Dert Yazdırır!

KÖŞE YAZISI

Dert söyletir ve de bütün bentleri karldıraraktan, bütün elekleri bir yana itip aydınlığın eleğinin geçirgenliğine bırakaraktan.
Derdi olan insanı gördüğümde hemen anlarım öyle bir anlatışla söze başlar ki senin ona iştirak etmemen olası değildir.
Derdini anlatan insana senin iştirak etmen, ortak olman ise bir başka süreci başlatıyor ki artık canlı yaşanılacak dejavu anların sahnelerin sürüsüne bereket dercesine çoğul olan olayların ve olaylardaki kahramanların yanıbaşınızda türemeleri çok zaman almaz.
Öyle ki çarşı Pazar kurulu bir zenginliğin içinden geçmenin gururunu karşılıklı yaşamaya başlarsınız, bu zenginlikten aldıklarınızın sizi ne kadar tatmin ettiğini, olgunlaşmaya katkı sunduğunu karşıdakine hissettirdiğinizde sizden bir parça olup söylemine devam eder.
Eğer siz ondan bir parça olup derdine ortak olduğunu jest ve mimiklerinizle gösterir ve onu anladığınızı hatta onun daha anlaşılır olduğuna katkı sunarsanız; değirmeninde bütün mahsulünüzü işler mutlu ayrılırsınız.
Siz üstten bakan bir yaklaşım gösterir de jest ve mimiklerinizle gösterecek olursanız; size anlatılanla kalırsınız, kendisi ise zaman kaybı ve değerini biraz daha düşürdüğünü düşünecektir.
Siz ortaklaşırsanız derdini anlatan insanın sevincini paylaşma mutluluk evresini aralamış olursunuz ki derdi olanın söylediğinden daha fazla! Dünya ile ilgili, yaşam ile ilgili daha renkli söylem sürecini de paylaşbilir sosyal bir ortamdan mutlu önermelerle ayrılabilirsiniz.
Yani yaşamın tüm cilvelerindeki her tür enstrüman ile size kadar gelen zenginlikten yararlanmanın simbiyoz portresine katkınızı görmüş olursunuz.


Ortada olan tablo, hal ise durumu acınacak veya güldürecek durum; ya gülmeyi yada ağlamayı ortaya çıkaracaktır.
Ağlatan tabloların bulunduğu yerlerde acınacak durumlardan çok çekilen acıların tablosu ile karşılaşırsınız. Ortada acı tablosunun sana anlattıklarının arkasında koca dağların saklı olduğu bir görüntüyü hayal etmek zor değildir. yani anlatılan denizin içinde saklı buz dağının görünen ucu (aysberg) olarak tasavvur etmek zor değildir.
Söyleyenin, derdine ortak olmak; ağlayanın ağlamasına derman olmak insanlık gerektirir ama bu insanlık amasız veya fakatsız dürüstçe olduğu durumlarda bir sonuç elde edilir ve karşılıklı etkileşim gelişir.
Birbirlerine yardımlaşarak klandan günümüz modern toplumların inşasında; insanların sosyal birer varlık olduğunu sürekli yenilenen bahar mevsiminde sınır tanımayan, var olmayı hayati önem gören tohumlar gibi canlılığını koruyarak süregelmiştir.
Olumsuzlukların üstesinden ancak bu yardımlaşma veya paylaşma ile gelebilmiştir ki bu güne kadar insanlar çoğalarak, her şeye rağmen insani normları geliştirerek mirası veya erdemlere dayalı kriterleri insanlığın hizmetine sunulmaktadır.
Denir ya “dert söyletir, hal ağlatır” ı bende yad ettiğimi insanların her türlü paylaşımlarından daha sağlıklı sonuçlar alabileceğini söylemek isterim.

YORUMLAR

YORUM YAZ!

Yorum Ekle