Çiçeklerin Kanı - Anita Amirrezvani Kitap özeti, konusu ve incelemesi

Çiçeklerin Kanı kimin eseri? Çiçeklerin Kanı kitabının yazarı kimdir? Çiçeklerin Kanı konusu ve anafikri nedir? Çiçeklerin Kanı kitabı ne anlatıyor? Çiçeklerin Kanı PDF indirme linki var mı? Çiçeklerin Kanı kitabının yazarı Anita Amirrezvani kimdir? İşte Çiçeklerin Kanı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...

Kitap

Kitap Künyesi

Yazar: Anita Amirrezvani

Çevirmen: Umut Uğur

Orijinal Adı: The Blood Of Flowers

Yayın Evi: Odtü Geliştirme Vakfı Yayınları

İSBN: 9789944344456

Sayfa Sayısı: 471

Çiçeklerin Kanı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bir zamanlar, sarı safran ve narçiçeklerinin özünden elde edilmiş renklerle muhteşem halılar yapan bir kız vardı...

"Çiçeklerin Kanı" 17. yy İran'ınında evlenme çağına yaklaşan 14 yaşında bir köylü kızın hikâyesidir. 

Babasının beklenmedik ölümünden sonra annesi ile birlikte İsfahan'da yaşayan ve Şah için halılar dokuyan üvey amcasının yanına taşınan genç kız, orada gizli birmuta (para için belli bir süreliğine bir sözleşme ile yapılan evlilik) nikâhına evet demek zorunda kalır...

1a

Yaşadığı olağandışı zorluklara rağmen halılara ve desenlere olan tutkusundan vazgeçmeyen genç kız, artistik dehasının ona sunduklarıyla olağanüstü güzellikte halılar üretmeye başlar. 

"Son derece sıcak ve içten bir anlatıma sahip olan doğu edebiyatının en güzel öyküleriyle süslenmiş, ipek bir halıya benzeyen bu kitap bir solukta okunacak ve insanların kafasında derin izler bırakacaktır."

Publishers Weekly

"Yaşam, aşk, arkadaşlık, fedâkarlık ve onur hakkında yazılmış olağanüstü bir roman. Kesinlikle muhteşem! Bir kere başladığınızda bir daha bırakamayacaksınız. Öyle olacağını biliyordum, çünkü ben bırakmadım."

Kirkus Review

"Amirrezvani'nin romanı, tıpkı içerisindeki ipek halılar gibi. Her bir ilmeği dikkatle dokunmuş, gözden geçirilmil. Okudukça ipek halı görünmez olup geriye sadece büyüleyici bir hikâyenin bıraktığı tat kalıyor. Bence "Bir Geyşanın Anıları'ndan çok daha iyi yazılmış bir kitap."

Shannon Aldon

Çiçeklerin Kanı Alıntıları - Sözleri

  • Aşkının yüzüne iyi bak, Çünkü o aynada gördüğün kendin olacaksın..
  • Aşkım servi gibi güzel ve incedir, Ve rüzgâr ne kadar eserse essin, Ne kırılır, ne yıkılır, ne de eğilir.
  • Yazmak halı dokumak gibi ,kelimeler harf harf yazılır,halılarda ilmek ilmek dokunur...
  • Aşkının yüzüne iyi bak, Çünkü o aynada gördüğün,kendin olacaksın...
  • Önce hiçlik vardı, sonra ol! 'dendi oldu. Allah' dan önce kimse yoktu.
  • Hayatta hiçbir şey, babamın detone bir sesle türkü söylemesi kadar eğlendiremezdi beni.
  • Aşkının yüzüne iyi bak, Çünkü o aynada gördüğün, kendin olacaksın.
  • Allaha inan ona güven;ama geceleri yatarken,devenin ayaklarını bağlamayı unutma
  • “Önce hiçlik vardı, sonra ol dendi, oldu. Allah’tan önce hiç kimse yoktu.”
  • “Artık kuşların şarkılarını değil, Yüreğinin şarkısını söyleyen genç çobanı dinlemek zamanıdır”
  • Ey çiçeklerim arasındaki dağ kızı, Saçların menekşeler, laleler gibi dökülür yanaklarından, pek alımlıdır, Artık kuşların şarkılarını değil, Yüreğinin şarkısını söyleyen genç çobanı dinlemek zamanıdır.
  • Bütün bunlar kim bilir babamı ne kadar umutlamdırıp gururlandırdı. Onu yürekten özlediğimi, alabildiğine derinden hissetmiştim, bir kez daha.
  • Bu durum bana babamın öldüğü ve tüm yaşamımızın bir gün içerisinde olduğu gibi değiştiği o günü hatırlatıyordu.

Çiçeklerin Kanı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitap 17. yüzyıl İran'ın da yaşayan ana karakterimiz olan 14 yaşındaki bir kızın dokunaklı hikayesini anlatıyor. Küçük köylerinde mutlu mesut yaşarken bir gün babası vefaat eder ve Anne kız yokluğa ve açlığa daha fazla dayanamayıp, İfsahan da yaşayan üvey Amcalarının yanına taşınırlar. Amcasının durumu çok iyi ve refah içinde yaşamasına rağmen, evin hanımı onları sığıntı gibi görür ve hizmetçi gibi kullanır ve eziyet eder. Kızın Amcası usta bir halı dokumacısıdır ve kızımız da bu konuda çok becerikli ve meraklıdır. Bir yandan evdeki her işi yaparken, diğer yandan Amcasından halı dokumanın, hali motiflerini çizmenin inceliklerini iyice öğrenmeye başlar. O dönemde çeyizi olmayan kızlar evlendirilemediği için muta nikahı teklifi gelir ve kızımızın hayatı içinden çıkılmaz bir hal alır :( cidden bu muta rezilliğini okudukça cinler tepeme geldi :( Hikaye bundan sonra tam anlamıyla başlıyor... Sonrasında gelişen olaylar, Anne kızın perişanlığı, açlığı, sefaleti, sokaklarda kalışları, kızın dilenmek zorunda kalışı, uğradığı tacizler ve Annesini neredeyse kaybedişi :( Hikaye devam ederken aralarda ki masallar kafayı biraz dağıtmak için iyi geliyor :( zira hikaye ağır... Halı dokuma konusundaki detaylı anlatımlar ile halıları hayal edebiliyor hale geliyorsunuz... İran’nın kültürü hakkında pek çok bilgi içeriyor. İsfahan'daki hareketli yaşam, geleneksel yemekler, giyimler, iklim, binaların mimarisi, hamamlar, pazarlar, çarşılar, halı tasarımı ve imalatı, zengin ve fakirlerin yaşantısı ve muta evliliği gibi konular o kadar güzel anlatılmış ki, sanki o dünyanın içerisinde yaşıyor gibi hissediyorsunuz. Kitabın finali beni hayal kırıklığına uğrattı. Onca acıdan sonra , ben daha detaylı bir son bekliyordum. Herkese tavsiye ediyorum. (Sevgi Sertel)

Adını bilmediğimiz kahramanın dokuduğu halılar gibi ilmek ilmek hüzün dokunmuş bir hikaye. İran'ı, İran'ın gelenekleri, görenekleri, örf adetlerinin, renk renk dokunan halıların, kök boyaların nasıl elde edildiğinin, camilerin, köprülerin güzelliğinin akıcı bir dille anlatıldığı bir kitaptı. Ama... Kreutzer Sonat'ın ardından bu kitabı okumam da bir tesadüf olmuş aslında çünkü Tolstoy'un eleştirisi cinselliğin eserlerde, bu denli yansıtılması evliliklere de zarar verdiği yönündeydi. Kitaptaki kızın yaptığı muta evliliğinin ardından Feridun'la ( kocası demiyorum.) yaşadıklarının her defasında anlatılması kitabın o masalsı sihrini bozmuştu maalesef. Tavsiye eder miyim, kötü değildi ama İran kültürü, ilmek ilmek dokunan halılar, İsfahan deyince aklıma gelecek kitap bu değil, her daim Nar Ağacı olacaktır. (pomegranate)

Yüzyıllar öncesinden günümüze taşınmış masalsı bir hikaye. Muhteşem halılar tasarlayıp, dokuyan Iranli köylü kızın; acı, hüzün, umut yüklü yaşamı anlatılmış. Bu masalda arkadaşlık, dostluk, iyilik ve kötülük, yoksulluk ve varsıllık öyle işlenmiş ki insanın içine işliyor. Çok beğendim. (Ayten Ernaz Tiryaki)

Çiçeklerin Kanı PDF indirme linki var mı?

Anita Amirrezvani - Çiçeklerin Kanı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Çiçeklerin Kanı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Anita Amirrezvani Kimdir?

Anita Amirrezvani Kitapları - Eserleri

  • Çiçeklerin Kanı
  • Güneş Gibiydi

Anita Amirrezvani Alıntıları - Sözleri

  • Bu durum bana babamın öldüğü ve tüm yaşamımızın bir gün içerisinde olduğu gibi değiştiği o günü hatırlatıyordu. (Çiçeklerin Kanı)
  • "Erkeklerin güç, kadınlarinsa huzur istediği söylenir genelde..." (Güneş Gibiydi)
  • Ey çiçeklerim arasındaki dağ kızı, Saçların menekşeler, laleler gibi dökülür yanaklarından, pek alımlıdır, Artık kuşların şarkılarını değil, Yüreğinin şarkısını söyleyen genç çobanı dinlemek zamanıdır. (Çiçeklerin Kanı)
  • Aşkım servi gibi güzel ve incedir, Ve rüzgâr ne kadar eserse essin, Ne kırılır, ne yıkılır, ne de eğilir. (Çiçeklerin Kanı)
  • Talihli bir çocuksan,her günün kutsanmıştır Şarap içersin,kebap yersin,cildin güneşin öpücüğünü gösterir. Sevdiklerin her söylediğini dikkate alır Çocukların sanki bir tanrıçaymışsın gibi sana taparlar (Güneş Gibiydi)
  • Hayatta hiçbir şey, babamın detone bir sesle türkü söylemesi kadar eğlendiremezdi beni. (Çiçeklerin Kanı)
  • Zengin insanlarin bile değerli hediyeler karşısında tamahkâr olmasi ne kadar ürkütücü. (Güneş Gibiydi)
  • "İnsanlar başkalarınin acilari üzerinden yaşamaya bayılırlar, parmaklarını aciyan yere batırmayı ve sanki bal tutmuş gibi bu acıyı emmeyi çok severler. Ama benim kovanımdan kolyca beslenmelerine izin vermeyecegim." (Güneş Gibiydi)
  • Bütün bunlar kim bilir babamı ne kadar umutlamdırıp gururlandırdı. Onu yürekten özlediğimi, alabildiğine derinden hissetmiştim, bir kez daha. (Çiçeklerin Kanı)
  • Yazmak halı dokumak gibi ,kelimeler harf harf yazılır,halılarda ilmek ilmek dokunur... (Çiçeklerin Kanı)
  • Aşkının yüzüne iyi bak, Çünkü o aynada gördüğün, kendin olacaksın. (Çiçeklerin Kanı)
  • Aşkının yüzüne iyi bak, Çünkü o aynada gördüğün kendin olacaksın.. (Çiçeklerin Kanı)
  • Aşkının yüzüne iyi bak, Çünkü o aynada gördüğün,kendin olacaksın... (Çiçeklerin Kanı)
  • “Artık kuşların şarkılarını değil, Yüreğinin şarkısını söyleyen genç çobanı dinlemek zamanıdır” (Çiçeklerin Kanı)
  • Önce hiçlik vardı, sonra ol! 'dendi oldu. Allah' dan önce kimse yoktu. (Çiçeklerin Kanı)
  • Şunu anlıyorum ki, hayat bazen bazı fedakarlıklar yapmayı gerektiriyor; bunların pek çoğu da feda etmesi zor şeyler oluyor. (Güneş Gibiydi)
  • Allaha inan ona güven;ama geceleri yatarken,devenin ayaklarını bağlamayı unutma (Çiçeklerin Kanı)
  • Büyük vezir Nizam-ül Mülk, zamanında yazmış: "Ölümden sonra bütün hükümdarlar elleri kollari bağlı olarak Tanrı'nın karşısına çıkarılacak, sadace adaletli olanların bağları çözülup cennete gönderileceklermiş. Geri kalanlar da , elleri sonsuza dek bağlı kalarak dosdoğru cehenneme atılacaklarmış." (Güneş Gibiydi)
  • “Önce hiçlik vardı, sonra ol dendi, oldu. Allah’tan önce hiç kimse yoktu.” (Çiçeklerin Kanı)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle