David Eagleman kimdir? David Eagleman kitapları ve sözleri

Amerikalı nörolog ve yazar David Eagleman hayatı araştırılıyor. Peki David Eagleman kimdir? David Eagleman aslen nerelidir? David Eagleman ne zaman, nerede doğdu? David Eagleman hayatta mı? İşte David Eagleman hayatı...

BİYOGRAFİ
Amerikalı nörolog ve yazar David Eagleman edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında David Eagleman hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. David Eagleman hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte David Eagleman hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 25 Nisan 1971

Doğum Yeri: Albuquerque, New Mexico, Amerika Birleşik Devletleri

David Eagleman kimdir?

Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Bölümü Stanford Üniversitesi'nde misafir doçent olarak görev yapan Amerikalı yazar ve nörolog. David Eagleman aynı zamanda Bilimler ve Hukuk Merkezi'nin müdürü olarak görev yapmaktadır

David Eagleman Kitapları - Eserleri

  • Incognito - Beynin Gizli Hayatı
  • Beyin
  • Ve... Sonraki Hayattan Kırk Öykü
  • Canlı Devre: Durmaksızın Değişen Beynin İçyüzü
  • Kafamın İçinde Biri Var Ama O Ben Değilim
  • Livewired: The Inside Story of the Ever-Changing Brain

