Doktora tezi için 8 aydır göçerlerle birlikte yaylada yaşıyor

Ardahan Üniversitesinde doktora yapan Özlem Akgün, doktora tez konusu olan 'Göçebe aşiretlerde hayvancılık ve doğa kültür ilişkisi: Alikan, Düderan ve Soran aşiretleri örneğinde halk bilim açısından karşılaştırılmalı bir inceleme' için 8 aydır göçerlerle birlikte yaylada çadırlarda kalıyor. Mardin'in Nusaybin ilçesinde göçerlerle kalan Akgün, saha çalışmasının yüzde 95'lik kısmını tamamlayarak teslim edecek.

Doktora yapan Özlem Akgün, 'Göçer aşiretlerde hayvancılık ve doğa kültür ilişkisi' konulu doktora tezini hazırlamak için çalışma başlattı.

8 ay önce harekete geçen Akgün, bu süre zarfında 3 büyük göçer aşireti üzerine saha çalışması yaptı.

Bu süre zarfında göçerlerle birlikte yaşayan Akgün, onlarla birlikte yaylaya çıkıp çadırlarda yaşadı.

Tez çalışmasının son aşamalarından olan kış dönemi için Mardin'in Nusaybin ilçesinde göçerlerle kalan Akgün, 8 aylık süreçte çok zorlandığını belirtti.

"Göçerler iklime bağlı yaşıyorlar"

 


Doktora tezinden dolayı burada olduğunu belirten Özlem Akgün, doktora tez konusunun 'Göçer aşiretlerde hayvancılık ve doğa kültür ilişkisi' olduğunu bu bağlamda üç aşireti karşılaştırmalı olarak ele aldığını dile getirdi. Akgün, "Alikan, Düderan ve Soran aşiretlerinin halk bilimi açısından karşılaştırması diye ele aldım. Bu çalışmam da alan araştırması, olduğu için de kaç defa git gel yaptım. Baktım olmuyor, 17 Mayıs 2020'de geldim. Bir ön araştırma yapmam gerekiyordu ki bu tezi yapacağıma karar vereyim diye. 27 gün ön araştırma yaptım. 5 gün kaldım gittim. 1 hafta kaldım, 10 gün kaldım. Böylece alan çalışmamı yaptım. Sonra baktım ki farklılıklar var. Farklı aşiretleri de görme imkanım oldu. Alikan, Soran ve Düderan aşiretleri bunlar tam göçerler. Bu göçerler iklime bağlı yaşıyorlar. Alikanların Tatvan'da, Düderanların Siirt'te, Soranların Şırnak Beytüşşebap'ta evleri var. Ama sadece yılda 45 gün bu evlerde kalıyorlar. O da göç esnasında gidip eşyalarını alıp, bırakıyorlar. Bazı ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Kışın Güneydoğu Anadolu Bölgesi, çünkü hava sıcak, yazın da Doğu Anadolu Bölgesi ben yaklaşık 8 aydır buralardayım. Tam göçerlik yapan 3 aşiret var, bu aşiretler arasında farklılıklar bulunuyor. Mesela Düderan aşiretinde hala geleneksel hayvancılık uygulanıyor. Koç katımıdır, yün kırkmadır, bunların yılda belirli ayları var. Aynı o dönemlerde geleneksel törenlerle yapılıyor. Alikanlarda ve Soranlarda koç katımı kaldırılmış, koçlar, koyunlar birlikteler. Soranlar kuzularını besi yapıyorlar. Nisan ayında ilk göçe Soranlar başlıyor. Çünkü Soran aşireti besledikleri kuzularını satıyorlar, öyle yola çıkıyorlar. Şu an burada Alikan aşiretinde doğumlar bir haftaya kadar bitiyor. Soranlarda gittiğinizde 2 aylık kuzu bile bulabiliyorsunuz. Düderanlar da yeni başlamış. Bende bu farklılıkları gördüm hayvancılık uygulamalarını karşılaştırmalı alıyorum. Çalışmamda bana destek sunan doktora tezi danışmanım Ardahan Üniversitesinde görevli sosyal antropolog Prof. Dr. Hüseyin Türk'e teşekkür ederim" dedi.

"Bu yaşam tarzında çok zorlandım"


Bu yaşam tarzında çok zorlandığını kaydeden Akgün, "Doğada yalnız başlarına yaşıyorlar. Tek başınalar, şehirden çok uzaktalar. Birçok imkandan uzaktırlar. Tek amacımın onların çalışmaları, hayvancılık olduğunu gördüler, anladılar artık beni benimsediler. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'da göçerlerin ikamet yerlerinde kime sorsalar beni biliyorlar artık. Ailem de ilk başta tedirgindi sonra gittim, anlattım gece tek bir yerde kalıyorum. Kaldığım konak sahibi de dayımın arkadaşı, ailem de biliyor. Telefon numaraları birbirlerinde var. Saha çalışmam Doğu bölgesini yaz dönemini bitirdim. Kış dönemi de hemen hemen bitmek üzere. Sadece kışın buraya gelirken göçe katıldım. Sadece buradan, Güneydoğudan yaz ayında giderken o göç kaldı. O göçe de katılsam benim alan araştırmam bitiyor. Elde ettiğim verileri yazıya geçireceğim. Artık doktora tezimin yazma aşaması kaldı" şeklinde konuştu.

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle