ABD’de çok sayıda cinayetten sorumlu tutulan ICE envanterinde artık şok veren eldiven de var
Trump yönetiminin göçmenlere yönelik sert politikalarının uygulayıcısı konumundaki Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE), görevlilerinin müdahale kapasitesini daha da artıracak tartışmalı bir uygulamaya hazırlanıyor.
ABD İç Güvenlik Bakanlığı'nın (DHS) yayımladığı ihale duyurusuna göre ICE, görevlileri için doğrudan insan vücuduna temas ettirilerek elektrik şoku verebilen özel eldivenlerden binlercesini satın almak üzere 20 milyon dolara kadar harcama yapmayı planlıyor.
"G.L.O.V.E." adı verilen ve "Generated Low Output Voltage Emitter" ifadesinin kısaltması olan cihazlar, Kentucky merkezli Compliant Technologies LLC tarafından üretiliyor. DHS'nin duyurusunda söz konusu ekipmanlar "iletken dikkat dağıtma ve gerilimi düşürme cihazları" olarak tanımlanırken, insan hakları savunucuları bu ifadelerin elektrik şoku verme özelliğinin yarattığı ciddi endişeleri perdelemediğine dikkat çekiyor.
ICE'ın planı, kurumun göçmenlik operasyonlarında aşırı güç kullanımı ve yetersiz denetim nedeniyle zaten yoğun biçimde eleştirildiği bir dönemde gündeme geldi.
Duyuruya göre söz konusu eldivenler normal devriye eldiveni gibi kullanılabiliyor, ancak görevlinin düğmeye basmasıyla elektrik verme özelliği devreye giriyor. Üretici şirket, cihazın doğrudan cilde temas ettirilmesi halinde saniyeler içinde kişiye yoğun bir acı hissi vererek uyum sağlamaya yardımcı olduğunu belirtiyor.
İnsan hakları savunucuları ise burada kritik bir soruya işaret ediyor: Göçmenlik işlemlerinde görev yapan federal memurlara, bir düğmeye basarak kişilere elektrik şoku verme imkanı neden gerekli?
Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği'nden (ACLU) Jenn Rolnick Borchetta, ICE görevlilerinin cihazları uygun biçimde kullanacağı konusunda kamuoyunun güven duyması için yeterli neden bulunmadığını söyledi. Borchetta, kişilerin elektrik şokuna maruz kalmadan önce herhangi bir uyarı almayabileceğine dikkat çekerek uygulamanın ciddi zarar riski taşıdığını vurguladı.
Borchetta, ICE'ın son bir yılda güç kullanımında fazla hızlı davranmakla eleştirildiğini belirterek, yeni sistemin görevlilere bir düğmeye basarak ciddi acı verme imkanı sağlayacağını ifade etti.
Üretici şirket ise eldivenlerin ceza vermek amacıyla, yalnızca sözlü itirazda bulunanlara karşı veya çocuklar, hamileler, yaşlılar ve engelliler gibi yüksek riskli gruplara karşı kullanılmaması gerektiği uyarısında bulunuyor.
Ancak eleştirilerin odağındaki temel mesele de tam olarak burada ortaya çıkıyor: Kullanımı konusunda bu kadar çok istisna ve uyarı bulunan bir cihazın, denetim konusunda zaten soru işaretleri bulunan ICE gibi bir kurumun günlük operasyonlarına dahil edilmesi.
DHS, planla ilgili Associated Press'in sorularına henüz ayrıntılı yanıt vermedi. İhalenin ise en erken cuma günü, rekabetçi olmayan bir sözleşme yöntemiyle yayımlanabileceği bildirildi.
Cihazın savunucuları, sistemin esas olarak gözaltı merkezleri ve nakil operasyonlarında direnç gösteren kişilerin kontrol altına alınması amacıyla kullanılabileceğini savunuyor. Ancak ICE'ın planlanan alımının, üretici şirketin bugüne kadarki en büyük siparişi olabileceği belirtiliyor.
Bu durum, uygulamanın münferit olaylarla sınırlı kalıp kalmayacağı konusunda da soru işaretleri oluşturuyor.
Üretici tarafından belirli eğitim ve iki yılda bir yeniden sertifikasyon şartı öngörülse de, sivil özgürlükler savunucuları açısından mesele yalnızca eğitimden ibaret değil. Tartışmanın merkezinde, göçmenlik uygulamalarında fiziksel güç kullanımının giderek daha teknolojik, hızlı ve görünmez hale gelmesinin oluşturabileceği denetim sorunu bulunuyor.
ICE'ın elektrik şoku verebilen eldivenlere 20 milyon dolara kadar kaynak ayırma planı, Trump yönetiminin göçmenlik politikalarında "sertlik" anlayışının yalnızca sınır dışı operasyonlarıyla sınırlı kalmadığını, sahadaki müdahale araçlarının da giderek daha agresif bir çizgiye taşındığını gösteren yeni bir örnek olarak değerlendiriliyor.
İLKHA