David Eagleman Alıntıları - Sözleri

  • Your brain adjusts itself according to what you spend your time on, as long as those tasks have alignment with rewards or goals. (Livewired: The Inside Story of the Ever-Changing Brain)
  • Maddenin tüketilmesi, beyinde o maddeyle ilgili reseptörlerin sayısını değiştirir. Hatta o derecede değiştirir ki kişi öldükten sonra beynine bakıp içerdiği moleküler değişimleri belirleyerek, bağımlısı olduğu maddeleri ortaya çıkarmak mümkündür. İnsanların bir ilaç ya da maddeye karşı duyarsızlaşması (ya da ona direnç göstermesi) da bu nedenledir: Beyin, ilacin varlığını öngörmeyi öğrenir ve bir sonraki dozda denge durumunu koruyabilmek için reseptörlerin ifade sürecini buna uyarlar. Sözlük anlamıyla ve fiziksel olarak beyin, o maddenin ortamda olmasını bekler hale gelmiştir çünkü biyolojik ayrıntılar da kendilerini buna uygun bir kalibrasyona tabi tutmuştur. Sistem, belirli bir miktarın varlığını öngörebildiğinden, en baştaki etkiye yeniden ulaşmak için artık daha fazlasına ihtiyaç vardır. Bu rekalibrasyon süreci, madde yoksunluğuyla ortaya çıkan nahoş belirtilerin temelidir. Beyin maddeye ne kadar uyum sağlamışsa madde yokluğunun vurduğu darbe de o kadar büyüktür. Yoksunluk belirtileri alınan maddeye göre değişse de (terlemeden titremeye, titremeden depresyona kadar) beklenen bir şeyin çarpıcı yokluğu hepsi için ortaktır. Nöral öngörülerle ilgili bu anlayış, yürek yaralarıyla ilgili bir anlayış da sunar bize. Sevdiğiniz insanlar, birer parçanız haline gelir; yalnızca mecazen değil, fiziksel olarak da. Dünya için kurduğunuz içsel modele insanları da katarsınız. Beyniniz, varlıklarının beklentisi merkezinde yeniden biçim verir kendine. Bir sevgiliden ayrıldıktan, bir dostun ya da ebeveynin ölümünden sonra, kişinin ani yokluğu genel denge durumunda temel bir bozulmaya karşılık gelir. Halil Cibran’ın Ermiş adlı eserinde ifade ettiği gibi: “Aşk, ezelden beri ancak ayrılık saati gelip çattığında kendi derinliğinin farkına varır.” Beyin bu haldeyken, o ana kadar tanımış olduğunuz herkesi içeren bir negatif görüntü gibidir. Sevgilileriniz, dostlarınız, ebeveynleriniz görüntüde beklenen yerlerini doldururlar. Kayıktan indikten sonra dalgaların hissedildiği ya da bağımlısı olunan bir maddeye açlık duyulduğu durumlarda olduğu gibi, beyniniz hayatınızdaki insaların da yerinde durmasını ister. Biri uzaklara taşındığında, sizi reddettiğinde ya da öldüğünde, beyniniz sarsılan beklentileri için mücadele vermeye başlar. Yavaş da olsa zaman içinde o kişinin olmadığı bir dünyaya yeniden ayarlamalıdır kendini. (Canlı Devre: Durmaksızın Değişen Beynin İçyüzü)
  • İşte bu odanın laneti de budur: Bizi hatırlayanların zihninde yaşadığımız için, yaşamlarımızın kontrolünü yitirir, onların olmamızı istediği kişiye dönüşürüz. (Ve... Sonraki Hayattan Kırk Öykü)
  • .... Seviyormuş gibi görünme oyununun içinde başka oyunlar oynayan insanlar da vardır. Gerçekten kötü olanlar onlarsir işte. (Kafamın İçinde Biri Var Ama O Ben Değilim)
  • Kendimize öfkelendiğimizde kim kime kızmaktadır aslında? (Incognito - Beynin Gizli Hayatı)
  • “Kendi gerçekliğimiz içine öylesine hapsolmuş durumdayız ki, tutsaklığımızın farkına varmamız bile son derece güçleşmiş durumda.” (Beyin)
  • Kendinize aynada şöyle iyice bir bakın. O çarpıcı güzel görüntünüzün altında, aslında ağlardan yapılı gizli bir düzenek evreni tıkır tıkır işlemektedir. (Incognito - Beynin Gizli Hayatı)
  • Sevdiğiniz insanlar, birer parçanız haline gelir; yalnızca mecazen değil, fiziksel olarak da. Dünya için kurduğunuz içsel modele insanları da katarsınız. Bir sevgiliden ayrıldıktan, bir dostun ya da ebeveynin ölümünden sonra, kişinin ani yokluğu genel denge durumunda temel bir bozulmaya karşılık gelir. Halil Cibran'ın "Ermiş" adlı eserinde ifade ettiği gibi: "Aşk, ezelden beri ancak ayrılık saati gelip çattığında kendi derinliğinin farkına varır" (Canlı Devre: Durmaksızın Değişen Beynin İçyüzü)
  • Just as the plant seeks sunlight and the bacteria seeks sugar, the brain seeks information. (Livewired: The Inside Story of the Ever-Changing Brain)
  • “Tanrı aylar boyu cennetteki evinin salonunda boynu hasırotu gibi bükük, üzgün üzgün dolanır durur.” (Ve... Sonraki Hayattan Kırk Öykü)
  • Peki sizce bizim rüyalarımızda kimler yer alır? Buradaki vakitlerini doldurup, bu dünyadan göçmüş olanlar. Hepimiz daima bir sonraki neslin rüyalarında yer alırız. (Ve... Sonraki Hayattan Kırk Öykü)
  • Hayat, özü itibariyle sürekli vatan bir gemidir. Ama kazazade olmak , boğulacak olmak demek değildir... (Kafamın İçinde Biri Var Ama O Ben Değilim)
  • Beyin içinde bulunduğu dünyayı yansıtır (Canlı Devre: Durmaksızın Değişen Beynin İçyüzü)
  • Kim olduğunuzu belirleyen süreç, önceden var olan olasılıkların tek tek elenmesiyle tanımlanır. Sizi siz yapan, beyninizde gelişen değil, beyninizde yok edilen şeylerdir aslında. (Beyin)
  • “Çek çek kayığın küreğini Usulca nehirden aşağıya Neşeyle neşeyle çek hadi Hayat yalnızca bir rüya.” (Ve... Sonraki Hayattan Kırk Öykü)
  • As Honoré de Balzac once said, “Memories beautify life, but only forgetting makes it bearable.” (Livewired: The Inside Story of the Ever-Changing Brain)
  • Sosyalleşme süreçleri bizi bağımlılık ve infantilizm içine sıkıştırabilir. (Kafamın İçinde Biri Var Ama O Ben Değilim)
  • If a blind person passed her finger repeatedly over the bumps of Braille, but had no motivation to learn it, no rewiring would occur, because the right neuromodulators would not be present. (Livewired: The Inside Story of the Ever-Changing Brain)
  • Aniden bir anlığına, görmezden geldiğiniz sorunun farkına varırsınız. Ne kadar ata dönüşürseniz, ilk baştaki dileğinizi o kadar unutursunuz. At olmanın nasıl bir şey olduğunu merak eden bir insan olmanın nasıl olduğunu unutursunuz. (Ve... Sonraki Hayattan Kırk Öykü)
  • Bir şeyde başarı göstermek, kapıyı başka şeylerin üzerine kapamak anlamına gelir. Yalnızca tek bir hayata sahip olduğunuzdan, kendinizi adadığınız şey, sizi belirli yollarda yürümeye itecek, diğerleri sizin için sonsuza kadar yürünmemiş yollar olarak kalacaktır. İşte tam da bu nedenle, bu kitaba filozof Martin Heidegger'e ait, en sevdiğim alıntılardan biriyle başladım: "Her insan birçok kişi olarak doğar, tek bir kişi olarak ölür." (Canlı Devre: Durmaksızın Değişen Beynin İçyüzü)

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle