kateşinlerden yüksek oranda alan grupların total, deri altı karın yağlarında ve trigliseridlerinde büyük düşüş görüldü. Yeşil çayla alınan kateşinin, sindirim sisteminde enzimlerin aktivitesini yavaşlatarak ve kalorilerin bağırsaklar tarafından emilimini azaltarak, kilo kaybını artıracağı üzerine yoğunlaşıyor.

ÇAY ve KANSER

Çay ve türlerinin akciğer, cilt, prostat ve kolon kanserleri başta olmak üzere birçok kanser türüne karşı koruyucu görev yapmaktadır. Yapılan deneysel çalışmaların sonuçlarında yeşil çay tüketiminin üst gastrointestinal kansere karşı koruyucu etkisini gösteren bulgular bulunmaktadır.

DİKKAT!

Demir düzeyi düşük olan kişiler ve özellikle gebe, çocuk ve ergenler yemeklerle birlikte çay tüketmekten kaçınmalıdır. Çayın hiçbir koşulda bebek içeceği olmadığı hatırlanmalıdır. Yemekler ile çay arasında en az 1 saat fark olması, çayın demir emilimi üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmekte ve hatta ortadan kaldırabilmektedir.

Çay görüldüğü üzere antioksidan özelliğe sahiptir ve birçok faydalı yönü bulunmaktadır. Tansiyon hastası veya farklı bir özel durumu bulunmayan bireyler; günde 3-4 fincan yeşil çay, siyah çay veya bitki çayı içebilirler.

Uzm. Dyt. Dilan ÖZGÜN

Uzm. Diyetisyen Dilan Özgün, Kızıltepe'de doğdu. İlk Orta ve Lise eğitimini Mardin'de tamamladı. Yüksek öğrenimini, Bir yılı İngilizce hazırlık olmak üzere Yakın Doğu Üniversitesi, Beslenme ve Diyetet

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle